7. Hukuk Dairesi 2011/4156 E. , 2011/8091 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın mülkiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, oluşturulan hüküm yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 684. madde
**7. Hukuk Dairesi 2011/4156 E. , 2011/8091 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın mülkiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, oluşturulan hüküm yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 684. maddesi hükmünde, bir şeye malik olan kimsenin o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olacağı, 718. maddesi hükmünde de, arazi üzerindeki mülkiyetin, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını da kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklanmıştır. Genel kuralı oluşturan bu hükümler dikkate alındığında taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhtesatların mülkiyeti kural olarak arzın mukadderatına tabi olduğundan muhtesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Aksine bir hüküm bulunmadıkça da muhtesatların mülkiyetinin taşınmazın malik veya maliklerinden başka birisine veya maliklerden bir veya birkaçına ait olduğunun tespiti dava edilemeyeceği gibi mahkemelerce de bu sonucu doğuracak şekilde hüküm verilemez. Ne var ki, böyle bir istemle dava açılması halinde "Çoğun içinde azı da vardır" kuralı gözetilerek hukuki yarar bulunması ve diğer koşulların da varlığı halinde davanın kısmen kabulü ile muhtesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir. Bunun yanında hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 388/2 (yeni 6100 sayılı HMK 297/b) maddesi hükmüne göre kararın, tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini kapsaması, hüküm fıkrasında istek sonuçlarının her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Somut olaya gelince, davacı tarafın tapuda bahçeli kargir ev niteliği ile ortak miras bırakanları ... ... adına kayıtlı, ortaklığın giderilmesi davasına konu 228 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 2 katlı binanın birinci katındaki dairenin kendisi tarafından yapıldığını öne sürerek mülkiyetinin tespiti istemiyle görülen davayı açtığı, dava açılırken davalı 01.01.1992 doğumlu ... ergin olmadığından velisi olarak babası olan diğer davalı ...’in davalı gösterildiği, davalı ...’in kendisi adına asaleten, diğer davalı ... adına velayeten Av....’a vekalet verdiği ve yargılama sırasında anılan davalıların vekille temsil edildikleri, davalı ...’in yargılama sırasında 18 yaşını doldurarak ergin olduğu, buna rağmen karar başlığında davalı olarak gösterilmediği, hakkında olumlu veya olumsuz herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece davalı ...’in de davalı olduğu ve yargılama sırasında ergin hale geldiği gözetilerek gerekçeli karar başlığında davalı olarak gösterilmesi, bu davalı hakkında da olumlu veya olumsuz bir hüküm verilmesi gerekirken karar başlığında davalı olarak gösterilmemesi isabetsiz, davalı ... ve ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde hükmü temyiz eden davalılara iadesine, 15.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.