T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/677 KARAR NO : 2026/815 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 25/11/2020 ESAS-KAR…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/677 KARAR NO : 2026/815 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 25/11/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/14E., 2020/731K. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 10/04/2026 YAZIM TARİHİ : 10/04/2026 Davalılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili ile davalıların oluşturduğu adi ortaklık arasında 11.04.2018 tarihli Araç Makine-Ekipman Kira Sözleşmesi yapıldığını, davacının ... ve ... plaka sayılı trans mikserleri 13.04.2018 tarihinde sözleşmede yazılı şantiyede hazır hale getirdiğini, Transmikserlerin kiralanması aşamasında şantiye adresine 15 km uzakta olduğu ifade edilen Beton Santralinden beton alınacağı vaad edilmesine ve sözleşme bu vaade istinaden imzalanmasına rağmen davalıların 15 km mesafedeki santral ile anlaşma yapılamadığını beyanla 37 km uzaklıktaki başka bir santralden beton almaya başladığını, operatörlerin tüm ikazlara rağmen mikserlerin ruhsatlarında kayıtlı azami yüklerinin üzerinde çoğu zaman 12 m3 ya da 10 m3 beton yüklemek suretiyle davacıya ait iş makinelerinin büyük risk altında çalışmalarına sebep olduklarını ve yapılan fazla mesaileri usulüne uygun olarak puantaja bağlamadıklarını, kiralanan araçların sözleşmeye aykırı olarak hem 37 km uzaklıktan beton sevk edildiği hem de aşırı yük nedeniyle kazanın engellenmesi de imkansız hale geldiğinden, araç yıpranarak eskidiğinden, araçların önemli parçalarında kırılma ve bozulma ihtimali oluştuğundan davacının öncelikle koşulların düzeltilmesini, kiralanan araçların fen ve teknik kurallarına uygun olarak kullanılmasını talep ettiğini,araçların uzak mesafeden ve aşırı yükle çalışmasında davalıların ısrar etmesi üzerine şantiyede 8 gün süreyle kiralık olarak çalışan araçların 21.04.2018 tarihinde çalışmayı bırakarak Ankara’ya döndüklerini, davalı şirket tarafından Ankara 58. Noterliğinin 07.05.2018 tarihli 15156 yevmiye sayılı ihtarnamesinde araçların izinsiz şekilde şantiyeden ayrıldığı iddia edilerek sözleşmenin haksız feshinden doğan zararların tazmininin talep edildiğini, oysa kiralanan araçların sözleşmeye aykırı olarak kullanıldığını, 8.000 TL + KDV’nin ödenmesi gerektiğini öne sürerek; 13.04.2018-21.04.2018 tarihleri arasındaki 8 günlük sürede işlemiş 9.440 TL tutarındaki kira parasının dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekili özetle: Davacı tarafça sözleşmede belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, davalı şirkete haber verilmeksizin işin bırakıldığını, noter marifeti ile yasal mevzuat gereği süresi içinde sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini,gerekçesiz şekilde işin bırakıldığını, sözleşmenin 07.05.2018 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, 22.05.2018 tarihli ihtarname ile gönderilen faturaya itiraz edildiğini, davacının yapılan fazla mesailerin usulüne uygun olarak puantaja bağlanmadığı iddiaların doğru olmadığını, tonaj hususunda sözleşmede hüküm olmadığını ancak yasal sınırlar dahilinde araçların yıpranmasına müsaade etmeyecek ağırlıkta beton sevkiyatı yaptığını, tonaj aşım iddiasında bulunan davacının ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince: "... şoförlü iş makinası kullanımına dair kira sözleşmesine bağlı olarak, bu sözleşme uyarınca düzenlenen faturadan kaynaklı alacak istemine ilişkin işbu davanın açıldığı, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşme davalı tarafça fesh edilmiş ve davalı kayıtlarında davacının tanzim ettiği faturaya rastlanılmamışsa da, dosyada bulunnan tutanaklar ile diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının tarafından davacının alacak istemine dayanak faturadaki hizmetin davalıya verildiği, hizmetin verilmediğine dair bir savunmanın davalı tarafça da yapılmadığı ve tutanak altındaki imzalara ve tutanak içeriğine de itiraz edilmediği görüldüğünden ve alınan bilirkişi raporunda da verilen hizmetin bedelinin 9.440,00 TL olarak hesaplandığı anlaşıldığından, ayrıca davalının takas- mahsup talebi veya davacıya yönelttiği bir karşı davası da bulunmadığından, neticede ispat olunan davanın kabulüne..." karar verilmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Eksik bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, davacının iddialarının dayanağı belgelerin dosyaya eklenip incelenmeksizin iş makinelerinin çalışma saatleri yönünden kesin bir tespitte bulunmanın mümkün olmadığını, 22.05.2018 tarihli ihtarname ile gönderilen faturaya da müvekkili şirket tarafından süresinde itiraz edildiğini, davacının yapılan fazla mesailerin usulüne uygun olarak puantaja bağlanmadığı iddialarının da tam olarak açıklığa kavuşturulmadığını, puantaj cetvelleri davacının kiraladığı araçlardan bulunduğundan ve araçlar işi terk ettiğinden söz konusu kayıtların davacıda bulunduğunu, davacı alacağının olduğu kabul edilse dahi nefaset indirimi yapılması gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca alacak taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle davalı yan savunmalarında yer alan zarar iddiasına yönelik karşı dava açılmamış, mahsup talebinde bulunulmamış olmasına göre; davalılar vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 163,30 TL harcın düşümü ile kalan 568,70 TL harcın davalılardan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10/04/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...