İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin hava, kara ve deniz yolu taş…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/142 KARAR NO : 2025/1301 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/09/2021 NUMARASI : 2019/327 Esas - 2021/1004 Karar DAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin hava, kara ve deniz yolu taşımacılığı yaptığını, Davacı şirketle davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi sonucunda 1.555,38 USD tutarında cari hesap borcunu tahsil edilemediğinden, İstanbul Anadolu 15.İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası ile 1.543,96USD asıl alacak ve 11.42 USD işlemiş faiz alacağı için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, bilahare kısmi ödeme yaptığını, kısmi ödeme sonrası 1.296,32USD borcun bulunduğunu, takibe vaki itirazın iptalini, davalının %20'den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın bir yıllık hak düşürücü süre içersinde açılmadığını, dava konusu olayda davalı şirketin Pakistan'da bulunan iş sahibi ...'ya ait inşaatın yapımında kullanılmak üzere 2 adet makaslı kaldırma aletinin taşınması için davacı ile anlaşma sağlandığını, davalı şirketin ürün detaylarına ilişkin yazılı beyanlarına rağmen davacı şirket konişmentoyu yanlış düzenleyerek davacı şirketin mağdur olmasına ve zarar görmesine sebebiyet verdiğini, sunulan mail yazışmalarından da bu durumun anlaşılacağını, verilen talimata rağmen, geminin limana vardığı tarihte bile konişmentonun düzeltilmediğini, düzeltmenin müvekkilinin bildiriminden yaklaşık iki ay sonra yapıldığını, düzeltmenin gecikmesi ile demuraj ücreti doğduğunu, davalının demuraj ücreti olan 1.290,96 USD sorumlu olduğunu, bakiye ücret alacağının bu demuraj bedeline ilişkin olduğu davacının sorumluluğu kapsamında müvekkilinin bakiye bir borcu bulunmadığını beyan ederek davanın usulden ve esastan reddine, davacı aleyhine %0 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Taraflar arsındaki uyuşmazlık noktası; Davacı tarafça taşınan eşyaya ilişkin konşimentoda emtianın adedinin hatalı olması dolayısıyla emtianın gümrükten süresinde çekilememesi dolayısıyla oluşan demuraj bedelinde davacının sorumlu olup olmadığı, buna göre davalının demuraj bedeli kadar tutarı davacıya olan borcundan mahsup etmesinin yerinde bulunup bulunmadığına ilişkin bulunmaktadır. Davalı tarafça taşıtılan 2 paket ve 5.030 kg. emtianın davacı tarafça Türkiye-Pakistan arasında taşındığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.Taraflar arsındaki e-mail yazışmaları HMK 199 anlamında belge niteliğinde bulunmaktadır. Bu yazışmalardan; 10.11.2017 tarihinde anlaşma konusu yüklenecek malın beyanname ve konşimento talimatı doğrultusunda 2 kap olduğu davalı tarafça davacı taraf çalışanına bildirilmiştir. 22.11.2017 tarihinde davalıdan konşimentoya ilişkin teyit istenmiş, davalı çalışanı aynı tarihte "2 paket 19 değil" şeklinde cevap yazmıştır. 14.12.2017 tarihinde yapılan yazışmalarda da davalı çalışanı "2 kap ve 5030" şeklinde cevap vermiştir. Davalı çalışanının konşimentoyu istemesi üzerine, Davacı çalışanı "konşimentoda kap adedinin revize edilecekti, gemi acentesi varış limanıyla kontrol ediyor onaylanınca basımının yapılacağı" şeklinde cevap vermiştir. Davalı çalışanının davalı tarafça ısrarla istenmesi üzerine 19.12.2017 tarihli e-mailinde; "biliyorsunuz ki beyanname ile konşimentodaki kap adedinin tutmamaktadır, onun düzeltilmesi için onay bekleniyor" şeklinde cevap vermiştir. Söz konusu eşyayı taşıyan geminin 15.11.2017 tarihinde kalkış yaptığı, 06.12.2017 tarihinde limana ulaştığı, 13.12.2017 tarihinde kontrollerinin yapıldığı, konşimentoda düzeltmenin 08.01.2018 tarihinde yapıldığı, emtianın gümrükten 24.01.2018 tarihine çekildiği, ürünlerin limanda bekleyebileceği serbest sürenin 21 gün olduğu, geri kalan 20 gün için demuraj bedeli oluştuğu bilirkişi tespitlerinden anlaşılmaktadır.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, taşınan emtiaya ilişkin bilgilerin konşimentoya hatalı işlendiği, devam eden süreç içerisinde de düzeltmenin yapılmadığı, anlaşılmakla birlikte davalı tarafın taşımanın öngörülen süreden geç yapılması ya da konşimentonun hatalı düzenlenmesi sebebiyle zararı oluştuğu, bu kapsamda ödeme yapıldığını ve bu zarardan davacının sorumlu olduğu ve de buna istinaden bakiye tutarın ödenmediğine yönelik bir bildirimi bulunmamaktadır. Davalı taraf konşimentonun hatalı düzenlenmesi sebebiyle zararının oluştuğunu, bu zarar sebebiyle ödeme yaptığını ve bu zarardan davacının sorumlu bulunduğunu ispatlayamamaktadır. Bu sebeple davacı tarafın taşımadan kaynaklı bakiye alacağını, oluştuğunu iddia ettiği zararına mukabil mahsup etmesi yerinde bulunmamıştır.Tarafların beyanları, incelenen ticari defter ve kayıtları birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacının davalıdan 1.293,32-USD bakiye alacağı bulunduğu, icra takibi sonrasında 09.05.2018 tarihinde ödenen 250,64 USD yönünden davalının bu kısma bir itirazının bulunmaması ve belirtilen tutarın dava tarihinden önce ödenmesi sebebiyle davacının bu kısma yönelik olarak dava açmasında hukuki yararı bulunmadığı değerlendirilmiştir.Takibe konu kabul edilen tutar yönünden alacak takip öncesinde belirli (likit) olduğundan davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Davanın reddedilen kısmı yönünden davacının kötüniyetle takibe giriştiği ispatlanamadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair davanın kısmen kabul, kısmen reddine; davalının İstanbul Anadolu 15.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline; takibin 1.293,32 USD asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının yabancı parayla (dolar) açılmış bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranında işleyecek faiziyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davanın takibe konu 250,64 USD miktar yönünden davalının bir itirazı bulunmadığından bu kısma yönelik talebin hukuki yarar yokluğundan reddine, kabul edilen tutar % 20 oranında 1.309,63 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davanın reddedilen kısmı yönünden davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davacıya tüm süreçte konşimentonun hatalı düzenlenmesi nedeniyle taşımanın geç yapıldığını, demuraj ödendiğini ve buna istinaden herhangi bir bakiye borcun olmadığının yazılı olarak bildirildiğini, Mahkeme'nin taşımanın öngörülen süreden geç yapılması ya da konşimentonun hatalı düzenlenmesi sebebiyle müvekkili şirketin zararı oluştuğu ve uğradığı zarara ilişkin davacıya herhangi bir bildirimde bulunmadığı tespitlerinin son derece gerçeğe aykırı ve hatalı olduğunu, davacının kusuru neticesinde müvekkili şirketin zarar ettiğini ve bu zarardan davacının sorumlu olduğunun dosyaya sunulan deliller ve bilirkişi raporu ile ispatlandığını, Mahkemenin dosyaya sunulan delilleri, bilirkişi raporunu dikkate almaksızın eksik incelemeye dayalı usule ve yasaya aykırı kararının kaldırılarak davanın reddi ile birlikte davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava, deniz yoluyla eşya taşımaya dair cari (açık) hesap alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Taraflar arasında, gemi taşımasına ilişkin ticari anlaşmanın varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacı akdî taşıyıcının takibe konu etmiş olduğu açık hesap alacağına hak kazanıp kazanmadığı ile davalının ödediğini iddia ettiği demuraj (konteyner bekletme) bedelinin alacaktan takas-mahsup edilip edilmeyeceği noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu 15.İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı takip dosyasında, "25/02/2018 tarihli diğer 1.543,96 USD" sebebine dayalı olarak 1.543,96 SD asıl alacak ve 11.42 USD işlemiş faizin tahsili istemiyle 27.04.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı tarafça 09.05.2018 tarihinde 250,64 USD ödeme yapıldığı, bunun dışında davacıya borcu olmadığı yönünde takibe itiraz edilmesi üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Dosya kapsamından, davacı ile davalı arasında taşıma ilişkisi bulunduğu, davacı tarafından düzenlenen 07.12.2017 tarihli sevkiyat hizmet bedeli açıklamalı 1.402 USD tutarındaki faturaya göre brüt 5.030 kg, 2 adet makaslı kaldırma aleti 19 kap çelik malzemenin ...... Pakistan PK'ye gönderilmek üzere İzmir'den Pakistan'a taşımasının yapıldığı, 07.12.2017 tarihli fatura üzerinde atıf yapılan konişmento B/L: ISL4863822716 dosya içerisinde bulunmamakla birlikte dosyada bulunan 15.11.2017 tarihli 770127418 numaralı konişmentoda gönderen (shipper) ve alıcının davalı şirket, yükleme limanının İzmir, boşaltma limanının Qasim Limanı olduğu, 21 gün serbest zamanlı olmak üzere taşınan emtianın 5.032 kg 19 kap olduğu ve gönderici tarafından yüklenip, istiflenip, sayıldığına ilişkin kayıt bulunduğu, konişmentonun Safmarine olarak faaliyet gösteren taşıyıcı ... A/S için ... Denizcilik A.Ş. tarafından düzenlendiği, dosyaya sunulan aynı tarihli konişmentoda ise tüm bilgilerin bu konişmentoyla aynı olduğu, sadece kap adedinin 2 olarak belirtildiği anlaşılmaktadır.Taraf ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde; taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının ticari defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 1.546,96 USD alacaklı olduğu, takip sonrası 09.05.2018 tarihinde davalı tarafından yapılan 250,64 USD ödemenin düşülmesi ile davalının borcunun 1.296,32 USD olarak kayıtlı olduğu; davalının ticari defterlerine göre ise takip tarihi itibariyle davacıya 250,64 USD borcu olduğu, takip sonrası 09.05.2018 tarihinde davacı şirket tarafından yapılan 250,64 USD ödemenin düşülmesi ile davacının davalıya borcunun kalmadığı; davacı ile davalının hesap düzenleri farklı olarak tutulduğu için aradaki farklılığın kaynağının anlaşılamadığı tespit edilmiştir.Davalı, serbest sürenin geçirilmesi ile oluşan demuraj ve ardiye ücretlerini ödediğini, ödediği tutarın 1.290,96 USD olduğunu savunmuş ve ve buna ilişkin belge tercümelerini ve mail yazışmalarını dosyaya sunmuştur. Dosya kapsamında mevcut belge tercümelerinden taşımaya konu yükün bulunduğu konteynerin Pakistan'a 06.12.2017 tarihinde ulaştığı, 13.12.2017 tarihinde kontrollerinin yapılarak 24.01.2018 tarihinde tesliminin gerçekleştiği, 21 gün ücretsiz olmak üzere depolama için fatura düzenlenmiş olduğu görülmüştür. Davacı tarafından davalıya gönderilen 10.11.2017 tarihli "armatörden aldığımız bilgiye istinaden konu yüklemenizde beyanname ile tarafımıza geçilen konşimento talimatında KAP adeti tutmamaktadır, rica etsem acilen kontrol edip revize talimatı geçer misiniz" şeklindeki maile karşılık aynı tarihte davalı tarafından "2 kap 5.030 Kg" şeklinde cevap verildiği, 22.12.2017 tarihli mail yazışmalarına göre bu tarihe kadar düzeltilmiş konişmentonun davacı tarafından temin edilemediği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda; Pakistan'a gönderilecek yük ile ilgili olarak davacının davalıya vermiş olduğu konşimento talimatında taşınacak yükün 19 kap olduğunun belirtildiği, yükü taşıyacak gemi donatanının beyanname ile konşimento arasında kap farkı olduğunu bildirmesi üzerine davalının konşimentodaki kap adedi bilgisinin yanlış olduğunu, doğrusunun beyannamedeki gibi 2 kap olduğunu bildirerek, konşimentonun düzeltilmesini talep ettiği, eşyanın varış yerinde teslimi için konşimento orijinalinin ibrazı gerekli olduğu için davacı tarafından düzeltilmiş konşimentonun davalıya ulaştırılmasının geciktiği, bu sırada varış limanına tahliye edilen konteynerin boşaltılması için verilen serbest sürenin dolduğu ve demuraj bedeli oluştuğu, konteynerin teslimi öncesi konşimento ibrazı gerektiğinden, konişmento ibrazı ile birlikte aynı zamanda alıcı konumunda da olan davalının demuraj ücretini ödediği ayrıca geciken konteyner kirası olarak da ... şirketine ödeme yapıldığı, bu iki ödemenin de mezkur konişmento bağlamında yapıldığının tespit edildiği, toplam ödemenin davacıya gönderilen 13.04.2018 tarihli mailde 1.290,95 USD olarak davalı tarafından hesap edildiği, maildeki hesaplamanın bir “mahsup dekontu veya fatura” ile davacıya ihbar edildiğine dair bir karinenin mevcut olmadığı belirtilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK)1228/1.maddesinde yer alan düzenlemeye göre konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. Taşıyanın beyanname düzenleme görevi olmayıp, gönderen tarafından yük detayları deklere edilerek taşıyan konşimentoyu hazırlar, taşıtanın onayı alındıktan sonra konşimentoyu düzenler. TTK'nın 1239. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarına göre, konişmento, eşyanın genel olarak cinsi, işaretleri, koli veya parça adedi, ağırlık veya miktarı hakkında beyanları içerip de taşıyan, bu beyanların fiilen teslim alınan veya yükleme konişmentosu düzenlenmiş olması hâlinde, fiilen yüklenen eşyayı doğru ve tam olarak göstermediğini biliyor veya gösterdiğinden haklı sebeplerle şüphe ediyorsa yahut bu beyanları kontrol etmek için yeterli imkâna sahip değilse, konişmentoya bu beyanların gerçeğe uymadığını, şüphesini haklı gösteren sebepleri veya yeterli kontrol imkânının bulunmadığını açıklayan bir çekince koymak zorundadır. Somut olayda davalı tarafça, davacının iddia ettiği bakiye ücret alacağının demuraj bedeline ilişkin olduğu, bu bedelden davacının sorumlu olduğu ve bu nedenle davacıya borçlu olmadığı savunulmuş ise de dosyada mevcut mail yazışmalarından, davalının konişmento talimatında kap adedini 19 adet olarak, beyannamede ise 2 adet olarak belirtmesi nedeniyle oluşan tutarsızlıktan ötürü gemi armatöründen gelen ertelenme riski altında davacının revize talimat geçilmesi isteğini davalıya ilettiği, davalının doğru kap adedini bildirmesinden sonra davacının kap adedinin düzelmesi için gemi acentesinin, yurt dışı acentesinin onayını beklemek durumunda kaldığı, bu nedenle doğru konişmentonun geç düzenlendiği anlaşılmaktadır. Konişmentonun ilk başta yanlış düzenlenmesinde davacının bir kusuru olmadığı gibi konişmentodaki kap adedi ile beyannamede arasındaki tutarsızlıktan dolayı taşımanın hiç yapılmama riski göz önüne alındığında yükün tesliminin gecikmesi nedeniyle de davacıya kusur atfedilmesi mümkün değildir. Davacının taşıma işini gerçekleştirdiği ihtilafsız olup, mahkemece, davalının ödediğini beyan ettiği demuraj ve konteyner kiralama bedelinin, davacı alacağından takas-mahsup edilmemesi yerindedir. Buna göre davadan önce davalı tarafça yapılan 250,64 USD tutarındaki ödeme, takip talebinde belirtilen asıl alacaktan düşüldükten sonra dava tarihi itibariyle davalının 1.293,32 USD borçlu olduğu gözetildiğinde mahkemece davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 135,00 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 480,40 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025