T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2179 - 2026/891 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/2179 KARAR NO : 2026/891 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 20/11/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2179 - 2026/891 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/2179 KARAR NO : 2026/891 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 20/11/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/931 E., 2020/574 K. DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 16/04/2026 YAZIM TARİHİ : 16/04/2026 Davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili ile davalılar arasında hizmet alım sözleşmeleri imzalandığını, davalılar bünyesinde çalışan dava dışı işçi ...'nin kıdem tazminatı talebi ile Arabuluculuk bürosuna başvuruda bulunduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşmaya varılarak 25/07/2018 tarihinde tarafların anlaştığı 26.000,00 TL kıdem tazminatı ödemesinin işçinin hesabına yapıldığını, davacı ile davalılar arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca kıdem tazminatı ödemesinden yüklenici davalıların sorumlu olduğunu öne sürerek dava dışı işçiye ödenen 26.000,00 TL'nin 25/07/2018 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Ltd.Şti. vekili özetle: Görev ve yetki itirazında bulunmuş, dava dışı işçi ...'nin davalı şirkette çalışmadığını, bu nedenle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, sözleşmelerinin muvazaalı olduğunun tespit edildiğini, davalı şirketin iş veren sıfatının bulunmadığını, işçilerin işe alınması işten çıkartılması gibi işlemlerin davacı kurumun talimatları doğrultusunda yapıldığını, davacı tarafından dava dışı işçiye kıdem tazminatı ödemesinin ihtiyarı olarak yapıldığını, dava dışı işçinin kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığının davalı tarafından bilinmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalılar ...A.Ş., ..A.Ş., .. A.Ş.vekilleri özetle: Davanın reddini savunmuşlardır. Diğer davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamışlardır. İlk derece mahkemesince "......Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve şartnamelerde yüklenicinin istihdam ettiği işçilerin iş kanunu, SGK mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı ve sorumlusunun yüklenici olduğu, yüklenicinin istihdam ettiği işçilerin iş kanunu ve ilgili yönetmeliklerden doğan tüm ekonomik ve sosyal haklarını yerine getirmekle yükümlü olduğuna yönelik düzenlemelerin yer alması ve dahi davacı kurumun sorumluluğuna dair sözleşmede açık bir hükmün yer almaması nedeniyle, sözleşme hükümleri, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin güncel içtihatları birlikte değerlendirildiğinde, davalıların dava konusu rücuya dayanak miktardan dava dışı işçilerin bünyelerinde çalıştığı süre uyarınca sorumlu olacağı, davacının davalıdan talepte bulunabileceği sonucuna varılmıştır. Bilirkişi raporunda her ne kadar iş ortaklıkları yönünden eşit sorumluluk doğrultusunda kanaat bildirilmiş ise de, davacı yanın da talebi nazara alınarak iş ortaklığını oluşturanların iç ilişkilerinden bağımsız olarak dış ilişkide sorumluluklarının müşterek ve müteselsil olması karşısında rapordaki tespitlere itibar edilmemiş ve iş ortaklığını oluşturanlar yönünden davacı talebi doğrultusunda müşterek ve müteselsil sorumluluk şeklinde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. Öte yandan dava dilekçesinde ...San. Nak.(...Şubesi) şeklinde iki farklı davalı gösterilmiş ise de, davacı vekilinin ara karar uyarınca iki farklı tüzel kişilik bulunduğunu belirtmesi karşısında 13/11/2020 tarihli celse 1 nolu kesin süre ihtaratlı ara karar uyarınca davacı vekilinin 18/11/2020 tarihinde sunduğu dilekçede birinin şahıs olarak diğerinin ise şahıs şirketi olarak ihaleye iştirak ettiğini belirttiği görülmüştür. Davacı vekilinin beyanının mahkememizce değerlendirilmesinde şahıs şirketi olarak şahsi malvarlığı ile sorumlu olunması karşısında her iki davalı yönünden de hükmün... açısından kurulması gerekmiştir. Yine davacı vekilinin 22/10/2020 tarihli dilekçesinin 3. maddesinde davalılar ... Ltd. Şti - ... Ltd. Şti. iş ortaklığı yönünden 5.374,75 TL talebinin toplama hatası içermesi, esasında 5.374,75 TL olması karşısında bu davalılar yönünden de 5.374,75 TL talep edilebileceği hususu gözetilerek ve neticede bilirkişi raporunda davalıların sorumlu oldukları dönemlere yönelik yapılan hesaplamalara itibar edilerek davanın kabulü ile 26.000,00 TL'nin aşağıda belirtilen miktarlarda davacı talebi uyarınca 25/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine......" karar verilmiştir. Davalı ... Ltd.Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle: İşçinin kıdem tazminatına hak kazanmadığı, ödeme aşamasında bildirimde bulunulmadığı ve ihbar yapılmadığı, müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığı, ... ile müvekkili arasındaki sözleşmenin muvazaalı olduğu, aksi düşünülse dahi yarı yarıya sorumluluğa hükmedilebileceği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı ... Şirketi vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcından peşin alınan 134 TL'nın mahsubu ile bakiye 598 TL'nın Davalı ... Şirketi'nden tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-) Davalı ... Şirketi tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 16/04/2026 Başkan Üye Üye Katip