İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 10/07/2025 YAZIM TARİHİ : 11/07/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan kooperatifin münfesih olduğunun tespiti istemli davada 07/05/2025 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifi…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ......-...... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ...... KARAR NO : ...... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ...... (...) ÜYE : ...... (...) ÜYE : ...... (...) KATİP : ...... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/05/2025 NUMARASI : ... Esas - ... Karar İSTİNAF EDEN DAVACI : ......... VEKİLİ : Av...... DAVALI : ...... DAVA : Kooperatifin Münfesih Olduğunun Tespiti İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 10/07/2025 YAZIM TARİHİ : 11/07/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan kooperatifin münfesih olduğunun tespiti istemli davada 07/05/2025 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin 07/02/1995 tarihinde tescil edilerek faaliyetine başladığını, davalı kooperatifin olağan genel kurul toplantısını 19/06/2019 tarihinde yapıldığını, bu tarihten sonra genel kurul toplantısının yapılmadığını, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 81/6 maddesinde üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması halinde kooperatifin dağılacağının hüküm altına alındığını, her ne kadar davalı kooperatifin üç yıl üst üste olağan genel kurul toplantısını yapmaması nedeniyle dağılmış olsa da bu durum kooperatifin tasfiye edilip sicilden silindiği anlamına gelmediğini, kooperatifin münfesih olduğunun tespiti ve ücreti kooperatifin malvarlığından karşılanarak tasfiye heyetinin atanması için işbu davayı açtıklarından bahisle davalarının kabulü ile ...... Kooperatifi' nin münfesih olduğunun tespitine, kooperatife tasfiye heyeti atanmasına, 659 sayılı KHK' nin 6/2 ve 14/1 maddeleri gereğince yargılama giderleri ve idari lehine vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı kooperatif temsilcileri cevap dilekçesiyle özetle; kooperatif ana sözleşmesinin 118. maddesinin "f" bendinde belirtildiği üzere üç yıl üst üste olağan genel kurul yapmaması halinde kooperatif münfesih durumuna düşeceğinin açıkça belirtildiğini, 29/09/2023 dava tarihi itibariyle kooperatifin geriye dönük olarak 3 yıl üst üste yapılmamış toplantısının bulunmadığından bahisle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Taraflar arasındaki ihtilaf; davalı kooperatifin dava tarihinden geriye dönük olarak üst üste 3 yıl olağan genel kurul toplantısını yapıp yapmadığı, yapmamış ise kooperatifin kendiliğinden dağılıp dağılmadığı, kooperatifin münfesih olduğunun tespitine karar verilmesinin gerekip gerekmediği, gerekirse tasfiye memuru atanmasının gerekip gerekmediği ile tasfiye masraflarının kim tarafından karşılanmasının gerektiği hususlarından ibarettir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81. maddesinde kooperatifin dağılma sebepleri sayılmıştır. Anılan maddenin 1. fıkrasının 6. bendi ile üç yıl genel kurul toplantısının yapılmaması dağılma sebebi olarak öngörülmüştür. Bu kapsamda davalı kooperatifin üç yıl genel kurul toplantısının yapmamış olması halinde yasa gereğince kendiliğinden dağılmış sayılacağı açıktır. Davalı kooperatif dava tarihinden önce en son 2021 ve 2021 yılları olağan genel kurul toplantısını 25/06/2023 tarihinde yapmıştır. Dava ise 29/09/2023 tarihinde açılmış olup, dağılma nedenlerinden biri olan "üç yıl genel kurul toplantısının yapılmamış olması" durumunun gerçekleşmediği açıktır. Her ne kadar davacı birleştirilmiş genel kurul toplantısının usulsüz olduğunu iddia etmiş ise de, gerek bu iddianın yasal süresi içinde ileri sürülmemesi ve davalının açık bir muvafakatinin olmaması gerek de genel kurul toplantısının usulsüz olup olmadığının eldeki davanın konusu olmaması nedeniyle bu yöndeki iddialara itibar edilmemiştir. Anılan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin 07.02.1995 tarihinde tescil edildiğini ve 10.02.1995 tarihli 3723 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde kuruluş ilanı yayımlanarak faaliyetine başladığını, davalı kooperatifin 2018 yılı olağan genel kurul toplantısının, 19.06.2019 tarihinde yapıldığını, bu toplantıda kooperatif genel kurulunun 3 yıl süre ile birleştirilmesi için oy birliği ile karar alındığını, kooperatiflerin, yalnızca üç yıllık birleştirilmiş genel kurul toplantısının yapılacağı hususunun genel kurul gündemine alınması ve genel kurul toplantısında bu konunun görüşülerek kabul edilmesi halinde birleştirilmiş genel kurul yapabildiğini, birleştirilmiş genel kurul yapan kooperatiflerin, genel kurul yapılmayan yıllarda her hesap yılı için ayrı olarak düzenlenen yönetim kurulu, denetleme kurulu raporları, bilanço, gelir-gider cetvellerinden birer asıl suretinin kooperatifin dosyasına konulmak üzere bağlı bulundukları İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne ibraz etmeleri gerektiğini, davalı kooperatifin 2018 yılı olağan genel kurul toplantısında 3 yıllık birleştirme kararı alındığını, ancak yapılan inceleme neticesinde yalnızca 2021 yılına ait raporların kooperatif dosyasında olduğunu, davalı kooperatif tarafından Konya Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne 2019 ve 2020 yılına ait herhangi bir evrak ibraz edilmediğinin belirlendiğini, yine, birleştirme kararının alındığı 19.06.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında mezkûr Tebliğ m. 6/2 hükmü gereği tahmini bütçelerin görüşülmediğinin tespit edildiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; kooperatifin münfesih olduğunun tespiti ve tasfiye memuru atanması talebine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Somut olayda davacı bakanlık tarafından, davalı kooperatifin 3 yıl üst üste olağan genel kurul toplantısını yapmadığı belirtilerek davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespitine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince, davalı kooperatifin dava tarihinden önce en son 2021 ve 2022 yılları olağan genel kurul toplantısını 25/06/2023 tarihinde yaptığı, davanın ise 29/09/2023 tarihinde açıldığı, dağılma nedenlerinden biri olan "üç yıl genel kurul toplantısının yapılmamış olması" durumunun gerçekleşmediği, her ne kadar davacı birleştirilmiş genel kurul toplantısının usulsüz olduğunu iddia etmiş ise de, bu iddianın yasal süresi içinde ileri sürülmediği ve davalının açık bir muvafakatinin de olmadığı ayrıca genel kurul toplantısının usulsüz olup olmadığının eldeki davanın konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere göre davalı kooperatifin dava tarihinden önce yapılması gereken olağan genel kurul toplantılarını yaptığı, dava tarihi itibariyle "üç yıl olağan genel kurul toplantısının yapılmamış olması" durumunun gerçekleşmediği, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı harçtan muaf olduğundan harç ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına, 6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 10/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır ......