T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1962 Esas KARAR NO : 2025/2014 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2025/8 Esas - 2025/598 Karar TARİHİ: 25/06/2025 DAVA: Şirketin İhyası KARAR TARİHİ: 27/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olm…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1962 Esas KARAR NO : 2025/2014 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2025/8 Esas - 2025/598 Karar TARİHİ: 25/06/2025 DAVA: Şirketin İhyası KARAR TARİHİ: 27/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, İstanbul Anadolu 40. İş Mahkemesi'nin 2024/468 Esas sayılı dosyasından, ... Tarım Ürünleri Ve Gıda Ticaret Limited Şirketi'ni ve ... Tarım Ürünleri ve Tic. Gıda. Tic. San. Ltd. Şti.'ni hasım göstermek suretiyle işçilik alacaklarının tahsiline yönelik olarak alacak davası açtığını, ancak ne var ki, davalılardan ... Tarım Ürünleri Ve Tic. Gıda. Tic. San. Ltd. Şti.'nin ticaret sicilden 30/11/2021 tarihi itibariyle terkin edildiğini yargılama sırasında öğrenildiğini, iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından mahkemece işbu davayı açmak için 09/01/2025 tarihine kadar mehil ve karar verildiğini, işbu davada ihyası istenilen ... Tarım Ürünleri Ve Tic. Gıda. Tic. San. Ltd. Şti. ünvanlı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresi İçerenköy Mah. Çayır Cad. ... Ataşehir/İstanbul olduğunu, şirketin tasfiye memurunun da ... olduğunu, şirketin ticaret sicilinden 30.11.2021 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyesi tamamlanarak terkin edildiğini, mahkemenin davada kabul kararı vermesi halinde emsal nitelikteki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/14228 Esas, 2016/9687 Karar ve 19.12.2016 tarihli kararında da değinildiği üzere; "Dava, TTK'nın Geçiçi 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası istemine dair olup, mahkemece davanın kabulüyle şirket tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmünü haiz olup, mahkemece, şirketin ihyasına karar verilmesinin yanı sıra 6102 Sayılı TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması ile tescil ve ilanı gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir" ifadelerine yer verildiği, yukarıda açıklananlar ve İstanbul Anadolu 40. İş Mahkemesinin 2024/468 'Esas sayılı dosyanın ara kararı doğrultusunda 6335 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen geçici 7. Maddesinin "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." düzenlemesi ve diğer yasal mevzuat kapsamında şirket tüzel kişiliğinin yeniden ihyası ve ticaret siciline gerekli tescil ve ilanının yapılması için işbu davayı ikame etme gereğinin hasıl olduğunu, davanın kabulü ile ...'nün 726377 sicilinde kayıtlı ... Tarım Ürünleri ve Tic. Gıda. Tic. San. Ltd. Şti. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sirketin ihyasını istemekte hukuki yararının bulunmadıgından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça İstanbul Anadolu 40 İş Mahkemesinin 2024/468 E. sayılı dosyasıyla açılan davada, davacı ... Tarım Ürünleri Ve Tic. Gıda. Tic. San. Ltd. Şti. nin diğer davalı ... Tarım Ürünleri Ve Gıda Ticaret Limited Şirketi tarafından devralındığı beyan edilerek buna ilişkin ekte sunulan belgelerin İstanbul Büyükşehir Belediyesinden celbini talep etmiş evrakların dosyaya alındığını, devir hususu davacının kabulünde olup TTK'nın 153. maddesi gereğince devir olunan şirketin bütün aktif ve pasifinin devir alan şirkete geçeceği, bu nedenle davacının devir alan şirkete karsı davasını yöneltmesi gerekmekte olup huzurda ki davayı açmasında hukuken yararı bulunmadığını, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16-05-2024 tarih, 2024/2892 E. ve 2024/4020 K. sayılı kararında özetle “ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihyası istenen sirketin ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarına göre başka bir şirketle ile birleştiği ve bu birleşmenin tescil edilmesi sebebiyle TTK'nın 153. maddesi gereğince devir olunan şirketin bütün aktif ve pasifinin devir alan şirkete geçeceği, bu nedenle davacının devir alan şirkete karsı davasını yöneltmesi gerekirken devredilen şirketin ihyasını istemekte hukuki yararının bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde Ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. “ denilmiş olduğunu, bu bakımdan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin tasfiye işlemlerini usulüne uygun gerçekleştirmiş olup tasfiyeden yaklaşık iki yıl evvel işten ayrılan davacı ilanlara rağmen alacağı kaldığından bahisle herhangi bir başvuruda bulunmayarak bu hakkını kaybetmiş olduğunu, bunun yanında ihya şartları da oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul manasına gelmemek üzere mahkemece aksi kanaat halinde tasfiye aşamasında yapılan ilanlara rağmen davacının sessiz kaldığı huzurdaki davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediği yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı gözetilerek yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yapmış olduğunu, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olup, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini, zira kanunun gerekçesinde de ifade edildiği üzere, önceki tasfiye memurlarının görevi terkin işlemiyle birlikte son erdiğini, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun/memurlarının TTK M. 536'da düzenlenen şartları haiz olması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını beyanla müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 25/06/2025 tarih 2025/8 Esas - 2025/598 Karar sayılı kararında; "Dava, Ticaret sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Tarım Ürünleri ve Gıda Ticaret Sanayi Ltd. Şti.'nin ihyasına ilişkin olup, Uyuşmazlık; ihya şartlarının mevcut olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.İstanbul Anadolu 40. İş Mahkemesinin 2024/468 Esas dosyasının celp edildiği görülmüştür.TTK'nın 547. maddesi gereğince "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. TTK 547. maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.TTK 547. maddesi uyarınca açılan ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zamanaşımı ve hakdüşürücü süre düzenlenmemiştir. (Yargıtay 11. H.D'nin 28/04/2022 tarih ve E: 2022/2520 -K: 2022/3557)...'nün yazısına göre; ihyası istenen şirketin 726377-0 nolu sicil kaydının tasfiyesinin sona erdiği 16/12/2021 tarihinde tescil edildiğinden, sicil kaydının terkin edildiği bildirilmiştir. Davacıların dava dilekçesinde belirttiği hususta şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır" gerekçesi ile, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 726377-0 sicil sırasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Tarım Ürünleri ve Gıda Ticaret Sanayi Ltd. Şti'nin TTK'nun 547. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 40. İş Mahkemesinin 2024/468 Esas dosyanın sonuçlandırılması ile sınırlı olarak TTK'nun 547. maddesi uyarınca ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden ticaret siciline tescili suretiyle ihyasına, Tasfiye Memuru davalı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, karar verilmiş ve karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının sirketin ihyasını istemekte hukuki yararının bulunmadıgından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken kabul yönünde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu; Davacı tarafça İstanbul Anadolu 40 İş Mahkemesinin 2024/468 E. sayılı dosyasıyla açılan davada, davacı ... Tarım Ürünleri Ve Tic. Gıda. Tic. San. Ltd. Şti. nin diğer davalı ... Tarım Ürünleri Ve Gıda Ticaret Limited Şirketi tarafından devralındığı beyan edilerek buna ilişkin ekte sunulan belgelerin İstanbul Büyükşehir Belediyesinden celbini talep etmiş evraklar dosyaya alındığını, devir hususunun davacının kabulünde olup TTK'nın 153. maddesi gereğince devir olunan şirketin bütün aktif ve pasifinin devir alan şirkete geçeceğini, bu nedenle davacının devir alan şirkete karsı davasını yöneltmesi gerekmekte olup huzurda ki davayı açmasında hukuken yararı bulunmadığını,Müvekkilinin tasfiye işlemlerini usulüne uygun gerçekleştirmiş olup tasfiyeden yaklaşık iki yıl evvel işten ayrılan davacı ilanlara rağmen alacağı kaldığından bahisle herhangi bir başvuruda bulunmayarak bu hakkını kaybetmiş olduğunu, bunun yanında ihya şartları da oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece bu itirazın araştırılmamış olup eksik inceleme ile karar verilmiş olduğunu,Tasfiye aşamasında yapılan ilanlara rağmen davacının sessiz kalarak huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet vermiş olduğunu, müvekkilinin yasal hasım olup davanın açılmasına sebebiyet veren olmadığını, müvekkili sebebiyet vermediği yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı gözetilmeksizin yargılama giderlerinin müvekkiline yüklenmesi hukuka aykırı olduğunu, bu bakımdan İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/8 E. ve 2025/598 K. sayılı kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ticaret sicilinden tasfiye nedeniyle terkin edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri nedeniyle ihyası talebine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin İstanbul Anadolu 40. İş Mahkemesi'nin 2024/468 Esas sayılı dosyasında görülmek üzere işçilik alacaklarının tahsiline yönelik olarak alacak davası açtığını, işbu davada da davalı olarak yer alan ... Tarım Ürünleri Ve Tic. Gıda. Tic. San. Ltd. Şti.'nin ticaret sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması açısından mahkemece işbu davayı açmak için bir sonraki celse tarihine kadar süre verildiğini beyan ederek davalı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararının bulunduğu ile terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 726377-0 sicil sırasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Tarım Ürünleri ve Gıda Ticaret Sanayi Ltd. Şti'nin TTK'nun 547. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 40. İş Mahkemesinin 2024/468 Esas dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere TTK'nun 547. maddesi uyarınca ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden ticaret siciline tescili suretiyle ihyasına, davalı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş ve karara karşı davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf sebepleri davacının, şirketin ihyasını istemekte hukuki yararının bulunmadığına, ihya şartlarının oluşmadığına, ibraz edilen belgelerden görüleceği üzere ihyası istenen şirketin ... Tarım Ürünleri ve Gıda Ticaret Limited Şirketi tarafından devralındığından işbu davayı devralan şirkete karşı yöneltmesi gerektiğine, davanın açılmasına sebebiyet veren olmadığından yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağına ilişkindir. Dosya içeriğinden, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen müzekkere cevap yazısından ihyası istenilen şirketin tasfiyesinin sona erdiğinin 16/12/2021 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği görülmüştür. TTK'nın 547. maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Somut uyuşmazlıkta; davacının işçilik alacaklarının tahsili konusunda ihyası istenen şirketinde davalı sıfatıyla yer aldığı şirketlere karşı 22/07/2023 tarihinde alacak davası açtığı, bu davanın İstanbul Anadolu 40. İş Mahkemesi'nin 2024/468 Esas sayılı dosyası üzerinden görüldüğü, ihyası istenilen davalı şirketin sicilden terkin edildiğinin yargılama sırasında anlaşıldığı, mahkemece kurulan ara karar gereğince davacı tarafa ihya davası açılması hususunda bir sonraki celseye kadar süre verildiği, neticesinde istinafa konu edilen iş bu ihya davasının açıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu vakıalar tetkik edildiğinde davacının bu davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve yargılamanın yürütülebilmesi için şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının mevcut olduğu anlaşılmıştır. Bu bakımdan istinaf eden davalı ... vekilinin davacının ihya davası açmasında hukuki yararı olmadığı ve ihya davasının şartlarının oluşmadığı yönündeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. İhyası istenen şirket aleyhine açılan işçilik alacağı davasında ileri sürülen, ihyası istenen şirketin devrolunduğuna, dolayısıyla işçilik alacağına ilişkin taleplerin ... Tarım Ürünleri ve Gıda Ticaret Limited Şirketine karşı yöneltmesi gerektiğine ilişkin savunmalar eldeki ihya davasının konusunu teşkil etmediğinden, bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. İşçilik alacağı davası, tasfiye nedeniyle terkin tarihinden sonra açılmış olup, tasfiye memuru tarafından alacaklılara çağrı ilanlarının usulüne uygun yapıldığı, tasfiyenin sonlandırılmasına ilişkin genel kurul kararı alınarak şirketin sicilden terkinin sağlandığı, tasfiye süreci boyunca ve terkin tarihi itibariyle, ihyası istenen şirket aleyhine ikame edilmiş bir dava bulunmadığından, tasfiyenin, tasfiye memurunun kusuru ile usulsüz sonlandırıldığından bahsedilemeyeceği, bu durumda ek tasfiye için ihya davası açılmasına sebebiyet vermeyen davalı tasfiye memurunun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiği, davalı tasfiye memurunun buna yönelik istinaf sebebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak; davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına dairemizce esas hakkında yeniden hüküm tesis edilerek, davanın kabulüne, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, davalı tasfiye memuru aleyhine vekalet ücreti takdirine edilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/06/2025 tarih ve 2025/8 Esas 2025/598 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın KABULÜ İLE; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 726377-0 sicil sırasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Tarım Ürünleri ve Gıda Ticaret Sanayi Ltd. Şti.'nin TTK'nun 547. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 40. İş Mahkemesi'nin 2024/468 Esas dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olarak TTK.'nın 547. maddesi uyarınca ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden ticaret siciline TESCİLİ suretiyle İHYASINA,3-Tasfiye Memuru davalı (T.C. ...) ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, 4-Tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, 5-Kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünde TTK'nun 547/2. maddesi uyarınca ilanına, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde tesciline, masrafın davacı tarafça karşılanmasına, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 6-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alındığından yeniden alınmasına yer ve gerek olmadığına,7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 8- Davalı tasfiye memuru ... aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-Yasal hasım olması nedeniyle davalı ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tasfiye memuru ... tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, karar harcının talep halinde davalı tasfiye memuru ...'a iadesine, 12-Davalı tasfiye memuru ... tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 260,00-TL dosya masrafı olmak üzere toplam 1.943,10-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile istinaf eden davalı tasfiye memuru ...'a verilmesine, 13-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran taraflara iadesine, 14-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda Yargıtay HGK.'nun 14/07/2025 Tarih ve 2024/251 Esas -2025/468 Karar sayılı kararı uyarınca HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere 27/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.