11. Hukuk Dairesi 2022/7554 E. , 2024/3699 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1825 Esas, 2022/1768 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/42 E., 2020/88 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine,
**11. Hukuk Dairesi 2022/7554 E. , 2024/3699 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1825 Esas, 2022/1768 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/42 E., 2020/88 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "insanın pin kodu" ve "ilişkilerin pin kodu" adlı kitapların yazarı ...' in Türkiye temsilcisi ve kitaplarının Türkiye yayımcısı olduğunu, aynı zamanda müvekkilinin "insanın pin kodu sistemi" bireysel danışmanı olduğunu ve seminer vermeye ... tarafından yetkilendirildiğini, ...'in orijinal isimleri "human pin code the sacred maths in your birtdate" ve "human pin code relationships" olan Türkiyede "insanın pin kodu doğum tarihinizin kutsal matematiği" ve "ilişkilerin pin kodu" isimleriyle yayınlanan kitapların yazarı olduğunu, "insanın pin kodu" isimli kitabın ilk defa 2002 yılında "ilişkilerin pin kodu" kitabının ilk defa 2004 yılında Güney Afrika da yayınlandığını, ...' ın "insanın pin kodu" ve "ilişkilerin pin kodu" adlı kitaplarının 2005 yılında Türkiye'de yayınlandığını, müvekkilinin "insanın pin kodu" sisteminin tanıtılması için www.pinkodtr.com internet sitesi de bulunduğunu, günümüzde bu site üzerinden çalışmalarına devam ettiğini, müvekkilinin 2011 yılında davalı taraf ile seminer konusunda yazışmalarda bulunduğunu, 2014 yılında da davalının seminer sözleşmesini imzaladığını, davalının 2015 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumuna başvurarak markayı kendi adına tescil ettirdiğini, davalının müvekkilinden haberdar olmasına ve seminerlerine katılmasına rağmen markayı tescil ettirmesinin kötü niyetli olduğunu, davalının "pinkodtr" markasından başka "insanın pin kodu" ve "pinkod" markalarını da haksız ve kötü niyetli olarak kendi adına tescil ettirdiğini, bunlarla ilgili de dava açıldığını ileri sürerek davalı adına tescilli "pinkodtr" ibareli markanın hükümsüzlüğüyle sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dosyasında ... ve davacı arasında herhangi bir yetki belgesi olmamasına rağmen müvekkili aleyhine huzurdaki davanın ikame edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ilan ve tescil ettirdiği markasının somut dayanaktan yoksun olarak hükümsüz kılınamayacağını, davacının seminere katılım sözleşmesi başlıklı belgeye dayanarak marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu ileri süremeyeceğini, katılım sözleşme belgesinde dahi ilgili markaların tescil edilemeyeceği yönünde herhangi bir ibarenin bulunmadığını, müvekkilinin markalarını usule uygun şekilde tescil ettirdiğini, ...' ın yazdığı Türkçe karşılığı "insanın pin kodu doğum tarihinizin kutsal matematiği" ve "ilişkilerin pin kodu" olan kitap isimleriyle müvekkil markasının farklı olması sebebi ile ilişkilendirilme yapılamayacağını, sözleşmenin içeriğinde patent, telif ve ticari amaçla kullanıma yer verildiğini, ancak marka tesciline ilişkin herhangi bir akdin bulunmadığını, ayrıca sözleşmede belirtilen yasaklamanın ticari hayatı engelleme kastı olduğunu ve bu durumun yasal olmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, davacının iddia ettiği gibi "pinkod" ibaresini ilk defa davacı taraftan değil, cep telefonlarının kullanılmaya başlandığı 90'lı yıllardan itibaren teknik konu olan "pin kodu" ibaresiyle öğrenildiğini, davacı tarafın huzurdaki davayı mükerrer ikame ettiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "İnsanın Pin Kodu, Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği" isimli ... tarafından yazılan eserlere ilgili Türkiye'de seminerler vermek üzere yetkilendirildiği, davacının, davalının marka tescilinden çok önce 07.07.2008 tarihinde www.pinkodtr.com alan adını aldığı, halen bu alan adını ve içeriğinde "PİNKOD" ibaresini kullandığı, bu nedenle "PİNKODTR" ibaresi üzerinde öncelik hakkına sahip olduğu, davalının da bu eserle bağlantılı olarak 2014 yılında katıldığı ve davacı tarafından Türkiye'de gerçekleştirilen HUMAN PIN CODE SYSTEM isimli eğitim semineri sonrasında 2015/107749 tescil numaralı "PİNCODTR" markasını davacının haklarını alarak, Türkiye'de gerçekleştirdiği seminer düzenleme hizmetleriyle de bağlantılı olan 41. sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri, sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri, spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil), dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)" hizmetleri ile ayrıca yine 41. Sınıfta yer alan, ancak davacının faaliyet alanında bulunmayan "film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri, haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri, fotoğrafçılık hizmetleri, tercüme hizmetleri " de dahil olmak üzere 41. sınıf kapsamındaki mal ve hizmetler için kendi adına tescil ettirdiği, davalının bu tescilinin kötüniyetli olduğu, hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, tescilin kötüniyetli olması nedeniyle markanın tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için hükümsüzlük kararı verildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2015/107749 numaralı "PİNKODTR" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının hükümsüzlük talepleri yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanamayacağını, başvuru ve tescil yapıldığı dönemde yürürlükte olmayan mevzuat gereğince geriye dönük olarak hükümsüzlük iddia edilemeyeceğini, davacının, müvekkilinin marka başvurusuna itirazda bulunmadığını, Pinkodtr ibaresinin sadece faaliyette bulunulduğu eğitim ve öğretim hizmetleri, sempozyum, kongre ve seminer düzenleme hizmetlerinde sınırlandırılabileceğini, diğer hizmetler yönünden sınırlandırmaya tabi tutulamayacağını. davacının salt alan adının bulunması nedeniyle müvekkilinin markasının hükümsüzlüğünün istenilemeyeceğini, davacının Güney Afrika'da yaşayan ...'in Türkiye'deki temsilcisi olduğu ileri sürülmüşse de dava süresince belge sunulmadığını, son 30 yılda tüm dünyada ortak olarak ve çok yaygın kullanılan teknik bir terimin 41. sınıfta kullanımının alenen tekel altına alınmasının ve sektörde başkalarınca kullanımının yasaklanmasının mümkün olmadığını, Mahkemece müvekkilinin 2014 yılında katıldığı seminerden sonra marka başvurularında bulunduğu ve kötü niyetli olduğu kanısına varılmışsa da dava dışı ...'in Pınkod ibaresi içeren eserlerinin Güney Afrika Cumhuriyeti’nde 2002, Türkiye’de ise 2005 ve 2012 yıllarında yayınlandığını, davacının ileri sürdüğünün aksine, müvekkilin 2014 yılında seminere katıldıktan sonra Pinkodu hakkında bilgi sahibi olduğu iddialarının geçerliliğini kaybettiğini, müvekkilinin kitaptan ve yayından esinlenmiş olsa idi o tarihten itibaren marka başvurusunda bulunabileceğini, seminere katılım sözleşmesi başlıklı belgede dahi, “Pinkodtr” markasının tescil edilmesinin yasaklanmadığını, müvekkilince de herhangi bir taahhütte bulunulmadığını, yasaklananın dava dışı ... isimli şahsa ait olduğunu belirttiği İnsanın Pin Kodu ile ilgili bilgilerden ve bir dizi matematik formülünden ibaret olduğunu, sınırlı sayıda belirtilen sebeplerde marka hakkı başvurusu ve tescili yasağının yer almadığını, mutlak ret sebeplerinin de bulunmadığını, davacı tarafın faaliyet göstermediği "film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri, haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri, fotoğrafçılık hizmetleri, tercüme hizmetleri" gibi alanlarda müvekkilin markasının iptal ve hükümsüzlüğüne karar verilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının alan adı tescili ve markasal kullanımının önceki tarihli olduğu, davalı tarafça "PİNKODTR" markasının 41. sınıfta tescil ettirildiği, güvenin kötüye kullanılması suretiyle marka tescilinin kötü niyetli tescil kapsamında değerlendirilebileceği, Mahkemece davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına tescilli "pinkodtr" ibareli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 5, 6 ve 25 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.