11. Hukuk Dairesi 2011/10090 E. , 2013/12899 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/05/2011 tarih ve 2010/284-2011/172 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.06.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin …
**11. Hukuk Dairesi 2011/10090 E. , 2013/12899 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/05/2011 tarih ve 2010/284-2011/172 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.06.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi Süleyman Aslan'ın Akbank ... Şubesinden 04/01/2006 tarihli 75.000 TL bedelli tüketici kredisi aldığı, aynı banka şubesi tarafından 04/01/2006 başlangıç tarihli hayat sigorta poliçesi ile murislerinin sağlık beyanı alınarak sigortalattırıldığını, 26/01/2010 tarihinde müvekkillerinin murisinin kalp krizi neticesinde vefat etmesi üzerine hem banka şubesine hem de sigorta şirketine müracaat edildiğini, ancak davalının müvekkillerinin murisinin poliçe başlangıç tarihinden önce şeker hastası olması ve 04/01/2006 tarihli sigorta başvuru formunda hastalığın beyan edilmemesi nedeniyle Hayat Sigortaları Genel Şartları C.2/2.2 gereği yasal süresi içinde cayma haklarını kullandıklarını bildirdiğini, müvekkillerinin bakiye kredi borcunu banka şubesine 27/04/2010 tarihinde ödediğini, ilk poliçeden sonrakilerde sigorta şirketinin herhangi bir sağlık beyanı istemediğini, poliçe yürürlükte iken risk gerçekleştikten sonra ölüm nedeni dahi olmayan hastalığın gerekçe gösterilerek tazminatın reddedilmesinin objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, Hayat Sigortası Genel Şartları C.2.4'e göre sözleşmenin aralıksız veya itirazsız olarak iki yıl süre ile yürürlükte kalması durumunda sigortacının sözleşmeden cayamayacağını, müvekkillerinin murisinin şeker hastalığı nedeniyle değil kalp krizi nedeniyle vefat ettiğini, murisin sağlık beyanını imzaladığı tarihte şeker hastası olduğuna dair hiçbir verinin bulunmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkillerinin bankaya ödemiş olduğu 15.151,49 TL'nin 27/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. 27/01/2011 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 15.483,51 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, ölüm belgesinde murisin 10 yıldır diyabet ve hipertansiyon hastası olduğunun belirtildiğini, bu durumda poliçe düzenlenmeden önce var olan hastalıkların müvekkiline bildirilmediğini, poliçelerin sırasıyla 4.1.2006, 29.2.2008 ve 14.5.2009 tarihlerinde düzenlendiğini ve aralıksız iki yıl şartının gerçekleşmediğini, murisin genel şartlar C.2.2.maddesine ve C.3 maddesine aykırı davrandığını, müvekkilinin durumu öğrendikten 1 ay içinde cayma hakkını kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisi Süleyman Aslan tarafından Akbank ... Şubesinden 75.000 TL ana para bedelli kredi kullandığı, anılan sözleşmenin 10.maddesinin "banka alacağını tamamen tahsil edileceği tarihe kadar hayat sigortası yaptırmayı, kredi geri ödeme süresi sonuna kadar sigorta poliçesini yenilemeyi ve bu sigortada Akbank T.A.Ş. Şubesini dain ve mürtehin olarak göstermeyi ….” hükmünü havi olduğu, tüketici kredi sözleşmesinin son taksidinin 04/01/2011'de ödenmesi gerekirken sigortalısının vefatı nedeniyle mirasçıları tarafından bakiye kredi borcu olan 14.722,50 TL, 199,50 TL komisyon ve 229,49 TL ihtar bedeli ile birlikte olmak üzere toplam 15.151,49 TL olarak dava dışı Akbank ... Şubesine aynı zamanda poliçenin menfaattarına 27/04/2010 tarihinde ödendiği, sigortalının sağlıkla ilgili 04/01/2006 tarihli beyan formundaki tüm soruların cevapsız ve boş bırakıldığı, sigortalının imzasının olduğu, matbu olarak hazırlandığı ve yenilenen poliçelere ait sigortalıdan alınan başkaca sağlık formu ya da beyanının bulunmadığı, murisin 26/01/2010 tarihinde doğrudan ölümüne sebep olan hastalığının "Myokard Infarktüsü" olduğu, önceki nedenler başlığı altında Hipertansiyon ve Diabetin gösterildiği,riziko gerçekleştikten sonra Hayat Poliçeleri Genel Şartları C.2.2'ye göre sözleşmeden cayabilme için sigortalının "kasıtlı" olarak ihbar yükümlülüğünü ihlal etmesinin gerektiği, dosya içinde yer alan kayıt ve belgelerden sigortalının kasıtlı olarak davrandığı yada böyle bir hastalığın başlangıçtan itibaren varlığını gösterir dayanak bir belgenin yer almadığı, bu nedenle caymanın mümkün olmadığı, yine sigortacının red yazısının 18/03/2010 tarihli olmasına göre bu 1 aylık süre geçtikten sonra fesih bildiriminde bulunulmasının da mümkün olmadığı, ayrıca poliçe genel şartları C.2/2.4 maddesi gereğince "beyan yükümlülüğüne aykırı davranılması halinde sözleşmenin akdedilmesinden itibaren aralıksız veya itirazsız olarak iki yıl süre ile yürürlükte kalmışsa artık sigortacının sözleşmeden cayamayacağı"nın belirtildiği, vefatın üçüncü poliçenin yürürlükte olduğu sırada meydana geldiği, önceki poliçelerin itirazsız olarak yürürlük süreleri dikkate alındığında sigortacının bu hüküm gereğince de sorumluluğunun devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 30.635 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, müteveffanın son poliçenin yapılmasından önce tabip teşhisli bir hastalığının bulunduğunun kanıt yükü kendisinde bulunan davalı sigorta şirketince kanıtlanamaması nedeniyle beyan yükümlülüğüne aykırılıktan söz edilmesinin mümkün bulunmamasına ve bu halde tabip bilirkişilerin yer aldığı bir heyetten rapor alınmasının gerekmemesine göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.074,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.