12. Hukuk Dairesi 2009/7358 E. , 2009/8837 K. MAHKEMESİ : Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 23/09/2008 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, borçlu icra mahkemesine başvurusunda, senett…
**12. Hukuk Dairesi 2009/7358 E. , 2009/8837 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 23/09/2008 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, borçlu icra mahkemesine başvurusunda, senetteki imzanın şirketin yetkili temsilcisine ait olmadığını ve senet üzerinde yazan alacaklının tüzel kişiliğinin bulunmaması nedeniyle kambiyo vasfında olmadığını ileri sürmüştür. Dayanak bono lehtar tarafından takip konusu yapılmıştır. Bononun ön yüzünde "işbu senet ODESA'nın kira borcuna karşılık olarak verilmiştir." ibaresinin bulunması, onun kambiyo senedi vasfını ve bu senetlere ilişkin özel yol ile takibe dayanak yapılmasını engellemez. Zira anılan bu ibare, senedin teminat senedi olarak düzenlendiğini değil, kira borcuna karşılık ödeme aracı olarak verildiğini açıklamaktadır. Kira sözleşmesinde de dayanak senedin teminat olduğuna ilişkin bir kayıt bulunmadığından bononun ön yüzündeki sözcüklerin tek başına bononun kayıtsız ve şartsız bir bedelin ödenmesi vaadini içeren niteliğini etkilemeyeceği kabul edilmelidir. O halde mahkemece, borçlu şirketin sair itiraz ve şikayetleri üzerinde durularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle takibin İİK.nun 170/a maddesi gereğince iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 22.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.