T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1603 - 2026/918 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1603 KARAR NO : 2026/918 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/06/2022 NUMARASI : 2021/899 Esas 2022/518 Karar DAVANIN KONUSU : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkem…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1603 - 2026/918 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1603 KARAR NO : 2026/918 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/06/2022 NUMARASI : 2021/899 Esas 2022/518 Karar DAVANIN KONUSU : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/06/2022 tarihli, 2021/899 Esas 2022/518 Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmuş olmakla dosya incelendi. K A R A R Davacı, Ankara Batı İcra Dairesinin 2019/6 İflas dosyasında yaptığı ihalede müflis ... İnş. İmalat Montaj San. ve Tic. Ltd. Şti.ye ait ... parsel sayılı taşınmazı satın aldığını, satışın kesinleşmesi ile taşınmazın adına tescil edildiğini, buna rağmen iflas masasının taşınmazı yasal süre içinde kendisine teslim etmediğini, taşınmazda bulunan bazı menkullerin naklinin zor ve masraflı olacağı düşüncesiyle iki aylık sürede teslim ile aylık 40.000,00 TL'den toplam 80.000,00 TL kira talebinde bulunduğunu ancak taşınmazın verilen sürede teslimi yapılmadığı gibi kira bedelinin de ödenmediğini, 26/06/2021 tarihli ve 75 No.lu başvurunun 24/09/2021 tarihli ve 75 No.lu kararı ile "talebin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle reddedildiğini, taşınmazın teslim borcu müflis şirketin olmayıp iflas masasına ait olduğunu, kira alacağının da iflas masasından tahsili gerektiğini, kira alacağının tespiti ile bu miktar bakımından ikinci alacaklılar toplantısına katılmasına, kira alacaklarının tamamının masa borcu olarak kendisine ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, yargılamaya katılmadığı gibi davaya cevap da vermemiştir. Mahkemece, dosya kapsamı ve UYAP sistemi üzerinden yapılan inceleme ile davacı yanın ihale ile almış olduğu ... parselde kain taşınmaz içerisinde açık artırma şartnamesinde yazan menkuller haricinde davacı yanın iddia ettiği gibi hacizli menkullerin bulunduğu ve taşınmazın bu menkullerle birlikte teslim edildiğini ispata yarar bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, hangi menkullerle birlikte taşınmazın teslim edilmek istendiği hususunun belirli olmadığı, Ankara Batı İcra Dairesinin 2019/6 İflas sayılı dosyasına sunulan 26/06/2021 tarihli dilekçede de açıkça hangi menkullerden ari olarak taşınmazın teslim edilmesinin istendiğinin belirli olmadığı gibi dilekçe içeriğinden hacizli menkuller arasında taşınmazın açık artırma şartnamesinde belirtilen menkullerin de olduğunun anlaşıldığı, iddianın sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, dava dilekçesini tekrar ederek kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, borcun iflas masasına ait olduğunu, ihaleden satın alınan ve adına tescil edilen yer için başka hacizli mallar olduğunun açık olduğunu, iflas masası dosyası ile bağlı bulunduğunu, ispat edilmeyen husus olmadığını, bilirkişi incelemesi ile kira alacaklarının tespiti gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dosya içeriğine göre Ankara Batı İcra Dairesinin 2019/6 İflas dosyasında yaptığı ihalede müflis ... İnş. İmalat Montaj San. ve Tic. Ltd. Şti.ye ait ... parsel sayılı taşınmazın davacı tarafından satın alındığı, satışın kesinleşmesi ile taşınmazın davacı adına tescil edildiği, davalının eski kayıt maliki şirketin iflas idaresi bulunduğu, davacının kayden maliki olduğu taşınmazı yasal süre içinde davalı iflas idaresinin kendisine teslim etmediğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiyle eldeki davayı asliye ticaret mahkemesinde açtığı, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin işin esasını inceleyerek yazılı kararı verdiği anlaşılmaktadır. Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 683. Maddesine dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Bilindiği üzere 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar "ticari dava" olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanu'nun 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında asliye ticaret mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların, "mutlak ticari davalar" ve "nispi ticari davalar" olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. O halde gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların asliye ticaret mahkemelerinde görüleceği açıktır. Ayrıca görev, kamu düzeniyle ilgili olup yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen gözetilmesi gereken bir usul kuralıdır. Öte yandan, 6100 sayılı HMK’nin “Taşınmazın aynından doğan davalarda yetki” başlıklı 12. Maddesinde “Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer Mahkemesi kesin yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda somut olaya bakıldığında, davacının 4721 sayılı TMK.nin 683. maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkına dayalı olarak elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunduğu, her ne kadar davacı ve davalı tacir olsa dahi uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle ilgisinin bulunmadığı, esasen dava dilekçesinde de bu yönde bir iddiaya yer verilmediği, davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Aksi uygulamanın, asliye ticaret mahkemelerinin kuruluş amacına ve niteliğine aykırı düşeceği açıktır. O halde davacı, mülkiyet hakkına dayalı olarak elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteği ile eldeki davayı açtığına göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yerinin 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesi olduğu dikkate alınarak Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile işin esasının incelenmesi doğru değildir. Hal böyle olunca, açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine yönelik eldeki davada asliye mahkemesinin görevli olduğu dikkate alınarak usul hükümleri doğrultusunda gerekli kararın verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi yönünde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/06/2022 tarih, 2021/899 Esas, 2022/518 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK’nin 353/1-a-3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda açıklanan hususta gerekli kararın verilmesi için dosyanın kararı veren Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, sair hususların incelenmesine yer olmadığına, 4- Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilgilisine iadesine, 5- Yargılama sırasında tehir-i icra kararı verilmiş olması halinde alınan teminatın iadesine, 6-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece Mahkemesince nazara alınmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/04/2026 Başkan Üye Üye Katip