Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2051 E. , 2024/2167 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/2051 Karar No : 2024/2167 DAVACILAR : 1. ... Derneği VEKİLİ : Av. ... 2. ... Federasyonu - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurumu (E-Tebligat) VEKİLİ : Av...., Av. ... DAVANIN KONUSU : 1. 31/12/2021 tarih ve 31706 sayılı Resmî Gazete'de (6. Mükerrer) yayımlanan, 31/12/2021 tarih ve 10706, 10707 ve 10708 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararlarının iptali
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2051 E. , 2024/2167 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/2051 Karar No : 2024/2167 DAVACILAR : 1. ... Derneği VEKİLİ : Av. ... 2. ... Federasyonu - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurumu (E-Tebligat) VEKİLİ : Av...., Av. ... DAVANIN KONUSU : 1. 31/12/2021 tarih ve 31706 sayılı Resmî Gazete'de (6. Mükerrer) yayımlanan, 31/12/2021 tarih ve 10706, 10707 ve 10708 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararlarının iptali istenilmektedir. 2. 01/02/2022 tarih ve 31737 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, 31/01/2022 tarih ve 10756 ve 10757 sayılı Kurul kararlarının iptali istenilmektedir. DAVACILARIN İDDİALARI : Tarife belirleme yetkisinin kamu yararına aykırı biçimde kullanıldığı, hammadde de yaşanan fiyat artışının davalı idarenin açıklamasında belirtilen düzeyde olmadığı, fiyat artışının gerekçesinin bulunmadığı, elektrik şirketlerinin kar marjının artırılmasının amaçlandığı, tüketicilerin korunması ilkesinin gözetilmediği, fiyat artışının sosyal devlet ve hukuk devleti ilkelerine aykırı olduğu, elektrik fiyatlarının fahiş oranda artırıldığı, düşük kademeli tarife uygulamasının dört kişilik bir aile için en az 230 kwh/ay olması gerektiği, dava konusu 10707 sayılı Kurul kararı ile belirlenen günlük 5 kwh'lik tüketimin bilimsel veri ve analize dayanılmaksızın belirlendiği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Öncelikle, usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığının tespiti hâlinde süre aşımı yönünden reddi gerektiği, dava konusu Kurul kararlarının davacıların menfaatini etkilemediği ileri sürülmüştür. Esasa ilişkin olarak ise, elektriğin üretilmesi, ticareti ve tüketim noktasına ulaştırılmasında maliyetler dikkate alınarak tarife düzenlemelerinin yapıldığı, elektrik faturalarının temel olarak enerji bedeli, dağıtım bedeli ve vergilerden oluştuğu, tarife çalışmalarında kullanılmak üzere gerekli verilerin ilgili kurum ve kuruluşlardan temin edildiği, organize toptan satış piyasalarına ilişkin verilerin ... İşletme A.Ş.(...)'den temin edildiği, elde edilen verilerin görevli tedarik şirketlerinin (GTŞ) sunmuş olduğu veriler ve ikili anlaşma rakamlarıyla çapraz kontrolünün yapıldığı, Elektrik Üretim A.Ş. (...)'nin muhtemel satış fiyatı ile piyasa takas fiyatı (PTF) verileri gözetilerek enerji bedellerinin belirlendiği, enerji bedellerindeki artışın temel sebebinin elektrik üretim maliyetindeki artışa bağlı olarak enerji maliyetinde meydana gelen artış olduğu, dava konusu tarifeler ile onaylanan enerji bedelinin görevli tedarik şirketlerinin ortalama enerji maliyetini yansıtacak şekilde onaylandığı, dağıtım bedelinin ise TÜFE oranında artırıldığı, mesken alçak gerilim abone grubunun yıllık ortalama tüketiminin 1800 kWh olduğu dikkate alınarak günlük 5 kWh'lik tüketimin düşük kademeden fiyatlandırılmasına karar verildiği, tarifeler ile görevli tedarik şirketleri ile tüketiciler arasında denge kurulmasının amaçlandığı, YEKDEM birim maliyetinin tedarikçiler ile tüketiciler arasındaki bilgi asimetrisinin azaltılması ve fiyat öngörüsünde bulunulabilmesi amacıyla yayınlandığı, ...'tan genel aydınlatma amacı dışında yapılacak alımlar için belirlenen toptan satış fiyatının tarifeleri düşürücü etkiye sahip olduğu, rekabet ortamının sağlanması, mali açıdan güçlü, şeffaf ve istikrarlı bir elektrik piyasasının oluşturulmasının sağlanması amacıyla dava konusu işlemlerin tesis edildiği, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ: Dava; 31/12/2021 tarih ve 31706 6. Mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, 31/12/2021 tarih ve 10706, 10707 ve 10708 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararlarının ve 01/02/2022 tarih ve 31737 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, 31/01/2022 tarih ve 10756 ve 10757 sayılı Kurul kararlarının iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 4. maddesinde, "Kurum, tüzel kişilerin yetkili oldukları faaliyetleri ve bu faaliyetlerden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerini tanımlayan Kurul onaylı lisansların verilmesinden, işletme hakkı devri kapsamındaki mevcut sözleşmelerin bu Kanun hükümlerine göre düzenlenmesinden, piyasa performansının izlenmesinden, performans standartlarının ve dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliklerinin oluşturulmasından, tadilinden ve uygulattırılmasından, denetlenmesinden, bu Kanunda yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten, piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten ve bu fiyatlarda enflasyon nedeniyle ihtiyaç duyulacak ayarlamalara ilişkin formülleri uygulamaktan ve bunların denetlenmesinden ve piyasada bu Kanuna uygun şekilde davranılmasını sağlamaktan sorumludur." hükmüne yer verilmiş; 5. maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde, "Tüketicilere güvenilir, kaliteli, kesintisiz ve düşük maliyetli elektrik enerjisi hizmeti verilmesini teminen gerekli düzenlemeleri yapmak." Kurul'un görevleri arasında sayılmış; 5. maddesinin 7. fıkrasının (e) bendinde; Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun, ilgili lisans hükümleri uyarınca hazırlanacak olan; Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketi'nin toptan satış fiyat tarifesini, iletim tarifesini, dağıtım tarifeleri ile perakende satış tarifelerini inceleme ve onaylama konularında yetkili olduğu; (f) bendinde, İletim, dağıtım, toptan satış ve perakende satış için yapılacak fiyatlandırmaların ana esaslarını tesbit etmek ve gerektiğinde ilgili lisans hükümleri doğrultusunda revize etmeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanmasıdır." hükmü yer almış; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, Kanun'un; elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı, toptan veya perakende satışı, ithalat ve ihracatı, piyasa işletimi ile bu faaliyetlerle ilişkili tüm gerçek ve tüzel kişilerin hak ve yükümlülüklerini kapsadığı, belirtilmiş, "Tanımlar ve Kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinin (ff) bendinde, "Tarife: Elektrik enerjisinin ve/veya kapasitenin iletimi, dağıtımı ve satışı ile bunlara dair hizmetlere ilişkin fiyat, hüküm ve şartları içeren düzenlemeleri," ifade edeceği; 17. maddesinde de, "(1) (Değişik: 4/6/2016-6719/21 md.) Bu Kanun kapsamında düzenlenen ve bir sonraki dönem uygulanması önerilen tarifeler, ilgili tüzel kişi tarafından Kurulca belirlenen usul ve esaslara göre, tarife konusu faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içerecek şekilde hazırlanır ve onaylanmak üzere Kuruma sunulur. Kurul, mevzuat çerçevesinde uygun bulmadığı tarife tekliflerinin revize edilmesini ister veya gerekmesi hâlinde resen revize ederek onaylar. İlgili tüzel kişiler Kurul tarafından onaylanan tarifeleri uygulamakla yükümlüdür. ... (4) (Değişik: 4/6/2016-6719/21 md.) İlgili faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içeren Kurul onaylı tarifelerin hüküm ve şartları, bu tarifelere tabi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Bir gerçek veya tüzel kişinin tabi olduğu tarifede öngörülen ödemelerden herhangi birini yapmaması hâlinde, söz konusu hizmetin durdurulabilmesini de içeren usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. Kurul tarafından tüketici özelliklerine göre abone grupları, bu abone grupları için elektrik enerjisi tüketim miktarına göre farklı veya yenilenebilir enerji kaynaklarının desteklenmesi amacıyla ayrı tarifeler belirlenebilir. (Ek cümle:25/3/2020-7226/36 md.) Tüketiciler talep etmeleri halinde yenilenebilir enerji kaynaklarının desteklenmesi amacıyla belirlenen tarifelerden faydalanabilir. Kurulca düzenlemeye tabi tarifeler, doğrudan nihai tüketiciye veya nihai tüketiciye yansıtılmak üzere ilgili tüketiciye enerji tedarik eden lisans sahibi tüzel kişilere yansıtılır. ... (6) Kurulca düzenlemeye tabi tarife türleri şunlardır: ... c)Toptan satış tarifesi: Kurumun belirleyeceği usul ve esaslar kapsamında, elektrik toptan satış fiyatları taraflarca serbestçe belirlenir. Dağıtım şirketlerinin teknik ve teknik olmayan kayıpları ile genel aydınlatma kapsamında temin edeceği elektrik enerjisi ile tarifesi düzenlemeye tabi tüketicilere yapılacak elektrik enerjisi satışı için TETAŞ'tan tedarik edilecek elektrik enerjisinin toptan satış tarifesi TETAŞ'ın mali yükümlülüklerini yerine getirebilme kapasitesi dikkate alınarak Kurul tarafından belirlenir. ç) (Değişik: 4/6/2016-6719/21 md.) Dağıtım tarifeleri: Dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifeleri, elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak hizmetlere ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Dağıtım tarifeleri; dağıtım sistemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur. Dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlar bu kayıpları düşürmeyi teşvik edecek şekilde Kurul tarafından belirlenir. Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır. Teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlarının tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından düzenlenir. d) (Değişik: 4/6/2016-6719/21 md.) Perakende satış tarifeleri: Serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketiciler için, eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketicilere uygulanacak perakende satış tarifeleri, görevli tedarik şirketi tarafından önerilir ve Kurul tarafından incelenerek onaylanır. Tedarik lisansı sahibi şirketin lisansında, elektrik enerjisi tüketim miktarlarına göre değişen tipte tarifelerin veya fiyat aralıklarının uygulanmasına ilişkin yükümlülükler yer alabilir ve buna ilişkin hususlar Kurul tarafından düzenlenir. Perakende satış tarifeleri, aktif enerji maliyeti, faturalama ve müşteri hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmet maliyeti gibi perakende satış faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur. f) Son kaynak tedarik tarifesi: Serbest tüketici niteliğini haiz olduğu hâlde elektrik enerjisini, son kaynak tedarikçisi olarak yetkilendirilen tedarik lisansı sahibi şirket dışında bir tedarikçiden temin etmeyen tüketicilerin rekabetçi piyasaya geçmesini teşvik edecek ve son kaynak tedarikçisinin makul kâr etmesine imkân verecek düzeyde, yürürlükteki perakende satış tarifeleri ile piyasa fiyatları dikkate alınarak hazırlanır. Ancak, bu sınırlamalarla bağlı olmaksızın; Kurulca sosyal ve ekonomik durumlar gözetilerek belirlenecek bir miktarın altında elektrik enerjisi tüketen tüketiciler için ayrı tarife yapılabilir. Son kaynak tedarik yükümlülüğü kapsamında uygulanması öngörülen tarifeler tedarik lisansı sahiplerince ayrıca teklif edilir." düzenlemelerine yer verilmiştir. 19/6/2020 tarihli ve 31160 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nin; "Dağıtım tarifesi” başlıklı 9. maddesinde; (1) Dağıtım tarifesi; elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan kullanıcılara eşit, taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller ile tarifenin uygulanmasına ilişkin hüküm ve şartlardan oluşur. (2) Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; ilgili dağıtım şirketi için belirlenen verimlilik hedefine ulaşılması ölçüsünde, dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamında gerekli olan yatırım harcamaları ile yatırım harcamalarına ilişkin makul bir getiri, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti ve iletim tarifesi kapsamında ödenen tutarlar gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetler dikkate alınarak belirlenir. (3) Teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler, Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır. (4) Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin belirlenmesi, teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedeforanlannın tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan tebliğ ile düzenlenir. (5) Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; bağlantı durumu, tüketim miktarı ve kullanım amacı gibi ölçütler esas alınarakfarklı seviyelerde belirlenebilir. (6) Dağıtım tarifesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar dağıtım şirketlerinin önerileri de değerlendirilerek KuruI tarafından belirlenir. Söz konusu usul ve esaslar tüm dağıtım bölgeleri için ortak belirlenebileceği gibi her bir dağıtım bölgesi için ayrı ayrı da belirlenebilir" düzenlemelerine; "Perakende satış tarifesi” başlıklı 10. maddesinde, "(1) Perakende satış tarifesi, görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışı için eşit taraflar arasında ayrını gözetmeksizin uygulanacakperakende satışfiyatı ile tarifenin uygulanmasına ilişkin hüküm ve şartlardan oluşur. (2) Perakende satış fiyatı; ilgili görevli tedarik şirketi için belirlenen verimlilik hedefine ulaşılması ölçüsünde ve faaliyetin sürdürülebilmesi için makul bir getiri elde edilmesine izin verilecek şekilde; enerji tedarik maliyeti, faturalama ve tüketici hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmeti maliyeti gibi perakende satış faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetler dikkate alınarak belirlenir. (3) Perakende satış tarifesi, konu ile ilgili olarak Kurum tarafından çıkarılan tebliğ kapsamında düzenlenir. (4) Perakende satış fiyatı; tüketicilerin bağlantı durumu, tüketim miktarı ve kullanım amacı gibi esaslar dikkate alınarak farklı seviyelerde belirlenebilir. (5) Perakende satış tarifesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar görevli tedarik şirketlerinin önerileri de değerlendirilerek Kurul tarafından belirlenir. Söz konusu usul ve esaslar tüm görevli tedarik şirketleri için ortak belirlenebileceği gibi her bir görevli tedarik şirketi için ayrı ayrı da belirlenebilir." düzenlemelerine yer verilmiştir. 31/12/2015 tarihli ve 29579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 2. maddesinde, dağıtım sistemi kullanıcısı tüketiciler ve üreticiler ile görevli tedarik şirketinden düzenlemeye tabi tarifeler üzerinden enerji alan tüketicilere bağlantı durumları da dikkate alınarak ait olduğu yıla ait tarife çizelgelerindeki ilgili bileşenler için kWh, kW, kWh bazında veya abone, fatura ya da okuma başına Kurul onaylı tarifelerin uygulanacağı belirtilmiş, beş ayrı abone grubu tanımlanmış ve abone grupları; sanayi, mesken, tarımsal sulama, aydınlatma ve ticarethane abone grupları olarak tespit edilmiş, abone grubunun tespitine ilişkin düzenlemeler de anılan Usul ve Esasların 8. maddesinde düzenlenmiştir. Tarife uygulamalarına ilişkin bu Usul ve Esasların “Ticarethane abone grubu” başlıklı 7/1 maddesinde de, “Bu Usul ve Esaslarda tanımlanan diğer ana ve alt abone grupları kapsamına girmeyen tüm tüketiciler bu abone grubu kapsamındadır.” kuralına yer verilmiştir. Dava konusu 31/12/2021 tarihli ve 10706 sayılı Kurul kararı ile, ''Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 31 Aralık 2021 tarihli toplantısında; 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17'nci maddesi kapsamında, 1/1/2022 tarihinden geçerli olmak üzere, Elektrik Üretim Anonim Şirketi (...) tarafından uygulanacak aktif elektrik enerji toptan satış tarifesi hakkında; 1) Dağıtım şirketlerine teknik ve teknik olmayan kayıp enerji satışları ile görevli tedarik şirketlerine yapılan satışlarda 31,8592 kr/kWh uygulanmasına, 2) Dağıtım şirketlerine genel aydınlatma kapsamında yapılan satışlarda 135,0000 kr/kWh uygulanmasına"; Dava konusu 31/12/2021 tarihli ve 10707 sayılı Kurul kararı ile," 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 17. maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında, 1/1/2022 tarihinden itibaren mesken alçak gerilim tek zamanlı abone grubu için faturaya esas günlük ortalama 5 kWh tüketim miktarına kadar olan tüketimlere düşük kademeli tarife uygulanmasına; faturaya esas günlük ortalama 5 kWh tüketim miktarının üzerinde olan tüketimlerin belirtilen limite kadar olan kısmına düşük kademeli tarife, limiti aşan kısmına yüksek kademeli tarife uygulanmasına;" (EPDK, 31/01/2022 tarih 10756 sayılı kararı ile; "31/12/2021 tarih ve 10707 sayılı Kurul kararı ile mesken alçak gerilimli tek zamanlı abone gurubu için faturaya esas günlük ortalama 5kWh olarak belirlenen tüketim miktarının, 01/02/2022 tarihinden itibaren düzenlenecek faturalar için günlük ortalama 7 kWh =aylık 210 kWh olarak güncellenmesine" şeklinde revize etmiştir.) 31/12/2021 tarihli ve 10708 sayılı Kurul kararı ile de, "a) Dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına ve görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketiciler ile serbest tüketici olmasına rağmen tedarikçisini seçmeyen ve 20/01/2018 tarihli ve 30307 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ kapsamında tanımlanan düşük tüketimli tüketicilere 01/01/2022 tarihinden itibaren uygulanmak üzere Ek-1 ve Ek-2'de yer alan tarife tablolarının onaylanmasına, b) Görevli tedarik şirketleri tarafından, Yeşil Tarifeyi seçen tüketicilere 01/01/2022 tarihinden itibaren uygulanmak olmak üzere Ek-3 'te yer alan tarife tablolarının onaylanmasına, c) 01/01/2022 tarihinden itibaren uygulanacak tarifelere ilişkin hesaplamalarda 17/11/2020 tarihli ve 31307 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Perakende Satış Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 15. maddesinde yer alan k1 ve k2 katsayılarının, Temmuz-Eylül 2021 dönemi Q4 tutarlarının toplam gerçekleşen enerji alım maliyetine oranı, 21 görevli tedarik şirketinin ortalamasının üzerinde olan şirketler için 0 olarak uygulanmasına," 31/01/2022 tarihli, 10756 sayılı Kurul kararı ile, "Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 31/01/2022 tarihli toplantısında; 31/12/2021 tarihli ve 10707 sayılı Kurul kararı ile mesken alçak gerilim tek zamanlı abone grubu için faturaya esas günlük ortalama 5 kWh olarak belirlenen tüketim miktarının, 1/2/2022 tarihinden itibaren düzenlenecek faturalar için günlük ortalama 7 kWh olarak güncellenmesine,"; 31/01/2022 tarihli, 10757 sayılı Kurul kararı ile, "Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 31/01/2022 tarihli toplantısında; dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına ve görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketiciler ile serbest tüketici olmasına rağmen tedarikçisini seçmeyen ve 20/1/2018 tarihli ve 30307 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ kapsamında tanımlanan düşük tüketimli tüketicilere 1/2/2022 tarihinden itibaren uygulanmak üzere Ek-1 ve Ek-2’de yer alan tarife tablolarının onaylanmasına " karar verilmiştir. Davacılar, 10706 sayılı kararla, dağıtım şirketlerine teknik ve teknik olmayan kayıp enerji satışları ile görevli tedarik şirketlerine yapılan satışlarda uygulanacak aktif elektrik enerji toptan satış tarifesinin bir önceki tarifeye göre %34, dağıtım şirketlerine genel aydınlatma kapsamında yapılan satışlarda bir önceki tarifeye göre %221,43 oranında zam yapıldığı, aradaki uçurumun herhangi bir maliyet analizi ile açıklanmadığı, kamu maliyesi aleyhine bir tutarsızlık oluşturulduğu, kamunun genel kullanımına yönelik genel aydınlatma giderlerinin kamu giderlerinden, yani kamu maliyesi üzerinden karşılandığı, 10707 ve 10756 sayılı kararlarla getirilen kademeli tarife uygulamasında, kademeli tarifenin ilk kademesinde, 230 kWh/ay altında bir sınır konulmasının yüksek oranda zam anlamına geldiği, 4 kişilik bir ailede ortalama asgari tüketimin 230 kWh/ay üzerinde olduğu, bu nedenle idarece belirlenen 210 kWh'ın asgari tüketim miktarını yansıtmadığı, bu miktarın ortalama tüketim miktarının altında olduğu, Kurul kararı ile amaçlananın tüketimin azaltılarak tasarrufa teşvik etmek değil, hiçbir bilimsel ve teknik hesaplamaya dayanılmaksızın tüketiciden fazla tahsilat yapılarak kar amacı güdüldüğü, ilk kademeyi 210 kWh yapmanın zam kurnazlığı olduğu, 10708 ve 10757 sayılı Kurul kararlarında, EPDK'nın elektrik abone guruplarına uyguladığı enerji bedeli tutarlarında fahiş zamlar sonucu çok büyük farklılıklar oluştuğu öne sürülerek yapılan zamların yasal dayanağının olmadığından bahisle iptali talep edilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılamla Usulü Kanunu’nun “Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'u ile Vergi Usul Kanununun Uygulanacağı Haller” başlığını taşıyan 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hususlarda, hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sükununu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemlerde, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış olup, anılan hükümle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Bilirkişiye Başvurulmasını Gerektiren Hâller” başlığını taşıyan 266. maddesinde, Mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verebileceği, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı; 282. maddesinde ise, hâkimin, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan usul hükümlerinden anlaşılacağı üzere, bir uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için hukuk dışında, özel veya teknik bir bilginin gerekmesi halinde konunun uzmanı olan bilirkişilerin görüşlerinin alınması ve bu vesile ile uyuşmazlığın en doğru şekilde çözüme kavuşturulması amaçlanmıştır. Uyuşmazlıkta da, elektriğin dağıtımı ve perakende satışı için geçerli olacak fiyatların fahiş tutarda belirlenip belirlenmediğinin, başka bir deyişle, tarife hesaplamalarının (aktif enerji bedeli ile dağıtım bedellerinin hesaplanmasının) mevzuata uygun şekilde yapılıp yapılmadığının özel ve teknik bilgi gerektirdiği, uyuşmazlığın hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olmadığı açıktır. Bu itibarla; çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren bu hususlarda, Dairece konusunda uzman kişilere inceleme yaptırıldıktan sonra uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Bilirkişi incelemesi yapılması yoluna gidilmeyerek işin esasına geçilmesi halinde, dosyada bulunan bilgilere göre işin esasının incelenmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere, elektrik piyasası, birden fazla faaliyetin farklı aktörler tarafından yürütüldüğü çok taraflı bir piyasadır. Piyasada yer alan tarafların, kendi kuruluş amaçları doğrultusunda faydalarını en yüksek seviyede tutma çabası içinde olmaları ekonomik ilkelerle uyumludur. Dava konusu 10708 sayılı Kurul kararı ile, 2022 yılı öncesindeki nihai fiyatlara göre, düşük kademe mesken tarifesinde %50, yüksek kademe mesken, ticarethane, sanayi, aydınlatma tarifelerinde %125, tarımsal sulama tarifesinde %92 oranında artış gerçekleştiği, artışın temel sebebinin, elektrik üretim maliyetlerinde gerçekleşen artışlar sonucunda aktif enerji maliyetinin artması olarak gösterildiği, 2021 yılının ikinci yarısından itibaren kömür ve doğal gaz fiyatlarının dolar bazında önceki döneme göre 5 ila 10 kata varan şekilde artış göstermesi (dolar kurunda yaşanan artış) ile birlikte elektrik üretim maliyetinin önceki dönemin beş katına ulaştığı, serbest piyasada elektrik enerjisi fiyatı olarak kabul gören referans niteliğindeki piyasa takas fiyatlarının (PTF) elektrik enerjisi maliyetinin büyük kısmını oluşturduğu, görevli tedarik şirketlerinin (GTŞ) 2022 yılından bu yana Elektrik Üretim Anonim Şirketinin (...) üretim kapasitesindeki sınırlar nedeniyle ...'tan fiili olarak enerji alımı yapamadığından, enerjinin tamamını serbest piyasadan aldıkları, elektrik fiyatlarının 2021 yılının ilk yarısında 300 TL/MWh (30 kr/kWh) bazında seyrederken, 2022 yılının ilk çeyreği için ortalamada 1400 TL[MWh (140 kr/kWh) düzeyinin üzerine çıktığı, başka bir ifade ile görevli tedarik şirketlerinin işletme giderlerinin, YEKDEM birim maliyeti gibi unsurlar hariç 140 kr/kWh düzeyine yükseldiği, görevli tedarik şirketlerinin enerji satışlarının çok büyük kısmını mesken abone grubunun oluşturduğu, mesken abone grubu satışlarının çoğunluğunu da düşük kademe satışların oluşturduğu, tüm abone grupları için ortalama 133,188 kr/kWh maliyet ve ortalama 133,188 kr/kWh gelir öngörüldüğü, yani, aktif enerji bedelinin, görevli tedarik şirketlerinin ortalama aktif enerji maliyetini yansıtacak şekilde onaylandığı, arıza onarım, bakım gibi şebekeyle ilgili işletme giderlerini ve hat, trafo gibi şebeke unsurlarının tesisiyle ilgili yatırım harcamalarını içeren dağıtım bedelinin ise, 2021 yılına göre %24,28 artış gösterdiği, bu artışın sebebinin de TÜFE güncellemesi olmakla birlikte hesaplamalarda ilgili dönemde Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından yayımlanan enflasyon raporlarının ve piyasa katılımcıları beklenti anketinde yer alan enflasyon tahminlerinin (%23) baz alındığı, 17/11/2020 tarihli ve 31307 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Perakende Satış Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in "Net kâr marjı oranı" başlıklı 21. maddesinde yer alan ve %2,38 olarak belirlenen net kâr marjı oranının, şirketlerin elektrik enerjisini hangi kaynaktan temin ettiğine bakılmaksızın, elde edebileceği azami kâr oranını ifade ettiği, dava konusu kararların 6446 sayılı Kanun'un 1. maddesinde yer alan "elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması” amacına uygun olduğu, ulusal tarife uygulamasının bir gereği olarak 21 elektrik dağıtım ve görevli tedarik şirketinin bölgelerinde yürüttükleri düzenlemeye tabi faaliyetler kapsamında oluşan toplam maliyetlerin 21 dağıtım bölgesinde yer alan kullanıcılara yansıtıldığı, dağıtım ve görevli tedarik şirketlerinin, faaliyetleri kapsamında ihtiyaç duyduğu gelirin Kurum tarafından belirlendiği, anılan şirketlerin gelir ihtiyacının hesaplanmasında, belli yıllara ait harcamaların incelenerek, önceki yıllara göre makul olmayan artışlar ile arızi nitelikte olan giderlerin ayrıştırıldığı, faaliyetle ilişkili giderlerin normalize edilerek ve belli sınıflara ayrılarak ekonometrik yöntemlerle analiz edildiği, şirketlerin yıllık gelir düzenlemesinin analizler sonucunda onaylanması halinde, bu gelirin sabit tutularak, tarife yapısının bu gelirin altında veya üzerinde bir gelir elde etmeye imkân vermeyecek şekilde kurgulandığı, gelir tavanı uygulamasında yıllık bazda sabit olarak belirlenen gelirin, onaylanan tarifelerin şirketler tarafından kullanıcılara uygulanması, yani fatura tahakkuku yoluyla elde edildiği, sunulan hizmetler karşılığında dağıtım ve perakende satış gelir tavanından farklı bir tutarda dağıtım sistem kullanım ve perakende satış geliri elde edilmesi halinde ise, aradaki farkların düzeltme bileşeni olarak tarife hesaplamalarına yansıtıldığı, bu itibarla şirketlerin kendisi için hukuka uygun şekilde onaylanan gelir tavanından daha fazlasına hak kazanamadığı ve tüketicilere Kurumca öngörülen maliyetlerden daha fazlasını yansıtamadığı, 6446 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, abone grupları için, elektrik enerjibu itibarla şirketlerin kendisi için hukuka uygun şekilde onaylanan gelir tavanından daha fazlasına hak kazanamadığı ve tüketicilere Kurumca öngörülen maliyetlerden daha fazlasını yansıtamadığı, 6446 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, abone grupları için, elektrik enerjisi tüketim miktarına göre farklı tarifelerin belirlenebildiği, dava konusu 10707 sayılı Kurul kararından önce, mesken AG abonelerinin yıllık tüketimlerinin belirlenebilmesi için çalışmalar yapıldığı ve (yıllık ortalama tüketimin, hiç tüketim yapılmayan ya da yıllık 0-200 kWh düzeyinde çok az tüketim yapılan kullanım yerlerinin etkisinden de arındırılmış şekilde, yaklaşık 1800 kWh olarak belirlenerek, bu tüketim değerinin altında ve üstünde tüketimleri olan mesken kullanıcılarının özellikle puant zaman tüketimlerinin maliyet etkisiyle fiyat farklılaşmasının yapılabileceğinin değerlendirildiği, tek zamanlı AG mesken tarifesinde, fatura dönemindeki gün sayısının farklı olmasının etkisinden kurtulmak üzere, günlük ortalama tüketim miktarının kademe kriteri olarak belirlenmesinin yerinde olacağının düşünülerek) günlük ortalama 5 kWh tüketimden fazla tüketimi olan kullanıcılara, piyasa takas fiyatlarının günlük talep bazlı değişimlerinden hareketle, nihai fiyatta %50 daha yüksek kademeli tarife uygulanabileceği, bu kullanıcıların günlük ortalama 5 kWh tüketime kadar olan tüketimlerinin ise düşük kademeden yararlanabileceği bir kademeli tarife uygulamasının dava konusu 10707 sayılı Kurul Kararı ile başlatıldığı, daha sonra, tüketici talepleri ve uygulanmakta olan ülke politikaları gözetilerek yıllık yaklaşık 2500 kWh tüketime denk gelecek şekilde günlük ortalama 7 kWh tüketim miktarının 1/2/2022 tarihinden itibaren uygulanmasına yönelik 31/01/2022 tarihli ve 10756 sayılı kararın alındığı, bilahare 28/02/2022 tarihli ve 10818 sayılı Kurul Kararı ile, günlük ortalama 7 kWh olarak belirlenen tüketim miktarının, 1/3/2022 tarihinden itibaren düzenlenecek faturalar için günlük ortalama 8 kWh olarak güncellendiği, 28/02/2022 tarihli ve 10819 sayılı Kurul Kararı ile de, 1/3/2022 tarihinden itibaren tek zamanlı ticarethane AG aboneleri için kademeli tarife uygulamasının başlatılarak, düşük ve yüksek kademeli tarifeye esas oluşturan günlük ortalama tüketimin, bu aboneler için 30 kWh olarak onaylandığı, mevcut durumda, mesken AG düşük kademe nihai tarifesinin 125,6943 kr/kWh olarak uygulanmakta olup, bu değerin 1/1/2022 öncesine göre %37,2 arttığı, sayaçların dağıtım şirketi tarafından en az 25 en fazla 35 günlük dönemlerle okunduğu, fatura dönemindeki gün sayısının farklı olmasının tüketiciyi de farklı ölçüde etkilememesi adına, kademe kriterinin günlük ortalama tüketim miktarı olması yönünde karar alındığı, günlük ortalama 5 kwh tüketimden fazla tüketimi olan kullanıcılara piyasa takas fiyatlarının günlük talep bazlı değişimlerinin yansıtıldığı, tüketicilerin sistemi kullanma amaçları, profilleri ve tüketim miktarlarının tarife farklılaştırılmasında dikkate alınabilen kriterler arasında olduğu, sonuç itibariyle, aynı özellikte bulunan kullanıcılara aynı tarifenin uygulandığı, eşitliğe aykırı uygulamalar yapılmadığı, dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır. Bu durumda; tüketicilere uygulanacak aktif enerji ve dağıtım bedelinin, tarifesi düzenlenen dağıtım ve görevli tedarik şirketlerinin gelir düzenlemesinin sonucunda belirlendiği, tarife metodolojisinde gelir tavanı yönteminin kullanıldığı, gelir tavanının, bir şirketin faaliyetle ilgili yapılması gereken işletme giderleri ve yatırım harcamaları göz önüne alınarak o faaliyetin maliyet esaslı olarak sürdürülebilmesi için gerekli giderler toplamını ifade ettiği, gelir tavanlarının dağıtılacak enerji miktarına bölünmesiyle birim dağıtım ve enerji bedellerinin elde edildiği, gelir tavanı modelinde, bir şirketin kendisi için belirlenen gelir tavanının altında veya üzerinde düzenlemeye tabi bedele ilişkin gelirinin olması halinde düzeltme bileşeni vasıtasıyla bu eksiklik veya fazlalığın düzeltildiği, başka bir deyişle, gelir tavanının üzerinde geliri olan şirketin fazla gelirinin tarife hesaplamalarında düşülerek, gelir tavanının altında geliri olan şirketin eksik gelirinin de tarife hesaplamalarına eklenerek kullanıcılara yansıtıldığı, zira şirketlerin elde edeceği gelirin, Kurum tarafından onaylanan gelir tavanı ile sınırlı olduğu, dolayısıyla, uygulanan tarife metodolojisinde, dağıtım şirketlerinin sistem kullanım bedelleri üzerinden veya görevli tedarik şirketlerinin enerji bedeli üzerinden, olması gerekenden daha yüksek veya haksız bir kazanç elde edemeyeceği, öte yandan, Kurul onaylı tarifelerin hesaplanmasına İlişkin metodolojinin, görüşe açılarak kabul edildiği, tarife hesabında hangi maliyet unsurlarının bulunacağının mevzuatta belirtildiği, enerji maliyetlerine yönelik değişimler sonucunda enerji bedelinin de değişeceği, somut olayda da, enerji fiyatlarında artışlar yaşandığı, dava konusu tarife ile görevli tedarik şirketleri ile tüketiciler arasında denge sağlanmaya çalışılarak hem düşük maliyetli hem de mali açıdan güçlü ve sürdürülebilir elektrik piyasasının oluşturulması amacı çerçevesinde işlem tesis edildiği sonucuna varıldığından, dava konusu Kurul kararlarında hukuka ve dayanağı mevzuat hükümlerine aykırılık görülmemiştir. Davaya konu edilen tüm Kurul kararlarında yer alan düzenlemeler, ilgili faaliyetlerin yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirlendiği, onaylanan tüm tarifelerde olduğu gibi, faaliyetlere ilişkin, tüm maliyet ve hizmet bedellerinin yer aldığı açıktır. İşte bu ekonomik gerçeklik ile, kanunla yetkilendirilmiş olan davalı idarenin; yetkisini kullanırken, tüketicilere kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli elektriğin ulaştırılmasını sağlaması, tarifesi düzenlenen şirketin, düzenlenen faaliyetini sürdürebilmesi için gereken gelir ihtiyacını mevzuat çerçevesinde belirlemesi ve 6446 sayılı Kanun'un amacını gözetmesi neticesi tesis edilen; davaya konu edilen Kurul kararları ve Kurul kararlarının ilgili kısımlarında hukuka aykırı bir husus görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDÎ OLAY VE HUKUKÎ SÜREÇ: 31/12/2021 tarih ve 31706 sayılı Resmî Gazete'de (6. Mükerrer) yayımlanan 31/12/2021 tarih ve 10706 sayılı Kurul kararı ile, ...'ın toptan ve genel aydınlatma amaçlı elektrik satışlarında uygulayacağı fiyatlar belirlenmiş; 10707 sayılı Kurul kararı ile, mesken alçak gerilim tek zamanlı abone grubu için düşük kademeli tarifeye esas günlük ortalama elektrik tüketim miktarı belirlenmiş; 10708 sayılı Kurul kararı ile, dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına ve görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketiciler ile serbest tüketici olmasına rağmen tedarikçi seçmeyen ve 20/01/2018 tarih ve 30307 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlemesi Hakkında Tebliğ kapsamında tanımlanan düşük tüketimli tüketicilere 01/01/2022 tarihinden itibaren uygulanacak fiyat tarifeleri belirlenmiş; 01/02/2022 tarih ve 31737 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, 31/01/2022 tarih ve 10756 sayılı Kurul kararı ile, daha önce 10707 sayılı Kurul kararıyla belirlenmiş olan mesken alçak gerilim tek zamanlı abone grubu için düşük kademeli tarifeye esas günlük ortalama elektrik tüketim miktarı güncellenmiş; 10757 sayılı Kurul kararı ile de, dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına ve görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketiciler ile serbest tüketici olmasına rağmen tedarikçi seçmeyen ve 20/01/2018 tarih ve 30307 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlemesi Hakkında Tebliğ kapsamında tanımlanan düşük tüketimli tüketicilere 01/02/2022 tarihinden itibaren uygulanacak fiyat tarifeleri belirlenmiştir. Bunun üzerine davacılar tarafından dava konusu işlemlerin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarenin davanın süresinde açılmadığına ilişkin itirazı geçerli görülmemiştir. Davalı idarenin davacıların işbu davayı açmakta menfaati olmadığına ilişkin itirazı yönünden yapılan inceleme: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçelerinin, diğer ilk inceleme konuları yanında ehliyet yönünden de inceleneceği belirtilmiş; 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hâllerde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. İptal davasının incelenebilmesinin ön şartlarından biri olan "menfaat ihlali", doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacılar arasında kurulan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alâkası olarak tanımlanmaktadır. Sözü edilen menfaat alâkasının varlığı ve sınırlarının her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmesi gerekmektedir. Dava konusu 10706 sayılı Kurul kararı ile, ...'ın toptan ve genel aydınlatma amaçlı elektrik satışlarında uygulayacağı fiyatların belirlendiği; 10707 ve 10756 sayılı Kurul kararları ile, mesken alçak gerilim tek zamanlı abone grubu için düşük kademeli tarifeye esas günlük ortalama elektrik tüketim miktarı belirlendiği, 10708 ve 10757 sayılı Kurul kararları ile, mesken, ticarethane, tarımsal sulama, sanayi ve aydınlatma tüketici grupları ile dağıtım sistemi kullanıcılarına ilişkin fiyat tarifelerinin belirlendiği; 10707 ve 10756 sayılı Kurul kararlarının yalnızca mesken abone grubu tüketicileri ilgilendirdiği, 10706 sayılı Kurul kararının ise, 10708 ve 10757 sayılı Kurul kararıyla belirlenen fiyatlara etkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. A- Tüketici Dernekleri Federasyonu yönünden yapılan inceleme; Dava konusu işlemlerin iptali isteminde bulunan davacı, bir federasyondur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 96. maddesinde, federasyonların, kuruluş amaçları aynı olan en az beş derneğin, amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelmeleri suretiyle kurulacağı, her federasyonun bir tüzüğünün bulunacağı; 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 2. maddesinde ise, üst kuruluşun, derneklerin oluşturduğu tüzel kişiliği bulunan federasyonları ve federasyonların oluşturduğu konfederasyonları ifade edeceği belirtilmiştir. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 03/03/2006 tarih ve E:2005/1, K:2006/1 sayılı kararında da belirtildiği gibi, 4688 sayılı Kanun'un 19/f maddesi, sendika ve üst kuruluşlara, bizzat taraf oldukları hukuki ilişkiler dolayısıyla davacı ve davalı oluş sıfatları ile ortak çıkarların korunması için tanınan davacı olabilme sıfatından başka, hukuki yardım gerekliliğinin ortaya çıkması durumunda üyelerini veya bunların mirasçılarını her derecedeki yargı organları önünde temsil etmek ve dava açma hakkı tanımaktadır. Kanun koyucu 19/f maddesi ile sendika ve üst kuruluşları, diğer tüzel kişiliklere genel hükümler uyarınca tanınan taraf olma ve dava açma ehliyetinin dışında, üyelerini ve bunların mirasçılarını temsil etme ve ettirme yetkisi ile donatmaktadır. Buna göre, söz konusu maddenin sendikalara ve üst kuruluşlarına tanıdığı yetkinin ehliyet değil, temsil bağlamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Başka bir anlatımla kanun koyucu, getirdiği bu düzenleme ile, idare tarafından sendika üyesi kamu görevlisi hakkında tesis edilen bireysel (subjektif) işlemler nedeniyle bu ilişkinin tarafı olmayan sendika ve üst kuruluşa, üyesinin isteğine bağlı olarak uyuşmazlığın çözümünde taraf olarak kendisini temsil etme yetki ve sorumluluğu vermektedir. Aktarılan Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararından da anlaşılacağı üzere, 4688 sayılı Kanun'un 19/f maddesiyle, yalnızca sendikalara üye kamu görevlisinin menfaatini ihlal eden bireysel işleme karşı, onu temsilen dava açma yetkisi tanınmaktadır. Konfederasyonun üyelerini, kamu görevlilerinin değil, sendikaların oluşturduğu dikkate alındığında; konfederasyonun, sendika üyesi kamu görevlilerine yönelik düzenleyici işlemlere karşı dava açamayacağının kabulü zorunludur. Zira konfederasyon, yasayla verilen özel yetki dışında, sadece kendi tüzel kişiliğine yönelen düzenlemelere karşı dava açma ehliyetine sahiptir. Aynı yaklaşımın, yasal çerçevesi sendika konfederasyonlarına benzeyen bir üst kuruluş olan dernek federasyonları hakkında da uygulanması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, dernek federasyonlarının, yalnızca kendi üyesi olan derneklerin ortak menfaatini ihlal eden düzenlemelere karşı dava açma ehliyeti bulunmaktadır. Dava dosyasının incelenmesinden, davacı Tüketici Dernekleri Federasyonu tarafından dava dilekçesinde iptali istenilen işlemler ile menfaatinin ne şekilde ihlâl edildiğine ilişkin olarak tüzüklerinde genel tüketici sorunları ile ilgili olarak tüketici mahkemelerinde dava açma yetkisi verildiği şeklinde açıklamaya yer verildiği görüldüğünden, Dairemizin 27/06/2022 tarihli ara kararı ile, davacıdan, dava konusu her bir Kurul kararından tüketici veya başka bir vasıf altında nasıl etkilendiği sorulmuş olup davacı tarafından ara kararına cevaben sunulan 06/08/2022 tarihli dilekçe ile dava konusu işlemlerin tüketicilerin menfaatini etkilediği ve tüzüklerinde genel tüketici sorunları ile ilgili olarak tüketici mahkemelerinde dava açma yetkisi verildiği şeklinde açıklamada bulunulduğu, 17/10/2022 tarihli ara kararı ile, davacıdan, dava konusu Kurul kararlarına istinaden haklarında tesis edilen uygulama işlemi bulunup bulunulmadığının sorulduğu, davacı tarafından söz konusu ara kararına cevap verilmediği, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacı ve üyesi derneklerin "ticarethane" grubu elektrik abonesi olduğu anlaşılmaktadır. Olayda, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler dava açma ehliyetine ilişkin olarak yapılan açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde, davacı federasyonun üyelerinin menfaatini ihlal eden işlemlere karşı dava açabileceği, her ne kadar davacı tarafından kendisinin ve üyelerinin aboneliğini ilgilendiren kısımlara ilişkin ayrım yapılmaksızın dava konusu işlemlerin tamamının iptali istenilmiş ise de, davacının salt tüketici federasyonu olması nedeniyle tüm abone grupları bakımından dava açma ehliyeti olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, bununla birlikte davacının ve üyelerinin ticarethane abone grubu kapsamında elektrik abonesi olduğu da dikkate alınarak dava konusu Kurul kararlarının kendisinin ve üyelerinin abone grubunu ilgilendiren kısımları bakımından dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Bu değerlendirmeler çerçevesinde: 1- 10706, 10708 ve 10757 sayılı Kurul kararları bakımından; davacı ve üyelerinin abone grubunun ticarethane olduğu da göz önünde bulundurularak 10708 ve 10757 sayılı Kurul kararlarının ticarethane abone grubuna ilişkin kısımları bakımından davacının menfaatinin bulunduğu; 10706 sayılı Kurul kararının ise, 10708 ve 10757 sayılı Kurul kararlarıyla ile belirlenen enerji bedellerine, buna bağlı olarak davacının ehliyetli olduğu kabul edilen ticarethane abone grubuna uygulanacak enerji bedellerine etkisinin bulunduğu, bu nedenle davacının söz konusu Kurul kararı bakımından da menfaatinin bulunduğu; 2- 10708 ve 10757 sayılı Kurul kararlarının "ticarethane" abone grubu dışındaki kısımları ile 10707 ve 10756 sayılı Kurul kararları bakımından; 10707 ve 10756 sayılı Kurul kararlarının mesken abone grubu tüketicileri ilgilendirdiği, 10708 ve 10757 sayılı Kurul kararlarının ticarethane abone grubu dışındaki kısımlarının ise, mesken, tarımsal sulama, sanayi ve aydınlatma tüketici grupları ile dağıtım sistemi kullanıcılarına ilişkin olduğu, söz konusu işlemlerin davacının ve üyelerinin tüzel kişiliğinin hak ve menfaatlerini doğrudan etkilemediği gibi davacı tarafından söz konusu işlemlerin, davacı ve üyelerinin ne tür bir menfaatini ihlâl ettiğinin ortaya koyulamadığı, davacı federasyonun kendi üyesi derneklere uygulanma olanağı bulunmayan dava konusu işlemlerin iptalini istemekte doğrudan bir menfaatinin de bulunmadığı dikkate alındığında, anılan işlemler ile davacının menfaat alâkasının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, davacı Tüketici Dernekleri Federasyonu'nun 10707 ve 10756 sayılı Kurul kararları ile 10708 ve 10757 sayılı Kurul kararlarının ticarethane abone grubu dışındaki kısımları bakımından kişisel ve güncel bir menfaatinin, dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. B- Tüketiciyi Koruma Derneği yönünden yapılan inceleme; Dava konusu işlemlerin iptali isteminde bulunan davacı tüketici derneğidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 56. maddesinde, derneklerin, gerçek veya tüzel en az yedi kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi toplulukları olduğu; 90. maddesinde, derneklerin, amaçlarını gerçekleştirmek üzere, tüzüklerinde belirtilen çalışma konuları ve biçimleri doğrultusunda faaliyette bulunacakları kurala bağlanmıştır. 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 4. maddesinin (b) fıkrasında, derneğin amacı ve bu amacı gerçekleştirmek için dernekçe sürdürülecek çalışma konuları ve çalışma biçimleri ile faaliyet alanının dernek tüzüğünde yer alacağı belirtildikten sonra, 30. maddesinin (a) fıkrasında, tüzüklerinde gösterilen amaç ve bu amacı gerçekleştirmek üzere sürdürüleceği belirtilen çalışma konuları dışında faaliyette bulunamayacakları kurala bağlanmıştır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesinde, "k) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, l) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, (...) ifade eder." kuralına yer verilmiştir. Davacı Tüketiciyi Koruma Derneği Tüzüğü'nün 2.1. maddesinde, "Derneğin amacı: Tüketici haklarının korunması ve geliştirilmesi için örgütlenerek tüketici bilincini oluşturup, yerleştirmek, tüketicileri haklarını koruması ve geliştirmesi konusunda bilgilendirip, bilinçlendirmek ve bu konuda eğitmek, Evrensel Tüketici Hakları paralelinde tüketicinin kendisini koruyabilecek aşamaya gelmesi için gerekli çalışmaları yapmak, bu hakları kullanabileceği ortamı hazırlama ve sürdürülebilir kılmaktır."; "Derneğin Çalışma Konuları ve Biçimleri" başlıklı 3.1 maddesinde ise, "3.1.8 Genel tüketici sorunları ile ilgili olarak tüketici mahkemeleri ve diğer mahkemelerde davalar açmak, gerektiğinde başkaca örgüt, dernek ya da kurumlar tarafından açılmış davalara katılmak" kuralları yer almıştır. Dava dosyasının incelenmesinden, davacı Tüketiciyi Koruma Derneği tarafından dava dilekçesinde iptali istenilen işlemler ile menfaatinin ne şekilde ihlâl edildiğine ilişkin olarak derneğin amacının tüketicinin korunması ve geliştirilmesi olduğu, ayrıca dernek tüzüklerinde genel tüketici sorunları ile ilgili olarak dava açma yetkisinin mevcut olduğu şeklinde açıklamaya yer verildiği görüldüğünden, Dairemizin 27/06/2022 tarihli ara kararı ile, davacıdan, dava konusu her bir Kurul kararından tüketici veya başka bir vasıf altında nasıl etkilendiği sorulmuş olup davacı tarafından ara kararına cevaben sunulan 02/08/2022 tarihli dilekçe ile dava konusu işlemlerin tüketicilerin menfaatini etkilediği şeklinde açıklamada bulunulduğu; 17/10/2022 tarihli ara kararı ile de, davacıdan, dava konusu Kurul kararlarına istinaden haklarında tesis edilen uygulama işlemi bulunup bulunulmadığı sorulmuş olup, ara kararına cevaben sunulan 16/11/2022 tarihli dilekçe ile dava dilekçesinde yer alan açıklamanın tekrarlandığı, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacının "ticarethane" grubu elektrik abonesi olduğu anlaşılmaktadır. Olayda, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler dava açma ehliyetine ilişkin olarak yapılan açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde, davacı Tüketiciyi Koruma Derneği'nin 6502 sayılı Kanun'da tanımlanan tüketicilerin haklarının korunması ve geliştirilmesi amacıyla kurulduğu, derneğin tüzüğünde tüketici sorunları ile ilgili dava açılabileceğinin belirtildiği, dilekçe içeriğinde de tüketicilerin menfaatinin etkilenmesi nedeniyle dava açıldığının ifade edildiği, bu bakımdan davacının 6502 sayılı Kanun'da tanımlanan tüketicilerin menfaatini ihlal eden işlemlere karşı dava açabileceği, anılan Kanun'da yer alan tüketici tanımının ise dava konusu tarifede yer alan abone grupları bakımından "mesken" abone grubunda yer alanları ifade ettiğinin kabulü gerektiği, çünkü anılan Kanun'da tanımlanan tüketicinin ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi gerektiği, mesken dışındaki abonelerin (tarımsal sulama, sanayi ve aydınlatma) ise anılan Kanun'da yer alan tüketici tanımı kapsamında olmadığı, bu bakımdan davacının dava konusu Kurul kararlarının tüketicileri ve kendi aboneliğini ilgilendiren abone grubu bakımından dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerektiği, davacının salt tüketici derneği olması nedeniyle tüm abone grupları bakımından dava açma ehliyeti olduğunun kabulünün ise mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu değerlendirmeler çerçevesinde: 1- 10706, 10707, 10708, 10756 ve 10757 sayılı Kurul kararları bakımından; davacının abone grubunun ticarethane olduğu, 6502 sayılı Kanun'da yer alan tüketici tanımının ise "mesken" abone grubunda yer alanları ifade ettiği göz önünde bulundurularak 10708 ve 10757 sayılı Kurul kararlarının mesken ve ticarethane abone grubuna ilişkin kısımları bakımından davacının menfaatinin bulunduğu; yine mesken abonelerini ilgilendiren 10707 ve 10756 sayılı Kurul kararları bakımından davacının menfaatinin bulunduğu; 10706 sayılı Kurul kararının ise, 10708 ve 10757 sayılı Kurul kararlarıyla belirlenen enerji bedellerine, buna bağlı olarak davacının ehliyetli olduğu kabul edilen mesken ve ticarethane abone grubuna uygulanacak enerji bedellerine etkisinin bulunduğu, bu nedenle davacının söz konusu Kurul kararı bakımından da menfaatinin bulunduğu, 2- 10708 ve 10757 sayılı Kurul kararlarının "mesken" ve "ticarethane" abone grubu dışındaki kısımları bakımından; 10708 ve 10757 sayılı Kurul kararlarının mesken ve ticarethane abone grubu dışındaki kısımlarının ise tarımsal sulama, sanayi ve aydınlatma tüketici grupları ile dağıtım sistemi kullanıcılarına ilişkin olduğu, söz konusu işlemlerin davacının tüzel kişiliğinin hak ve menfaatlerini doğrudan etkilemediği gibi davacı tarafından söz konusu işlemlerin, davacı ve üyelerinin ne tür bir menfaatini ihlâl ettiğinin ortaya koyulamadığı dikkate alındığında, anılan işlemler ile davacının menfaat alâkasının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, davacı Tüketiciyi Koruma Derneği'nin 10708 ve 10757 sayılı Kurul kararlarının mesken ve ticarethane abone grubu dışındaki kısımları bakımından kişisel ve güncel bir menfaatinin, dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT: 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 4. maddesinde, "Kurum, tüzel kişilerin yetkili oldukları faaliyetleri ve bu faaliyetlerden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerini tanımlayan Kurul onaylı lisansların verilmesinden, işletme hakkı devri kapsamındaki mevcut sözleşmelerin bu Kanun hükümlerine göre düzenlenmesinden, piyasa performansının izlenmesinden, performans standartlarının ve dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliklerinin oluşturulmasından, tadilinden ve uygulattırılmasından, denetlenmesinden, bu Kanun'da yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten, piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten ve bu fiyatlarda enflasyon nedeniyle ihtiyaç duyulacak ayarlamalara ilişkin formülleri uygulamaktan ve bunların denetlenmesinden ve piyasada bu Kanun'a uygun şekilde davranılmasını sağlamaktan sorumludur."; 5. maddesinde, "(...) Bu Kanunun diğer maddeleri ile belirlenen görevlerinin yanısıra, Kurul aşağıdaki görevleri de yerine getirir: (...) (c) Tüketicilere güvenilir, kaliteli, kesintisiz ve düşük maliyetli elektrik enerjisi hizmeti verilmesini teminen gerekli düzenlemeleri yapmak. (...) Bu Kanun'un diğer maddeleri ile belirlenen yetkilerinin yanısıra, Kurul aşağıdaki yetkilere de sahiptir: (...) (e) İlgili lisans hükümleri uyarınca hazırlanacak olan; Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketi'nin toptan satış fiyat tarifesini, iletim tarifesini, dağıtım tarifeleri ile perakende satış tarifelerini incelemek ve onaylamak. (...)" kurallarına yer verilmiştir. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanmasıdır."; "Tanımlar ve Kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinde, "(ff) Tarife: Elektrik enerjisinin ve/veya kapasitenin iletimi, dağıtımı ve satışı ile bunlara dair hizmetlere ilişkin fiyat, hüküm ve şartları içeren düzenlemeleri, (...) ifade eder."; 17. maddesinde, "Bu Kanun kapsamında düzenlenen ve bir sonraki dönem uygulanması önerilen tarifeler, ilgili tüzel kişi tarafından Kurulca belirlenen usul ve esaslara göre, tarife konusu faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içerecek şekilde hazırlanır ve onaylanmak üzere Kuruma sunulur. Kurul, mevzuat çerçevesinde uygun bulmadığı tarife tekliflerinin revize edilmesini ister veya gerekmesi hâlinde resen revize ederek onaylar. İlgili tüzel kişiler Kurul tarafından onaylanan tarifeleri uygulamakla yükümlüdür. Lisans sahibinin, her yıl uygulayacağı tarifelerde yapacağı aylık enflasyon değişimi ve lisansında belirtilen diğer hususlarla ilgili ayarlamalar Kurul tarafından onaylanır. Onaylanan tarifeler kapsamında belirlenen fiyat formülleri mevzuatta belirtilen koşullarda tadil edilebilir. Onaylanan tarifeler içinde, söz konusu tüzel kişinin tarife konusu faaliyetine ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedelleri dışında piyasa faaliyetleri ile doğrudan ilişkili olmayan hiçbir unsur yer alamaz. İletim ek ücreti bu hükmün istisnasını oluşturur. İlgili faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içeren Kurul onaylı tarifelerin hüküm ve şartları, bu tarifelere tabi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Bir gerçek veya tüzel kişinin tabi olduğu tarifede öngörülen ödemelerden herhangi birini yapmaması hâlinde, söz konusu hizmetin durdurulabilmesini de içeren usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. Kurul tarafından tüketici özelliklerine göre abone grupları, bu abone grupları için elektrik enerjisi tüketim miktarına göre farklı veya yenilenebilir enerji kaynaklarının desteklenmesi amacıyla ayrı tarifeler belirlenebilir. Tüketiciler talep etmeleri halinde yenilenebilir enerji kaynaklarının desteklenmesi amacıyla belirlenen tarifelerden faydalanabilir. Kurulca düzenlemeye tabi tarifeler, doğrudan nihai tüketiciye veya nihai tüketiciye yansıtılmak üzere ilgili tüketiciye enerji tedarik eden lisans sahibi tüzel kişilere yansıtılır. (...) Kurulca düzenlemeye tabi tarife türleri şunlardır: (...) c) Toptan satış tarifesi: Kurumun belirleyeceği usul ve esaslar kapsamında, elektrik toptan satış fiyatları taraflarca serbestçe belirlenir. Dağıtım şirketlerinin teknik ve teknik olmayan kayıpları ile genel aydınlatma kapsamında temin edeceği elektrik enerjisi ile tarifesi düzenlemeye tabi tüketicilere yapılacak elektrik enerjisi satışı için TETAŞ’tan tedarik edilecek elektrik enerjisinin toptan satış tarifesi TETAŞ’ın mali yükümlülüklerini yerine getirebilme kapasitesi dikkate alınarak Kurul tarafından belirlenir. ç) Dağıtım tarifeleri: Dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifeleri, elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak hizmetlere ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Dağıtım tarifeleri; dağıtım sistemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur. Dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlar bu kayıpları düşürmeyi teşvik edecek şekilde Kurul tarafından belirlenir. Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır. Teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlarının tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından düzenlenir. d) Perakende satış tarifeleri: Serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketiciler için, eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketicilere uygulanacak perakende satış tarifeleri, görevli tedarik şirketi tarafından önerilir ve Kurul tarafından incelenerek onaylanır. Tedarik lisansı sahibi şirketin lisansında, elektrik enerjisi tüketim miktarlarına göre değişen tipte tarifelerin veya fiyat aralıklarının uygulanmasına ilişkin yükümlülükler yer alabilir ve buna ilişkin hususlar Kurul tarafından düzenlenir. Perakende satış tarifeleri, aktif enerji maliyeti, faturalama ve müşteri hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmet maliyeti gibi perakende satış faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur. (...) f) Son kaynak tedarik tarifesi: Serbest tüketici niteliğini haiz olduğu hâlde elektrik enerjisini, son kaynak tedarikçisi olarak yetkilendirilen tedarik lisansı sahibi şirket dışında bir tedarikçiden temin etmeyen tüketicilerin rekabetçi piyasaya geçmesini teşvik edecek ve son kaynak tedarikçisinin makul kâr etmesine imkân verecek düzeyde, yürürlükteki perakende satış tarifeleri ile piyasa fiyatları dikkate alınarak hazırlanır. Ancak, bu sınırlamalarla bağlı olmaksızın; Kurulca sosyal ve ekonomik durumlar gözetilerek belirlenecek bir miktarın altında elektrik enerjisi tüketen tüketiciler için ayrı tarife yapılabilir. Son kaynak tedarik yükümlülüğü kapsamında uygulanması öngörülen tarifeler tedarik lisansı sahiplerince ayrıca teklif edilir. Son kaynak tedarik tarifesi, aktif enerji maliyeti, faturalama ve müşteri hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmet maliyeti gibi son kaynak tedariği kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur." kuralları yer almıştır. 19/06/2020 tarih ve 31160 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nin "Dağıtım tarifesi” başlıklı 9. maddesinde, "Dağıtım tarifesi; elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan kullanıcılara eşit, taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller ile tarifenin uygulanmasına ilişkin hüküm ve şartlardan oluşur. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; ilgili dağıtım şirketi için belirlenen verimlilik hedefine ulaşılması ölçüsünde, dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamında gerekli olan yatırım harcamaları ile yatırım harcamalarına ilişkin makul bir getiri, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti ve iletim tarifesi kapsamında ödenen tutarlar gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetler dikkate alınarak belirlenir. Teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler, Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin belirlenmesi, teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedeforanlannın tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan tebliğ ile düzenlenir. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; bağlantı durumu, tüketim miktarı ve kullanım amacı gibi ölçütler esas alınarakfarklı seviyelerde belirlenebilir. Dağıtım tarifesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar dağıtım şirketlerinin önerileri de değerlendirilerek KuruI tarafından belirlenir. Söz konusu usul ve esaslar tüm dağıtım bölgeleri için ortak belirlenebileceği gibi her bir dağıtım bölgesi için ayrı ayrı da belirlenebilir"; "Perakende satış tarifesi” başlıklı 10. maddesinde, "Perakende satış tarifesi, görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışı için eşit taraflar arasında ayrını gözetmeksizin uygulanacakperakende satışfiyatı ile tarifenin uygulanmasına ilişkin hüküm ve şartlardan oluşur. Perakende satış fiyatı; ilgili görevli tedarik şirketi için belirlenen verimlilik hedefine ulaşılması ölçüsünde ve faaliyetin sürdürülebilmesi için makul bir getiri elde edilmesine izin verilecek şekilde; enerji tedarik maliyeti, faturalama ve tüketici hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmeti maliyeti gibi perakende satış faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetler dikkate alınarak belirlenir. Perakende satış tarifesi, konu ile ilgili olarak Kurum tarafından çıkarılan tebliğ kapsamında düzenlenir. Perakende satış fiyatı; tüketicilerin bağlantı durumu, tüketim miktarı ve kullanım amacı gibi esaslar dikkate alınarak farklı seviyelerde belirlenebilir. Perakende satış tarifesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar görevli tedarik şirketlerinin önerileri de değerlendirilerek Kurul tarafından belirlenir. Söz konusu usul ve esaslar tüm görevli tedarik şirketleri için ortak belirlenebileceği gibi her bir görevli tedarik şirketi için ayrı ayrı da belirlenebilir." kuralları yer almıştır. 31/12/2015 tarih ve 29579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar"ın 2. maddesinde, dağıtım sistemi kullanıcısı tüketiciler ve üreticiler ile görevli tedarik şirketinden düzenlemeye tabi tarifeler üzerinden enerji alan tüketicilere bağlantı durumları da dikkate alınarak ait olduğu yıla ait tarife çizelgelerindeki ilgili bileşenler için kWh, kW, kWh bazında veya abone, fatura ya da okuma başına Kurul onaylı tarifelerin uygulanacağı belirtilmiş, beş ayrı abone grubu tanımlanmış ve abone grupları; sanayi, mesken, tarımsal sulama, aydınlatma ve ticarethane abone grupları olarak tespit edilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 31/12/2021 tarih ve 10706 sayılı Kurul kararının incelenmesi; (Bu Kurul kararı bakımından her iki davacı da ehliyetlidir.) Aktarılan mevzuat hükümlerinden, dağıtım şirketlerinin teknik ve teknik olmayan kayıpları ile genel aydınlatma nedeniyle ihtiyaç duydukları enerjiyi ...''tan tedarik edecekleri, bu şekilde tedarik edilecek elektrik enerjisi için Kurul tarafından farklı toptan satış fiyatları belirlenebileceği anlaşılmaktadır. Dava dosyasının incelenmesinden, dava konusu işlem tesis edilmeden önce yapılan hazırlık çalışması aşamasında ... Toptan Satış Tarifesi'ne ilişkin olarak ...'ın ... tarih ve ... sayılı yazısı ile teklif edilen en güncel değerlerin kullanıldığı, bu kapsamda ...'ın dağıtım şirketlerine teknik ve teknik olmayan kayıplar kapsamında yapacağı satışlar ile GTŞ'lere yapacağı satışlarda elektrik enerjisi bedelinin 31,8592 kr/kWh olarak uygulanmasına, dağıtım şirketlerine genel aydınlatma için yapacağı satışlarda ise elektrik enerjisi bedelinin 135,0000 kr/kWh olarak uygulanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu Kurul kararının uygulanmaya başladığı 2022 yılı birinci çeyreğinde serbest elektrik piyasasındaki elektrik fiyatının 140 kr/kWh düzeyinde gerçekleştiği, ...'ın yapacağı toptan satışlarda uygulanacak fiyatların ise piyasa fiyatının altında bir tutar olan 31,8592 kr/kWh olarak belirlendiği, ...'ın toptan satışlarına ilişkin olarak piyasa fiyatının altında olacak şekilde yapılan belirlemenin düzenlemeye tabi tarifeleri düşürücü etki yaratabilecek nitelikte olduğu, diğer yandan, genel aydınlatma kapsamında yapılacak satışlara ilişkin birim fiyatında piyasa takas fiyatları gözetilerek ve yine gerçekleşen piyasa takas fiyatının altında bir tutar olan 135 kr/kWh olarak belirlendiği görülmektedir. Bu itibarla, dava konusu Kurul kararının ...'tan gelen veriler ile piyasa fiyatlarına ilişkin veriler dikkate alınarak tesis edildiği, toptan satış ve genel aydınlatma amaçlı elektrik kullanımına ilişkin fiyatların piyasa fiyatlarının altında belirlenmesi suretiyle tüketicilere kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli elektriğin ulaştırılmasının amaçlandığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. 31/12/2021 tarih ve 10707 sayılı Kurul kararı ile 31/01/2022 tarih ve 10756 sayılı Kurul kararının incelenmesi; (Bu Kurul kararları bakımından yalnızca Tüketiciyi Koruma Derneği ehliyetlidir.) 6446 sayılı Kanun'un 17. maddesinin dördüncü fıkrasında 21/12/2021 tarih ve 7346 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile yapılan değişiklik neticesinde elektrik enerjisi tüketim miktarına göre farklı tarifeler belirlenmesine imkan tanınmıştır. Dava konusu 10707 sayılı Kurul kararı ile, 6446 sayılı Kanun'un 17. maddesinin dördüncü fıkrasıyla verilen yetki uyarınca düşük kademe fiyat tarifesine ilişkin kriterler belirlenmiştir. Buna göre günlük 5 kWh ve altı elektrik tüketiminin düşük kademe tarife üzerinden, 5 kWh üzeri enerji tüketiminin ise yüksek kademe tarife üzerinden ücretlendirilmesi öngörülmüştür. 10707 sayılı Kurul kararı tesis edilmeden önce mesken AG abonelerinin yıllık tüketiminin ne olduğunun tespiti için çalışma yapılmış, çalışmada hiç tüketim yapılmayan ya da yıllık 0-200 kWh düzeyinde olmak üzere çok az tüketim yapılan kullanım yerlerine ilişkin verilerin etkisi arındırıldıktan sonra mesken AG aboneleri için yıllık ortalama tüketimin yaklaşık olarak 1800 kWh olduğu tespit edilmiştir, bu tüketim değerinin altında ve üstünde tüketimleri olan mesken kullanıcılarının özellikle puant zaman tüketimlerinin maliyet etkisiyle fiyat farklılaşmasının yapılmasına karar verilmiştir. Fatura dönemindeki gün sayısının farklı olabileceği de gözetilerek günlük ortalama tüketim miktarının kademeli tarife kriteri olarak uygulanmasına karar verilmiş, buna göre yapılan analizler neticesinde yıllık 1800 kWh olarak tespit edilen düşük kademe tüketim miktarı, bu miktarın yıllık gün sayısına bölünmesi suretiyle günlük 5 kWh olarak belirlenmiştir. Bu itibarla, dava konusu 10707 kararı ile mesken abone grubu için kademeli tarifenin uygulanmaya başlandığı, konuyla ilgili olarak yapılan çalışma neticesinde elde edilen verilere göre günlük 5 kWh ve altı enerji tüketime düşük kademe tarife uygulanmasına karar verildiği, uygulama ile elektrik enerjisi tüketiminin büyük kısmını oluşturan düşük kademe mesken abone grubunun daha ucuz fiyat ile enerji tüketmesine imkan tanındığı, ayrıca uygulamanın elektrik enerjisinin verimli tüketilmesine de imkan sağladığı, bu kapsamda tüketicilere kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli elektriğin ulaştırılmasının amaçlandığı anlaşıldığından, dava konusu 10707 sayılı Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Mesken abone gruplarında günlük ortalama tüketim miktarı 2022 yılı Şubat ayında 7 kWh olarak güncellenmiş olup, dava konusu 10756 sayılı Kurul kararıyla, hukuka uygun olduğu yukarıda açıklanan 10707 sayılı Kurul kararı ile amaçlanan hususlara ek olarak daha fazla tüketicinin ve tüketim miktarının düşük kademeli tarife kapsamına girmesine olanak sağlandığı, başka bir deyişle tüketicilerin lehine olacak şekilde düzenleme yapıldığı anlaşıldığından, dava konusu 10756 sayılı Kurul kararında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. 31/12/2021 tarih ve 10708 sayılı Kurul kararı ile 31/01/2022 tarih ve 10757 sayılı Kurul kararının mesken ve ticarethane abone grubuna ilişkin kısmının incelenmesi; (Bu Kurul kararlarının mesken abone grubu bakımından yalnız Tüketiciyi Koruma Derneği, ticarethane abone grubu bakımından ise her iki davacı da ehliyetlidir.) Aktarılan mevzuat hükümlerinden, davalı idarenin düzenlemeye tabi perakende satış ve dağıtım tarifesini onaylamak ile yetkili olduğu, söz konusu tarifelerin dağıtım ve perakende satış faaliyetinin yürütülmesi hizmetini lisansa tabi olarak sürdüren tüzel kişilerin gelir düzenlemesinin bir sonucu olarak ortaya çıktığı, bu kapsamda ilgili mevzuat hükümleri ile verilen yetkiler çerçevesinde davalı idare tarafından tariflerin belirlenebileceği anlaşılmaktadır. Dava konusu Kurul kararları dağıtım şirketlerinin dağıtım sistemi kullanıcılarına, görevli tedarik şirketlerinin ise serbest olmayan tüketiciler ile serbest tüketici olmasına rağmen tedarikçi seçmeyen ve 20/01/2018 tarih ve 30307 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlemesi Hakkında Tebliğ kapsamında tanımlanan düşük tüketimli tüketicilere 01/01/2022 ve 01/02/2022 tarihinden itibaren uygulayacağı fiyat tarifelerinin belirlenmesi amacıyla tesis edilmiştir. Kurul kararıyla onaylanan Ek-1 ve Ek-2 tarife tabloları ile her bir abone grubu için uygulanacak birim enerji bedelleri belirlenmekte, söz konusu bedeller aboneliğin orta/alçak gerilim veya tek/çift terimli olmasına göre değişkenlik göstermektedir. Ek-1 tarife tablosunda Faaliyet Bazlı Tarife'ler, Ek-2 tarife tablosunda ise Nihai Tarife yer almaktadır. Yukarıda ayrıntılı biçimde açıklanan gerekçelerle söz konusu Kurul kararlarının mesken ve ticarethane abone grubuna ilişkin kısmı incelenecektir. Davalı idare tarafından 10708 sayılı Kurul kararı tesis edilmeden önce hazırlık çalışmalarına başlanmış, elektrik piyasasında faaliyet gösteren ilgili taraflardan (..., ..., GTŞ'ler vd.) kendi alanlarına ilişkin verileri sunmaları istenilmiştir. Gönderilen verilerin kontrolü sağlandıktan sonra ilk olarak piyasa takas fiyatı tahmini, ... toptan satış fiyatı, YEKDEM birim maliyeti ve net kar marjı dikkate alınarak GTŞ'lerin enerji alım maliyeti hesaplanmış, daha sonra dağıtım ve perakende satış gelir tavanlarının dikkate alınması suretiyle tüketici grubu bazında dağıtım bedeli hesaplanmış, söz konusu veriler esas alınarak (aktif enerji ve dağıtım bedeli toplamı) elektriğin dağıtımı ve perakende satışı için 01/01/2022 tarihinden itibaren geçerli olacak fiyatlar belirlenmiştir. Aktarılan süreç neticesinde 10708 sayılı Kurul kararı ile onaylanan tarife tabloları incelendiğinde, 2022 yılı öncesindeki nihai fiyatlara göre, düşük kademe mesken abone grubunda %50, yüksek kademe mesken ve ticarethane abone grubunda ise %125 oranında artış gerçekleştiği görülmektedir. Davalı idare tarafından artışın temel sebebinin, elektrik üretim maliyetlerinde gerçekleşen artışlar sonucunda aktif enerji maliyetinin (nihai enerji bedelinin unsurlarından olan) artması olduğu ifade edilmektedir. Aktif enerji maliyetinin artış gerekçesi olarak ise 2021 yılının ikinci yarısından itibaren kömür ve doğal gaz fiyatlarında ortaya çıkan artış gösterilmiş, bu dönemde elektrik üretim maliyetinin önceki dönemin beş katına ulaştığı, serbest piyasadaki elektrik fiyatlarının 2021 yılının ilk yarısında 300 TL/MWh (30 kr/kWh) bazında seyrederken, 2022 yılının ilk çeyreği için ortalamada 1400 TL/MWh (140 kr/kWh) düzeyinin üzerine çıktığı, başka bir ifade ile görevli tedarik şirketlerinin işletme giderlerinin, YEKDEM birim maliyeti gibi unsurlar hariç 140 kr/kWh düzeyine yükseldiği ifade edilmiştir. Tarife tabloları ile tüm abone grupları için ortalama 133,188 kr/kWh maliyet öngörülmüş olup aktif enerji bedelinin, görevli tedarik şirketlerinin ortalama aktif enerji maliyetini yansıtacak şekilde onaylandığı görülmektedir. Perakende enerji satışlarının büyük kısmını mesken abone grubu, mesken abone grubu satışlarının çoğunluğunu da düşük kademe satışlar oluşturmakta olup, dava konusu işlemler ile düşük kademe mesken enerji bedeli ortalama maliyet (133,188 kr/kWh) ve piyasa takas fiyatının (140 kr/kWh) altında olacak şekilde 79,4622 kr/kWh olarak belirlenmiştir. Enerji birim fiyatının diğer unsuru olan ve arıza onarım, bakım gibi şebekeyle ilgili işletme giderleri ile hat, trafo gibi şebeke unsurlarının tesisiyle ilgili yatırım harcamalarını içeren dağıtım bedelinde ise, 2021 yılına göre %24,28 oranında artış gerçekleştirilmiş olup, söz konusu artışın ilgili mevzuat gereğince dağıtım bedelinde yıllık olarak yapılması gereken TÜFE güncellemesi kapsamında yapıldığı anlaşılmaktadır. Yapılan açıklamalardan, elektrik bedellerinde ortaya çıkan artışın asıl sebebinin serbest piyasadaki elektrik fiyatlarında yaşanan artış olduğu, bu artışın tarifeye yansıtılmasında ...'ın üretim kapasitesindeki sınırlar nedeniyle GTŞ'lerin 2022 yılında ...'tan fiili olarak enerji alımı yapamaması ve enerjinin tamamını serbest piyasadan almalarının da etkili olduğu, dağıtım bedelinin ise ilgili mevzuat çerçevesinde TÜFE oranında artırıldığı anlaşılmaktadır. 10708 sayılı Kurul kararının 01/01/2022-31/01/2022 döneminde uygulandığı, 01/02/2022 tarihinden itibaren uygulanan 10757 sayılı Kurul kararı ile onaylanan tarife tabloları incelendiğinde, tarife tablolarında yer alan fiyatların 10708 sayılı Kurul kararı ile onaylanan tarife tablosunda yer alan fiyatlar ile aynı olduğu, yalnızca AG mesken düşük ve yüksek kademe gösteriminin isminin Mesken (7kWh/gün ve altı), Mesken (7kWh/gün üstü) olarak değiştirildiği, diğer verilerde herhangi bir değişiklik bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda; 6446 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri ile verilen yetki kullanılmak suretiyle elektrik enerjisi toptan satış tarifesinin ...'ın mali yükümlülüklerini yerine getirebilme kapasitesi ve piyasa koşulları dikkate alınarak Kurul tarafından belirlendiği; tarife hesabında hangi maliyet unsurlarının bulunacağının mevzuatta belirtildiği, bunların aktif enerji bedeli ve dağıtım bedeli olduğu, tarifede yaşanan artışın temel sebebinin enerji maliyetinde yaşanan artışlar olduğu, dağıtım bedelinin ise TÜFE oranında artırıldığı, dava konusu tarifeler ile görevli tedarik şirketleri ile tüketiciler arasındaki makul dengenin gözeltildiği, bu suretle tüketicilere kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli elektriğin ulaştırılması aynı zamanda da mali açıdan güçlü ve sürdürülebilir elektrik piyasasının oluşturulmasının amaçlandığı, tüketimin çoğunluğunu oluşturan mesken abone grubuna ilişkin enerji fiyatı belirlenirken bu abone grubunda yer alan tüketicilerin niteliği gözetilerek diğer abone gruplarına nispeten daha az oranda fiyat artışı yapıldığı ve enerji fiyatının diğer abone gruplarına nispeten daha düşük seviyede belirlendiği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararlarının mesken ve ticarethane abone grubuna ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, 01/03/2022 tarihinden itibaren ticarethane AG aboneleri için kademeli tarife uygulamasının başlatıldığı, düşük ve yüksek kademeli tarifeye esas alınan günlük ortalama tüketimin 30 kWh olarak belirlendiği, yapılan bu değişiklik sonrasında daha önce tüm ticarethane alçak gerilim abonelerine 189,0181 kWh olarak uygulanan enerji bedelinin, günlük 30 kWh altı tüketim yapan düşük kademeli tüketiciler için 133,7425 kWh olarak uygulanmaya başlandığı, söz konusu uygulamanın düşük kademe ticarethane AG grubundaki tüketiciler için dava konusu işlem ile uygulanan zam oranında azalmaya yol açtığı görülmektedir. Diğer yandan, 10707 sayılı Kurul kararının 01/01/2022-31/01/2022 döneminde uygulandığı; 31/01/2022 tarih ve 10756 sayılı Kurul kararı ile, 10707 sayılı Kurul kararı mesken alçak gerilim tek zamanlı abone grubu için faturaya esas günlük ortalama 5 kWh olarak belirlenen tüketim miktarının 01/02/2022 tarihinden itibaren düzenlenecek olan faturalar için 7 kWh olarak güncellendiği, 28/02/2022 tarih ve 10818 sayılı Kurul kararı ile de 10756 sayılı Kurul kararıyla 7 kWh olarak belirlenen tüketim miktarının 01/03/2022 tarihinden itibaren günlük 8 kWh olarak belirlendiği, yapılan bu değişiklik sonrasında düşük kademeden ücretlendirilecek elektrik miktarının artırıldığı, söz konusu uygulamanın aynı miktarda yapılacak tüketim için ödenecek enerji bedelinde azalmaya yol açtığı anlaşılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. ... Dernekleri Federasyonu bakımından; a) 31/12/2021 tarih ve 10708 sayılı Kurul kararı ile 31/01/2022 tarih ve 10757 sayılı Kurul kararının ticarethane abone grubu dışında kalan kısımları, 31/12/2021 tarih ve 10707 sayılı Kurul kararı ve 31/01/2022 tarih ve 10756 sayılı Kurul kararı yönünden DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE, b) 31/12/2021 tarih ve 10708 sayılı Kurul kararı ve 31/01/2022 tarih ve 10757 sayılı Kurul kararının ticarethane abone grubuna ilişkin kısmı ile 31/12/2021 tarih ve 10706 sayılı Kurul kararı yönünden ise DAVANIN REDDİNE, 2. ... Derneği bakımından; a) 31/12/2021 tarih ve 10708 sayılı Kurul kararı ile 31/01/2022 tarih ve 10757 sayılı Kurul kararının mesken ve ticarethane abone grubu dışında kalan kısımları yönünden DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE, b) 31/12/2021 tarih ve 10708 sayılı Kurul kararı ve 31/01/2022 tarih ve 10757 sayılı Kurul kararının mesken ve ticarethane abone grubuna ilişkin kısmı, 31/12/2021 tarih ve 10706, 10707 sayılı Kurul kararları ve 31/01/2022 tarih ve 10756 sayılı Kurul kararı yönünden ise DAVANIN REDDİNE, 3. Dava sonucu itibarıyla ret kararı ile sonuçlandığından ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 14/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.