T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/282 - 2026/120 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/282 KARAR NO : 2026/120 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2023 NUMARASI : 2022/... Esas, 2023/... Karar DAVACI : ... - T.C.NO: VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- ... - T.C.NO: VEKİLİ : Av. DAVALI : …
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/282 - 2026/120 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/282 KARAR NO : 2026/120 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2023 NUMARASI : 2022/... Esas, 2023/... Karar DAVACI : ... - T.C.NO: VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- ... - T.C.NO: VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- ... ... ... SİGORTA ŞİRKETİ - VEKİLİ : Av. DAVALI : 3- ... SİGORTA ... ŞİRKETİ - VEKİLİ : Av. DAVALI : 4- ... - VEKİLİ : Av. DAVA : Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ : 12/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/01/2026 Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.10.2023 tarih ve 2022/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/07/2021 tarihinde... plakalı ve ... plakalı araçlar arasında çift taraflı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araçta bulunan sürücü Sait Akkoyun'un hayatını kaybettiğini, eşi ...'un maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü, davalılar ... ve ...'ın müştereken ve müteselsilen 300.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödemelerine karar verilmesini, davalıların müştereken ve müteselsilen 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faizi ile birlikte, yargılama giderleri ve avukatlık ücretini davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın 12/02/2021 tanzim ve 12/02/2021-2022 vade tarihli ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile teminat altına alındığını, müteveffanın davaya konu sigortalı aracın sürücüsü iken kazanın gerçekleştiğini, müteveffanın kazaya kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, davacının taleplerinin teminat dışı olduğunu, uyuşmazlık konusu poliçenin tanzim tarihi ilgili tarihten sonra aldığından davanın reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile vefat etmiş olması halinde müvekkil şirketin sorumluluğu olmadığını, davanın esastan ve usulden reddini talep etmiştir. Davalı ... ... ... Sigorta ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddini, dosyanın kusur tespiti yönünden trafik ihtisas dairesine gönderilmesini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamı dışında olduğunu, müvekkilinin bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılmasını, davacının arabuluculuğa ve müvekkili sigorta şirketine yapılan başvuru şartı usulünce yerine getirilmediğini, davacının başvurusunun usulüne uygun olmadığını, davanın usulden reddini, davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığından reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin sürücünün tam kusurlu olması sebebiyle tüm davalılar yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; 23.07.2021 tarihinde... plakalı aracın Sait Akkoyun sevk ve idaresinde iken ...'ya ait ve ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpıştığını, trafik kazası sonucunda Sait Akkoyun'un hayatını kaybettiğini, ...'un ise Sait'in eşi olduğunu, meydana gelen kazada sürücü Sait'in kusurlu olsa bile davalı sigorta şirketlerinin sürücü Sait'in ölümü ile desteğinden yoksun kalan müvekkili ...'un zararlarını karşılamak mecburiyetinde olduğunu, sigorta şirketlerinin tazminat talebinin teminat kapsamı dışında kaldığını belirterek sorumluluktan kurtulmaya çalıştıklarını, trafik sigortacılarının işletenler arasındaki kusur dağılımını dikkate almadan zararı karşılamak zorunda olduğunu, kazanın meydan gelmesinde tarafların kusurunun ancak alanında uzman bir bilirkişi heyetinden alınacak rapor ile belirlenebileceğini, işbu nedenle mahkemenin 19.12.2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazlarının kabul edilip ilgili ihtisas dairesinin en az yedi uzmanın katılımı ile oluşan genişletilmiş uzman heyetince kusur konusunda yeniden rapor alınmak üzere dosyanın Adli Tıp Kurumuna tevdi edilmesi gerekirken hatalı karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının eşinin ölümü sonucunda destekten yoksunluk zararına uğradığından bahisle açılmış maddi ve manevi tazminat davasıdır. Davacı vekilinin kusur raporuna yönelik itirazları yönünden yapılan incelemede; Dosya arasında mevcut bulunan kaza tespit tutanağında Sait Akkoyun'un direksiyon hakimiyetini kaybedip önce bariyerlere, sonra ...'ın kullandığı ... plakalı çekiciye çarpmasında sürücü Sait'in kusurlu olduğu, ...'ın kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/... soruşturma, 2021/... karar sayılı kararında ...'ın kusuru olmadığından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına kararı verilmiştir. İşbu dosyada alınan 19.12.2022 tarihli trafik bilirkişi raporu incelendiğinde; ... plakalı kamyonet sürücüsü Sait Akkoyun'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/b maddesinde belirtilen "Sürücüler Araçların Hızlarını Aracın Yük ve Teknik Özelliğini, Görüş, Yol, Hava ve Trafik Durumunun Gerektirdiği Şartlara Uydurmak Zorundadırlar" kuralı ile aynı kanunun 67. Ve 137.maddesinde belirtilen "Manevraları Düzenleyen Genel Şartlara Uymama" kuralını ihlal ettiği, sevk ve idare ettiği kamyoneti ile gece vakti aydınlatma bulunmayan yol bölümünde E.80 TEM Otoyolunu takiben Babaeski istikametinden gelip Lüleburgaz istikametine düz yolda sol şeritte ilerlerken km 23+957 metreye geldiğinde dikkat ve özen eksikliği ve seyir doğrultusuna odaklanmaması gibi gelişen unsurlar nedeni ile manevra hatası yaparak hakimiyeti kaybedip öncelikle istikametine göre yolun sol kısmında orta ayırıcı çelik bariyerlere çarparak kontrolünden tamamen çıkan kamyonetin sağa doğru karayolu üzerinde lastik izleri ile birlikte istikametinin en sağ kısımda bulunan çelik bariyerlere çarpıp buradan 10.40 metre sonra ikinci kez aynı istikametteki çelik bariyerlere çarptığı ve devamında ön ilerisinde sağ şeritte ilerleyen davalı yönetimindeki ... plakalı çekiciye takılı ...plakalı yarı römorkun sol arka kısımlarına çarpması ile meydana gelen kazanın sürücü ve idare hatasından kaynaklandığının değerlendirildiği, kaza öncesi karayolu üzerinde aracına ait hiçbir fren izi bulunmayıp yine yol üzerinde kendisini kazaya zorlayacak başkaca bir unsurun varlığına dair bir tespite rastlanılmadığı, davacı vekilinin iddia ettiği gibi ... plakalı çekici ve buna bağlı ...plakalı yarı römorkun karayolu üzerinde ani yavaşlaması veya başka bir nedenden dolayı bu kazanın oluşuma sebebiyet verdiği iddialarını destekler olgular bulunmadığı, Trafik Kazası Tespit Tutanağında yapılan incelemede ... plakalı çekicinin kaza anındaki hızının 82 km/s olarak tespit edildiği ve kaza krokisinde yolun en sağ şeridinde seyrettiğinin resmedildiği, bu doğrultuda meydana gelen kazada müteveffa sürücü Sait Akkoyun'un araç hızı etkisi sonucu seyir doğrultusuna odaklanmaması hatalı manevra ile kontrolü kaybetmesi sonucu kazanın meydana geldiği değerlendirilmiş olup bu kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı görülmüştür. ... plakalı çekici ve buna takılı ...plakalı yarı römork sürücüsü ... sevk ve idare ettiği tır aracı ile Kapıkule sınır kapısından çıkıp Lüleburgaz çıkışı gişelere doğru yolun sağ şeridini takiben seyrini sürdürdüğü sırada aynı istikamette arka gerisinden sol şeride takiben gelen... plakalı kamyonetin orta refüj bariyerlere çarpıp kontrolden çıkarak istikametine göre sağ taraftaki bariyerlere de çarparak savrulup kendi aracının sol arka kısımlarına çarpması ile gerçekleşen kazada kusurunun bulunmadığı, kaza anında aracının hızının 82 km/s olarak belirlenip otoyollarda çekici türü araçların hız sınırının 90 km/s olduğu, seyrettiği yolda 300 metre mesafe sonrası Lüleburgaz gişelerden çıkış yapma hazırlığında olup mevcut hızının kazaya etki etmediğini belirtilmiş olup davalı ...'ın kazaya etken herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece aldırılan raporların dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi ceza dosyasında alınan raporla da uyumlu olduğu, raporlar arasında çelişki olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Esasa yönelik yapılan istinaf incelemesinde; Davalı ... ... ... Sigorta ... Şirketi ile davalı ... ve ... yönünden; Yukarıda kusur yönünden yapılan incelemede ayrıntılı olarak belirtildiği üzere, davalı ...'ın kazaya etken herhangi bir kusurunun bulunmadığı, müteveffa sürücü Sait Akkoyun'un araç hızı etkisi sonucu seyir doğrultusuna odaklanmaması hatalı manevra ile kontrolü kaybetmesi sonucu kazanın ölenin tam kusuru ile meydana geldiği belirtilmiştir. Haksız fiil failinin sorumluluğu için bir miktar da olsa kusurunun varlığının önşart olduğu, sürücünün, işletenin ve sigortacının sorumluluğu için aracın bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması gerektiği, davaya sebep kazada ise sürücü ...'ın kusuru bulunmadığından (zarara sebep eylemin davacının kusurundan kaynaklandığından) zarardan davalılar sorumlu olmayacaktır. Mahkemece de, tüm bu nedenlerle; davalı ... plakalı aracın sürücüsünün kusursuz olarak karıştığı kazadan oluşan zarardan, sürücünün kusursuz olması sebebiyle davalı sigorta ile sürücü ve işletenin sorumlu olmadığı kanaat getirilerek davanın reddine karar verilmiş olup mahkemece yapılan tespitler dosya kapsamına, usul ve yasaya uygundur. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı ... Sigorta ... Şirketi yönünden; ... plakalı aracın 12/02/2021 tanzim ve 12/02/2021-2022 vade tarihli ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile davalı şirketin teminat altına alındığı, müteveffanın davaya konu sigortalı aracın sürücüsü iken kazanın gerçekleştiği anlaşılmaktadır. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.6. maddesinin (c) bendinde “İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri” ve (d) bendinde “Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri” Zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatının dışında kalan hallerden sayılmıştır. Genel Şartların C.11. maddesine göre; yeni genel şartlar, genel şartların yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların, yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının kapsamı, poliçe ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlara göre belirlenir. Nitekim Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinde yapılan değişiklikle zorunlu sigortacının kapsamındaki tazminatları belirlemede Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının göz önüne alınması esası getirilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.1. maddesi, A.3. maddesi, A.5. maddesinin (ç) bendi, yine A.6. maddesinin (c) ve (d) bentleri birlikte değerlendirildiğinde bir motorlu aracın işletilmesi sırasında destekten yoksun kalınan zararın, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamında olması için motorlu aracın işletilmesinden dolayı ölen kişinin üçüncü kişi olması gerekir. İşleten ve işletenin sorumlu olduğu şahısların dışında bir üçüncü kişinin ölümü neticesi, destek zararlarından sigortacının sorumluluğu bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak, poliçede taraf olan işleten (sigortalı) yada işletenin eylemlerinden sorumlu bulunduğu kişilerin (sürücünün) ölmesi durumunda ölen kişi, üçüncü kişi sayılmayacağı için desteğinden yoksun kalanların zararından sigortacı sorumlu olmayacaktır. Yine sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı teminat kapsamı dışındadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/...sayılı kararı; Hukuk Genel Kurulu'nun 2017-17/... K sayılı kararı) Somut olayda, davacılar, desteklerinin %100 oranında kusurlu olarak sebebiyet verdiği kaza sonucunda vefat etmesi nedeniyle tazminat talebinde bulunmuşlarsa da, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 93. Maddesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edileceği ve Resmi Gazetede yayımlanacağının düzenlendiği, buna dayalı olarak 01.06.2015 tarihinde ZMMS Genel Şartlarının yürürlüğe girdiği, kazanın bu tarihten sonra 15/02/2016 tarihinde meydana geldiği, davalının sorumluluğunun kaza tarihindeki şartlara göre belirlenmesi gerektiği, , KTK'nın 90. Maddesi ile "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir" düzenlemesi, Genel Şartlar'ın A.6/b maddesi uyarınca "Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri" teminat dışı bırakılması karşısında davacıların davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunamayacakları ortadadır. Açıklanan sebeplerle davacılar, desteklerinin % 100 oranında kusurlu olarak sebebiyet verdiği kaza sonucunda vefat etmesi nedeniyle tazminat talebinde bulunmuşsa da, müteveffa kendi kusuruyla kazaya ve ölüme sebebiyet verdiğinden (her ne kadar davacılar diğer sürücünün de kusuru bulunduğunu belirtse de, davalıya karşı açılan davanın müteveffanın kusuruna dayalı olarak açıldığı dikkate alındığında yol kusuru bulunsa dahi) yukarıda belirtilen açıklamalar gereğince davacılar müteveffanın kusuruna dayalı olarak davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunamayacaktır. Mahkeme de desteğin kendi kusuruyla kazaya ve ölüme sebebiyet verdiğinden kusuruna denk gelen tazminat talebinin teminat dışında olduğundan davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece yapılan tespitler dosya kapsamına, usul ve yasaya uygundur. Bu nedenle davacılar vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 462,15 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.12/01/2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.