7. Hukuk Dairesi 2010/70 E. , 2010/6703 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 173 ada 3 parsel sayılı 2.614,09 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliği ile davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ...,
**7. Hukuk Dairesi 2010/70 E. , 2010/6703 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 173 ada 3 parsel sayılı 2.614,09 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliği ile davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 28. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemiştir. Kural olarak bir davada 3402 sayılı Kadastro Kanununun 28. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için davacı gerçek ve tüzel kişilerin zorunlu olduğu halde dava sebep ve delillerini dilekçelerinde bildirmemiş olmaları, hakim tarafından gönderilecek meşruhatlı davetiye ile dava sebep ve delillerini bildirmesinin davacıya yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmesi, davacının bunun üzerine de ilk duruşma oturumuna kadar dava sebep ve delillerini dilekçe ile veya ilk oturuma gelmek suretiyle bildirmemiş olması gerekir. Somut olayda davacı taraf miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, dava dilekçesinde ve ilk duruşmadaki beyanında delil olarak kadastro tutanaklarına, tanık beyanlarına, her türlü yasal delile dayanmıştır. Hal böyle olunca davacının dava sebep ve delillerini bildirdiğinin kabulü gerekir. O halde mahkemece davacıdan dava dilekçesinde varlığını öne sürdüğü tanıklarının listesi istenmeli, ayrıca davalı taraftan da varsa göstereceği deliller sorulup saptanmalı, bu yolla dava dosyası keşfe hazır hale getirilmeli, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmü de gözetilerek yargılamaya devam edilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 82,80 TL harcın istek halinde davacı ...’a iadesine, 26.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.