11. Hukuk Dairesi 2023/2791 E. , 2024/4987 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1565 Esas, 2022/2001 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/374 E., 2021/961 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge A
**11. Hukuk Dairesi 2023/2791 E. , 2024/4987 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1565 Esas, 2022/2001 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/374 E., 2021/961 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Çin’de mukim Hebei ding Yan Metal Sales CO LTD. ile 17.01.2020 tarihinde 50 ton bakır telinin 150.000 USD bedel ile Türkiye’ye satışı ile ilgili sözleşme imzaladıklarını, yükün deniz yoluyla Çin’in Xingang Limanından Haydarpaşa limanına taşınması konusunda mutabık kalındığını, taşıma şartları gereği satıcının üzerinde olması ve ödemenin %20'sinin yüklemeden önce %80'inin geminin varış limanına yanaşmasına müteakip konşimento kopyasının taşıyana iletilmesi üzerine beş gün içinde yapılmasının kararlaştırıldığını, satış sözleşmesinde belirlenen şartlara uygun olarak müvekkili şirket tarafından 11.03.2020 tarihinde satıcı firmaya emtia bedelinin %20’sinin ödendiğini, yükün YMLUM 235104787 nolu konşimento tahtında Yang Ming Anadolu Gemi Acenteliği A.Ş. (taşıyan) aracılığıyla 12.04.2020 tarihinde BEAIU2337050 numaralı konteynere ve CAIU 6479783 numaralı konteynere yüklendiğini, Hebei Ding Yan tarafından düzenlenen çeki yük listesinde ve konşimento ile diğer kayıtlarda sabit olduğunu, yükleme sırasında düzenlenen belgeler ile VGM raporu uyarınca BEAU 2337050 numaralı konteynerdeki yükün 75286 ve CAIU 6479783 numaralı konteynerdeki yükün 25.276 kg olduğunun belirtildiğini, taşıyan acentesi Arkas Denizcilik A.Ş. tarafından düzenlenen ve gümrük müdürlüğüne ibraz edilen transiz refakat belgesinde yüke ilişkin belgelerin de raporla doğru orantılı olarak yapıldığını, yükün 05.06.2020 tarihinde Haydarpaşa limanına vardığını, müvekkilinin yükü kontrol etmek istediği halde izin verilmediğini, bedelinin 08.06.2020 tarihinde tam ve eksiksiz ödendiğini, gümrük müdürlüğü tarafından yapılan kontrolde her iki konteynerin açıldığını, BEAU 2337050 konteynerde 310 kg, CAIU 6479783 numaralı konteynerde ise 330 kg olmak üzere toplam 640 kg bakır cinsi emtianın bulunduğu tespit edildiğinden gümrük müdürlüğünce fahiş ağırlık farkı sebebiyle konteynerlere el konulduğunu, müvekkilinin davalıların acentelerine ve taşıyanlara ihtarname gönderdiğini, cevap verilmediğini, inceleme süresince yükün ardiye masraflarının da oluştuğunu ve 33.483 TL ödeme yapıldığını, yükün Xingang Limanından 50.552 kg ile gemiye yüklendiğini, ancak varış limanında 49912 kg yükün eksik olduğunun belirlendiğini, İstanbul Anadolu CBS’na 2020/158853 soruşturma numarasıyla şikayette bulunduklarını, soruşturmanın devam ettiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 1178 inci maddesi gereğince taşıyanın bu malın eksikliğinden sorumlu olduğunu belirterek 150.000,00 USD ve 33.483,00 TL zararlarının davalılardan temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davada esas taşıyan YANG MING MARİNE TRANSPORT CORPARATİON ile yapılan incelemede konşimentonun orijinal konşimento olmadığının belirlendiğini, ön yüzünde Yang Ming adına acente Huan Ming İnternational Shipping Agency CO LTD., arka yüzünün ise davacı tarafından imzalanmış konşimento olduğunu, davacı tarafından imzalanan konşimentonun arka yüzünde 26 ıncı maddesinde de Londra Yüksek Mahkemesinin yetkili kılındığını, Londra Yüksek Mahkemesinin yetkili olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesini istediklerini, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (5718 sayılı Kanun) m. 47 gereğince Türk Mahkemelerinin yetkisizliğinin bulunduğunu, sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin yetkili olabileceğini, boşaltma limanının Haydarpaşa limanı olduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi olması gerektiğini, davalının yerleşim yerinin Güney Korede mukim şirket olması nedeniyle yetkili mahkemenin Güney Kore mahkemeleri olduğunu, davacının davasının Baltıc South gemisi Donatanı Xıang L51 HK Internatıonal'a izafeten ve kendi adına asaleten Yang Mıng Anadolu Gemi Acenteliği A.Ş.’ye ve yine aynı donatana izafeten acentesi Arkas Denizcilik ve Nak. A.Ş.’ye yönelttiğini, 6102 sayılı Kanun'un 105 inci maddesi ile acenteye yalnızca aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmeler ile ilgili dava açılabileceğini, donatana izafeten davalılara husumet yöneltilemeyeceğini, sözleşmeye aracılık etmediklerini, davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini, taraflar arasında 12.08.2020 tarihli sulh sözleşmesi yapıldığını ve satıcının davacının tüm zararlarını 500.000 Çin Yuan karşılığında ödediğini, esas yönünden de konteynerlerin satıcı / taşıtan tarafından yüklendiğini, istiflendiğini ve sayıldığını, shippers/ load and count ve STC yani said to contain ibarelerinin yer aldığını, davacının konşimentodaki ağırlığın taşıtan tarafından taşıyana bildirilen ağırlık olduğunu bilmesi gerektiğini, dökme yük taşımalarında görülen yük eksikliğine ilişkin uygulamaların bu taşımada uygulanamayacağını, konteynerin taşıtana iletilerek kendi tesislerinde doldurulduğunu, içeriğinin de taşıtan tarafından beyan edildiğini, konteyner içerisinde bakır tel miktarının VGM belgesi ve satıcı tarafından düzenlendiğini, konşimento 9 uncu maddesinde yer alan konteyner içeriğini belirten diğer niteliklerin tacir tarafından sağlandığını, taşıyanın bundan haber ve sorumluluğunun olmadığını, mühür bozulmadan taşıma yapılırsa hasardan sorumlu olmayacağının beyan edildiğini, mühürlü bir şekilde teslim edilen konteynerden sorumlu olmayacağını, konteynerde hasar bulunmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 1185 inci maddesi gereğince zarar ve hasardan sorumluluğunun bulunmadığını, usulüne uygun bir ihbar yapılmadığından davacının davasının reddinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/11349 E., 2014/1461 K. sayılı kararında yabancılık unsuru bulunan davalarda yetki konusu ele alınarak yabancılık unsuru olan anlaşmalarda tacirler arasındaki yetki itirazında yer Mahkemesinin belirlenmesine ilişkin .6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) hükümlerine başvurulamayacağının belirtilmiş olduğu, Türk Mahkemelerinin yargı hakkının bulunması yani milletlerarası yetkisi 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde dava şartı olarak düzenlendiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem şartlarının tüketici işlemlerinde uygulanması düşünülen hükümler olup tüketicilerin korunmasının amaçlandığı, 5718 sayılı Kanun'un 5 ve 6 ıncı maddeleri değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki sözleşme ve Deniz Ticaretinin uygulama ve teamüllerine göre 6098 sayılı Kanun 20 inci maddesi ve devamına göre genel işlem şartlarının kamu düzenini oluşturmayacağı ve kamu düzenine dayanılmasının mümkün olmadığı, Ticaret Kanunu hükümlerine göre yapılan yargılamada tacirler arasında yapılacak işlemlerde genel işlem şartlarının uygulanması mümkün olmadığı, uyuşmazlık konusu taşıma bakımından düzenlenen Konişmentonun 26 ıncı maddesinde konşimentonun İngiliz yasalarına tabi olarak yorumlanıp, buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar başka bir ülke mahkemesinin kaza dairesi hariç tutularak Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin kaza yetkisine tabii olacağının yazılı olduğu, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisinin mevcut olduğu, davada münhasır yetki veya ve kamu düzeni sözkonusu olmadığı, yetkili kılınan mahkemenin belirli bulunduğu, sözleşmenin taraflarının tacir olduğu, tacirler arasında 6102 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinden 6098 sayılı Kanun 20 inci maddelerinin uygulanma olanağı bulunmadığı, buna göre yetki sözleşmesi geçerlilik koşullarını taşımakta olduğu, bu kapsamda konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka ve dosya gerçeklerine aykırı olduğunu, taraflar arasında varlığı iddia olunan yetki sözleşmesinde müvekkili şirket yetkilisinin imzası ve kaşesinin bulunmadığını, varlığı iddia olunan yetki sözleşmesinde mahkemenin belirlenmediğini ve yetki şartında asimetrik yetki kaydı niteliği bulunduğunu ve genel işlem şartına aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava dışı satıcıdan satın aldığı emtianın fahiş oranda eksik teslim edilmesinden kaynaklanan ve emtianın gümrükte tutulmasından kaynaklanan zararlarının tazmini talebini izafeten ve asalaten davalılara yöneltemeyeceğinden ve davacının dava dışı satıcıdan 500.000 Çin Yuanı karşılığında zararını tazmin etmesi nedeniyle dava açmakta hukuki yararı da bulunmadığı gibi nedenlerde dikkate alınarak davacı tarafından tamamen kötüniyetli ve haksız olarak müvekkilleri aleyhine dava açıldığından davalı aleyhine disiplin para cezasına ve müvekkilleri ile aralarında kararlaştırılan vekalet ücretinin tamamının ödenmesine karar verilmesi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının eldeki davanın İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin görev alanına girmediğini iddia etmiş ise de, dosya içerisinde İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin kendisini görevsiz saydığına ilişkin bir kayıt bulunmadığından bu durumun tek başına Türk mahkemelerini yetkili kılan bir husus olmadığını, bu nedenle mahkemece milletlerarası yetki itirazı kabul edilerek davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, yetki şartının geçerli olmasına, uyuşmazlığın Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir işlemden kaynaklanmamasına, deniz ticaretiyle ilgili özel hukuka ilişkin olmasına, davalıların dava konusu taşımaya acente olarak aracılık etmemiş olmalarına, davanın açılmasında davacının kötüniyetli olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, deniz taşımasında emtianın eksik tesliminden kaynaklanan zararın ve emtianın gümrükte tutulmasından kaynaklı zararın tazmini istemine ilişkin talebin çözümünde Türk Mahkemelerinin görevli ve yetkili olup olmadığı, somut olaya Türk Hukukunun uygulanıp uygulanmayacağı noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 5718 sayılı Kanun'un 5, 6 ve 47 nci maddeleri. 3.6102 sayılı Kanun'un 105, 1178 ve 1185 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.