Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2966 E. , 2024/4598 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/2966 Karar No:2024/4598 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Petrol ve Cihazları Gıda Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu iste
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2966 E. , 2024/4598 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/2966 Karar No:2024/4598 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Petrol ve Cihazları Gıda Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: LPG bayilik lisansı sahibi davacıya ait otogaz istasyonunda 02/07/2008 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, LPG tüpü dolumuna yarayan aparat bulundurulduğunun tespit edildiğinden bahisle, 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca 250.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ...sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacı şirkete ait otogaz istasyonunda tüp dolumuna yarayan teçhizat bulundurulduğunun istasyonda tutulan tutanak ile sabit olması karşısında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, her ne kadar davacı tarafından 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'na göre soruşturma zamanaşımı süresinin geçtiğini ileri sürülmüş ise de, anılan Kanun'un 20. maddesinde, soruşturma zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idarî para cezasına karar verilemeyeceği, soruşturma zamanaşımı süresinin Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde beş yıl olduğunun düzenlendiği, dava konusu fiil tarihinin 02/07/2008, dava konusu işlem tarihinin ise 01/11/2011 olduğu dikkate alındığında, söz konusu iddiaya itibar edilmediği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 7164 sayılı Kanun ile lehe düzenlemelerin getirildiği, aykırılığın giderilmesine ilişkin ihtar gönderilmediği, yetkililerin yokluğunda denetim yapıldığı, soruşturma yapılmaksızın idari para cezası verildiği, söz konusu cezanın zamanaşımına uğradığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : ESAS YÖNÜNDEN MADDİ OLAY: Davacıya ait otogaz istasyonunda 02/07/2008 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, LPG tüpü dolumu yapmaya yarayan aparat bulunduğunun tespit edilmesi üzerine 5307 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasının (4) numaralı alt bendinin ihlal edildiğinden bahisle, aynı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca ...tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla davacıya 250.000,00-TL idari para cezası verilmiştir. Bunun üzerine anılan Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde, otogaz bayilerinin, "Otogaz istasyonlarında LPG tüpü dolumu ve satışı yapmamak, LPG tüpü dolumuna yarayan hiçbir alet, makine ve teçhizatı istasyon dâhilinde bulundurmamak" ile yükümlü oldukları, dava konusu işleme ilişkin fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendinde, bu Kanun'un 5, 6 ve 7. madde hükümlerinin ihlâli hâlinde sorumlulara ikiyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verileceği kuralı yer almıştır. 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesi yeniden düzenlenmiş ve maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi ile, 7. maddenin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinin ihlâli hâlinde otogaz bayilik lisansı sahiplerine yüzbin Türk Lirasından az olmamak ve beşyüzbin Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu LPG piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde onu oranında idarî para cezası uygulanacağı kurala bağlanmıştır. 7164 sayılı Kanun'un 37. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. maddesinin ikinci fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kurul kararına bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış olan idarî para cezaları, işlenen fiil için bu Kanunla birlikte daha düşük bir idarî para cezası uygulanmasının öngörülmesi hâlinde, ilgili vergi dairesince 16. maddenin ilgili bentlerinde belirlenmiş olan asgarî maktu hadden tahsil edilir. Kısmen veya tamamen tahsil edilen idarî para cezaları iade edilmez." kuralına yer verilmiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında da, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 5307 sayılı Kanun'un fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle 16. maddesinde "idarî para cezaları", 17. maddesinde ise "lisans iptali" düzenlenmiştir. Gerek idarî para cezasının, gerek lisans iptalinin birer idarî yaptırım olduğunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak, 5307 sayılı Kanun'da idarî para cezaları ile lisans iptali farklı usul ve esaslara bağlanmıştır. Bu bağlamda, 5307 sayılı Kanun'un idarî para cezaları dışındaki idarî yaptırımları (idarî tedbirleri) düzenleyen 17. maddesinde, lisans iptali için soruşturma yapılması zorunlu görülmüş olmasına rağmen, idarî para cezalarını düzenleyen 16. maddesinde, lisans sahibi olan ve olmayanlar yönünden herhangi bir ayrıma gidilmeden, soruşturma yapılması idarî para cezası verilebilmesinin ön koşulu olarak belirtilmemiştir. Bununla birlikte, idarî para cezalarının uygulanabilmesi için soruşturmanın zorunlu olmamasına karşılık, gerektiğinde soruşturma yapılabileceği de kuşkusuzdur. Öte yandan, her ne kadar 30/08/2014 tarih ve 29104 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davalarda, Dairemizin muhtelif kararlarıyla, "...5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinde idarî para cezası uygulanabilmesi için ön araştırma ve soruşturma prosedürü uygulanması zorunlu tutulmamış ise de; davalı idarece Kanun'un 18. maddesi uyarınca çıkarılan yönetmelikle, idarî para cezaları bakımından da soruşturma yapılması gerektiği yönünde düzenleme getirildiği dikkate alındığında, Yönetmelikte öngörülen genel soruşturma usulünün idarî para cezaları bakımından da uygulanması gerektiği açık olup, bu usulün dışına çıkılarak yazılı savunma almak suretiyle idarî para cezası uygulanmasına imkân tanıyan dava konusu düzenlemenin idarî para cezası uygulanmasına ilişkin kısmında da hukuka uygunluk görülme(diği)..." gerekçesiyle yürütmenin durdurulması istemlerinin kabulüne karar verilmiş ise de, dava konusu Kurul kararının anılan yönetmelik değişikliğinin yürürlüğe girdiği 30/08/2014 tarihinden önce tesis edildiği dikkate alındığında, tesis edildiği tarih itibarıyla usule uygun olan Kurul kararının sonraki düzenlemeyle hukuka aykırı hâle gelmeyeceği açıktır. Diğer taraftan, Kanun koyucu tarafından, Kurul tarafından karara bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezalarının, işlenen fiil için 5307 sayılı Kanun'un 7164 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 16. maddesinde daha düşük bir idarî para cezası uygulanması öngörülmüş ise asgarî maktu hadden tahsil edilmesi vergi dairesine bir görev olarak verilmiştir. İlgili vergi dairesinin kanunen üstlendiği bu görevi yerine getirmesi açısından önemli olan husus, idarî para cezasının keşinleşmesi değil, tahsilatının tamamlanmamış olmasıdır. Dolayısıyla söz konusu düzenleme, tamamen tahsilat aşamasına özgü bir kural niteliğindedir. idarî para cezasının iptali istemiyle dava açılsın veya açılmasın, bu kuralın tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezalarına uygulanması vergi dairesi açısından bir zorunluluktur. İlgili vergi dairesi, dava açılıp açılmadığına bakılmaksızın tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezasının miktarında lehe bir değişiklik varsa bunu tespit etmekle ve uygulamakla yükümlü bulunduğundan, tahsilat aşamasına özgü olan anılan kuralın, idarî para cezasının iptali istemiyle açılan davalarda dikkate alınmasına gerek bulunmamaktadır. Bu itibarla, idarî para cezasına konu olan fiilin sübuta ermiş olması ve idarî para cezasının miktarında lehe olan değişikliğin tahsilat aşamasında vergi dairesince dikkate alınacak olması sebebiyle davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.