(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/17407 E. , 2012/43499 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılm
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/17407 E. , 2012/43499 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; müştekilerin ...'daki askeri birliklerine katılmak üzere sanığın da içinde bulunduğu sivil otobüsle Ankara'dan yola çıktıkları, sanığın, müştekilerle yolda tanıştığı, ... Dağ ve Komanda Birliğinde Astbsubay olarak görev yaptığını, orda kendilerine yardımcı olabileceğini, yanında bulunan askerlerin teskere aldıklarını, bu nedenle kendisine bir koruma ve posta gerektiğini, ama bu görev için takım elbise alınmasının zorunlu olduğunu söylediği, paralarının olup olmadığını sorduğu, müştekilerin de paralarının olduğunu belirtmeleri üzerine, "siz paraları bana verin, ... isimli mağazada takım elbise alalım, mağazadakileri ben tanıyorum, bana indirim yaparlar" dediği, müştekilerin de ayrı ayrı 350 TL olmak üzere 700 TL para verdikleri, sanık ve müştekilerin bir yerde durup takım elbise denemeye başladıkları, bir süre sonra sanığın ortadan kaybolduğu olayda dolandırıcılık suçunun işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Dolandırıcılık eyleminin, aynı yer ve zamanda tek bir fiille iki müştekiye karşı gerçekleştirilmiş olması karşısında; sanık hakkında bir kez hüküm kurularak tayin olunan cezanın 5237 Sayılı TCK'nun 43/2. maddesi uyarınca artırılması gerekirken, yazılı şekilde her bir müştekiye yönelik eylemi nedeniyle ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.