11. Hukuk Dairesi 2015/10968 E. , 2016/5507 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/05/2015 tarih ve 2014/229-2015/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layi…
**11. Hukuk Dairesi 2015/10968 E. , 2016/5507 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/05/2015 tarih ve 2014/229-2015/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin ... kod numarası verilen “...” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun yayımlanması üzerine davalının 2001/25423 sayılı “...” ibareli markasını mesnet göstererek başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazın Markalar Dairesi tarafından reddedildiğini, bunun üzerine tekrar aynı istemle itirazda bulunduğunu ve itirazı inceleyen YİDK kararıyla itirazın kabul edilerek müvekkili marka başvurusunun bazı ürün ve hizmetlerde reddedildiğini, kararın hukuka uygun bulunmadığını, başvuru konusu işaretle redde mesnet alınan markaların bütünsel olarak analiz edildiklerinde görsel, sescil, biçimsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri olan doktor ve eczacıları iltibasa düşürebilecek derecede benzer olmadığını, zira ortalama tüketicilerin bu markaların farklı olduğunu derhal ve hiç düşünmeden anlayabileceğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili; başvuru konusu "..." ibareli işaret ile redde mesnet "..." ibareli markaların anlamsal, görsel ve sescil olarak bıraktığı genel izlenimin aynı olduğunu, doktor ve eczacılar dahil ürünlerin ortalama alıcıları nazarında iltibas doğmasının kaçınılmaz olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı TPE vekili; YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; görünüş ve okunuş olarak başvuru konusu işaretin davalı markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, doktor ve eczacılar dahil bu ürünleri reçete ile alan nihai tüketicilerin davacı başvurusu ile redde mesnet davalı markasının farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı, bir kısım alıcıların iki farklı marka karşısında bulunduğunu algılayabilse bile marka ve işaretin birbirleriyle idarî ve ekonomik olarak bağlantılı şirketlere ait olduğu yönünde algılamada bulunulmalarının kaçınılmaz olduğu, bunun öteden beri kullanılan davalı markalarının tüketiciler nazarında tesis ettiği imajın transferi sonucunu doğuracağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.