11. Hukuk Dairesi 2012/16190 E. , 2014/5009 K. "" MAHKEMESİ : KONYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2012 NUMARASI : 2011/170-2012/292 Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/06/2012 tarih ve 2011/170-2012/292 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/03/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. G.. G.. dinlenildikte…
**11. Hukuk Dairesi 2012/16190 E. , 2014/5009 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KONYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2012 NUMARASI : 2011/170-2012/292 Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/06/2012 tarih ve 2011/170-2012/292 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/03/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. G.. G.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Almanya Hof Eyalet Mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleştiğini ileri sürerek, kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6762 sayılı TTK'nın 405/2. maddesine göre pay sahiplerinin şirkete sermaye olarak verdiğini geri isteyemeyeceği, yabancı mahkeme kararının Türk Mahkemesi kararları ile çeliştiği, kamu düzenine aykırılık oluştuğu, benzer davaların reddedildiği, kararın tenfizinin kamu önünde eşitlik ilkesine aykırı bulunduğu, tebligatların Lahey Sözleşmesi'ne uygun olarak yapılmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı, şirket hissesinin davalıya iade edilmeksizin hisse bedeline hükmedilemeyeceği, tenfiz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümlerine göre yapılmadığı, adi posta yolu ile kararın davalıya tebliğ edildiği, dolayısı ile kararın usulünce kesinleşmediği, kesinleşmeyen yabancı mahkeme kararının tenfizinin mümkün bulunmadığı, ayrıca, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının kamu düzenine ilişkin TTK’nın 329 ve 405/2. maddelerine ve anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu ve şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle mükerrer tahsilata neden olunabileceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davaya konu Almanya Stutgart Eyalet Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılama sonucu verdiği kararın dosya içindeki tebliğ belgelerinden anlaşılacağı üzere Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile davalı vekiline dava dilekçesi ve gerekçeli kararın tebliğ edildiği ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunduğu anlaşılmaktadır.