T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/553 - 2026/850 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/553 KARAR NO : 2026/850 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/11/2025 NUMARASI : 2015/95 E. - 2025/436 K. DAVANIN KONUSU : Faydalı Modele Tecavüzün Tespiti (Maddi Tazminat İstemli) Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fi…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/553 - 2026/850 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/553 KARAR NO : 2026/850 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/11/2025 NUMARASI : 2015/95 E. - 2025/436 K. DAVANIN KONUSU : Faydalı Modele Tecavüzün Tespiti (Maddi Tazminat İstemli) Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/11/2025 tarih ve 2015/95 E. - 2025/436 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin TR 2010 05950 Y sayılı cam balkon tekerleği konulu faydalı model belgesine sahip olduğunu, davalı firmanın müvekkiline ait faydalı model konusu ürünün müvekkilinden habersiz ticaretini yaptığını, bu durumun İzmir FSHHM 2015/3 D. İş sayılı dosya ile tespit edildiğini, anılan tespitte davalının elinde 2000 adet ürün bulunduğunun anlaşıldığını, davalı eylemlerinin faydalı modelden doğan hakkın ihlali niteliğinde olduğunun sabit olduğunu ileri sürerek, davalı eylemlerinin davacının 2010 05950 sayılı faydalı modele tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzünün men ve ref-i ne, davada dayanılan 2010 05950 sayılı faydalı modelin davalı yanca üretim ve satışın sonlandırılmasına, faydalı modeli içerir tanıtımın her türlü katalog, broşür, internet sitesi ve tanıtıcı dokümandan kaldırılmasına, tecavüz teşkil eden mahiyette her türlü ticari faaliyetin sonlandırılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL maddi 5.000 TL manevi zararın tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 18.09.2015 tarihli dilekçesi ile tazminat hesabının, dava tarihinde yürürlükte olan 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 140/2(c) maddesine göre, "Patentten doğan hakka tecavüz edenin, buluşu bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre" yapılmasını istemiş, 04/07/2017 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat miktarını 7.766,90 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili, iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, iddia konusu ürünlerin ... Medikal Ltd. Şti.'den temin edildiğini, iddia konusu ürünün patentli olduğunun tespit sırasında öğrenildiğini ve bunun üzerine malların iade edilerek hiçbir şekilde kullanılmadığını, iade faturasının da dosyada bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ürününün 2010/05950 sayılı faydalı modelin koruma kapsamında kalan bir ürün olduğunun belirlendiği, davacı vekilinin, maddi tazminat talebini 551 sayılı KHK m. 140/2-c çerçevesinde talep ettiği, alınan bilirkişi raporlarında 14.738 adet ürün için yoksun kalınan kazancın 7.766,90 TL olabileceği bildirilmiş ise de, davalının resmi ticari kayıtlarında mevcut olmayan yaklaşık 245.333 + 235.447 adet olmak üzere neredeyse 500.000 adet gold ve zamak olarak bilinen tekerler, şirketin gayri resmi bir şekilde tuttuğu kayıtlarda tespit edildiği, dolayısıyla sadece ticari kayıtlara dayalı olarak belirlenen 14.738 adet tekerin hiçbir şekilde davalının gerçek satış rakamları olmayacağı, alınan 11/06/2025 tarihli ek raporda da toplam 14738 adet karşılığı 16.183,60 TL dışarıya ödeme yapıldığı, 2010, 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yılları için Ortalama Genel Gider hariç Faaliyet Karı Oranı (= FK/NSG) %2,314 üzerinden (= 16.183,60 TL x 1,02314) 16.558,09 TL ciro üzerinden ve üretici olmadığından %4 davacı faydalı model lisans oranının uygun olacağı ve sonuç olarak maddi tazminat miktarının 662,32 TL olarak hesaplanacağının bildirdiği, bu bağlamda tespit edilebilen bu sayının, davalının elde ettiği asgari haksız kazanç olduğunun kabulü ile davalının ticari faaliyetlerinin büyüklüğünün oranı da gözetilerek hakkaniyete uygun bir şekilde bu miktarlar üzerinden varsayımsal bir yıllık satış miktarı ve buna bağlı olarak ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi de gözetilerek, 5.000,00 TL maddi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı, dava konusu faydalı modelin davalı yanca "ürün kullanımı" şeklinde kullanılması, davacı ile aynı sektörde faaliyette bulunan davalının, davacı faydalı model koruma kapsamındaki ürünü kullanmasının manevi olarak davacının ticari itibarını zedelediği, ihlâl olunan hakkın mahiyeti, ihlalin etkileri, ihlalin ulaştığı kitle, fiilin ve kusurun ağırlığı, paranın satın alma gücü, ibraz olunan belgeler ve eylemin gerçekleştirilme biçimi karşısında; manevî tazminat miktarının 3.000,00 TL olarak saptanmasının hakkaniyete uygun olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı eylemlerinin davacının 2010 05950 sayılı faydalı modelin 2 nolu istemine tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının davacıya ait faydalı modelin 2 nolu istemine tecavüzünün men ve ref-i ne, davada dayanılan 2010 05950 sayılı faydalı modelin 2 nolu istemini içerir üretim ve satışın sonlandırılmasına, davada dayanılan 2010 05950 sayılı faydalı modelin 2 nolu istemini içerir tanıtımı her türlü katalog, broşür, internet sitesi ve tanıtıcı dokümandan kaldırılmasına, 2 nolu istemi içerir ve tecavüz teşkil eden mahiyette her türlü ticari faaliyetin sonlandırılmasına, 5.000,00 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminatın 02/02/2015 tarihinden itibaren ticari işlere uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, faydalı modelin "ana gövdesi" (1. istem) hükümsüz kılındığından, hukuki ve maddi dayanağı kalmayan davanın esastan reddi gerektiğini, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2016/252 E. sayılı dosyası ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6962 K. sayılı kesinleşen ilamı ile 1 No’lu (ana) istemin hükümsüz olduğuna karar verildiğini, ana istemin ortadan kalktığı bir durumda, sadece bu ana isteme bağlı "tali" bir unsurun (2. istem) ayakta kalmasının, davanın esastan kabulü için yeterli olmadığını, müvekkilinin üretici değil satıcı olduğunu, "kötüniyet" ve "kusur" şartının gerçekleşmediğini, müvekkilinin tazminatla sorumlu tutulabilmesi için, dava konusu ürünlerin taklit veya haksız olarak üretildiğini bildiğinin ya da somut olayın özellikleri gereği bunu bilmesinin kendisinden beklenebileceğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, müvekkilinin davacı tarafın ihlal iddiasından haberdar olur olmaz, henüz dava sonuçlanmadan dahi, iyi niyetli ve basiretli bir tacir refleksiyle söz konusu ürünlerin satışını derhal durdurmuş, stoklarında bulunan ürünleri tedarikçisine iade etmiş ve uyuşmazlığı büyütmekten kaçınarak ürünleri piyasadan tamamen çektiğini, tazminat hesabının farazi olduğunu, somut verilere dayanmadığını, hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının, bilimsel verilere ve hakkaniyete aykırı olduğunu, hükmedilen tazminatlara, "ticari işlerde uygulanan en yüksek faiz" (avans faizi) yerine, "yasal faiz" uygulanması gerektiğini, mahkemenin kabul/ret oranının maddi gerçeğe uygun olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, faydalı model belgesine tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalıda tespit edilen ürününün, davacının 2010/05950 sayılı faydalı modelinin koruma kapsamında kalan bir ürün olduğunun dosya kapsamında alınan ve dosya kapsamı ile uyumlu bulunan bilirkişi raporu ile belirlendiği, her ne kadar davacının faydalı modelinin 1 nolu istemi hükümsüz kılınsa da 2 nolu isteminin ayakta olduğu ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/4919 Esas ve 2024/6962 Karar sayılı kararı kapsamında tek başına korunacağı, mahkemece belirlenen maddi ve manevi tazminat tutarlarının dosya kapsamı ile hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.