İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:08/12/2022 DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:20/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:05/05/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksik…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:08/12/2022 DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:20/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:05/05/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araca, davalılardan ...'ın sürücüsü, davalı ... Sigorta AŞ'nin trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın ardından davacı zararın tazmini için davalı sigorta şirketine başvurduğunu, ancak sigorta şirketi tarafından kaza tespit tutanağında kusurlu gözüktüğü gerekçesiyle hak talebinde bulunamayacağı cevabı aldığını, iş bu kaza tutanağında hata yapıldığını, sokak isimlerinin hatalı yazılmasının faturasının müvekkiline ödetilmeye çalışıldığını, bu sebeplerle keşif yapılarak ve bilirkişi raporu aldırılmasını ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL tazminatının yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... Sigorta AŞ vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz yerde açıldığından reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirketin yokluğundan yaptırdığı tespitin delil niteliği olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, taleple bağlılık ilkesi gereği, yargılama sonucunda müvekkili şirket aleyhine karar verilecek ise de tazminat tutanağı dava dilekçesinde harca yatırılan tutarı geçemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araçta değer kaybı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla hesaplama yapılacak ise KDV hariç hesap yapılması gerektiğini, anlaşmalı servisin sigortalıdan onay almadan hiçbir işlem gerçekleştiremeyeceği gibi, eksper ile servis arasındaki iskonto ise başvuran tarafın lehine olup başvuran onay verdikten sonra müvekkil şirketten iskonto farkının talep edilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu kazanın haksız fiilden kaynaklanmış olduğunu, ticari iş olarak nitelendirilemeyeceğini beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ... davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin taraf ehliyeti olmadığını ve davanın doğrudan sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın usul açısından reddi gerektiğini, tensip tutanağında dava konusu sigorta olarak belirlendiyse de karşı tarafın taleplerinin dava konusunu aştığından ve hepsini tek dava dilekçesiyle ortaya koyarak usul hukukuna aykırı davrandığını, iş bu davada taraf ehliyeti olmadığını ve davanın doğrudan sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağı incelendiğinde tarafına kusur atfedilmediğini, davacı tarafın kaza oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini beyanla davanın reddini istemiştir. DELİLLER: Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi'ne, Sigorta Şirketine ve Noterler Birliğine yazılan müzekkere cevapları, keşif ve bilirkişi raporu, kaza tespit tutanağı, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; mahkemece davacının değer kaybı ve tamirat bedeline ilişkin tazminat talebi yönünden yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda hesaplama yapıldığı ve mahkemenin kusur değerlendirmesiyle uyuşan davacı vekilinin ıslah dilekçesinde belirttiği oranlarda toplam tazminat miktarından davacının kusuru oranında (%30) indirim yapılarak ıslahla talep edilen miktar üzerinden davanın kabulü ile 49.706,19 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda ilk kaza tespit tutanağının neden iptal edildiğinin açıklanmadığını, kaza tespit tutanağı incelendiğinde tarafına kusur atfedilmediği, dava tarafın kazada %100 kusurlu olduğunun görüleceğini, üstelik davacı tarafından kaza tespit tutanağına itiraz edilmediğini, kusur oranlarını kesinlikle kabul etmediklerini, kazada kusurunun olmadığını, yapılan hasar tespitini kabul etmediklerini, yapılan hesaplamanın fahiş olduğunu, Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadan karar verildiğini, bu durumun bozma sebebi olduğunu, bu olay sebebiyle iki küçük çocuğunun mağdur olduğunun ortada olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; aleyhe hususları kabul etmediklerini, lehe olan hususlara bir diyeceklerinin bulunmadığını, davanın yetkisiz yerde açıldığından reddi gerektiğini, başvuru şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekirken hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur incelemesi yönünden Adli Tıp Kurulu Trafik İhtisas Kurumundan rapor alınması taleplerinin dikkate alınmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kasko şirketi olan ... Sigorta AŞ tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla iskontosuz ve KDV dahil araç hasarı hesaplayarak rapor oluşturulmasının hatalı olduğunu, araçta değer kaybı bulunmadığından davanın reddi gerekirken hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili davalıların istinafına cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı tarafların istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen usule ilişkin olan iddia ve itirazların bu aşamada dinlenilmesi gerektiğini, dosya incelendiğinde karşı tarafın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulundan rapor alınması yönündeki taleplerinin söz konusu yargılamaya bir yenilik getirmeyeceğinin açık olduğunu, karşı tarafın dosyanın başkaca kurula gönderilse dahi burada da yine kusur oranı ile ilgili bir değerlendirme yapılamayacağından kararın yerinde olduğunu, karşı tarafın söz konusu kararının eksik incelemelerle verildiği iddiasının yerinde olmadığını, davacının hiçbir sigorta şirketinden bir ödeme almadığını, davacının kusursuz olmasına rağmen sokak numarasının yanlış yazılması neticesinde kusurlu gösterildiğini ve tazminat taleplerinin yerine getirilmeyerek mağdur edildiğini beyanla davalıların istinaf taleplerinin reddini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacının kullandığı araca, davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş, davacı aracında meydana gelen hasar ve değer kaybına ilişkin maddi tazminat talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalı ... tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda; 1-Dosya içeresindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde ilk derece mahkemesince tarafların kusur oranlarını gösterir şekilde (%) yüzdesel kusur oranlarını gösterir şekilde bilirkişiden kusur raporu alınmamış ise de kazadan sonra taraflarca düzenlenen trafik kazası tespit tutanağına göre; davacı "... plakalı aracımla ... Sokaktan gelirken ... Sokak ... plakalı araç kavşak bitiminde önce önden sonra aracıma arkadan çarptı. Ben ... Sokaktan sağdan gelerek kullandım." şeklindeki beyanı ile, "... plakalı araç sürücüsü davalının, aracımla ... Sokaktan direk giderken ... Sokaktan gelen ... plakalı araçla çarpıştık" şeklindeki beyanları ve kaza tespit tutanağı krokisi incelendiğinde; davalı ... plaka sayılı araç sürücüsünün gidiş istikametine göre DUR tabelasının bulunması, davacının sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın davalının sürücüsü olduğu araca göre sağdan geldiği dikkate alındığında, yolun öncelik hakkının ... plaka sayılı araçta olduğu anlaşıldığından, davalı sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde %70 oranında kusurlu kabul edilmesi ve ilk derece mahkemesince atfedilen kusur oranı fazla görülmemiştir. Davacı tarafında ilk derece mahkemesince kabul edilen kusur oranlarına karşı istinaf başvurusunun olmadığı gözetilerek davalıya atfedilen kusur oranı da fazla olmadığından yeniden bilirkişi raporu alınması için kararın kaldırılmasına yer olmadığı kanaati ile davalılar vekillerinin tarafın kusur oranına yönelen istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-İstinaf talebinde bulunan davalı ... ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, hükme esas alınan hasar tutarı ve değer kaybının tespitine ilişkin bilirkişi raporlarının dosya kapsamı, dava konusu kazanın meydana geliş şekli ve davacının aracında meydana gelen hasar ve hasarlanan parçaların değerinin belirlenmesinin piyasa şartlarına uygun olduğu, değer kaybı tazminatının yerleşik Yargıtay kararlarına uygun olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunun taraf ve istinaf denetimine açık hükme esas almaya elverişli olduğu, ilk derece mahkemesince faize hükmedilmediğinden faiz başlangıç tarihine yönelen istinaf itirazının yerinde olmadığının anlaşılmasına göre ilk derece mahkemesince, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davalı ... ve ... Sigorta AŞ vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ...'ın tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... ve davalı ... Sigorta AŞ tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 492,00'şer TL istinaf yoluna başvuru harcı ile davalı ...'ın yatırdığı 849,00 TL istinaf karar harcı ve davalı ... Sigorta AŞ'nin yatırdığı (330,00 TL + 518,19 TL) 848,19 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.698,24 TL istinaf karar harcının davalılardan müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 4-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 20/04/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi. ...