10. Ceza Dairesi 2023/13435 E. , 2024/24254 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/29111 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59154 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.
**10. Ceza Dairesi 2023/13435 E. , 2024/24254 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/29111 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59154 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59154 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuk hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç sebebiyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez yargılama konusu suçtan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, Aydın Çocuk Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, Suça sürüklenen çocuk hakkında ilk kez 25.02.2019 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13.03.2019 tarihli ve 2019/4560 soruşturma, 2019/150 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun yükümlülüklerine uymaması sebebiyle açılan kamu davası sonunda, suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına ilişkin Aydın Çocuk Mahkemesinin 21.02.2020 tarihli ve 2019/388 Esas, 2020/103 Karar sayılı kararına karşı Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan itirazın kabulü ile suça sürüklenen çocuğun etkin pişmanlık göstermek suretiyle işlediği suçu kendi beyanı ile ortaya çıkarmış olmasından dolayı 5237 sayılı Kanun'un 192/2. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair Aydın Çocuk Mahkemesinin 16.12.2020 tarihli ve 2020/161 Esas, 2020/431 Karar sayılı kararının istinaf edilmeksizin kesinleştiği, bu nedenle Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca suça sürüklenen çocuk hakkında işbu yargılama dayanak gösterilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince açılan kamu davası üzerine İzmir Aydın Çocuk Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli mahkûmiyet kararına karşı kanun yararına bozma talebinde bulunulmasına karar verildiği anlaşılmakla; Önceden açılan kamu davası sonunda sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş olması sebebiyle, sanığın 03.02.2020 tarihli eyleminin, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13.03.2019 tarihli ve 2019/4560 soruşturma, 2019/150 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali mahiyetinde olduğu ve ayrı bir soruşturma veya kovuşturma konusu yapılamayacağı gözetilerek bu eyleme konu suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 03.02.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturmada, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 21.07.2020 tarihli ve 2020/13901 Soruşturma, 2020/3557 Esas, 2020/189 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Aydın Çocuk Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.03.2021 tarihli ve 2020/299 Esas, 2021/109 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. Aydın Çocuk Mahkemesinin 16.12.2020 tarihli ve 2020/161 Esas, 2020/431 Karar sayılı kararının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 25.02.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 13.03.2019 tarihli ve 2019/4560 Soruşturma, 2019/150 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca, beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 29.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 2. Şüphelinin 05.06.2019 tarihinde yeniden aynı nev'i suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararı kaldırılarak Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 05.09.2019 tarihli ve 2019/4560 Soruşturma, 2019/5615 Esas, 2019/261 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Aydın Çocuk Mahkemesinin 21.02.2020 tarihli ve 2019/388 Esas, 2020/103 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 31/2, 62/1 ve 50/3. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına, 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, Cumhuriyet savcısının karara itiraz ettiği, 4. Aydın Çocuk Mahkemesinin 16.12.2020 tarihli ve 2020/161 Esas, 2020/431 Karar sayılı kararı ile, herhangi bir işlem tesis edilmeden önce resmi makamların uyuşturcudan haberdar olmadığı aşamada, uyuşturucu kullandığını beyan ederek suçunun ortaya çıkmasını sağladığı gerekçesiyle, 5237 sayılı TCK'nın 192/2. maddesi uyarınca "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verildiği, kararın, 12.01.2021 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosya kapsamına göre; Sanık hakkında doğrudan kamu davası açılmasına dayanak olarak alınan, önceden 25.02.2019 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13.03.2019 tarihli ve 2019/4560 Soruşturma, 2019/150 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı takiben, şüphelinin erteleme süresi içerisinde aynı nitelikteki suçu yeniden işlemesi nedeniyle kamu davası açılması üzerine, Aydın Çocuk Mahkemesinin 16.12.2020 tarihli ve 2020/161 Esas, 2020/431 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 192/2. maddesi uyarınca "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, bu haliyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi nedeniyle, verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliğinin kalmadığı anlaşıldığından; Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma kararı" verilerek, sanık hakkında 03.02.2020 tarihli suç nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiğinden, sanığın mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerindedir. Ancak; Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca 06.09.2022 tarihli ve 2022/19398 Soruşturma, 2022/660 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, Aydın Çocuk Mahkemesinin 2020/161 Esas ve 2020/431 karar sayılı dosyasındaki 05.06.2019 tarihli eylem ile inceleme konusu 03.02.2020 tarihli eylemin erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geldiği, erteleme kararının bu iki eylemi de kapsadığı, erteleme kararının kesinleşmesi tarihine kadar tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabulü gerektiği anlaşıldığından; Mahkemesince, erteleme kararının verildiği soruşturma dosyasının dosya arasına alınması, kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması halinde 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilerek, karardan bir örneğinin dava açılmamış ise Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/19398 Soruşturma dosyasına gönderilmesi, kamu davası açılmış olması halinde ise 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında değerlendirme yapılmak üzere ilgili mahkemesine gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Aydın Çocuk Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ve 2020/299 Esas, 2021/109 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.