11. Hukuk Dairesi 2010/3467 E. , 2011/8636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/11/2009 tarih ve 2007/141-2009/683 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2010/3467 E. , 2011/8636 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/11/2009 tarih ve 2007/141-2009/683 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin oğlu 1982 doğumlu ...’ın 04/10/1998 tarihinde banliyö treninde yolcu iken tren kazası geçirdiğini, bağ ayağının diz altından koptuğunu, %42 oranında malul olduğunu, ömür boyu başkasına muhtaç şekilde yaşayacak oğlunun bu hali nedeniyle manevi acı ve elem duyduğunu ileri sürerek, 6.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden 31/12/1999 tarihine kadar reeskont, bu tarihten sonra işleyecek avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının oğlunun tren kazası sonucunda sağ bacağının diz altından kesildiği, maluliyetinin %42 oranında olduğu, maddi, manevi tazminat ve protezle ilgili tedavi giderleriyle ilgili davalarda davalının Mehmet’e tazminat ödemesine karar verildiği, cismani zarara uğrayanın çok yakınlarının da aynı eylem nedeniyle hukuken korunan ruhi ve asabi bütünlüğü ağır bir şekilde haleldar olmuşsa manevi tazminat talebinde bulunabileceği, BK’nun 47. maddesi gereğince uygun illiyet bağı ile hukuka aykırılık bağı koşullarının gerçekleştiği ve davacının doğrudan doğruya manevi zarara maruz kaldığı anlaşıldığı gerekçesiyle takdiren 3.500 TL manevi tazminatın olay tarihinden 31/12/1999 tarihine kadar reeskont, bu tarihten sonra değişen oranlarda avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11/07/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.