11. Hukuk Dairesi 2021/3629 E. , 2022/7317 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10.01.2019 tarih ve 2017/326 E- 2019/9 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 20.01.2021 tarih ve 2019/528 E- 2021/16 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi dava…
**11. Hukuk Dairesi 2021/3629 E. , 2022/7317 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10.01.2019 tarih ve 2017/326 E- 2019/9 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 20.01.2021 tarih ve 2019/528 E- 2021/16 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin ARÇELİK ve ÇELİK ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının 21.07.2017 tarihinde "ÇELİKLEŞTİRİYORUZ" ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2015/62742 kod numarası verilen başvuruya müvekkilince iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayanarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunulduğunu, itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından kısmen yerinde görüldüğünü ve dava konusu başvuru ile müvekkiline ait 2002/29662 sayılı marka arasında iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle başvuru kapsamından 42. sınıfta yer alan bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, oysa başvuru konusu işaretin, müvekkilinin itirazına mesnet tüm markaları ile görsel ve sesçil olarak aynı umumi intibayı bıraktıklarını, bu nedenle başvurunun tescilinin müvekkilinin ARÇELİK ve ÇELİK esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet vereceğini, anılan markanın müvekkili markasının ününden yararlanabileceğini, emsal alınabilecek birçok kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2017-M-5903 sayılı kararının iptaline, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan emtia yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının da somut olayda gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.