11. Hukuk Dairesi 2020/7129 E. , 2023/1075 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1786 Esas, 2020/578 Karar DAVA TARİHİ : 02.10.2015(Asıl dava), 09.08.2016(Birleşen dava) HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/23 E., 2018/326 K. BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/845 Esas Taraflar arasındaki itirazın iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derec
**11. Hukuk Dairesi 2020/7129 E. , 2023/1075 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1786 Esas, 2020/578 Karar DAVA TARİHİ : 02.10.2015(Asıl dava), 09.08.2016(Birleşen dava) HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/23 E., 2018/326 K. BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/845 Esas Taraflar arasındaki itirazın iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanların reddine karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun asıl ve birleşen dava yönünden esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; bazı bankaların Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredildiğini, daha sonra ...Bank bünyesinde birleştirilen Yurtbank,... ve Egebank gibi bankaların yönetim ve denetiminin fon tarafından devralınmasından sonra davalı hakkında off-shore hesapları ile ilgili davalar açıldığını, ... Bank tarafından ödenen paraların çekince konmak suretiyle hisse devir sözleşmesi gereğince davalıya ödendiğini, hisse devir sözleşmesinin bugünkü şartlar altında değerlendirilmesi halinde TMSF aleyhine sonuçlar doğurduğunu, sözleşmedeki her türlü borç ibaresinin off-shore hesaplarından doğacak borcu kapsamadığını, yapılan ödemeler ile ilgili başlatılan takibe itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. 2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde, ... Bank bünyesinde devren birleştirilen Yurt Bank, Sümer Bank, Ege Bank gibi bankaların yönetim ve denetiminin fon tarafından devir alınmasından sonra bu bankalarda bulunan hesapların Off -Shore Bankalarına havale edildiği iddiasıyla ... Bank A.Ş. aleyhine davalar açıldığını, açılan davalarda hesaplardaki paraların banka dışına gönderilmediği, havale görünümü altında mevduat toplandığı gerekçesiyle davaların kabul edildiğini, bu davalarda verilen kararlarla ilgili olarak TMSF tarafından ... Bank'a çekince konularak ihtirazi kayıtla ödemeler yapıldığını, bu şekilde yapılan ödemelerden hisse devir sözleşmesine dayanılarak TMSF'den talepte bulunulamayacağını, sözleşme hükümlerinin dava konusu ödemeleri içermediğini ileri sürerek İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün 2016/7948 E. sayılı takibine yapılan itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin hükümlerinin açık ve net olduğunu, sözleşme taraflarının TMSF ve ... (OYAK) olduğunu, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, benzer bir davanın red ile sonuçlandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; TMSF ile OYAK arasında 09.08.2001 tarihinde hisse devir sözleşmesi imzalandığını, sözleşme konusunun banka hisseleri olduğunu, sözleşmede tarafların hak ve yükümlülüklerinin açık şekilde belirlendiğini, davalı bankanın sözleşmenin tarafı olmadığını, bu nedenle müvekkili hakkında dava açılamayacağını, aynı sebebe dayanan emsal bir davada red kararı verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı TMSF tarafından alınan kararlar, mahkemelere sunulan yazılar ve off shore hesaplarla ilgili olarak kaybedilen davalar kapsamında ihtirazi kayıtta bulunmaksızın ... Bank A.Ş.’ye davacının ödemeler yaptığı dikkate alındığında yapılan bu ödemelerin 09.08.2001 tarihli sözleşmenin "Taahhütler" kısmının 6/13. maddesine göre TMSF tarafından yerine getirildiği, davacının yaptığı bu ödemelerin "banka hakim ortaklarının off- shore hesaplara ilişkin nitelikli dolandırıcılık suçundan kaynaklanan eylemlerinden dolayı bankalara ve mudilere verdikleri zararlara ilişkin" olduğu, bu zararlar için 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 17 nci maddesine göre davacı fon tarafından banka hakim ortaklarına rücu edilerek tahsilatta bulunulduğu, böylece sözleşmede yer alan hususun fiili olarak davacı tarafça kabul edildiği, TMSF’nin külli halefiyeti söz konusu olduğundan devir öncesi gerçekleşen off-shore uygulamalarından kaynaklanan yükümlülüklerden sorumluluğunun devam ettiği, devir bilançosunda yer almayan borç ve yükümlülüklerden dolayı hisseleri devralan OYAK ve davalı ... Bank A.Ş.’nin sorumlu olmayacağı, TMSF tarafından off shore mevduat hesapları ile ilgili olarak mudiler tarafından açılmış/açılacak davaların riskleri ile ilgili olarak bankaların hakim ortakları ile protokoller imzalandığı ve rücuen kısmi tahsilatlar yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın somut delillere dayanmadığını, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6762 sayılı Kanun) çerçevesinde birleşmenin bir bütün halinde devralınma olduğunu, bilançoların kapsadığı alanın aynı zamanda tarafların borç ve yükümlülüklerinin de sınırını belirleyeceğini, imzalanan hisse devir sözleşmesinin ayrıntılı olarak irdelenmesi gerektiğini, dayanak yapılan maddenin Borçlar Kanunu’nun genel prensiplerine uygun düşmediğini, TMSF'nin off shore ödemelerinden sorumlu olmadığını, yargısal muafiyetlerden yararlanmak amacıyla davaları takip etmesinin borçların üstlenildiği şeklinde değerlendirilemeyeceğini, üstlenmenin ikrar anlamına gelmediğini, serbest iradesi ile talimat veren off shore müşterilerinin İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında dolandırılan olarak belirtilen kişiler olmadığını, yüksek faiz geliri elde edildiğinde iradenin sağlam ancak banka battığı zaman iradenin sakat denmesinin hukuken kabul edilemeyeceğini, OYAK ile ... Bank A.Ş. arasında yapılan ve davaya konu 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesiyle ilişkili olan 18.06.2007 tarihli olduğu söylenen hisse devir sözleşmesinin dosyaya ibraz edilmediğini, mahkeme kararının bilirkişi incelemesi yapılmaksızın tesisi edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı TMSF ile dava dışı OYAK’ın aralarında imzaladıkları 09.08.2001 tarihli sözleşme ile kendi aralarındaki hisse devrinin yanında hisselerin ait olduğu ve ayrı bir tüzel kişiliği bulunan... A.Ş. isimli üçüncü kişi lehine, başkası lehine şart veya üçüncü kişi yararına sözleşme ile bazı haklar oluşturdukları, bu üçüncü kişi, daha sonra ayrı bir tüzel kişi olan ... A.Ş.’ye bütün hak ve borçlarıyla birlikte iltihak ederek birleştiğinden bu sözleşmedeki hakkın halefinin de ... A.Ş. olduğu, ... A.Ş. daha sonra ticari unvanını değiştirerek ... Bank A.Ş. ismini almışsa da ticari unvan değişikliğinin haklarda ve borçlarda hiçbir değişiklik meydana getirmeyeceği, bu durumda anılan sözleşmedeki üçüncü kişinin artık davalı ... Bank A.Ş. olduğu, yasal düzenlemeler ve davacı TMSF ile dava dışı OYAK arasında imzalanmış 08.09.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi içeriğine göre İlk Derece Mahkemesince verilen kararda her hangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada davacı TMSF tarafından ... Bank A.Ş.'ye ihtirazi kayıtla yapıldığı iddia edilen ödemelerin tahsili talebiyle yapılan icra takiplerine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 31 inci maddesi. 3. Değerlendirme Davacı vekili, davacı tarafından tamamı davacıya ait... A.Ş. hisselerinin 09.08.2001 tarihinde dava dışı OYAK’a satıldığını, daha sonra... A.Ş.’nin ... A.Ş.’ye iltihak ederek onunla birleştiğini ve en sonunda dava dışı OYAK tarafından kendisine ait ... A.Ş. hisselerinin Hollanda’da mukim ...Bank N.V. isimli şirkete 18.06.2007 tarihinde satıldığını açıklayarak bu son satışa ilişkin sözleşmenin mahkemece dosyaya kazandırılmasını talep etmiş ve bu durumda davanın daha iyi anlaşılacağını bildirmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi hakime davayı aydınlatma görevi vermiştir. Madde metni şöyledir: “Hâkimin davayı aydınlatma ödevi, MADDE 31- (1) Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” Bu durumda mahkemece, davacı vekilinin bu talebi karşılanarak Oyak Bank A.Ş hisselerinin Hollanda'da mukim ...Bank NV isimli şirkete 18.06.2007 tarihinde satışına ilişkin sözleşmenin taraflardan istenilerek veya bu satış Türk kamu otoritesinin onayına tabi olduğundan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan talep edilerek tarafların tüm delilleri eksiksiz olarak toplandıktan sonra yeni bir bilirkişi heyetinden tüm delillerin ve önceki bilirkişi raporunun da incelendiği bir rapor aldırılarak davanın gereği gibi aydınlatılıp elde edilen sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik tahkikatla yazılı şeklilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre asıl ve birleşen davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.