6. Ceza Dairesi 2008/15984 E. , 2012/2371 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın olay tarihinde geceden sayılan zaman diliminde Kavaklıköyü İlköğretim Okuluna yanında ele geçirilemeyen balta ile hırsızlık amacıyla girerek okulun alt kat camını balta ile kırarak içeri girdiği daha sonra müdür odası ile kantinin muhkem k
**6. Ceza Dairesi 2008/15984 E. , 2012/2371 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın olay tarihinde geceden sayılan zaman diliminde Kavaklıköyü İlköğretim Okuluna yanında ele geçirilemeyen balta ile hırsızlık amacıyla girerek okulun alt kat camını balta ile kırarak içeri girdiği daha sonra müdür odası ile kantinin muhkem kapılarını kırarak hırsızlık eylemlerini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1.maddesiyle, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-a, 143, 116/2-4, 152/1-a maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün halinde olaya uygulanması sonucunda; lehe yasa değerlendirilmesi yapılırken, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün,önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması ile bulunacağından 5237 sayılı Yasa ile yapılan uygulama sanık yararına olmakla 765 sayılı TCK ile yapılacak uygulamanın gösterilmemesi sonuca etkili olmadığından; 5237 sayılı TCK.nun 145. maddesindeki "malın değerinin azlığı" kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki "hafif ve "pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, "değer azlığının" 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun, daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden ve öngördüğü koşullar gerçekleşmemesine karşın, sanık hakkında aynı Yasanın 145. maddesi uyarınca indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, 2- 5237 sayılı TCK.nun 7/3.maddesinin açık hükmü karşısında 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 58/6.ve 7.fıkralarında düzenlenen mükerrerlere ilişkin infaz hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "TCK'nun 53/1.maddesinin uygulanmasına" ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine "53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" tümcesinin eklenmesi ve hükümden "tekerrür uygulanmasına" ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Başkan