11. Hukuk Dairesi 2020/4436 E. , 2021/6241 K. "" MAHKEMESİ : ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23.01.2018 tarih ve 2015/701 E- 2018/33 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.12.2018 tarih ve 2018/374 E- 2018/1079 K. sayılı kararın Yargıtay'…
**11. Hukuk Dairesi 2020/4436 E. , 2021/6241 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23.01.2018 tarih ve 2015/701 E- 2018/33 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.12.2018 tarih ve 2018/374 E- 2018/1079 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin ortakları arasında yaşanılan bir ihtilaf nedeniyle Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemes'inin 2012/132 esas dosyasında şirkete kayyum tayin edildiğini, müvekkili şirket aleyhine takip yapıldığını, takipte davalı ...'nin alacaklı, müvekkili şirketin de borçlu olduğunu, borcun 205.000,00 TL ve borç sebebinin ise " borçlu yerine 31/05/2012 tarihinde yapılan ödemeyi gösterir banka dekontuna müstenit rücu alacağı" olduğunun anlaşıldığını, takibe ilişkin ödeme emrinin borçlu şirkete usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen şirket adına yetki kullanmaya yetkili kişinin bulunmaması nedeniyle takibe süresi içinde itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini, müvekkili şirketin davalı ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, kendisine şirket tarafından verilmiş bir borç belgesininde olmadığını, davalının şirket ortağı ... 'ün annesi olmaktan başka şirket ile bir yakınlığının olmadığını, sadece usulsüz yollarla şirketi borçlandırma yoluna gittiğini ileri sürerek takibin iptali ile takip haksız ve kötü niyetli olduğundan % 20'den aşağı olmamak üzere davalının tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.