(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/21389 E. , 2013/5501 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğu…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/21389 E. , 2013/5501 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; Denizli Belediyesinde çalışan sanığın, o tarihte aynı yerde temizlik işlerinde çalışan katılan ...'a iktidar partisinin Konya teşkilatına kayıtlı olduğunu, AKP il başkanı ...'i tanıdığını, Başbakan'ın özel kalem müdürü sağ kolu olan ... Bey isimli şahsı tanıdığını söyleyerek bu tanıdıkları vasıtası ile mağdura ölen kocasından emekli aylığı bağlatabileceğini ve KPSS den 83 puan alan ve ancak herhangi bir memuriyete giremeyen kızı tanık ...'ın işe girmesini sağlayabileceğini belirterek 2006 yılı ocak ayında katılandan 6,000 TL aldığı ve daha sonra bu parayı geri ödemediği şeklindeki eyleminde; kimden söz ettiğini katılanın anlayacağı şekilde makamını, rütbesini, unvanını ve lakabını söylediği, kamu görevlilerini tanıdığını, hatırının sayıldığını, işini yaptıracağını söyleyerek kandırması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 158/2. maddesinde tarif edilen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde TCK.nun 61.maddesindeki ölçütlere göre gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 600 gün olarak tayin edilmesi,