T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/482 KARAR NO : 2025/1833 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE ... MAHKEMESİ TARİHİ: 15/12/2021 NUMARASI : 2020/498 Esas - 2021/947 Karar DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ: 02/10/2020 BİRLEŞEN İSTANBUL 15. ASLİYE ... MAHKEMESİNİN 2020/596 E. SAYILI DOSYASI BİRLEŞEN İSTANBUL 8. …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/482 KARAR NO : 2025/1833 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE ... MAHKEMESİ TARİHİ: 15/12/2021 NUMARASI : 2020/498 Esas - 2021/947 Karar DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ: 02/10/2020 BİRLEŞEN İSTANBUL 15. ASLİYE ... MAHKEMESİNİN 2020/596 E. SAYILI DOSYASI BİRLEŞEN İSTANBUL 8. ASLİYE ... MAHKEMESİNİN 2020/538 E. SAYILI DOSYASI BİRLEŞEN İSTANBUL 8. ASLİYE ... MAHKEMESİNİN 2020/538 E. SAYILI DOSYASI İLE DAHA ÖNCE BİRLEŞEN İSTANBUL 4. ASLİYE ... MAHKEMESİNİN 2020/588 E. SAYILI DOSYASI DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün Birleşen davada (İstanbul 15. Asliye ... Mahkemesinin 2020/596 E. Sayılı Dosyası ve İstanbul 4. Asliye ... Mahkemesinin 2020/588 E. Sayılı) Davacı ... vekili Davalı-birleşen dosya davalıları ... ... Türk AŞ ile ... Turizm Yatırımları A.Ş. vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ ASIL DAVADA DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı Müvekkil ... ...'nin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı ...Ş deki hissesinin muris babası ... ...'nin ölümü üzerine alınan veraset ile gereğince kazandığını, davalı şirketteki hisse oranı %7,13 hisse adedi 1.105.652,10 sermaye tutarı 1.105.652,10 TL olduğunu, 21.07.2020 tarihinde davalı şirketin Olağan Genel Kurul Toplantısına vekaleten katılarak alınan kararlara karşı muhalefet şerhi koyarak olumsuz oy kullandığını, Genel Kurul Toplantı gündeminin 3.Maddesinde yer alan ve oylamaya sunulan şirketin yönetim kurulu faaliyet raporunun oylanmasında olumsuz oy kullandığını, Yönetim Kurulu'nun yıllık faaliyet raporundaki bilgilerin çok kısıtlı eksik ve TTK'nın 516. Maddesinde belirtilen bilgileri kapsamadığını, şirket esas sözleşmesinin şirketin hakim ortağı(baba) ... ...'nin 08.04.2019 tarihinde vefatından önce eklenen ve 20 Eylül 2018 tarihli ve 9664 sayılı Türkiye ... Sicil gazetesinden yayınlanan Hisse devri başlıklı maddesine göre; hisse Senetlerinin devir işlemlerinde hisse senedi devrinin kabulü için pay sahiplerinden %51'nin hisse devri değişikliğinin leyine oy vermeleri gerektiğini, 04.03.2020 Tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı sözleşme hükümlerine aykırı yapıldığını, ...nin ... ...'ye pay devri henüz genel kuruldan oylanmadan ve pay sahiplerinin %51'nin lehine oy ile yürürlük kazanmadan, yeni pay sahipliğine göre düzenlenen Hazirun Cetveli ile gerçekleştirildiğini, bunun da esas sözleşme hükmüne aykırı olduğunu, 02.12.2019 tarihli pay ve taşınmaz devirlerine ilişkin çerçeve sözleşme ile şirket pay sahiplerinden ... ... ... adına kayıtlı 5.170.145,10 adet nama yazılı payların tamamı 57.104.634,83 TL bedel karşılığı diğer pay sahibi ... ...'ye devredildiğini, fakat iş bu pay devrine karşılık ödeme yapılmadığını, pay devrine ilişkin bedelin ödeme yöntemi olarak, şirket adına kayıtlı 8 adet değerli taşınmazın devri bir kısım nakit para ve 25.945.000,00 TL bedelli ileri vadeli bono , değerinin çok altında devredilen ... Dağı Turizm İnş.San.A.Ş'nin %89 oranındaki paylarının devri ve şirket alacağının devri yöntemleriyle ödenmesi planlanarak; tamamen kötü niyetli ve müvekkil dahil şirketin diğer pay sahiplerini zarara uğratacak şekilde yapıldığını, genel kurul toplantı gündeminin 4.maddesinde yer alan ve oylamaya sunulan bilanço ve gelir tablolarının oylanmasında olumsuz oy kullanıldığını ve karara muhalefet edildiğini, satışı planlanan gayrimenkullere yönelik olarak değerleme yapılmadığından bilanço ve finansal tabloların gerçeği yansıtmadığını, genel kurul toplantı gündeminin 5.maddesinde yer alan ve oylamaya konu olan şirket yönetim kurulu üyelerinin ibrası ve oylanmasında olumsuz oy kullandığını ve muhalefet edildiğini, 02.12.2019 tarihli pay ve taşınmaz devri ile azınlık pay sahiplerinin ortaklık haklarının zarar uğratıldığını, genel kurul kararlarına aykırı olarak yönetim kurulu üyelerine ödeme yapıldığını, ... ... ve ... ...'nin yaptığı işlemler , şirketin amaçlarına aykırı olduğunu, ibra işleminin gerçek durumu yansıtmadığını, genel kurul toplantı gündeminin 6.Maddesinde yer alan oylamaya sunulan yönetim kurulu üyelerinin seçiminde ... ...'nin tekrardan yönetim kuruluna seçilmesine ret oyu kullandığını, genel kurul toplantı gündeminin 7.Maddesinde yer alan yönetim kurulu üyelerine TTK “nun 395. Ve 396. Maddeleri uyarınca yetki verilmesine olumsuz oy kullandığını, genel kurul toplantı gündeminin 1.Maddesinde yer alan azınlık pay sahipleri ... ... ile diğer azınlık pay sahibi Adile Şölen ...'nin toplantı gündemine özel denetçi tayini hususunda bir madde eklenmesini talep ettiklerini ve ret olduğunu belirterek, genel kurulda alınan kararların kanuna, şirket esas sözleşmesine, yönetmeliğin emredici hükümlerine ve afaki iyi niyet dürüstlük kurallarına aykırı olması sebebiyle 21.07.2020 tarihli 2019 Olağan Genel Kurul Kararlarına karşı muhalefet şerhi konulduğunu ve olumsuz oy kullanıldığını, davalı şirketin 21.072020 tarihli 2019 yılı Olağan Genel Kurulunda alınan 1., 3., 4., 5., 6., ve 7.Maddedeki kararları ve tüm alınan kararların İptalini, davalı şirketin dava konusu 2019 yılı Olağan Genel Kurul'da imza yetkilisi yönetim kurulu üyesi ... ..., çoğunluk pay sahibi olarak muhalefet şerhlerine rağmen yönetim kuruluna seçildiği, şirket malvarlığını ve müvekkili ile diğer azınlık pay sahiplerini zarara uğratıcı işlemlere devam edileceğinden şirkete tedbiren TMK ve TTK hükümleri gereği Yönetim Kayyum atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iptali istenen genel kurula katıldığını ve eleştiri düzeyinde kalan beyanlarda bulunduğunu, görüşmelerde aksi görüşler bildirildiğini ancak kararlara muhalif olmadığını, yapılan görüşme sırasında, alınacak karara esas olması muhtemel bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi, alınan karara muhalif olunduğu anlamına gelmediğini, davacı dava dilekçesinde genel kurul toplantı gündeminin 3.Maddesinde yer alan yönetim kurulu raporunun kanuna aykırı olduğunu, oysa bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, faaliyet raporunun yasanın aradığı bütün unsurları içerdiğini, davacı tarafın arsa ve gayrimenkul değerleme raporlarından haberdar olduğunu, davacı, şirketin ve dolaylı olarak kendisinin zarara uğradığını, zararı gidermek için genel kurul kararının iptal talebinde bulunmasına ihtiyaç olmadığını, yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılmasını gerektiğini, genel kurul toplantı gündeminin 4.Maddesinde yer alan Bilanço ve Gelir tablolarının gerçeği yansıtmadıklarını, bu iddialarının yerinde olmadığını tüm finansal tablolarının Yeminli Mali müşavirin denetiminde geçtiğini, şirketin yönetim kurulunun görevinin başında olduğunu, kayyım atamanın hukuki dayanağının oluşmadığını, 21.07.2020 olağan genel kurul toplantısında alınan kararların TTK ve ana sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, dava konusu edilen Olağan Genel Kurul toplantısında 3 yıllığına yönetim kurulu üyesi seçilen ... ...'nin seçilmiş olması kanuna ve ana sözleşmeye uygun olduğunu, şirkete zarar verecek hiçbir eylem bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN İSTANBUL 15. ATM'NİN 2020/596 E. SAYILI DOSYASINDA DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Şirketinin malvarlığında esas sermaye değerinin çok üzerinde gayrimenkullere sahip ve esasen bu gayrimenkuller üzerinden gelir elde ederek faaliyet gösteren bir aile şirketi olduğunu, müvekkili ..., şirketin hâkim ortağı babası ... ...’nin 08.04.2019 tarihinde vefatı üzerine davalı ...'te %7,3 oranında pay sahibi haline geldiğini, ...'in 2019 yılı Olağan Genel Kurul toplantısının 19.06.2020 tarihinde yapılacağı kararlaştırıldığından , toplantı öncesi incelenmek üzere şirketten 2019 yılına ait bilanço, kar-zarar tablosu ve yönetim kurulu faaliyet raporu dahil olmak üzere Davalı Şirketin tüm finansal tabloları talep edildiğini, ancak kendilerine Türk ... Kanunu ve ''Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporlarının Asgari İçeriğinin Belirlenmesi'' hakkında yayınlanan 08.08.2012 tarihli yönetmeliğe aykırı şekilde, kaşe ve imza içermeyen Davalı ...'e ait 01.01.2019 - 31.12.2019 dönemi yıllık faaliyet raporu ile 2019 yılı Kurumlar Vergi Beyannamesi ve Beyanneme eki Bilanço, Gelir Tablosu ile Kar Dağıtım Tablosu Covid-19 nedeniyle e-posta yolu ile iletildiğini, Olağan Genel Kurul toplantı tarihinde ... merkezinde bir araya gelinmiş, faaliyet raporu, bilanço ve gelir tabloları çok kısıtlı ve eksik bilgiler içerdiğinden, yeterli inceleme ve değerlendirme yapılamaması nedeniyle Müvekkili ... ve şirket ortaklarından ... tarafından toplantının ertelenmesi talep edildiğini, Olağan Genel Kurul Toplantısının 21.07.2020 tarihi, saat 14:00'e ertelendiğini, bu süre zarfında davalı şirkete müvekkilin bilgi alma hakkı çerçevesinde Üsküdar 9. Noterliği'nin 13.07.2020 tarih ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek faaliyet raporu, bilanço ve gelir tablolarında yer alan bilgiler hakkında sorular sorulmuş, ancak ihtarnameye yanıt dahi alınamadığını, belirterek, davalı ...’nin 21.07.2020 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurulu Toplantısında yönetim kurulu üyesi ... ...’nin, muhalefet şerhlerine rağmen çoğunluk pay sahibi olarak kendisini yeniden tek Yönetim Kurulu üyesi olarak ataması ve bu sayede şirket malvarlığını ve müvekkilimi zarara uğratıcı işlemlerine yeni faaliyet yılında da devam etme imkanı elde etmesi sebebiyle davalı şirkete HMK 389. madde vd. hükümleri uyarınca tedbiren tensiben yönetim kayyımı atanması, davalı ...’nin 21.07.2020 tarihli Olağan Genel Kurulu’nda alınan ve toplantı tutanağının 1, 3, 4, 5, 6 ve 7. maddelerinde yer alan kararlarının iptali ile yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın 21.10.2020 tarihinde açıldığını, müvekkili şirket ortaklarından ... tarafından aynı genel kurul kararına karşı, İstanbul 21. Asliye ... Mahkemesinin 2020/498 E. no.lu dosyası altında görülmekte olan bir davanın daha önce 02.10.2020 tarihinde müvekkile yöneltilmiş bulunduğunu, davanın İstanbul 21. Asliye ... Mahkemesinin 2020/498 E. no.lu dava dosyası ile birleştirilmesi talep etmiştir. BİRLEŞEN İSTANBUL 8. ATM'NİN 2020/538 E. SAYILI DOSYASINDA DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin, muris babası ... ...’nin 08/04/2019 tarihinde vefatı üzerine davalı şirkette %6,52 oranında pay sahibi haline geldiğini, davacının, davalı ...'nin 21/07/2020 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul toplantısınaa katılarak alınan kararlara karşı muhalefet şerhi koyup olumsuz oy kullandığını, yönetim kurulu üyesi ... ... ve ... ...'nin şirketi zarara uğratıp kendi menfaatleri yönünde işlemler yaptıklarını, davalı şirketin dava dışı ... ... Türk A. Ş.'nin iştiraki olduğunu, hem bağlı şirket olarak davalı şirketin hem de hakim şirket olarak ... ... Türk A. Ş.'nin finansal bilgilerini de kapsayan finansal tablo düzenlenmesi gerektiği halde düzenlenmediğini, usulsüz işlemler yapıldığını belirterek, öncelikle davalı şirkete HMK 389 ve devamı maddeleri gereğince tedbiren yönetim kayyımı atanmasını, yapılacak yargılama sounnda, davalı ...'nin 21/07/2020 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan ve toplantı tutanağının 3, 4, 5, 6 ve 7. maddelerinde yer alan kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Birleşen davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesi ile; ...'nin 21/07/2020 olağan genel kurul toplantısında alınan kararların TTK ve ana sözleşmeye uygun kararlar olduğunu, dava konusu edilen olağan genel kurul toplantısında üç yıllığına yönetim kurulu üyesi seçilen ... ...'nin seçilmiş olması da yine kanuna ana sözleşmeye ve şirketin ortaklık yapısına uygun olduğunu, davacının afaki beyanları ile şirketin mal varlığı üzerinde hukuka aykırı işlem yapabileceği iddiası haksız ve kötü niyetli olduğunu, ... ...'nin çok uzun yıllardır müvekkil şirketin yönetim kurulu üyesi olup bugüne kadar şirkete zarar verecek hiçbir eylem içerisinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN İSTANBUL 8. ATM'NİN 2020/538 E. SAYILI DOSYASI İLE DAHA ÖNCE BİRLEŞEN İSTANBUL 4. ATM'NİN 2020/588 E. SAYILI DOSYASINDA; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ...'nin, ...'nden kısmi bölünme yolu ile kurulmuş ve malvarlığında esas sermaye değerinin çok üzerinde gayrimenkullere sahip olan ve esasen bu gayrimenkuller haricinde başkaca faaliyeti olmayan bir aile şirketi olduğunu, müvekkili ...'in şirketin hâkim ortağı babası ... ...’nin 08/04/2019 tarihinde vefatı üzerine davalı ...'de %6,52 oranında pay sahibi haline geldiğini, olağan genel kurul toplantı tarihi olan 19/06/2020'de bir araya gelindiğini, faaliyet raporu, bilanço ve gelir tabloları çok kısıtlı ve eksik bilgiler içerdiğinden, yeterli inceleme ve değerlendirme yapılamaması nedeniyle müvekkili ... ve şirket ortaklarından ... tarafından 6102 sayılı Türk ... Kanunu'nun ''Toplantının ertelenmesi'' başlıklı 420. maddesinin 1. fıkrasına göre; ''Finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular, sermayenin onda birine, halka açık şirketlerde yirmide birine sahip pay sahiplerinin istemi üzerine, genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın, toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya bırakılır.'' hükmü uyarınca toplantının ertelenmesi talep edilmiş olduğunu, bunun üzerine Olağan Genel Kurul Toplantısının 21/07/2020 tarihi saat 14:30'a ertelendiğini, toplantıda yönetim kurulu üyesi ... ...’ye pay devri yapıldığını, bu pay devir işleminden kaynaklanan bedelin nasıl ödeneceğinin sözleşmenin devamı hükümlerinde kararlaştırılmış olup, imza yetkilerinin kötüye kullanılması ile ...’in ve müvekkilinin zarara uğratıldığının ispatı olduğunu, nitekim Yönetim Kurulu üyesi pay sahiplerinin pay devir işleminde bizzat ...’in malvarlığından ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, bu ödemeyi dolaylı yoldan hukuka uygun hale getirebilmek için öncelikle ...’in, yine devir işleminin tarafları olan ... ... ... ve ... ...’nin toplam %29,75 pay sahibi olduklarını, ...’ndeki (...) paylarını ayrı ayrı satın alması kararlaştırılmış olduğunu, ...’in daha önce kısmi bölünme ile kendisinden ayrılan ...’in hisselerini bir anda hangi ekonomik gerekçe ile bizzat kendi ortaklarından satın aldığı ve hisselerinin değerini nasıl belirlediği belirsiz olduğunu, ...’in sermayesinin 519.197,00 TL olduğunu payların ...'e devrinden önce sermayenin yaklaşık %60’ı ... ... ... ve ... ...’ye ait olduğunu, davalı ...’nin 21/07/2020 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurulu Toplantısında yönetim kurulu üyesi ... ..., ...'i imzaya yetkili temsilcisi ve bu sebeple dolaylı çoğunluk pay sahibi olarak, kendisini tek Yönetim Kurulu üyesi olarak ataması ve bu sayede şirket malvarlığını ve müvekkilini zarara uğratıcı işlemlerine yeni faaliyet yılında da devam etme imkanı elde etmesi sebebiyle davalı şirkete HMK 389. madde vd. hükümleri uyarınca tedbiren yönetim kayyımı atanmasını, davalı ...’nin 21/07/2020 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan ve toplantı tutanağının 3, 4, 5, 6 ve 7. maddelerinde yer alan kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesi ile; ... şirketinin 2007 yılında bölünmesi sonucunda kurulan ...’in sermayesini temsil eden payların bir kısmının mevzuata uygun olarak, ...’in pay sahiplerine, bir kısmı ise doğrudan ...’e verilmiş, böylelikle ..., aynı zamanda ...’in bir iştiraki hâline gelmiş olduğunu, gerek ..., gerek ...'in uzun yıllar pay sahipleri Ahmet Suha ... ile oğulları ve pay sahipleri ... ... ve ... ... ... tarafından yönetildiğini, o kadar ki her iki şirkette yönetim kurulu üyesi olarak ... ... ve ... ... ... görev almış olup, baba Ahmet Suha ... ise şirket yönetim kurulunda görev bile üstlenmemiş olduğunu, Ahmet Suha ...’nin 2019 yılında vefatı üzerine, mirası beş çocuğu, (i) ... ... ..., (ii) ... ..., (iii) ..., (iv) ... ve (v) Deniz Ata ... ile eşi Klara Gudrun ... arasında yasal şekilde bölüştürüldüğünü, böylelikle davacı da miras yoluyla hem ...’te, hem de ...’de pay sahibi hâline geldiğini, ardından ... ... ..., hayatına farklı bir yön vermek, İstanbul dışında hayatını devam ettirmek isteğiyle şirketlerdeki paylarını ... ...’ye satarak ortaklıktan ayrılmak yolunu tercih etmiş olduğunu, Ahmet Suha ...’nin vefatı ardından mirasçılardan davacı ... ile ..., kendilerine intikal eden miras payını yeterli bulmadığını başkaca talepler ileri sürmeye başlamış olduğunu, Bir anonim şirkete kayyım tayini, şirketin tüm faaliyetini etkileyen, son derece önemli ve ciddi bir işlem olduğunu dolayısıyla böyle bir talebin de gerçek, somut, ciddi vakıalara ve hukuki dayanaklara istinat etmesi gerektiğini, davacının , iki satır yazıyla ileri sürebildiği böyle bir talebinin dayanağı olarak dile getirdiği sadece, yukarıda etraflıca izah olunduğu üzere, müvekkili şirket ortağının kendisini zarara uğratmak için çabaladığı anlamına geldiğini belirterek, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davaya konu gündem maddeleri ve genel kurul kararları incelendiğinde, asıl davaya konu ... şirketinin 1-özel denetçi tayini talebinin reddi kararı, 3-faaliyet raporunun oylanması, 4- bilanço ve gelir tablosunun oylanması, 5-yönetik kurulunun ibrası, 6- yönetim kurulu üyelerinin seçimi, 7- TTK'nın 395 ve 396. Maddeleri uyarınca yönetim kuruluna izin verilmesi olduğu, birleşen davalarda davalı ... şirketinin; 3-faaliyet raporunun oylanması, 4- bilanço ve gelir tablosunun oylanması, 5-yönetik kurulunun ibrası, 6- yönetim kurulu üyelerinin seçimi, 7- TTK'nın 395 ve 396. Maddeleri uyarınca yönetim kuruluna izin verilmesi olduğu görülmüştür. Asıl davaya konu özel denetçi seçimine ilişkin talebin reddine dair genel kurul kararına karşı TTK'nın 439. Maddesi uyarınca mahkemeden talepte bulunulabileceği, bu kararın iptalinin istenemeyeceği anlaşılmış ve bu karar yönünden asıl dava red edilmiştir. Asıl ve birleşen davalarda, yönetim kurulu üyelerinin seçiminde bir usulsüzlük olmadığı, yeterli çoğunlukla seçimin yapıldığı, seçilen yönetim kuruluna TTK'nın 395 ve 396. Maddeleri uyarınca yetki verilmesinin de usulüne uygun olduğu, iptal nedeni bulunmadığı anlaşılmış ve davaların 6 ve 7 nolu gündem maddelerine ilişkin de reddine karar verilmiştir. Ortaklar arası pay devirlerinin genel kurul onayına sunulmadığından geçersiz olduğu ve dolayısıyla hazirunun doğru teşekkül etmediği iddiası; pay devirlerinin onaylanması yönetim kurulunun yetkisinde olduğu, genel kurulun bu konuda bir görev ve yetkisi olmadığı anlaşıldığından davacılar bu iddiası kabul edilmemiştir. Asıl ve birleşen davalara konu, davalı grup şirketlerinin; 3 nolu faaliyet raporunun oylanması, 4 nolu bilanço ve gelir tablosunun oylanması, 5 nolu yönetik kurulunun ibrası kararları yönünden yapılan incelemede; hisse devrine ilişkin çerçeve sözleşmeler, taşınmaz devirlerine ilişkin raporlar, dava dışı hakim ortakların şirket adına kendi hesabına yaptıkları işlemlerle ilgili detaylı inceleme ve araştırma yapıp yapmadığının ortaya konulamadığı, dava dışı şirketlerin hisse devirlerine ilişkin faaliyet raporlarında detaya yer verilmediği, yapılan işlemlerin şirketin zararına olabilecek şekilde yapıldığına dair mahkememize sunulan bilirkişi kıymet takdir raporlarından anlaşıldığı, genel kurulda bu hususların aydınlatılmadan çoğunluk pay sahiplerince oylanarak davaya konu maddelerin karara bağlandığı, davacıların sunduğu özel inceleme raporlarında belirtilen eksik hususların giderilmediği anlaşılmıştır. Şirket faaliyet raporu ve mali tabloların gerçeğe ve dürüst resim ilkesine uygun olması, şirket ve ortakların haklarının zedeleyecek iş ve işlemlerin açıklanması, önemli malvarlığı devirlerinin, pay ve paydaş değişikliklerinin gösterilmesi dürüstlük ilkesinin gereğidir. Azınlık pay sahiplerinin çoğunluğa karşı korunması hukukun gereklerindendir. Her ne kadar bilirkişi raporunda; bağımsız denetim yapılması ve gerçek miktarların tespiti gerektiğini bildirmiş ve mevcut durumda iptal nedeni bulunmadığını bildirmiş ise de, belirtilen denetim ve incelemelerin yapılması, bağımsız değerleme kuruluşlarından değerleme raporu alınmasının yönetim kurulunun görevi olduğu, bunun yapılmamış olmasının faaliyet raporu ve mali tabloların onaylanmasına ilişkin genel kurul kararının iptali nedeni olacağı, faaliyet raporu ve mali tablolar onaylanmış sayılmadığından yönetim kurulunun ibrasının da yapılamayacağı ve bu kararın da iptali sonucunu doğuracağı anlaşılmakla, 3, 4 ve 5 nolu kararlar yönünden asıl ve birleşen davaların kabulüne, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Birleşen davada (İstanbul 15. Asliye ... Mahkemesinin 2020/596 E. Sayılı Dosyası ve İstanbul 4. Asliye ... Mahkemesinin 2020/588 E. Sayılı) Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Birleşen Davadaki beyanları tekrar ile gerekçesi dava dilekçesinde açıkça belirtilen nedenlerle davanın tamamı hakkında kabul kararı verilmesi gerekirken yanlış niteleme ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, diğer bütün hukuki haklarının saklı kaldığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı-birleşen dosya davalıları ... ... Türk AŞ ile ... Turizm Yatırımları A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak-... ve ... genel kurul kararlarının iptali davalarının birleştirilerek görülmesinin hukuka aykırı olduğunu, bir anonim ortaklık genel kurul kararına açılan iptal davaları TK m. 448/2’nin 2. cümlesindeki “Birden fazla iptal davası açıldığı takdirde davalar birleştirilerek görülür.” hükmü gereğince birleştirilerek görülmek gerektiğini, Mahkemenin malûmu olduğu üzere HMK m. 166’deki “ihtiyari birleştirme” imkânından farklı olarak TK m. 448/2’deki birleştirme “zorunludur”, bu zorunluluk, kesinleşmiş iptal kararının bütün pay sahipleri, organlar ve diğer ilgililer için bağlayıcılık taşıması (TK m. 450), o nedenle açılan birden çok iptal davasının birbirinden farklı kesin hükümlere bağlanmasının önlenmesi gereğinden kaynaklanmakta olup, ...’e karşı açılan genel kurul kararının iptali davaları ile ...’e karşı açılan genel kurul kararının iptali davalarının birleştirilmesi bakımından ise TK m. 448/2’nin herhangi bir şekilde uygulama alanı bulması söz konusu olmadığını, bu durumda HMK m. 166’daki davaların birleştirilmesine ilişkin genel kuralın uygulama şartlarının var olup olmadığı aranmak gerekir ki iki ayrı anonim şirketin genel kurul kararlarının iptali davasının anılan hüküm kapsamında değerlendirilebilmesine hukuken kesinlikle olanak olmadığını, HMK m. 166/1’e göre “Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir.” denildiğini, ...’in 21.07.2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararlara karşı açılan iptal davaları ile ...’in hasbelkader aynı tarihte yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan kararlara karşı açılan iptal davalarının birleştirilerek görülmesi hukuka aykırı olduğunu, esasa ilişkin olarak; mahkemenin, yönetim kurulu faaliyet raporunun veya finansal tabloların hukuku uygun olup olmaları, dolayısıyla bunları onayan genel kurul kararlarına karşı açılacak iptal davasında mahkemece neyin denetlenebileceği hususu ile bir pay sahibinin “bilgi alma hakkının” ihlâl edilip edilmediğinin ya da yönetim kurulunun şirketi zarara uğratıp uğratmadığı veya ortaklıkta azınlığın haklarının ihlâl edilip edilmediği iddialarının hiçbir bir ilgisinin bulunamayacağı hususunu göz ardı etmiş, bu konuları tamamen birbirine karıştırdığını, mahkemece, huzurdaki davanın TK m. 553 vd. kapsamında açılmış bir yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu davası veya pay sahibinin TK m. 437/5 gereğince açabileceği bilgi alma hakkını kullanma davasının var olduğu zannıyla ve anılan türden davalar çerçevesinde bir değerlendirme yapmaya çalıştığını gösterdiğini, genel kurullarda alınan (3) no.lu faaliyet raporunun onaylanması kararının iptalinin, alınan (4) no.lu, finansal tabloların onaylanması kararının iptalinin ve alınan (5) no.lu, yönetim kurulu üyelerinin ibrası kararının iptalinin hukuka aykırı olduğunu,gerek ...’te, gerek ...’de yönetim kurulu 2019 yılı faaliyet yılından kaynaklanan işlemlerden dolayı “açık ibra” suretiyle ibra edildiğini, Genel kurulun böyle bir kararı vermekte özgür olduğunu, dolayısıyla bu kararın TK m. 445’e herhangi bir şekilde aykırılığından söz edilemeyeceğini, Genel kurulun aldığı ibra kararı, TK m. 558/2 hükmü gereğince zaten karara olumsuz oy veren davacıların sorumluluk davası açma haklarını ortadan kaldırmadığını, bu bakımdan söz konusu açık ibra kararı, genel kurulda alınan 3 ve 4 no.lu kararlardan bağımsız olarak, başlı başına hukuka uygun olup ve TK m. 445 gereğince iptalini gerektiren bir neden bulunmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali, davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, dava konusu genel kurul kararlarının iptali sebebi bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davalı şirketlerin, 2019 yılı olağan genel kurulu, davacıların katılımı ile 21/07/2020 tarihinde yapılmıştır.Asıl ve birleşen davalarda davacı tarafça, davalı şirketlerin 2019 yılı olağan genel kurulunda alınan bir kısım kararların iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6102 sayılı Türk ... Kanunu(TTK)'nun 445. Maddesinde, toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten kişilerin, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ... mahkemesinde iptal davası açabileceği, düzenlenmiştir. TTK'nın 447. Maddesine göre de, genel kurulun, özellikle; (...) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran,(...) kararlarının batıl olduğu hüküm altına alınmıştır. Davaya konu genel kurul kararlarında ise anılan madde kapsamında alınmış herhangi bir karar bulunmamaktadır. Bunun dışında başkaca bir butlan sebebinin bulunduğu da iddia ve ispat edilmiş değildir.Asıl ve birleşen davalarda davacı taraf, iptal istemine konu genel kurul kararlarına muhalefetini bildirmiş ve eldeki asıl ve birleşen davaları 02/10/2020 ve 21/10/2020 tarihlerinde üç aylık süre içerisinde açmıştır. Butlan istemi ise bir süreye bağlı değildir.Genel kurul kararlarının iptali davasına konu, ... ... Türk A.Ş.’nin 21/07/2020 tarihinde yapılan 2019 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağının;3. maddesinde 2019 yılı faaliyet raporu okunup oylamaya sunulmuş olup, ... ... Türk A.Ş. yönünden yapılan oylama sonucunda finansal tablolar 2.211.314,20 adet olumsuz Oya karşılık 13.288.695,80 adet oy ile oy çokluğu ile kabul edilmiştir.4. maddesinde 2019 yılı finansal tabloların okunup oylamaya sunulmuş olup, ... ... Türk A.Ş. Yönünden yapılan oylama sonucunda finansal tablolar 2.211.314,20 adet olumsuz Oya karşılık 13.288.695,80 adet oy ile oy çokluğu ile kabul edilmiştir.Davacı ... tarafından ... ... Türk A.Ş.'ye karşı açılan asıl davada davacı vekilince, faaliyet raporunun çok kısıtlı ve eksik olduğu gibi TTK'nın 516. Maddesindeki bilgileri kapsamadığı; finansal tabloların ise şirketi zarar uğratan ve borçlandıran işlemlere yer verilmeksizin, şirketin gerçek mali durumunu ortaya koymaksızın düzenlendiği, bağlı ortaklıkların finansal bilgilerini de kapsayan konsolide finansal tablo düzenlenmediği iddiasıyla genel kurulun 3 ve 4 nolu genel kurul kararının iptali talep edilmiştir.Davacı ... tarafından ... ... Türk A.Ş.'ye karşı açılan birleşen davada davacı vekilince, faaliyet raporunun mevzuatta yer alan zorunlu unsurları içermediği, davalı şirketin malvarlığını azaltan işlemler ile yönetim kurulu üyelerinin davalı ... temsilen kendileri ile yaptıkları işlemlerin faaliyet raporunda yer almadığı, yönetim kurulu üyelerine ödenen ücret ve yönetim giderlerinin gerekçelendirilip detaylandırılmadığı; finansal tabloların ise şirketi zarar uğratan ve borçlandıran işlemlere yer verilmeksizin, şirketin gerçek mali durumunu ortaya koymaksızın düzenlendiği, bağlı ortaklıkların finansal bilgilerini de kapsayan konsolide finansal tablo düzenlenmediği iddiasıyla genel kurulun 3 ve 4 nolu genel kurul kararının iptali talep edilmiştir.Genel kurul kararlarının iptali davasına konu, ... Turizm Yatırımları A.Ş. ve ... Turizm Yatırımları A.Ş.’nin 21/07/2020 tarihinde yapılan 2019 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağının;3. maddesinde 2019 yılı faaliyet raporu okunup oylamaya sunulmuş olup, ... Turizm Yatırımları A.Ş. yönünden yapılan oylama sonucunda finansal tablolar 6.768.670 adet olumsuz Oya karşılık 45.151.030 adet oy ile oy çokluğu ile kabul edilmiştir.4. maddesinde 2019 yılı finansal tabloların okunup oylamaya sunulmuş olup, ... Turizm Yatırımları A.Ş. Yönünden yapılan oylama sonucunda finansal tablolar 6.768.670 adet olumsuz Oya karşılık 45.151.030 adet oy ile oy çokluğu ile kabul edilmiştir.Davacı ... tarafından ... Turizm Yatırımları A.Ş.'ye karşı açılan birleşen davada davacı vekilince, faaliyet raporunun çok kısıtlı ve eksik olduğu gibi TTK'nın 516. Maddesindeki bilgileri kapsamadığı; finansal tabloların ise şirketi zarar uğratan ve borçlandıran işlemlere yer verilmeksizin, şirketin gerçek mali durumunu ortaya koymaksızın düzenlendiği, bağlı ortaklıkların finansal bilgilerini de kapsayan konsolide finansal tablo düzenlenmediği iddiasıyla genel kurulun 3 ve 4 nolu genel kurul kararının iptali talep edilmiştir.Davacı ... tarafından ... Turizm Yatırımları A.Ş.'ye karşı açılan birleşen davada davacı vekilince, faaliyet raporunun mevzuatta yer alan zorunlu unsurları içermediği, davalı şirketin malvarlığını azaltan işlemler ile yönetim kurulu üyelerinin davalı ... temsilen kendileri ile yaptıkları işlemlerin faaliyet raporunda yer almadığı, yönetim kurulu üyelerine ödenen ücret ve yönetim giderlerinin gerekçelendirilip detaylandırılmadığı; finansal tabloların ise şirketi zarar uğratan ve borçlandıran işlemlere yer verilmeksizin, şirketin gerçek mali durumunu ortaya koymaksızın düzenlendiği, bağlı ortaklıkların finansal bilgilerini de kapsayan konsolide finansal tablo düzenlenmediği iddiasıyla genel kurulun 3 ve 4 nolu genel kurul kararının iptali talep edilmiştir.6102 sayılı Türk ... Kanunu(TTK)'nun 68/3. Maddesinde, yıl sonu finansal tabloların, bilanço ile gelir tablosundan oluştuğu düzenlenmiştir. Ayrıca TTK'nın 515. maddesi, Anonim şirketlerin finansal tabloları, Türkiye Muhasebe Standartlarına göre şirketin malvarlığını, borç ve yükümlülüklerini, öz kaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde; şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtacak şekilde çıkarılır, şeklindedir.Şirketin finansal tabloları ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun Türkiye Muhasebe Standartlarına, kanuna ve esas sözleşmenin finansal tablolara ilişkin hükümlerine uygun olması ve ayrıca şirketin, malvarlıksal ve finansal durumunun 515 inci madde anlamında dürüst resim ilkesine uygun olarak yansıtılması gerekir.İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi kök raporunda, şirket sermayesinin kaydı değerlere göre öz varlık içerisinde fazlası ile korunduğu, davalı ...Ş. ye ait 2019 yılı Mali tablolarından Ayrıntılı gelir tablosu üzerinde yapılan incelemede dönem net karının 32.564.747.95 TL, davalı şirketlerden ...ne ait 2019 yılı mali tablolardan ayrıntılı gelir tablosu üzerinde yapılan incelemede dönem net karının 36.835,61 TL olduğu bu anlamda davalı şirketlerin mali yönden zararından bahsedilemeyeceği, davalı şirketlere ait incelenen likitide oranlarının genel kabul edilen oran aralıklarına yakın olduğu; Bilirkişi ek raporunda ise Davacılar tarafından dosyaya yeni belge sunulmadığı, var olan belgeler üzerinde, kök raporda ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin 2019 Yılı Gelir Tabloları ve Bilanço Hesapları doğrultusunda likidite analizleri ve özsermaye hesaplamalarının yapıldığı, davacıların talepleri doğrultusunda Bilanço kalemleri üzerinde tek tek analiz ve değerlendirme yapılabilmesi için davalı şirketler ... ... Türk A.Ş. ve ... Turizm Yatırımları A.Ş.'nin ticari defter kayıtları ve dayanağı belgelerinin ibrazına muhtaç bulunmakla birlikte, Muhasebe hareketlerine yansıyan veya yansımayan işlemlerin tek tek tespit edilmesi bu aşamada mümkün olmayıp, banka kayıtlarının yanı sıra şirketten temin edilecek ilgili yıllara ait 2019 ticari defterler ve muavin hesapların, işlem denetçisi bir yerel bilirkişi veya Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim standartları kurumundan yetkilendirilmiş bir bağımsız denetim şirketi marifeti ile hesapların geriye doğru incelenmesi tekniği uygulanarak tespit edilebileceği, zira davacının taleplerinin ayrıntılı bir denetim gerektirdiği ifade edilmiştir.Davacı tarafça, şirketin diğer ortakları ... ... ve ... ... ... arasında yapılan hisse devirleri ve hisse bedelinin ödenmesi için bu ortakların ...ndeki hisselerinin ... ... Türk A.Ş.'ye devri ve ...nin pay devrinden kaynaklanan alacağının, ... ...'nin ... A.Ş.'deki hisselerinin devri nedeniyle ...'ten olan alacağını temlik etmek suretiyle ödenmesine ilişkin 02/12/2019 tarihli "Pay ve taşınmaz devrine ilişkin çerçeve sözleşmesi" ile şirketin mevcut ekonomik durumunun büyük ölçüde zorlaştırıldığı ve ortakların haklarının ihlal edildiği, ayrıca hisse devrinin ana sözleşmenin 13. Maddesindeki düzenlemeye aykırı olduğu ileri sürülmüştür.Şirket ana sözleşmesinin 13. Maddesinde hisse devrinin kabulü için pay sahiplerinin %51'inin hisse devrine onay vermesi gerektiği düzenlenmiş ise de, TTK'nın 494/3. Maddesi uyarınca şirketin, hisse devrini onaylamaya ilişkin istem hakkında, aldığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde karar vermesi gerektiği, bu süre içerisinde istem reddedilmemişse veya ret haksızsa, onay verilmiş sayılacaktır. Buna göre, şirket hisse devrini kabul etmemesi için onaylama istemini aldığı tarihten itibaren üç ay içinde açıkça istemi reddetmelidir. Eldeki davada hisse devrinin reddine ilişkin bir karar bulunmadığından davacı tarafın hisse devrinin onaylanmadığına ilişkin iddiaları yerinde değildir.Ayrıca, ... ... ve ... ... ... arasında ve ayrıca bu kişiler ile ... ... Türk A.Ş. Arasında yapılan hisse devirleri ile hisse devir bedelinin ödenmesine ilişkin kararlaştırılan yöntemlerin geçerliliği ve yerindeliği eldeki davanın konusu değildir. Bu kapsamda finansal tabloların gerçekleşen duruma uygun olması yeterlidir. Taşınmaz ve hisselerin gerçek değerinini altında devredildiği iddialarının genel kurul kararının iptaline ilişkin davada değerlendirilmesi mümkün değildir. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, faaliyet raporu ve finansal tablolara ilişkin bir aykırılık tespit edilmemiş olup, bu halde faaliyet raporu ve finansal tabloların müzakeresi ve onaylanmasına ilişkin asıl ve birleşen davada dava konusu ... ... Türk A.Ş. ve ...'nen genel kurullarını 3 ve 4 nolu kararlarında, TTK'nın 445. maddesinde iptal sebebi olarak sayılan kanuna veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olma gibi durumlar söz konusu olmadığından anılan genel kurul kararlarının iptali talebinin reddine karar verilmesi gerekirken asıl ve birleşen davanın ilk derece mahkemesince her iki şirket yönünden 3 ve 4 nolu kararlar yönünden kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Genel kurul kararlarının iptali davasına konu, ... ... Türk A.Ş.’nin 21/07/2020 tarihinde yapılan 2019 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağının;5. maddesinde yönetim kurulunun ibrası görüşülmüş ve yapılan oylamada 2.211.304,20 adet olumsuz oya karşılık 2.948.405,60 adet olumlu oy ile oy çokluğuyla yönetim kurulunun ibrasına karar verilmiştir. İbra kararında sadece yönetici olmayan ortaklar oy kullanmıştır.Davacı ... tarafından ... ... Türk A.Ş.'ye karşı açılan asıl davada davacı vekilince, gayri faal olan bir şirketin yönetim giderlerinin artması, şirket amacına aykırı hareket edilmesi, bilanço ve finansal mali raporların gerçeği yansıtmaması nedeniyle ibraya ilişkin 5 nolu genel kurul kararının iptali talep edilmiştir. Davacı ... tarafından ... ... Türk A.Ş.'ye karşı açılan birleşen davada davacı vekilince, ...'in kolayca paraya çevrilebilecek malvarlıklarının yönetim kulu üyelerine devredildiği, karşılığında pasif bir varlık olarak ... hisseleri satın alarak yapılaşma izne bulunmayan ve daha önce kendisinden bölünme yoluyla ayrılan taşınmazın dolaylı olarak devralındığı, ...'in malvarlığının yönetim kurulu üyelerine aktarıldığı, yönetim kurulu üyelerinin kendi menfaatlerine ve ... ...'nin mirasını kendi aralarında taksime yönelik ticari olmayan maksatlarla ve borçlandırılan işlemler ile azınlık haklarına aykırı işlemler yürütmüş olmaları nedeniyle ibraya ilişkin 5 nolu genel kurul kararının iptali talep edilmiştir.Genel kurul kararlarının iptali davasına konu, ...’nin 21/07/2020 tarihinde yapılan 2019 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağının;5. maddesinde yönetim kurulunun ibrası görüşülmüş ve yapılan oylamada 6.768.670 adet olumsuz oya karşılık 45.131.30 adet olumlu oy ile oy çokluğuyla yönetim kurulunun ibrasına karar verilmiştir. Yönetim kurulunun şirket ortaklarından oluşmaması nedeniyle bir oy yoksunluğu söz konusu değildir. Davacı ... tarafından ... Turizm Yatırımları A.Ş.'ye karşı açılan birleşen davada davacı vekilince, gayri faal olan bir şirketin yönetim giderlerinin artması, şirket amacına aykırı hareket edilmesi, bilanço ve finansal mali raporların gerçeği yansıtmaması nedeniyle ibraya ilişkin 5 nolu genel kurul kararının iptali talep edilmiştir. Davacı ... tarafından ... Turizm Yatırımları A.Ş.'ye karşı açılan birleşen davada davacı vekilince, yönetim kurulu üyelerinin kendi menfaatlerine ve ... ...'nin mirasını kendi aralarında taksime yönelik ticari olmayan maksatlarla ve borçlandırılan işlemler ile azınlık haklarına aykırı işlemler yürütmüş olmaları nedeniyle ibraya ilişkin 5 nolu genel kurul kararının iptali talep edilmiştir.Yukarıda finansal tablolar ve faaliyet raporu için yapılan açıklamalar ibra kararları yönünden de geçerli olup, TTK'nın 408/2-b maddesine göre yönetim kurulunun ibrası hakkında karar verilmesi genel kurulun devredilmez görevler ve yetkiler arasında olduğu da nazara alındığında ibraya ilişkin asıl ve birleşen davada dava konusu ... ... Türk A.Ş. ve ...'nen genel kurullarının 5 nolu kararlarında, TTK'nın 445. maddesinde iptal sebebi olarak sayılan kanuna veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olma gibi durumlar söz konusu olmadığından anılan genel kurul kararlarının iptali talebinin reddine karar verilmesi gerekirken asıl ve birleşen davanın ilk derece mahkemesince her iki şirket yönünden 5 nolu kararlar yönünden kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Karara karşı birleşen dosya davacısı ... tarafından da istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 342/2-e maddesinde, başvuru sebepleri ve gerekçesinin istinaf dilekçesinde bulunması gerektiği, HMK'nın 352/1-d maddesinde de başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi halinde öncelikle gerekli kararın verileceği, HMK'nın 355. maddesinde ise, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı ancak kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun resen gözetileceği düzenlenmiştir.Her ne kadar ilk derece mahkemesi kararına karşı birleşen dosya davacısı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de, istinaf başvuru dilekçesinde istinaf başvuru sebepleri ile gerekçesi gösterilmemiştir. Hal böyle olunca, Dairemizce ilk derece mahkemesinin davanın kısmen reddi kararı kamu düzenine aykırılık yönünden incelemeye tabi tutulmuş ve mahkeme kararında kamu düzenine aykırılık saptanmamıştır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının Birleşen dosyalar davacısı ... yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından birleşen dosyalar davacısı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine; buna karşın ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın ilk derece mahkemesince her iki şirket yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle asıl ve birleşen dosyalar davalıları ... ... Türk AŞ ile ... Turizm Yatırımları A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Birleşen dosyalar davacısı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl ve birleşen dosyalar davalıları ... ... Türk AŞ ile ... Turizm Yatırımları A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davacı ... tarafından açılan asıl ve birleşen İstanbul 8. Asliye ... Mahkemesinin 2020/538 Esas sayılı dosyasında açılan davanın ayrı ayrı REDDİNE, Davacı ... tarafından açılan birleşen İstanbul 15. Asliye ... Mahkemesinin 2020/596 Esas sayılı dosyası ve birleşen İstanbul 4. Asliye ... Mahkemesinin 2020/588 Esas sayılı dosyasında açılan davanın ayrı ayrı REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden; a-Alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00 TL harcın davacı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, b-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, c-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45,000 TL avukatlık ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ... AŞ'ne verilmesine, 3-Birleşen İstanbul 15. Asliye ... Mahkemesinin 2020/596 Esas sayılı dosyası yönünden; a-Alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00 TL harcın davacı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, b-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, c-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45,000 TL avukatlık ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ... AŞ'ne verilmesine, 4-Birleşen İstanbul 8. Asliye ... Mahkemesinin 2020/538 E. Sayılı Dosyası yönünden; a-Alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00 TL harcın davacı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, b-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, c-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45,000 TL avukatlık ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ...Ş'ne tarafa verilmesine, 5-Birleşen İstanbul 8. Asliye ... Mahkemesinin 2020/538 Esas sayılı dosyası ile birleşen İstanbul 4. Asliye ... Mahkemesinin 2020/588 Esas sayılı dosyası yönünden; a-Alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00 TL harcın davacı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, b-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, c-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45,000 TL avukatlık ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ...Ş'ne verilmesine, 6-Asıl ve birleşen davalar yönünden davalılar tarafından yapılan yargılama masrafı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacılara; davalılar tarafından yatırılan ve artan delil avansının davalılara ayrı ayrı iadesine, 8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; A-Asıl dava yönünden; a-Davalı ... AŞ vekilince yatırılan harcın talep halinde kendisine iadesine, b-Davalı ... AŞ tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL'nin davacı ...'den alınarak bu davalıya verilmesine, B-Birleşen İstanbul 15. Asliye ... Mahkemesinin 2020/596 E. Sayılı Dosyası yönünden; a-Davalı ... AŞ vekilince yatırılan harcın talep halinde kendisine iadesine, b-Davalı ... AŞ tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL'nin davacı ...'den alınarak bu davalıya verilmesine, C-Birleşen İstanbul 8. ATM 2020/538 E. Sayılı Dosyası ve bu dosya ile birleşen İstanbul 4. ATM 2020/588 E. Sayılı Dosyası yönünden; a-Davacı ... tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, b-Davacı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, c-Davalı ...Ş. vekilince yatırılan harcın talep halinde kendilerine iadesine, d-Davalı ...Ş. tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 193,00 TL olmak üzere toplam 413,7 TL yargılama masrafının davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine, 9-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/12/2025