15. Ceza Dairesi 2014/22538 E. , 2015/11 K. "" Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f-son, 52/2 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 47.083,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/11/2012 tarihli ve 2011/70 esas, 2012/373 sayılı karar aleyhine Yüksek ... Bakanlığınca verilen 24/10/2014 gün ve 2014/18245/63075 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava …
**15. Ceza Dairesi 2014/22538 E. , 2015/11 K.** **"İçtihat Metni"** Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f-son, 52/2 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 47.083,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/11/2012 tarihli ve 2011/70 esas, 2012/373 sayılı karar aleyhine Yüksek ... Bakanlığınca verilen 24/10/2014 gün ve 2014/18245/63075 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/11/2014 gün ve 2014/364556 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığa 5237 sayılı Kanun'un 158/1-son cümle maddesi gereğince dolandırıcılık suçundan elde edilen menfaatin iki katı adlî para cezası verilmişse de, 5237 sayılı Kanun'da gün para cezası sistemi benimsendiğinden, anılan Kanun'un 158/1-son cümle maddesinin uygulanmasında, eğer somut olayda olduğu gibi suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; temel gün para cezasının suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgarî bu miktara yükseltilerek belirlenmesi gerektiği ve bu şekilde belirlenen gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca, 20,00-100,00 Türk lirası arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adlî para cezasının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 5237 sayılı Kanunda 765 Sayılı Kanundan farklı olarak "gün para cezası sistemi" kabul edildiği için bu sistemde nispi para cezasına yer verilmemiştir. İlgili maddelerin gerekçe bölümlerinde de 5237 Sayılı TCK.nın sisteminde nispi para cezasının öngörülmediği açıkça belirtilmektedir. Ancak, 5237 Sayılı Kanunun 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra 29.06.2005 gün ve 5377 sayılı TCK'nın 19.maddesi ile değişik TCK'nın 158/1.fıkrasına eklenen "...ancak, (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz." cümlesi ile getirilen yeni değişikliğe ilişkin gerekçede de belirtildiği üzere, 158.maddenin 1.fıkrasına eklenen son cümledeki "...adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz." hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olması gerekmektedir.