T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/150 KARAR NO : 2025/1496 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/10/2021 ESAS NO : 2021/7 KARAR NO : 2021/644 DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) KARAR TARİHİ: 24/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. m…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/150 KARAR NO : 2025/1496 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/10/2021 ESAS NO : 2021/7 KARAR NO : 2021/644 DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) KARAR TARİHİ: 24/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müflis bankanın hesaplarında müvekkiline ödenmesi gereken 221.409,77-USD ve 22,18-EURO bulunduğunu, 17/01/2018 tarihinde İstanbul 1.İflas Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına 856.004,73-TL için alacak kaydı yapılması talep edildiğini, iflas idaresi ise bu talebin 676.990,85-TL kısmı için kabul ve sıra cetvelinin 3/3. sırasına kayıt, 179.013,88-TL kısmı için ise ret kararı verdiğini, müvekkili ile müflis banka arasında 2010 yılından itibaren ticari faaliyetler bulunmakta olduğunu, müvekkili tarafından 31/12/2015 tarihinde müflis bankadaki alacağın bildirilmesi talep edildiğini, müflis banka yetkililerince 11/01/2016 tarihinde düzenlenen cevabi yazıda alacaklarının ve alacaklarının miktarı olarak 221.409,77-USD ve 22,18-EURO kabul ve teyit edildiğini, iflas masasınca alacağın 179.013,88-TL'lik kısmının haksız şekilde reddedildiğini, reddedilen bu alacağın iflas masasına kabul ve kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra ve İflas Kanununun 235.maddesine göre, sıra cetveline itiraz edenlerin cetvelin ilanından itibaren on beş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açma mecburiyeti olduğunu, bu kapsamda, şayet davacı taraf işbu davayı hak düşürücü süre içerisinde açmamış ise davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, 23.07.2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun 22.07.2016 tarih ve 6947 sayılı Kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun 21.07.2016 tarih ve 9029 sayılı yazısında yer alan talebi üzerine, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107. Maddesinin son fıkrası hükmü çerçevesinde ... Bankası A.Ş.’nin faaliyet izninin kaldırılmasına karar verildiğini, bunun üzerine, T.C. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/41 E. sayılı dosyasından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından açılan iflas davasında, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 106.maddesi uyarınca müvekkil Bankanın iflasına, iflasın 16.11.2017 tarih ve saat 15.28 itibariyle açılmasına, iflas tasfiyesinin Fon tarafından yerine getirilmesine karar veridiğini,Müflis Bankanın iflas tasfiyesi, İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası üzerinden TMSF tarafından önerilen ve İcra Hakimliğince atanan iflas idaresi tarafından yürütüldüğünü, davacının müflis bankadan 856.004,73-TL tutarında alacaklı olduğu gerekçesiyle İstanbul 1.İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasına 1719 kayıt numarasıyla alacak kayıt talebinde bulunduğunu, davacının hesabında 221.409,77-USD ve 22,18-EURO (müflis bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22/07/2016 tarihi TCMB USD alış kuru; 3,0573, EURO alış kuru 3,3704) olmak üzere toplam alacak tutarının 676.990,85-TL olarak sıra cetveline yazılmasına karar verildiğini belirterek davanın İİK 235.maddesi gereğince hak düşürücü süre içerisinde açılmamış ise öncelikle usulden reddine karar verilmesini, dava süre içerisinde açılmış ise izah edilen nedenlerle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''....Dava konusu somut uyuşmazlıkta, davacının yabancı para cinsi asıl alacağının tutarı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, TCMB döviz kurları internet sitesinde sürekli ilan edilmekle tüm taraflar ve mahkememizce ulaşılabilir-denetlenebilir durumda bulunduğu, nitekim müflis bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22/07/2016 tarihindeki USD ve EURO alış kurunun da, iflasın açıldığı 16/11/2017 tarihindeki alış kurunun da tarafların bilgisi dahilinde ve kabulünde olduğu, mahkememizce TCMB internet adresindeki ilanlardan yapılan kontrolde, tarafların anılan tarihlerle ilgili bildirdiği kur rakamlarında bir maddi hatanın-farklılığın da bulunmadığı gözetilerek, taraf defter ve kayıtları incelenerek bilirkişi raporu alınmasına gerek bulunmadığı değerlendirilmekle, davacının kayıt başvurusunda iflas kararı tarihindeki TCMB döviz alış kurundan yaptığı hesabın doğru olduğu anlaşılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle iflas idaresinin reddettiği ve kur farkından kaynaklanan kısmın da davacının 1719. sıradaki alacağına ilaveten müflis bankanın iflas masasından düzenlenen sıra cetveline kaydına" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle;Davacının 1719 kayıt numarası ile alacak kayıt talebinde bulunduğu ,221.409,77 USD ve 22,18 Euro (müflis bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22.07.2016 tarihli döviz kuru esas alınarak ) olmak üzere toplam alacak tutarının 676.990,85 TL olarak sıra cetveline yazılmasına, bakiye 179.013,88 TL lik talebin ise reddine dair karar verildiği ,yabancı para cinsinden alacak kayıt taleplerinin fon kurulunun almış olduğu karar doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiği ,10.05.2018 tarih ve 2018 /260 fon kurulu kararınca '' yabancı para ve altın cinsinden vadesiz hesaplara, müflis bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22.07.2016 tarihi itibari ile T.C. ... bankasınca ilan edilen döviz alış kurları üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılıklarına ''denilerek hesaplamanın hangi tarih ve kur üzerinden gerçekleştirileceğinin belirtildiği , alınan fon kararı uyarınca hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil etmediği belirtilerek mahkeme kararının kaldırılması talep edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 235 inci maddesi gereğince açılmış olan kayıt kabul istemine ilişkindir.Müflis ... Bankası A.Ş, BDDK'nın ve Fon Kurulunun kararları doğrultusunda fona devredilerek, 23/07/2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 22/07/2016 tarihli BDDK kararı ile 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107/son maddesi uyarınca bankanın faaliyet izni kaldırılmış, Fon Kurulunun 22/12/2016 tarihli kararıyla 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 106/3 maddesi uyarınca doğrudan iflasının talep edilmesi üzerine İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/41 E., 2017/942 K. sayılı kararı ile 16/11/2017 günü saat 15:28 itibariyle iflasının açılmasına, tasfiye işlemlerinin TMSF tarafından yürütülmesine karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2018/629 E., 2018/829 K. sayılı 09/05/2018 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesi kararının yalnızca harç ile ilgili kısım yönünden düzeltilmesine karar verilmiş, bu kararın temyizi üzerine ise Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 27/01/2020 tarih, 2018/1539 E., 2020/406 K. Sayılı ilamı ile iflas kararı onanarak kesinleşmiştir.İİK'nın 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK'nın 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabule elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Kayıt kabul davası için yasada öngörülen 15 günlük süre özel dava şartıdır. Somut olayda, İstanbul 1. İflas Müdürlüğü tarafından mahkemeye gönderilen 28.06.2018 tarihli yazıda İstanbul 1. Asliye ticaret mahkemesinin 2017 /41 esası ve dosyasından 16.11.2017 tarihinde iflasına karar verilen müflis ... Bankası A.Ş. nin tasfiye işlemlerinin müdürlük dosyasında yapıldığı ve sıra cetveli ilanının 01.06.2018 tarihli ...ve 04.06.2018 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, davacının masaya 1719 kayıt numarası ile 856.004,73 TL alacak kaydı yaptırıldığı ve iflas idari memurları tarafından alacağın 676.990,85 TL sinin kabul edildiği ,bakiye 179.013,88 TL miktarın ise reddine karar verildiği kararın davacıya 11/06/2018 tarihinde tebliğ edildiği bildirilmiştir. Davacı tarafından iflas masasına başvurulduğu sırada tebligat masraf avansı yatırdığından 15 günlük yasal süre, tebliğ tarihinde itibaren hesaplandığında davanın 22/06/2018 tarihinde hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir. İİK'nın 195/1. maddesinin "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü uyarınca iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 29/05/2024 tarihli 2024/422 E. 2024/1816 K. sayılı kararında; "...İİK’nın 195. maddesinde, iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüştür. Bu hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek, müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır. 5411 sayılı Yasanın 106/5. maddesi uyarınca iflas dairesi, alacaklılar toplantısı ve iflas idaresi yerine geçebilecek olan fon kurulunun, bu düzenlemeden aldığı yetki ve yönetmeliğe dayanarak İİK hükümlerini ortadan kaldıracak şekilde karar alamayacağının da kabulü gerekir. Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince; davacı alacağının, davalı müflis bankanın iflasının açıldığı 16.11.2017 tarihli T.C. ... Bankası Efektif Döviz Satış Kuru üzerinden hesaplanarak TL'ye çevrilmesi gerekirken, TMSF tarafından tahsil edilecek sigorta primlerine ilişkin usul ve esasları düzenleyen Sigortaya Tabi Mevduat ve Katılım Fonları ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmelik madde 6'ya itibar edilmesi doğru olmamıştır..." şeklinde karar verilmiştir. Yine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 18/01/2024 tarihli 2023/2066 E. 2024/245 K. sayılı kararı da aynı yöndedir. Yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda 2004 sayılı İİK'da açık bir hüküm bulunmamakla birlikte İİK'nın 198/1 maddesinde konusu para olmayan alacakların, ona eşit bir kıymette para alacağına çevrileceği öngörülmüş olup öğretide de konusu yabancı para olan alacakların anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek iflas masasına yazdırılacağı hususu kabul edilmiştir. (Kuru: B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, Ankara, sf.1244). İİK'nın 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılması gerekmektedir. Bunun için de yabancı para alacaklarının Türk Lirasına çevrilmesi gerekir. Yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacakların Türk Lirasına çevrileceği tarih ise iflas kararının verildiği tarihtir. Ayrıca, yabancı para alacağının aynen kaydı alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas Hukuku'nun bu prensibini de zedelemiş olacaktır. Zira, iflasta imtiyazlı alacaklar İİK'nın 206. maddesinde ilk beş sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde, yabancı paranın TL'ye karşı değer kazanması halinde yabancı para alacağı yönünden bir artma söz konusu olacağından alacaklar arasındaki eşitlik bozularak TL'nin alacakları aleyhine kanunda öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olup, bu durumda, aynı sırada bulunan ülke parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelecektir. Bu sonuç her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğunu belirten İİK'nın 207. maddesine aykırılık teşkil eder. İflas davalarının kamu düzenini ilgilendiren davalardan olması ve mahkemece kayıt kabulüne karar verilecek miktarın diğer alacaklıların alacak miktarlarını ve haklarını da etkileyecek olması sebebiyle alacağın iflasın açıldığı tarihteki ... Bankasının efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 08/05/1997 tarih ve 2756 E. 4683 K. sayılı ilamı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2014 tarih ve 2013/7176 E. 2014/1802 K. sayılı, 12/05/2015 tarih ve 2014/5224 E. 2015/3582 K. sayılı, 02/06/2015 tarih ve 2014/4900 E. 2015/4147 K. Sayılı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 09/05/2024 tarih ve 2023/2805E. 2024/1401 K sayılı emsal ilamları) Mahkemece iflas tarihi olan 16.11.2017 tarihinde geçerli olan T.C ... Bankası efektif satış kuru üzerinden yapılan hesaplama neticesinde verilen kararın isabetli olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf sebebine itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı taraf harçtan muaf olduğundan istinaf başvuru ve karar harcı alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24/12/2025