İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tarafların ... Ticaret Anonim Şirketi’ni 5.000.000 TL esas sermayeli ve payları eşit olacak şekilde bir aile şirketi olarak kurduklarını, şirket esas sermayesinin …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1313 KARAR NO : 2025/1469 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/04/2025 NUMARASI : 2024/133 Esas - 2025/209 Karar DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tarafların ... Ticaret Anonim Şirketi’ni 5.000.000 TL esas sermayeli ve payları eşit olacak şekilde bir aile şirketi olarak kurduklarını, şirket esas sermayesinin herbiri 10.000 TL kıymetinde 500 adet nama yazılı paya ayrıldığını, ... 240 adet, eşinin 5 adet nama yazılı toplam 2.450.000 TL, Ferhan ... 240 ve eşinin 5 adet nama yazılı toplam 2.450.000-TL tutarında eşit sermaye payları bulunduğunu, on hisse karşılığı toplam 100.000 TL tutarındaki payın kurucuların babaları ... ... ait olduğunu, şirketin 20.9.1989 tarihinde ticaret unvanını ...Kıymetli Maddeler ve Taşlar Ticaret Anonim Şirketi, şeklinde esas sermayesini ise 1.000.000.000 olarak değiştirdiğini, tarafların sermayedeki pay oranları yine aynı kaldığını, şirket unvanını ... Kıymetli Madenler ve Taşlar Ticaret Anonim Şirketi, olarak değiştirdiğini, şirketin son olarak ticaret unvanını ... ... İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi olarak değiştirdiklerini, şirkete esas sermayenin %25 sahip olan üçüncü bir ortak olarak ...l'ın ortak olarak katıldığını, davalı şirketin 12.04.2017 tarihli genel kurul toplantısında esas sermayesini 4.000.000,00 TL’sına artırdığını, müvekkilinin şirketler bünyesinde bazı tespitler yaptığını, davalı şirketin tek yönetim kurulu üyesi ve başkanı ve şirketin 1.500.000 TL tutarında pay sahibi olan ..., hem bu şirkette hem de ... Mücevher Ticaret A.Ş.’de şirket markalarını ve tasarımları ile kiracılık hakkı ve müşteri çevresini örtülü bir biçimde, çok düşük bir bedelle adeta bedelsiz olarak, bir zamanlar davalı şirketin de yönetim kurulu üyeliğini yapan Osman ... tarafından İstanbul Meridyen Mücevher Saat ve ... Ticaret Anonim Şirketi olan şirkete müvekkiline haber vermeden devrettiğini, müvekkilinin devirden “Borç Sermaye Karması Finansman Sözleşmesi” için hazırlanan “Legal Due Diligance” sözleşmesini inceledikten sonra haberdar olduğunu, davalı aleyhinde haklı nedenle fesih davasını açtıklarını, şirketin 31.05.2021 tarihli genel kurul, 09.06.2022 tarihli genel kurul, 22.05.2023 tarihli genel kurul toplantılarının, TTK m. 416 hükmü gereğince çağrısız icra edildiğini, bu toplantılarda müvekkilinin kendisi katılmadığı halde, katılmış gibi gösterilip yerine sahte imza atıldığını gördüğünü, bu nedenlerden dolayı; tutanaklarının asılları ve eklerinin, bu tutanakta yer alan imzaların müvekkiline ait olup olmadığının bir uzman eliyle inceleme yapılmasına ve toplantıya katılmadığı sabit olan müvekkilinin yokluğunda TTK m. 416 hükmüne aykırı olarak alınan kararların yokluğuna, yargılama giderleri ile ücret-i vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yapılan tüm genel kurullardan ve alınan tüm kararlardan tüm ortaklar haberdar olup imzalar da davacının kendisi tarafından atıldığını, müvekkilinin genel kurulları bugüne kadar çağrısız şekilde yapıldığını, tutanakların bilgisayar ortamında yazıya dökülerek ortaklara imza atması için personeller tarafından götürüldüğünü, zira tüm şirketlerde çağrısız genel kurullarda veya yönetim kurulu toplantılarında süreç bu şekilde işlediğini, toplantı sonunda evraklar hazırlanıp gözden geçirilip imza sahiplerine tek tek götürülüp imza alındığını, davacıya da bu şekilde imza için genel kurul evrakları götürüldüğünde bu evrakları imzaladığını bildirerek personele her defasında teslim ettiğini, bu nedenlerden dolayı; davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin müvekkili lehine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Bu haliyle davalı şirketin dava konusu 31.05.2021, 09.06.2022, 22.05.2023 tarihli genel kurul toplantılarının ortaklarının fiziki veya elektronik ortamda toplantı yapmaksızın tutanağın düzenlenmesi sonrası ortaklara götürülerek imza alınması şeklinde gerçekleştirildiği sabit olup, anonim şirket olan davalı şirket açısından kanunun cevaz vermediği şekilde genel kurul toplantısının fiziki veya elektronik ortamda yapılmadığı, düzenlenen tutanağın sonradan ortaklara imzalatılması şeklinde toplantı dışında kullanılmış oylarla alınan genel kurul kararları yoklukla malul olduğundan Davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün 240277-0 sicil numarasında kayıtlı davalı ... ... İç ve Dış Ticaret A.Ş.'nin 31/05/2021 tarihinde yapılan 2020 yılına ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısında, 09/06/2022 tarihinde yapılan 2021 yılına ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısında, 22/05/2023 tarihinde yapılan 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine , ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin dava konusu 31.05.2021, 09.06.2022, 22.05.2023 tarihli genel kurul toplantıları ortaklarının fiziki ortamda toplantı yapmaları suretiyle yapıldığını, zira delil dilekçesinde tanık deliline ve yemin deliline dayanılmasına rağmen genel kurulların nasıl yapıldığı ile ilgili şirket personellerinin taraflarına tanık olarak dinletilmesine imkan tanınmamış, yemin delili hatırlatılmamış, sürpriz karar yasağına aykırı şekilde bilirkişi raporu lehlerine gelmiş iken duruşmada hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verildiğini, bu karar usûl yönüyle de hukuka aykırı olup mahkemece toplantıların fiziki ortamda yapılıp yapılmadığı araştırılmadan ve bu kanaate nasıl varıldığı gerekçeli kararda açıklanmadan hüküm kurulduğunu, davacının açıkça kötü niyetli olup dürüstlük kuralına aykırı iddialarda bulunduğunu, davalı Şirket'in 31.05.2021 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 7 no.lu karar ile 3 yıl süre ile Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapmak üzere ...'ın seçilmesine ve münferiden şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğuna dair karar alındığını, bu 3 yıllık görev süresinin dolmasına neredeyse 1 ay kalmışken 31.05.2021 tarihli genel kuruldan haberi olmadığını ve imzanın kendisine ait olmadığı iddia eden Davacı bugüne kadar şirketin yönetim kurulunun görev süresi ile ilgili hiçbir itirazda bulunmadığını, davacının işbu davadaki iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğu dosyada alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, bilirkişi raporuna göre işbu davaya konu 3 genel kurulda da atılan imzalar davacıya ait olduğunu, sahte imza atılarak karar alındığı iddiasının akla ve mantığa uygun herhangi bir yönü de bulunmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, anonim şirket genel kurulunun yoklukla malül olduğunun tespiti davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının dava konusu genel kurullara katılıp katılmadığı ve imzaların davacıya ait olup olmadığı noktasındadır.Davalı ... ... İç Ve Dış Ticaret Anonim Şirketinin 31/05/2021, 09/06/2022 ve 22/05/2023 tarihlerinde olağan genel kurulları yapılmıştır.Davacı tarafça, söz konusu genel kurullara katılmadığı halde imzasının taklit edildiği iddiasıyla anılan genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davacı, genel kurulların TTK'nın 416. maddesi hükmü gereğince çağrısız icra edildiğini, bu toplantılara davacı katılmadığı halde, katılmış gibi gösterilip yerine sahte imza atıldığını iddia etmektedir. Davalı ise, genel kurulların çağrısız şekilde yapıldığı, tutanakların ise bilgisayar ortamında yazıya dökülerek ortaklara imza atması için personeller tarafından götürüldüğünü, zira tüm şirketlerde çağrısız genel kurullarda veya yönetim kurulu toplantılarında sürecin bu şekilde işlemekte ve toplantı sonunda evraklar hazırlanıp gözden geçirilip imza sahiplerine tek tek götürülüp imza alınmakta olduğunu, davacıya da bu şekilde imza için genel kurul evrakları götürüldüğünde bu evrakları imzaladığını, davacının hissesi %37,5 olup diğer iki ortağın hisssesi toplamının da %62,5 olduğunu, genel kurullarda alınan kararların da salt çoğunluk ile alınabilecek kararlar olup davacı genel kurula katılmasa dahi aynı kararların yine de alınabilecek nitelikte olduğunu savunmuştur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun çağrısız genel kurula ilişkin 416/1. maddesi, bütün payların sahipleri veya temsilcileri, aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde, genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın, genel kurul olarak toplanabilir ve bu toplantı nisabı varolduğu sürece karar alabilirler, şeklindedir. TTK'nın 417/4. maddesinde, genel kurula katılanların imzaladığı liste "hazır bulunanlar listesi" adını aldığı düzenlenmiştir. TTK'nın 422/1. Maddesine göre de, tutanak, pay sahiplerini veya temsilcilerini, bunların sahip oldukları payları, gruplarını, sayılarını, itibarî değerlerini, genel kurulda sorulan soruları, verilen cevapları, alınan kararları, her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarını içereceği, tutanak, toplantı başkanlığı ve Bakanlık temsilcisi tarafından imzalanır; aksi hâlde geçersizdir.Buna göre, hazır bulunanlar listesinin düzenlenmesi ve katılan paydaşlar tarafından imzalanması genel kurulun yapıldığını gösterir ise de, davalı taraf genel kurul tutanaklarının bilgisayar ortamında yazıya dökülerek ortaklara imza atması için personeller tarafından götürüldüğünü, davacıya da bu şekilde imza için genel kurul evrakları götürüldüğünde bu evrakları imzaladığının beyan edilmiş olması karşısında evrakların sonradan düzenlenmiş olması nedeniyle bu aşamada hazır bulunanlar listesi genel kurulun yapıldığını ispata elverişli değildir. Davalı tarafça, dava konusu genel kurulların yapıldığını ispatlayan başka bir delil sunulmamış olması nedeniyle söz konusu genel kurullar yok hükmündedir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025