T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1785 KARAR NO : 2025/1508 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/408 ARA KARAR TARİHİ: 01/12/2025 TALEP: Konkordato KARAR TARİHİ: 24/12/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Konkordato talep eden vekili dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllar…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1785 KARAR NO : 2025/1508 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/408 ARA KARAR TARİHİ: 01/12/2025 TALEP: Konkordato KARAR TARİHİ: 24/12/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Konkordato talep eden vekili dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır ticari faaliyet gösteren ve istihdam sağlayan bir işletme olduğunu, son dönemde ülke ekonomisindeki dalgalanmalar, döviz kurlarındaki artış, yüksek faiz oranları ve alacak tahsilatında yaşanan zorluklar sebebiyle mali darboğaza girdiğini, şirketin üretim ve ticari faaliyetleri devam etmekteyse de, nakit akışındaki bozulma sonucu borçlarını vadesinde ödeyemez hale geldiğini, şirketin borçlarını tasfiye etmek yerine ticari faaliyetlerini sürdürerek alacaklılarına daha fazla zarar vermemek amacıyla konkordato talebinde bulunduğunu, şirketin mevcut varlık ve gelirlerinin, uygun bir ödeme planı ile alacaklıların büyük kısmının tatminini sağlayabileceğini belirterek İİK'nın 285 ve devamı maddeleri uyarınca 3 aylık geçici mühlet verilmesini, gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasını, İİK'nın 285. maddesi çerçevesinde geçici mühlet neticesinde İİK'nın 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesini ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasını, yargılama neticesinde konkordato talebinin kabulü ile, İİK'nın 305. ve diğer maddeleri gereğince konkordatonun tasdikini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 01.12.2025 tarihli ara kararı ile "Konkordato talep eden şirket ile SGK arasında yapılan sözleşmelerin SGK tarafından feshinin, ayrıca SGK'nın bu şirketin faaliyetinin durdurulmasına veya engellenmesine yönelik işlemlerinin tedbiren ÖNLENMESİNE, mühlet karar tarihten itibaren, SGK nezdinde tahakkuk eden hakedişlerin ve sonrasında gerçekleşecek hakedişlerin SGK tarafından, kendi alacakları sebebiyle bloke edilmesinin ve takas-mahsup edilmesinin tedbiren ÖNLENMESİNE, bu kapsamda SGK'nın, kurum sistemlerinde, konkordato talep eden şirkete ilişkin ekranların ve bu çerçevede medula sistemini kapatmasının tedbiren ÖNLENMESİNE, SGK ekranlarının (Medula Sisteminin) kapatılmış olması halinde ise ara kararın icrası açısından sistemin derhal aktif hale GETİRİLMESİNE," dair karar verilmiştir. Alacaklı SGK vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin yetkisiz olduğunu, sözleşme hürriyeti kapsamında Kurumun sözleşme yapacağı hastaneleri belirleme hürriyeti/serbestisi olup tüm başvuran hastanelerin kabulü gibi bir zorunluluğu bulunmadığını, dolayısıyla tedbiren sözleşme feshinin durdurulmasının somut olayda uygulanabilir nitelikte olmadığını, kurum alacaklarının takas ve mahsup yasağına tabi olmadığını belirterek, mahkemece verilen tedbirlere ilişkin 01.12.2025 tarihli geçici mühlet ara kararının oluşan ve telafisi mümkün olmayan zararlar da dikkate alınarak kaldırılmasını talep etmiştir.Talep, İİK 285 vd. maddelerinde düzenlenen konkordato istemine ilişkindir.Alacaklı SGK tarafından geçici mühlet tedbirlerine karşı istinaf yoluna başvurulmuştur. İİK'nın 295. maddesinde; "(Değişik: 28/2/2018-7101/23 md.) Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.(Ek fıkra:9/6/2021-7327/3 md.) Şu kadar ki, rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacak ise 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilir. Satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır."İİK'nın 297. maddesinin 2. fıkrasında; "(Değişik ikinci fıkra:9/6/2021-7327/5 md.) Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz; taşınmazını, işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşınırını ve işletmenin devamlı tesisatını devredemez ve takyit edemez. Aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür. Mahkeme bu işlemler hakkında karar vermeden önce komiserin görüşü ile alacaklılar kurulunun muvafakatini almak zorundadır." hükümleri yer almaktadır. 6100 sayılı HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341/1. maddesinde; "İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmüne yer verilmiştir.Yine İİK'nın 7101 sayılı kanun ile değişik "Geçici mühlet" başlıklı 287/1. maddesi; "Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır." 287/son maddesinde; "Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz." şeklinde düzenlenmiş,İİK'nın 293. maddesinin gerekçesi ise; "Konkordato hakkındaki kapsamlı kanun yolu denetimi konkordatonun tasdiki aşamasında kabul edilmekte; mühlet aşamasında kanun yolu denetimi sınırlandırılmaktadır. 287 nci maddenin son fıkrası hükmüne göre geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı gibi, 293 üncü maddeye göre de kesin mühlet talebinin kabulü ile kesin mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı da kanun yoluna başvurulamayacaktır. Kesin mühlet talebinin reddi kararlarına karşı ise kural olarak sadece istinaf yolu öngörülmüştür. İstisna olarak mahkemenin veya bölge adliye mahkemesinin konkordato talebinin reddiyle birlikte borçlunun iflasına da karar verdiği hallerde bu kararlara karşı hem istinaf hem de temyiz kanun yollarına başvurulabilmesini öngören 164 üncü madde hükmü uygulanacaktır." şeklinde açıklanmıştır. Somut dosya yönünden inceleme yapıldığında; alacaklının talebi HMK'nın 341. maddesinde ifade edilen nihai karar, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz niteliğinde olmadığı gibi İİK'nın 285 vd. maddelerinde konkordato kurumu yönünden istinaf yolunun açık olduğu kararlardan da değildir. Açıklanan nedenlerle; alacaklı SGK vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341. ve 352/1.b maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Alacaklı SGK vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1.b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,2-Alacaklı Sosyal Güvenlik Kurumu harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılaması için alacaklı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın alacaklıya ilk derece mahkemesince iadesine,5-Kararın ilk derece mahkemesince tebliğ edilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24/12/2025