Hukuk Genel Kurulu 2018/902 E. , 2021/1555 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Tire Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca …
**Hukuk Genel Kurulu 2018/902 E. , 2021/1555 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Tire Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; davalı belediyenin encümen kararıyla satışa çıkardığı Gökçen beldesi, 3 ada, 19 parsel sayılı taşınmazın ihale sonucu müvekkilinin mirasbırakanı Ali Beyret tarafından 1979 yılında satın alınıp bu tarihten ölümüne kadar kullanıldığını, daha sonra mirasçılarının kullanıma devam ettiğini, 2010 yılında Hazinenin ecrimisil talep etmesi üzerine taşınmazın mülkiyetinin belediyeye değil Hazineye ait olduğunun, tapu devrinin bu nedenle mümkün olmayacağının ortaya çıktığını, davalının bir kamu kurumu olmakla yarattığı güven nedeniyle taşınmazın ellerinden çıkmasından doğan zarardan sorumlu olduğunu, hak, nesafet ve aynen ikame kuralları çerçevesinde Ali Beyret mirasçılarının elinden çıkan taşınmazın zemin ve zaman içerisinde taşınmaz üzerine yapılan muhtesatları ile birlikte değerinin davalı tarafça ödenmesi gerektiği ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili; taşınmazın mülkiyetinin Hazineye ait olduğunun ihaleden birkaç ay sonra davacılar mirasbırakanınca öğrenildiğini, müvekkilinin bu şekilde sorun yaşayan vatandaşların bir kısmına 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi çerçevesinde yapılan uygulama sonucu tapularını verdiğini, davaya konu taşınmaz için de aynı şekilde talepte bulunulmuşken ve tapuların devrinin sağlanacağı sözü verilmesine rağmen dava açma yolunun tercih edildiğini, tapu kayıtlarının aleniliği sebebiyle mülkiyetin başkasına ait olduğunun yeni öğrenildiği iddiasının kabul edilemeyeceğini, sözleşme geçersiz olduğundan davacının sadece sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde ödediği bedelin iadesini isteyebileceğini, rayiç bedel talebinin haksız olduğunu, ayrıca taşınmazın boş arsa olarak ihale edildiğini, bu nedenle sonrasında yapılan muhdesat bedelinin müvekkilinden istenemeyeceğini, taşınmazın Hazineye ait olması nedeniyle muhdesatlarla zenginleşenin müvekkili belediye değil Hazine olduğunu ve talebin ona yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkeme Kararı: