İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/01/2026 Davanın kısmen kabulü -reddine ilişkin kararın davacı ve davalılar .. Şti. ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dışı giyim firmasına imalat yaptığını, dava dışı şirketin kumaş emtiasının müvekkilinin Arnavutköy İstanbul adresindeki deposundan Batman'daki fabrikaya taşınması için davalı taşıma şirketiyle anlaşıldığını,…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1804 KARAR NO: 2026/162 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:13/06/2022 NUMARASI:2020/307 Esas 2022/576 Karar DAVA:Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:07/07/2020 İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/01/2026 Davanın kısmen kabulü -reddine ilişkin kararın davacı ve davalılar .. Şti. ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dışı giyim firmasına imalat yaptığını, dava dışı şirketin kumaş emtiasının müvekkilinin Arnavutköy İstanbul adresindeki deposundan Batman'daki fabrikaya taşınması için davalı taşıma şirketiyle anlaşıldığını, 11/01/2019 tarihinde müvekkilinin deposundan bir kısım malların araca yüklendiğini, daha yüklenecek mallar olduğundan araç sürücüsüne aracın başında beklemesi talimatı verildiğini, sürücünün aracın içinde oturduğu sırada araçtan bir kısım malların çalındığını, sürücünün emniyetteki ifadesinde araçta oturduğu sırada aracın sallandığını hissettiğini ve araçtan inerek tırın arkasında gördüğü kişileri engellemeye çalıştığını fakat engelleyemediğini; müvekkilinin çalınan mallar nedeniyle dava dışı şirkete 97.198,74-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını; hırsızlık olayında taşıyıcının ağır kusurlu olduğunu, bu nedenle dorse sahibi davalı taşıma şirketinin, çekicinin sahibi ve taşıma şirketi yetkilisi davalı ... ile bu kişinin sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketinin zararı karşılamak durumunda olduğunu ileri sürerek, şimdilik 10.000-TL'nin 11/01/2019 olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. ISLAH:Davacı vekili 18/10/2021 tarihli ıslah dilekçesinde, 10.000-TL olan talebini 97.198,74-TL'ye çıkarmıştır. CEVAP:1-Davalılar ... ve ... Şti. vekili, hırsızlık olayının 11/01/2019 tarihinde meydana geldiğini, davanın ise 07/07/2020 tarihinde açıldığını, talebin TTKnın 855/3' maddesine göre zamanaşımına uğradığını; olayın davacının depo sahası içinde gerçekleştiğini; yükleme ve istiflemeyle yükümlü taşıtanın çalışanları tarafından yükleme tamamlanmadığındanTTKnın 875 maddesi gereğince taşıyıcıya teslimden söz edilemeyeceğini ve müvekkillerinin sorumlu bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2-Davalı...vekili, davanın zamanaşımına uğradığını; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacının dava dışı şirkete ödeme yaptığını ispatlaması gerektiğini; aracın kapaklarının kilitli olmadığı ve gerekli emniyet tedbirleri alınmadığından, poliçeye göre zararın teminat dışında bulunduğunu ve kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat tutarının TTK 880 ve 882/2 uyarınca hesaplanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Her üç davalılar vekilleri ıslaha karşı zamanaşımı defiinde bulunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, hırsızlık olayıyla ilgili soruşturma dosyasında, tırın arka kapağında zorlama izi olmadığı, kapağın kilitlenmediği, sürücü araçtayken vuku bulan hırsızlık olayında davalı şirket çalışanı sürücünün pervasızca davranışı olduğundan sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamadan davalılar ... ve ... Şti.'nin zarardan sorumlu oldukları; 13/06/2019 tarihli "..." açıklamalı 97.198,74-TL (kdv dahil) bedelli faturadaki birim fiyatın, olay tarihi itibariyle piyasa rayicine uygun olduğu; davanın kısmi dava olarak açıldığı, 18/10/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talebin 87.198,74-TL artırıldığı, davalılar ... Şti. ve ...' vekilinin ıslaha karşı zamanaşımı definde bulundukları, olayda TTK 855/2 uyarınca 3 yıllık zamanaşımı uygulanacağı, irsaliyedeki 11/01/2019 sevk tarihi itibariyle taşımanın 2-3 gün sürüp akabinde alıcısına teslim edileceği, 18/10/2021 ıslah tarihi itibariyle 3 yıllık zamanaşımının dolmadığı, ancak mahkemece sehven işbu tarih karıştırılarak ıslah ile arttırılan kısım yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği, bu hatanın istinaf kanun yolunda giderilebileceği; davalı ... AŞ bakımından; hırsızlık olayının sürücünün araç içerisinde bulunduğu sırada gerçekleştiği, tır kapağının kilitlenmediği, alınması gereken tüm tedbirlerin alınmadığı dikkate alındığında ve bilirkişi raporuna kısmen itibar edilmeyerek poliçenin 2. maddesine göre zararın teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 10.000-TL'nin 07/07/2020 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılar ... ve... Şti.'den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ıslah ile arttırılan kısımla ilgili davanın zamanaşımı nedeniyle reddine; davalı ... AŞ bakımından davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:1- Davacı vekili, davalılar ... ve ... Şti yönünden mahkemenin gerekçeli kararında zamanaşımı hesabının hatalı yapıldığı ve olayda 3 yıllık zamanaşımının uygulanması gerektiğinin belirtildiğini, ıslah ile talep edilen tutarın kabul edilmesi gerektiğini; diğer davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddinin doğru olmadığını, poliçedeki şartın aracın konaklama ve kısa süreli terki halini düzenlediğinden davada uygulanamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2-Davalılar ... ve ... Şti. vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, hırsızlık olayının 11/01/2019 tarihinde olduğunu, davanın 07/07/2020 tarihinde açıldığını mahkemenin gerekçesindeki 3 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği hususunun anlaşılamadığını; müvekkillerinin ve sürücünün TTK nın 886 kapsamında pervasızca hareketi veya kastının bulunmadığını, sürücünün hırsızlığı önleyebilmek için çok büyük çaba sarf ettiğini, hırsızları engellemek isterken yerde sürüklendiğini, ancak başaramadığını;yükleme ve istiflemeden taşıtanın sorumlu olduğunu; yükleme yapılan yerin güvenliğinin sağlanmasından müvekkillerin sorumlu olmadığını, sürücünün depo sorumlusu ...'ın talimatları doğrultusunda hareket ettiğini; malların müvekkillerinin uhdesinde iken çalınmadığını, hırsızlık meydana geldiğinde malların sorumluluğunun malın araca yüklenmesiyle yükümlü davacıda olduğunu; olaydan hemen sonra acele bir şekilde sürücü kandırılarak irsaliye imzalatıldığını, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili ... ile davalı ... arasında yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigortası bulunduğunu, tüm tedbirler alındığından zararın poliçe kapsamında bulunduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın müvekkilleri bakımından reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE:Dava, davacı ile davalı taşıyıcılar arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında taşımaya konu malların çalınması nedeniyle uğranılan zararın, davalı taşıyıcılardan ve yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigortacısından tahsili istemine ilişkindir.Taşıma yurt içi taşıma olduğundan uyuşmazlığa TTK hükümleri uygulanmalıdır. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Diğer yandan sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, bu madde hükmüne göre gönderinin tamamının ziya veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin brüt ağırlığının kilogram başına 8,33 özel çekme hakkı ile sınırlıdır. TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre ise, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz."Zamanaşımı" başlıklı TTK'nın 855. maddesinde, (1. Fıkra) ..yolcunun ölümü veya bedensel zararlarda istem haklarının 10 yılda; diğer zararlarda ise 1 yılda zamanaşımına uğrayacağı; (2. fıkra) bu sürenin, eşya taşımasında, eşyanın gönderilene teslimi tarihinden başlayacağı, eşya tamamen zayi olmuş veya..., zamanaşımı süresinin, eşyanın teslimi gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacağı; (5. fıkra) taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden dolayı (a bendi) eşyanın zıyaa, hasara uğramış veya geç teslim edilmişse taşıyıcının sorumluluğunun 3 yılda zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir.Somut olayda davacı, dava dışı firmaya tekstil imalatı yapmakta olup, 11/01/2019 tarihinde bu firmaya ait kumaşların müvekkilinin Arnavutköy'deki deposundan alınarak Batman'daki fabrikaya taşınması için davalı ... Şti. ile anlaşıldığı, malların yüklendiği dorsenin mülkiyetinin davalı taşıyıcı şirkete, çekicinin ise davalı ...'a ait olduğu, araç sürücüsü dava dışı ...'nin davacının deposuna gittiği, bir kısım mallar yüklendikten sonra daha yüklenecek mallar olduğundan araçta beklemesinin söylendiği ve sürücü araçtayken bir kısım malların çalındığı belirlenmiştir.Olay ile ilgili Gaziosmanpaşa CBS'nin 2019/6831 sayılı soruşturma dosyasında, sürücünün olay tarihindeki ifadesinde araçta otururken rüzgardan aracın sallandığını zannettiğini, sol arkada birisinin onu gördüğünü anlayınca hemen araçtan indiğini, hırsızların aracının arka kapısından tuttuğunu, kendisini biraz sürüdüklerini, durmayınca bıraktığını ve davacının depo görevlilerine haber verdiğini ifade etmiştir. Olay yeri tespit tutanağında, davacının iş yeri giriş kapısı karşısındaki sokak içinde kaldırım kenarına park edilmiş vaziyetteki araç dorsesinin arka sağa ve sola açılır kapakları üzerinde herhangi bir mühür ve zorlama izi olmadığı, dorsenin arka kapaklarının yalnız kapı kapatma kilit kollarının kapalı olduğu, kupanın kapı kilit tertibatları ve kontak tertibatı üzerinde zorlama izi bulunmadığı ve kupa içerisinde bir dağınıklığın olmadığı tespit edilmiştir. Davacının depo çalışanları, malların bir kısmının araca yüklendikten sonra tırın kapağını kapattıklarını, başka bir yükleme yapacaklarından çay aldıktan sonra sürücüye tırın başına geçmesini söylediklerini, daha sonra da sürücünün yanlarına gelerek hırsızlık olayını haber verdiğini ve 120.000-TL değerinde 73 top ... marka kumaş ile 11.673 metre kumaşın çalındığını belirtmişlerdir. CBS dosyasında, daimi arama kararı verilmiştir.Davacı çalınan malların bedelinin dava dışı firma tarafından 13/06/2019 tarihli faturayla kendisine yansıtıldığını ve zararın ödendiğini belirtmiştir. Söz konusu kdv dahil 97.198,74-TL bedelli faturada "çalıntı kumaşa ait 11.673 m 7,7101-TL tutarlı bedeldir" açıklaması yazılıdır.Alınan bilirkişi raporunda,faturanın davacının defterlerine işlendiği ve BA bildiriminin yapıldığı tespit edilmiştir. Buna göre zararı karşılayan davacının aktif husumeti bulunduğu anlaşılmıştır.Davacının sunduğu, davalı ... Şti.'nin davacıya kestiği 16/01/2019 tarihli "İstanbul Batman nakliye bedeli 2 kapak" açıklamalı faturaya göre, taşıma işinin davalı şirket tarafından davacıya karşı üstlenildiği, diğer davalı ...'ın fiili taşıyıcı olduğu anlaşılmaktadır. 02/11/2018 tarihli yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigortası abonman sözleşmesine göre diğer davalı ... ise, davalı ...'ın yurt içi taşıyıcı sorumluluk sigortacısıdır. Dava dilekçesinin ekinde araç sürücüsünün imzasının bulunduğu 3 adet sevk irsaliyesi sunulmuştur. Davalı sigorta şirketince alınan ekspertiz raporunda, 23 top 539,20 kg boyalı örme kumaş (polar kumaş) ve 85 top 12.573 metre boyalı polyester kumaş (memory kumaş) yüklemesi yapıldıktan sonra dorsenin kapısının kapatıldığı, olayda 73 top 11.673 metre kumaşın çalındığı, değerinin 7,71 birim fiyattan 89.998,83-TL olduğu ve poliçedeki güvenlik şartları kapsamında araçtaki sürücünün kapıyı kilitlemediği gözetilerek hasarın tazminin takdirinin sigorta şirketine ait olduğu belirtilmiştir.Eldeki davada uyuşmazlık konusu hırsızlık olayı nedeniyle davalı taşıyıcıların sorumlu olup olmadıkları, sorumlular ise zararın doğumunda ağır kusurlu sayılıp sayılmayacakları noktasındadır. İstanbul'dan Batman'a taşınmak üzere davacının deposundan yüklenen kumaşlar taşıyıcıların aracına yüklenmiştir. Araç, deponun karşısında kaldırımda park halindeyken ve sürücü diğer yüklemeleri beklediği sırada sürücü aracın sürücü mahallinde otururken hırsızlık olayı gerçekleşmiştir. Mallar artık davalı taşıyıcılara teslim edilmiş olup, onların hakimiyet alanındadır.Aracın bulunduğu yerde, araca özgülenmiş bir güvenlik önlemi yoktur. Malların bulunduğu yer davacının depo sınırlarında olmadığı gibi, yüklemenin davacı tarafından yapılması da sonuca etkili değildir. Bu nedenle TTK'nın 875 ve 879. maddeleri gereğince, malın çalınarak zayi olmasından davalı taşıyıcılar sorumludur. Hırsızlık olduğunda kapı kilitli değildir. CBS dosyasındaki olay yeri tespit tutanağında da belirtildiği üzere dorsenin kapısında zorlama yoktur.Bu nedenle davalı sürücü araç içerisinde ise de, aracın dorsesi kilitli olmadığı gibi, araçta zorlama izi bulunmaması da sürücünün ağır kusurlu davrandığının kabulü ile TTK'nın 855/3. maddesine göre, olayda 3 yıllık zamanaşımı uygulanacaktır. Olay tarihi olan 11/01/2019 dikkate alındığında, 07/07/2020 dava ve 18/10/2021 ıslah tarihlerinde, 3 yıllık zamanaşımı süresi sona ermemiştir. Aynı sebeple TTK'nın 886. maddesi uyarınca, davacı zararını sorumluluk sınırlamasına tabi olmadan talep edebilecektir. TTK'nın "Tazminatta esas alınacak değer" başlıklı 880. maddesinde taşıyıcının, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminatın, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanacağı ve eşyanın değerinin piyasa fiyatına göre tayin edileceği düzenlenmiştir. Taşıma, sigorta ve tekstil uzmanlarından oluşan 05/05/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda, dava dışı firmanın çalıntı kumaşlar için davacıya kestiği 13/06/2019 tarihli faturadaki birim fiyatı 7,71-TL'den kdv dahil 97.198,74-TL'nin olay tarihi itibariyle kumaşın piyasa rayicine uygun olduğu saptanmıştır. Kumaşın araç sürücüsünün imzasını havi sevk irsaliyesi ile davalının sigortacısının eksper raporuna göre, taşıyıcıya teslim edildiği ve sonrasında çalındığı bellidir. Davalılar ... ve ... Şti.'nin istinaf dilekçesinde, zararın tespiti hususunda bir itirazları da yoktur. Raporun denetlenebilir olduğundan hükme esas alınabilecektir.Davacı kısmi dava olarak açtığı dava dilekçesinde şimdilik 10.000-TL'nin ve 18/10/2021 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesinde de talebini artırarak, toplam 97.198,74-TL'nin 11/01/2019 olay tarihinden avans faiziyle tahsilini istemiştir. Mahkemece 10.000-TL'nin dava tarihinden avans faiziyle tahsiline verilen karar davacı tarafından istinafa konu edilmediğinden, faiz başlangıç tarihi davacı açısından kesinleşmiştir. Davanın kısmi dava olduğu dikkate alınarak, 10.000-TL'nin 07/07/2020 dava ve 87.198,74-TL'nin 18/10/2021 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılar ... Şti. ve ...'dan tahsiline karar verilmesi gerekirken, kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki arz edecek şekilde de davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan, eldeki davada aracın kilitlenmemesi sebebiyle taşıyıcıların ağır kusurlu oldukları ve gerekli önlemleri almadıkları gözetildiğinde,hasarın teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle diğer davalı sigorta şirketi hakkında davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle;istinaf sebepleriyle sınırlı yapılan inceleme sonucunda, davalılar ... Şti. ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davanın ıslah edilmiş haliyle davalı taşıyıcılar bakımından kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek davalı taşıyıcılar bakımından davanın kabulüne, diğer davalı sigorta şirketi bakımından reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalılar .... Şti. ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/307 Esas - 2022/576 Karar sayılı 13/06/2022 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA "Davanın davalılar ... Şti. ve ... bakımından kabulü ile 10.000-TL'nin 07/07/2020 dava tarihinden ve 87.198,74-TL'nin 18/10/2021 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalılar ... Şti. ve ...'dan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,Davalı ... AŞ bakımından davanın reddine,"İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 6.639,64-TL karar harcından davacı tarafça yatırılan 170,78-TL peşin+1.490-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.660,78-TL harcın mahsubu ile kalan 4.978,86-TL harcın davalılar ... Şti. ve ...'dan müteselsilen tahsili ile Hazine'ye ödenmesine, Davacı tarafından ödenen toplam 1.715,18-TL peşin harcın davalılar... Şti. ve ...'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Hakkında ki dava red edilen davalı bakımından yapılan giderler ayrık tutularak hesaplanan ,Davacı tarafından yapılan 3.650-TL bilirkişi ücreti ve 328,75-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.978,75-TL yargı giderinin davalılar ... Şti. ve ...'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalılar ... Şti. ve ...'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... AŞ lehine takdir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalılar ... Şti. ve ...'dan müteselsilen alınarak Hazine'ye ödenmesine,"Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 170,80-TL harcın mahsubu ile kalan 561,20-TL harcın davalılar ... Şti. ve ...'dan müteselsilen alınarak Hazine'ye ödenmesine,80,70-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine ,Davacı tarafından yapılan 67,25-TL istinaf yargı giderinin davalılar ... Şti. ve ...'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalılar tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerlerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.29/01/2026