11. Hukuk Dairesi 2008/10043 E. , 2010/1068 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi TarAflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/12/2007 tarih ve 2006/304-2007/542 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2008/10043 E. , 2010/1068 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi TarAflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/12/2007 tarih ve 2006/304-2007/542 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin dava konusu markalara konu tohumların üreticisi olduğunu, müvekkilinin Türkiye temsilcisi dava dışı ... Tarım. Ür. Tic. San. Ltd. Şti. tarafından müvekkilinin ıslah yoluyla ürettiği melez (hybrid) tohum çeşitlerinin 25.05.2005 tarih ve 2004/15191 sayılı “ROXSANE Hybrid F1”, 2004/15192 sayılı “AMALTHEE Hybrid F1” ve 2004/15193 sayılı “CALVİ Hybrid F1” ibareleri ile tescil ettirildiğini, ancak marka olarak tescil edilen ibarelerin tohum çeşitlerinin adları olduğunu, bu tohumlar için Fransa Tarım Bakanlığı’ndan 1994, 1997 ve 2000 yıllarında ıslahçı hakkı kazanıldığını ve bitkisel mülkiyet edinim belgesi alındığını, T.C. Tarım Bakanlığı tarafından da bitki çeşidi olarak kaydedildiğini, davalının tescilinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, yetki belgesinin dava dışı ... Ltd.Şti.’ne marka olarak tescil için yetki vermediğini, markaların davalıya devrinin muvazaalı olduğunu, tohum ve marka hakkı sahibinin müvekkili olduğunu, davalının tescilinden çok önce ürün ve markaları Fransa ve Türkiye’de tescilsiz olarak kullandığını, 556 sayılı KHK’nın 8/III ve 42. maddeleri uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek, 25.05.2005 tarih ve 2004/15191 sayılı “ROXSANE Hybrid F1”, 2004/15192 sayılı “AMALTHEE Hybrid F1” ve 2004/15193 sayılı “CALVİ Hybrid F1” ibareli markaların Paris Sözleşmesi’nin 6. mükerrer 6.maddesi ve 556 sayılı KHK’nin 17.maddesi uyarınca müvekkiline devri ve TPE nezdinde tesciline, olmadığı taktirde dava konusu markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının dava konusu tohumların üreticisi olduğunu, tohumlar Türkiye’ye getirildikten sonra deneme çalışmalarına tabi tutulduğunu, bu sürecin tamamının ... Ltd.Şti. tarafından yapıldığını, ayrıca tohumların deneme sürecindeki işlemlerinin davacı firma tarafından verilen numaralarla yürütüldüğünü, dava konusu isimleri ise tohumlara ... Ltd.Şti’nin verdiğini, davacı markaların tesciline yönelik rüçhan hakkını yasal süresinde kullanmadığı için Paris Sözleşmesi ve 556 sayılı KHK’nin 17. maddesi uyarınca markaların devrini talep edemeyeceğini, hükümsüzlük talebinin de yerinde olmadığını savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu tohumların ilk kez davacı tarafından ıslah edilerek Fransa’da üretildiği, Fransa Tarım Bakanlığı nezdinde tohum çeşidi olarak davacı adına kayıt altına alındığı, dava dışı ... Ltd.Şti’nin 22.03.2000 tarihli yetki belgesine göre davacının temsilcisi olduğu, ancak bu yetki belgesinin dava dışı ... Ltd.Şti’ne marka olarak tescili için yetki vermediği, buna rağmen dava dışı ... Ltd.Şti. adına tescil edildiği ve sonra markaların davalıya devredildiği, dava konusu markaların esas unsurlarını oluşturan “ROXSANE”, “AMALTHEE” ve “CALVİ” ibarelerinin broşür ve kataloglarda tür ismi olarak yer aldığı, T.C. Tarım Bakanlığı tarafından da tohum çeşidi olarak kayıt altına alındığı, 556 sayılı KHK’nin 7/c maddesi uyarınca tescili talep edilen ürünler için çeşit bildirdiğinin tespit edildiği, esas unsur olarak tescilinin bu nedenle mümkün olmadığı, dava konusu markaların tescili talep edilen mallar için çeşit bildirdiği 556 sayılı KHK’nin 8/2. maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığı, davacı firma adına tescil edilemeyeceği gerekçesiyle davacının hükümsüzlük ve sicilden terkine ilişkin davasının kabulüne, davacının markaların adına tescil talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.