Hukuk Genel Kurulu 2013/12-2 E. , 2013/866 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 07/11/2012 Taraflar arasındaki “borca ve imzaya itiraz” isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nce şikayetin reddine dair verilen 01.06.2011 gün ve 2008/919 E., 2011/742 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçi/borçlu vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 21/06/2012 gün ve 2012/16130 E., 2012/21815 K. sayı…
**Hukuk Genel Kurulu 2013/12-2 E. , 2013/866 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 07/11/2012 Taraflar arasındaki “borca ve imzaya itiraz” isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nce şikayetin reddine dair verilen 01.06.2011 gün ve 2008/919 E., 2011/742 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçi/borçlu vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 21/06/2012 gün ve 2012/16130 E., 2012/21815 K. sayılı ilamı ile; (...Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine başvurusunda çeklerin kambiyo vasfında olmadığı ve imzalarında şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek itiraz ettiği anlaşılmıştır. TTK'nun 542.maddesi göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 321.maddesine göre geçerli bir yönetim kurulu kararına dayanmaksızın temsilci tayin edilen kişilerin şirket adına yapacağı işlemler geçersiz olur. Zira, TTK'nun 539.maddesine göre atanan müdürler esas itibariyle ticari mümessil niteliğinde olduklarından bir başka kişiyi ticari mümessil tayin etme yetkisine haiz değillerdir. Ayrıca İİK'nun 545.maddesine göre de sözleşmede aksine hüküm olmadıkça ticari mümessiller ile bütün işletmeyi idare selahiyetine haiz olan ticari vekiller şirketi oluşturan ortaklar kurulu kararı ile tayin olunabilirler. Somut olayda şirket ortaklar kurulu kararı ile M.Ç.'nın müdür olarak atandığı, senedi imzaladığı iddia olunan ve bu müdür tarafından vekaletname ile yetki verilen Z.Ş.'e şirket ortaklar kurulu kararı ile verilmiş şirketi borçlandırma yetkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple Z. Ş. tarafından borçlu şirketi bağlayıcı kambiyo senedi düzenlenemez. Bu durumda mahkemece bonodaki imzanın borçlu şirket yetkilisi M. Ç.yönünden yöntemince imza incelemesi yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Asıl ve birleşen dava, şikayet yoluyla borca ve imzaya itiraza ilişkindir.