7. Hukuk Dairesi 2022/5633 E. , 2023/6305 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3092 E., 2022/1304 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/734 E., 2021/50 K. Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahke
**7. Hukuk Dairesi 2022/5633 E. , 2023/6305 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3092 E., 2022/1304 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/734 E., 2021/50 K. Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde, dava konusu 1 parsel numaralı taşınmaz üzerinde bulunan üç katlı binanın ... tarafından yaptırıldığını, binayı ...’ın Almanya'da çalışarak edindiği tasarrufları ve davacının eşi ...'nin birikimleri ile kendisi de çalışarak bizzat yaptırdığını, ...’ın ölümünden sonra kardeşi ...’ın binada ikamet etmeye başladığını, taşınmazda ikamet edebilmek için üzerine elektrik su gibi abonelikleri aldığını, davalının 2011 yılına kadar hiçbir yerde çalışmadığını, ... tarafından geçimini sağladığını, davalının haksız olarak taşınmazın arsa tapusunu aldığını; ancak arsa üzerindeki dava konusu binanın müvekkillerine ait olduğunu belirterek, binanın aidiyetinin tespiti ile bu tapu sicili beyanlar hanesine işlenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın dava dışı ... tarafından gecekondu olarak sahiplenildiğini, Akif’ten devraldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2021 tarihli ve 2019/734 Esas, 2021/50 Karar sayılı kararıyla; tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerektiğini, eda davası açılmasının mümkün olduğu hâllerde tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, hukuki yarar bulunmasının dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hâkim tarafından da re'sen gözetileceğini, hukuki yararın bulunmadığının tespiti hâlinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğunun kabul edildiğini, dava konusu taşınmaza ilişkin anılan istisnai durumlardan birisi bulunmadığını belirterek, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf başvurusunda, dava konusu taşınmazın müvekkillerin murisi ... tarafından haricen satın alındığını, inşaatı Almanya'dan izinli geldiğinde bizzat yaptırdığını ve diğer zamanlarda Almanya'dan gönderdiği paralarla yaptırdığını, taşınmazın vergilerinin hayattayken muris tarafından, öldükten sonra da müvekkiller tarafından ödendiğini, murisin kardeşi olan davalının, her nasılsa taşınmazın tapusunu Pendik Belediyesinden aldığını, oysa bu hakkın müvekkillerine ait olduğunu, Pendik Belediyesine karşı hak iddia edebilmek için açtıkları bu davada hukuki yararın bulunduğunu, Pendik Belediyesinin idari işleminin iptali için zemin üstü taşınmazın müvekkilerine ait olduğunun tespiti gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın davalı adına tapuda kayıtlı olduğu ve davacı tarafça muhdesatın tespiti talebinde bulunulduğu görülmekte ise de, uygulamada hukuki yarar teşkil ettiği kabul edilen ortaklığın giderilmesi/ kamulaştırma/ kentsel dönüşüm uygulamasının bulunduğunun iddia ve ileri sürülmediği, bu hâlde davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmediği belitilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; istinaf başvurusunda ileri sürdüğü gerekçeleri tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.