11. Hukuk Dairesi 2023/5221 E. , 2024/2206 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/800 Esas, 2023/946 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, men ve refi ile maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına ka…
**11. Hukuk Dairesi 2023/5221 E. , 2024/2206 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/800 Esas, 2023/946 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, men ve refi ile maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait meşhur şekil ve markaların dünya çapında "PRİMA" ve "PAMPERS" tanınmış markaları ile birlikte kullanıldığını, şekil markasının fantezi bir kalp şeklinde oluştuğunu ve akılda kalan ve dikkat çekici unsurun kalp şeklinde oluştuğunu, davalı "MAYLO" markası ile üretilip satışa sunulan bebek ürünleri üzerinde izinsiz "kalp şekli" markalarını taklit ederek haksız rekabette ve markaya tecavüzde bulunduğunu, taklit edilen kalp şekillerinde tonlandırmada aynı şekle varacak derecede renkli kombinasyonu içerdiğini, kalp şekli markasının kelime markası üzerinde konumlandırıldığını, davalıya ihtarname gönderilmesine rağmen haksız kullanımın devam ettiğini, noter aracılığı ile davalıya cezai şart içeren bir taahhütname imzalatıldığını, davalı yan bu taahhütname ile oluşacak haksız kullanım sonucu taahhütname hükmüne aykırılık teşkil edecek herhangi bir fiilin gerçekleşmesi halinde 27.000,00 usd cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, davalı fiillerinin haksız olduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ve men'ine, davalının müvekkilinin markalarına tecavüzünün tespiti ve men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, dava konusu görüntülerin bulunduğu tüm URL adreslerinden çıkarılmasına, mümkün olmadığı takdirde web sitelerinin erişime engellenmesine, tüm tazminat haklarının saklı kalmak kaydıyla, davalı yanca imzalanan taahhütname uyarınca davalıdan 27.000,00 usd cezai şartın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; "MAYLO" markasının müvekkili şirket adına 3 ve 5. hizmet sınıflarında tescilli olduğunu, dava konusu kalp figürünü davacı yanın üretmiş olduğu ürünlerinde tescilli hali ile kullanılmadığını, tescilli marka işareti ile fiilen kullanılan işaret arasında çelişkinin söz konusu olduğunu, davacı adına tescilli "kalp figürü" ile davacı tarafından "PRIMA" markası adı altında ürettiği ürünlerde kullanılan kalp figürünün birbirinden farklı olduğunu, "PRIMA" markalı ürünlerde kullanılan kalp figürünün ticari bakımdan tek başına bir marka işareti olarak kullanılmadığını, ticari takdim bakımından "PRIMA" ibaresi ile birlikte kullanıldığını, dava konusu işaretin davacı tarafından üretilen ürünlerde tek başına bir ayırt edici nitelik ve esaslı unsur vasıflarından uzak olduğunu, "PRIMA" markasının bebek bezi olarak tanınmış ve bilinirliğini söz konusu "kalp figürü"nden değil, marka adındaki "PRIMA" ibaresinden aldığını, müvekkili şirketin üretmiş olduğu "MAYLO" markalı ürünler ile davacı tarafın ürettiği ve şeklin ihtiva ettiği "PRIMA" markalı ürünlerin bir bütün olarak markaların ticari takdim ve sunuşları itibariyle değerlendirildiğinde, halk nezdinde toplu izlenim bakımından karıştırma ihtimaline sebebiyet vermekten uzak olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.06.2017 tarih, 2016/68 E. ve 2017/139 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 19.03.2021 tarihli ve 2018/1396 esas, 2021/573 karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 22.11.2022 tarih, 2021/4193 E. ve 2022/8156 K. sayılı kararıyla davacının tescilli markasının davalı tarafından marka şekli ve ticari takdim şekli yönünden taklit edildiği bu nedenle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin oluştuğu, bu hususta esasen mahkemenin de kabulünde olduğu, bu durumda taraflar arasında akdedilen taahhütnamenin davacının "FAİRY" markası dışındaki diğer fikri sinai haklarını da kapsadığı, davacının tescilli markasının da bu haklar içerisinde bulunduğu gözetilerek sonucuna göre karar vermesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında işaret edilen hususlar gözetilerek davacının cezai şarta ilişkin tazminat isteminin de kabulü gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıya ait Pampers /Prima ürününün ticari takdim şekli ve tescilli kalp şekil markalarının davalı tarafından iltibas yaratacak şekilde kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüzün men'ine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalı tarafından davacının şekil markalarının aynı yada iltibas ve haksız rekabet yaratacak şekilde benzerlerini içeren davalı ürünlerinin imalat, satış, depolama ve pazarlama dahil her türlü ticari kullanımının önlenmesine söz konusu ürünlere ait şişe, etiket, kalıp kutu, ambalaj, katalog, broşür ve tanıtım vasıtalarının bulundukları yerlerden toplanarak imha edilmesine, davalının www.yesililgazkozmetik.com ve http://yesililgazgroup.com/ web sitelerinin ve sair internet sitelerinin içeriğinden şekil markalarının aynının veya iltibas ve haksız rekabet yaratan şekilde farklı versiyonları ve benzerlerini içerir davalının tüm kullanımlarının dava konusu görüntülerin bulunduğu tüm URL adreslerinin çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmadığı takdirde söz konusu web sitelerine erişimin engellenmesine, davacı yanın cezai şarta ilişkin tazminat isteminin kabulü ile 27.000-USD ceza-i şartın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4 üncü maddesinin a fıkrası uyarınca işletilecek US faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının manevi zararına yönelik takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı iddiasına dayanak şeklin, ürünlerinde ticari takdim itibari ile tek başına kullanılmadığını, söz konusu şeklin tek başına markalaşmaya yeterli ayırt edicilikten uzak olduğunu, bir bütün olarak taraf ürünlerinin ticari takdimleri değerlendirildiğinde halk nezdindeki tesir ve etkileri bakımından ciddi farkların bulunduğunu, davacının ürünlerinde kullandığı işaretin esaslı unsur niteliği taşımadığını, bu hususların istinaf aşamasında incelenmediğini ve tartışma konusu yapılmadığını, taraf markaları arasında imzalanan 28.01.2013 tarihli taahhütnamenin dava konusu marka ve davacı iddiasına konu fiillerle hiçbir illiyeti olmadığından cezai şart talebinin hukuki dayanaktan yoksun ve sözleşme hukuku temel ilkelerine tamamen aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının davacıya ait Pampers /Prima ürününün ticari takdim şekli ve tescilli kalp şekil markalarının davalı tarafından iltibas yaratacak şekilde kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, men ve refi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri. 3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 56 ncı maddesi. 4.3095 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin a fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak sureti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen bu kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemiz bozma ilamı konu karar, Bölge Adliye Mahkemesi kararı olup bozma kararı ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları ortadan kalkmış, Bölge Adliye Mahkemesince bozma kapsamında yeniden bir karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu yeni kararın İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf kanun yolu incelemesine tabi olmadığı gözetildiğinde Dairemiz bozma ilamı ile ortadan kalkan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularına ilişkin karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinin hüküm fıkrasından tamamen çıkartılmasına, hüküm fıkrası bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.