11. Hukuk Dairesi 2022/2500 E. , 2023/6692 K. MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI :2019/1716 Esas, 2022/48 Karar HÜKÜM :Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2016/520 E., 2019/28 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin…
**11. Hukuk Dairesi 2022/2500 E. , 2023/6692 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI :2019/1716 Esas, 2022/48 Karar HÜKÜM :Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2016/520 E., 2019/28 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından sigortalanan müvekkiline ait römorkorün 30.01.2012 tarihinde verdiği römorkaj hizmetinin görülmesi sırasında kuvvetli akıntı nedeniyle zamanında karşı gemiye monte edilemeyen halatın neden olduğu bir dizi olumsuzluk sonrasında Haydarpaşa mendirek ucuna oturduğunu, davalı ile yapılan görüşmeler sonucunda sigorta sözleşmesi kapsamında davalı tarafından belirlenen hasar tazminatı ödenmesi konusunda mutabakata varıldığını, ancak davalının bir başka olay ile ilgili olarak daha önce yapılan 114.127,00 TL tutarlı ödemenin sehven yapıldığını iddia ederek bu tutarı tenzil etmek suretiyle eksik ödeme yaptığını, bunun taraflar arasındaki mutabakata aykırı olduğunu, taraflar arasındaki tekne makine sigortası hizmet alım sözleşmesinde sigortalının bir kaza veya olay nedeniyle diğer kişilere ödediği tazminatlar ile can kaybı veya yaralanma nedeniyle yapılan ödemelerin kloz kapsamında sayıldığını, davalının bahsettiği hasar dosyasının Kıyı Emniyeti- 7 Hızlı Tahlisiye Botunda 04.12.2012 tarihinde oluşan kazaya ilişkin olduğunu, ilgili tarihte meri toplu iş sözleşmesi gereği kazada ölen gemi adamlarının yakınlarına müvekkilince 114.127,15 TL ödeme yapıldığını, bu tutarın davalı ... tarafından müvekkiline sigorta kapsamında 08.04.2014 tarihinde ödendiğini, davalının hukuka aykırı işlemle sebepsiz olarak zenginleştiğini ileri sürerek eksik ödenen 114.127,00 TL'nin 16.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 01.01.2012-2013 tarihleri arasında tekne sigorta poliçesi ile sigortalı olan teknenin Şile mendirek kayalıklarına çarparak parçalandığını ve 3 mürettabatın bu kazada vefat ettiğini, davacının bu olay kapsamında yaptığı başvuru üzerine şirketlerince sehven 08.04.2014 tarihinde 114.127,00 TL ödeme yapıldığını ancak yapılan incelemeler sonrası bu ödemenin ilgili poliçe şartları kapsamında teminat dışı olduğu tespit edilerek, davacıya ait ... Ana romorkorune ilişkin olarak açılan hasar dosyası kapsamında yapılan ödemelerden takas ve mahsup edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1420 nci maddesi uyarınca talebin zamanaşımına uğradığını, işçiler veya sigortalı tarafından benzer şekilde kullanılan kişiler nedeniyle yapılan ödemelerin teminat dışında olduğunu, kazada vefat eden kişilerin de davacının çalışanları olması nedeniyle ödenen bu tutarın takas mahsup edildiğini, takas beyanının, mutabık kalınan tutarların ödenmesi aşamasında davacıya iletildiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında mutabakata varılan sigorta tazminatının davacı sigortalıya ödenmesi aşamasında davalının daha önce bir başka hasar dosyasından 08.04.2014 tarihinde 114.127,00 TL olarak yaptığı hatalı ödemeyi mahsup etmek istediği, takas-mahsup hakkının hukuki niteliği itibariyle bozucu yenilik doğuran bir hak olup alacaklının hakkını kullanma isteğini borçluya bildirmesi gerektiği, anılan işlemin karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı, davalının bir ilam hükmünü içermeyen muaccel hale gelmemiş ve haksız olarak ödendiği somut bir dava yolu ile kanıtlanmamış alacağı yönünden takas hakkını kullanmasının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davacının Kıyı Emniyeti 7- teknesinin parçalanması sonucu vefat eden mürettebat için 08.04.2014 tarihinde sehven 114.127,00 TL ödeme yapıldığını ancak yapılan incelemeler sonrası bu ödemenin ilgili poliçe şartları kapsamında teminat dışı olduğu tespit edilerek, bu tutarın davacıya ait ... Ana romorkorune ilişkin olarak açılan hasar dosyası kapsamında yapılan ödemelerden takas ve mahsup edildiğini, davacının talebinin 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesi uyannca zamanaşımına uğradığını, takas mahsup iddialarının çekişmeli bir alacağa bağlı olmadığını, Kıyı Emniyeti 7- botunun kazası nedeniyle sözleşme eki teknik şartname uyarınca uygulanması gereken 9.3 maddesi gereğince, işçiler veya sigortalı tarafından benzer şekilde kullanılan kişiler nedeniyle yapılan ödemelerin teminat dışında olduğunu, kazada vefat eden kişilerin de davacının çalışanları olduğunu, ödemenin sehven yapıldığının fark edildiği anda alacağın muaccel olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından tekne sigortası ile sigortalanmış olan Kıyı Emniyeti 7- adlı teknenin 04.12.2012 tarihinde Şile açıklarında kayalıklara çarpması sonucunda davacının sigortalı çalışanı olan üç mürettebatın vefat ettiği, davacı tarafından imzalanmış olan toplu iş sözleşmesi gereğince vefat eden sigortalı çalışanların yakınlarına davacı tarafından ödeme yapıldığı, davacının ödemiş olduğu bu tutarın, davalı ... tarafından 114.127,00 TL olarak davacıya hasar dosyası kapsamında ödendiği, taraflarca imzalanmış olan sigorta hizmet alımına ilişkin sözleşme ekindeki teknik şartname gereğince, riskin gerçekleşmesi halinde "İnstitute Time Clauses Hull Port Risks 1987" klozunun uygulanması gerektiği, söz konusu genel şartların 9. maddesi uyarınca, sigortalının bir kaza veya olaydan doğan yasal sorumluluğu gereğince maddede belirtilen durumlarda diğer kişi veya kişilere ödediği tazminatlar sigorta teminatı kapsamında olup 9.1.4 madde gereğince can kaybı nedeniyle yapılan ödemeler de bu kapsamda olduğu ancak şartların istisnalar başlıklı 9.3 maddesinde, işçiler veya sigortalı tarafından benzer şekilde kullanılan kişiler ile gemi, yükü, malzemesi veya onarımı ile bağlantılı diğer kişilerin kaza veya hastalıkları nedeniyle sigortalının yaptığı ödemeler ile diğer taraf ile kararlaştırılan bir hizmet veya çıraklık ile çalıştırılan herhangi bir kişinin ölümü, hastalığı veya sakatlanması nedeniyle sigortalının yüklendiği sorumluluğun, sigorta teminatı dışında olduğu düzenlendiği, söz konusu kazada vefat eden mürettebat da davacının sigortalı çalışanları olduğundan, davalı ... tarafından davacıya ödenmiş olan 114.127,00 TL'nin karşılıksız kaldığı, takasa konu alacağın zamanaşımına uğramadığı, takas konusu edilebilir nitelikte olması nedeniyle de davalının bu ödeme tutarını sonraki hasar dosyası gereğince ödeyeceği tutardan mahsup etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin sigortalının yüklendiği sorumluluğun sigorta teminatı kapsamı dışında olduğu tespitinin yerinde olmadığını, Kıyı Emniyeti Botu ve mürettebatının maruz kaldığı ölümlü hadise ile ilgili olarak mürettebat yakınlarına o dönemde meri toplu iş sözleşmesi gereğince yönetim kurulu kararı alınarak ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemenin istisna kapsamında olmadığını, davacının takas-mahsuba hiçbir zaman muvafakati bulunmadığını kaldı ki dava konusu olayda takas-mahsup yoluna gidilmesinin mümkün olmadığını, tarafların ödeme yapılacak meblağ konusunda mutabık kalmalarından sonra alacaktan kesinti yapılması dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davalının bir ilam hükmünü içermeyen henüz doğmamış ve muaccel hale gelmemiş ve haksız olarak ödendiği somut bir dava ile kanıtlanmamış alacağı yönünden takas hakkını kullandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketinin daha önce farklı bir hasar dosyasında ödediği tazminat miktarını, uyuşmazlık konusu sonraki hasar dosyasında ödeyeceği tazminattan takas etmesi nedeni ile sebepsiz zenginleştiği iddiasına dayanan alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Kanun'un 1420 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.