İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... şirketinin borçlu sıfatıyla kredi sözleşmesi imzaladığını, davalıların ise söz konusu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi kapsamınd…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/961 KARAR NO : 2025/1859 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/04/2025 NUMARASI : 2024/924 Esas - 2025/396 Karar DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... şirketinin borçlu sıfatıyla kredi sözleşmesi imzaladığını, davalıların ise söz konusu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi kapsamında doğan alacağı dava dışı Türk Ekonomi Bankasından temlik aldıklarını, davalılar hakkında başlatılan icra takibi kapsamında davalılardan alacaklı olduklarını, takibe haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; kefalet sözleşmesi kaynaklı sorumluluklarının 10 yıllık hak düşürücü sürenin sona ermiş olması nedeniyle söz konusu olmadığını, borcun sebebinin takip talebinde açıkça gösterilmediğini, icra dairesine sunulmayan takip dayanağı bir belgeye dayanmanın mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı/davacının, borçlu/davalı aleyhine ilamsız takip başlattığı, takibe konu alacağın 40.589,24-TL olduğu, alacak dayanağının 20.02.2023 tarihli, 1.00-TL olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açıldığı anlaşılmıştır. Küçükçekmece 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/59 E. 2025/254 K. Sayılı kararı ile davamıza konu icra takibine ilişkin gönderilen ödeme emrinin, takip talebine uygun düzenlenmemesi nedeniyle iptaline karar verilmiş olup, işbu karar kesindir. İtirazın iptali davaları, icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olup; itirazın iptali davasının açılabilmesi için usulüne uygun başlatılan ve dava süresince ayakta olan bir icra takibinin söz konusu olması gerekmektedir. Davamıza konu icra takip dosyasına ait ödeme emrinin iptali ile artık itirazın iptali davasına konu edilebilecek geçerli bir icra takibi ve itiraz söz konusu olmadığından, davanın usulden reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararında dahi "bir yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açıldığı anlaşılmıştır" denilmek suretiyle bu hususun zımnen kabul edildiğini, davanın açılabilmesi için gerekli olan "usulüne uygun başlatılan ve dava süresince ayakta olan bir icra takibinin söz konusu olması" koşulunun, dava açıldığı anda sağlandığını, davalıların şikayette bulunmak için özellikle itirazın iptali davasının açılmasını beklemelerinin kötüniyetli bir davranış olduğunu ve hakkın kötüye kullanıldığını, İlk derece mahkemesinin yapılan yargılama sonunda "artık itirazın iptali davasına konu edilebilecek geçerli bir icra takibi ve itiraz söz konusu olmadığından" şeklinde son derece hatalı bir sonuca vardığını, ödeme emrindeki düzeltilebilir bir hata nedeniyle, alacağın esası hiç tartışılamadan davanın reddedilmesinin, davacı şirketin alacağına kavuşmasını imkansız hale getirebileceğini, tamamen şekli bir unsura (ödeme emrinin takip talebine uygun düzenlenmemiş olması) dayanan bu kararın, davacının alacağının esastan incelenmesini engelleyecek şekilde yorumlanmasının, İİK m. 67'nin amacına, usul ekonomisine ve en önemlisi Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğü ile adil yargılanma hakkına açıkça aykırılık teşkil ettiğini, İlk derece mahkemesi tarafından müvekkil şirket aleyhine dava vekalet ücretine hükmedildiğini, davacı yönünden ne ödeme emrinin iptali ne de huzurdaki davanın konusuz kalması (kanaatimizce usulden red kararı da hatalıdır) hususunda davacıya atfedilebilecek kusur bulunmadığını ve davacı şirket aleyhine mahkeme masrafları ve dava vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davalıların icra takibine yapmış oldukları haksız itirazlarının iptalini, takibin devamını, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava; icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile usulüne uygun takip yürütülmediği gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; usulüne uygun bir takibin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı alacaklı tarafından borçlu hakkında İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun borca ve yetkiye itirazı üzerine dosyanın gönderildiği Küçükçekmece icra dairesinin ... E. Dosyası üzerinden borçluya ödeme emri tebliğ edildiği, borçlunun süresinde borca itiraz ederek takibin durduğu, davacı tarafça da süresinde itirazın iptaline ilişkin eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Borçlu tarafından ödeme emrinin takip talebine uygun olmadığı gerekçesiyle ödeme emrinin iptali istemiyle 23/01/2025 tarihide icra hukuk mahkemesine şikayette bulunuğu, Küçükçekmece 2. İcra hukuk mahkemesinin 25/03/2025 tarih ve 2025/59 E. 2025/254 k . Sayılı ilamıyla şikayetin kabulüne ödeme emrinin iptaline KESİN olarak karar verildiği görülmektedir. İtirazın iptali davasının amacı itiraz üzerine duran ilamsız icra takibinin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibin varlığı dava şartıdır. Ödeme emri iptal edilmiş olmakla ortada usulünce düzenlenip tebliğ edilmiş bir ödeme emri ve buna dayalı bir itiraz ile durmuş takip bulunmadığı sabit olmakla ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025