10. Ceza Dairesi 2020/6630 E. , 2020/5950 K. Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma Hüküm : Beraat Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... bakımından kurulan hükümlerin incelenmesinde : Tüm dosya kapsamından 19.09.2007 tarihinde ''... isimli şahsın kullandığı .... Sokak no: 5'te uyuşturucu madde ticareti yapıldığı'' şeklindeki ihbar üzerine sanık ...'in kiralayarak kullanımında bulunduğu…
**10. Ceza Dairesi 2020/6630 E. , 2020/5950 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma Hüküm : Beraat Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... bakımından kurulan hükümlerin incelenmesinde : Tüm dosya kapsamından 19.09.2007 tarihinde ''... isimli şahsın kullandığı .... Sokak no: 5'te uyuşturucu madde ticareti yapıldığı'' şeklindeki ihbar üzerine sanık ...'in kiralayarak kullanımında bulunduğu yerde yapılan aramada 985 gr kokain, net 3.172 gr esrar ve 200 adet MDMA içeren hap ile 2 adet hassas terazinin ele geçirildiği, ...'in söz konusu yeri kullanması için sanık ...'a kiraladığını beyan etmesi üzerine ...'un yakalandığı, ...'un da beyanında uyuşturucu maddelerin sanık ...'ye ait olduğunu sanıklar ..., ... ve ... lakaplı kişilerin de ...'ye yardımcı olduklarını beyan etmesi üzerine kollukça yapılan çalışmalarda ... lakaplı kişinin sanık ... olduğunun tespit edildiği, 22.04.2008 tarihinde sanık ...'in sokak üzerinde kolluk görevlilerince yakalanması üzerine yapılan üst aramasında 13 paket halinde 12,6 gr eroin ele geçirildiği anlaşılmıştır. CMK'nın 116 ve 119. maddelerine göre "adli arama" şüphelinin veya sanığın yakalanması ya da suç delillerinin elde edilmesi için yapılan aramadır. Somut bir suçun işlendiği şüphesi varsa adli arama yapılabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/610- 2014/512, 2013/841- 2014/513 ve 2014/166-514 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; adli arama kararı alınmasını gerektiren olayda arama kararı alınmadan arama yapılması hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu bulunan ve suçun maddi konusunu oluşturan deliller ya da suçun maddi konusu "hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş" olacağından, ikrar bulunsa bile Anayasa'nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK'nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hükme esas alınamaz. Somut olayda 19.09.2007 tarihinde sanık ... hakkında yapılan ihbar nedeniyle faili belli olan bir suçun işlendiği konusunda şüphe oluşmuştur. CMK'nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde "adli arama kararı" alınmadan, sanık ...'in kiralamış olduğu .... Sokak no: 5 sayılı binada arama yapılması, 19.09.2007 tarihli olay ile bağlantısı olduğu gerekçesi kolluk görevlilerince 22.04.2008 tarihinde yakalanan sanık ...'in üzerinde arama yapılması hukuka aykırıdır. Bu aramalar sonucu bulunan uyuşturucu maddeler ise hem "suçun maddi konusu" hem de "suçun delili" olup "hukuka aykırı yöntemle elde edildiğinden hükme esas alınamaz." Sanıklar ..., ... ve ... açısından hukuka uygun olarak elde edilmiş bir uyuşturucu veya uyarıcı madde olmadığı için isnat olunan suçun maddi konusunun hukuka aykırı yöntemle elde edilmesi nedeniyle hükme esas alınamayacağından; sanıklar ..., ... ve ... bakımından ise her iki olayda da ele geçen maddelerle ilgileri olduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün vekalet ücreti yönünden incelenmesinde: 1136 sayılı Kanunun 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün vekalet ücretine ilişkin bölümüne '' ... ve ... '' ibaresinden sonra '' ve ...'e verilmesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde: Tüm dosya kapsamına göre ; 19.09.2007 tarihli olay nedeniyle kollukça çalışmalara devam edildiği, 24.04.2008 tarihinde sanık ... ve adamlarının uyuşturucu madde satışı yaptığı yönündeki ihbar üzerine belirtilen sokağa gidildiğinde sanık ...'ın sanıklar ... ve ...'a bir şeyler verdiğinin görülmesi üzerine sanıklara müdahale edildiği ve yapılan kaba üst aramalarında sanık ...'den 40 parça halinde toplam net 16,3 gr kokain, sanık ...'dan 24 parça halinde toplam net 5 gr kokain, sanık ...'den 20 parça halinde toplam net 7,9 gr kokain ele geçirildiği olayda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'unun 2 inci maddesinin (j) bendi ile Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 4. maddesinde tanımı yapılan “suçüstü” halinin mevcut olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 90/4. maddesi ile PVSK'nun 13/1-A ve Ek 6. maddelerinin verdiği yetkiye dayanarak, suç delillerinin kaybolmaması için derhal gerekli tedbirleri alıp uyuşturucu maddeleri muhafaza altına aldıktan sonra, uyguladığı tedbirler ile somut olay hakkında Cumhuriyet savcısına bilgi verdiği ve alınan emirleri doğrultusunda soruşturma işlemlerinin başladığı, yine PVSK'nun Ek 6. maddesini açıklayıcı nitelikte olan Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 8. maddesinin (f) bendindeki düzenlemeye göre de; suçüstü halinde ayrıca bir arama emri ya da karar alınmasına gerek bulunmadığından, hukuka uygun şekilde elde edilen uyuşturucu maddelerin, suçun maddi konusu ve delili olarak hükme esas alınabileceği anlaşıldığından, sanıkların işledikleri sabit olan eylemleri nedeniyle mahkûmiyetleri yerine, yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi, Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, 20.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.