6. Ceza Dairesi 2023/19541 E. , 2023/14846 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2924 E. 2023/2199 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma ve kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi 1. Kasten yaralama suçuna ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'n…
**6. Ceza Dairesi 2023/19541 E. , 2023/14846 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2924 E. 2023/2199 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma ve kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi 1. Kasten yaralama suçuna ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu silahla tehdit suçunun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin kasten yaralama suçuna yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. 2. Nitelikli yağma suçuna ilişkin olarak ilk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2023 tarihli ve 2022/224173 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)149/1-c, 149/2 delaletiyle 86/1, 87/3, 53, 58, 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2023/17 Esas, 2023/145 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c bendi, 53, 58 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 /1, 87/3, 53, 58 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsubuna karar verilmiştir. 3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.09.2023 tarihli ve 2023/2924 Esas, 2023/2199 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanığın yanında kimliği tespit edilemeyen şahısla birlikte scooter kullanmakta olan katılan ...'u olay tarihinde durdurdukları, sanık ve yanındaki şahsın katılana scooterın çalıntı olduğunu, kendilerinin polis olduğunu ve karakola götüreceklerini söyleyerek katılanın scooterını almaya çalıştıkları, ancak katılanın buna inanmayarak, söylenenlere karşı gelmesi üzerine sanık ile yanındaki şahsın katılana tekme ve yumruk atıp darp ederek scooterı zorla aldıkları ve olay yerinden uzaklaştıkları, daha sonrasında sanık ... 'in söz konusu scooterı tanık H. K.'nin işlettiği ... Market isimli iş yerine bıraktığı tespit edilmiştir. 2. Dosya arasında 21.11.2022 tarihli olay, araştırma, CD izleme, fotoğraflı teşhis ve muhafaza altına alma tutanağı mevcuttur. 3. Dosya arasında 30.11.2022 tarihli teşhis tutanaklarının mevcut olduğu anlaşılmıştır. 4. Tanık H.K.'nin beyanları dosya arasında mevcuttur. 5. Suça konu scooter polisler tarafından tanık H.K.'den teslim alınarak katılana teslim edildiği anlaşılmıştır. 6. 06.01.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporunda katılanın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığının ve vücudunda ikinci derece kırık bulunduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık savunması, katılanın aşamalarda alınan istikrarlı beyanları ve mahkeme aşamasında yaptığı teşhis ve olaya ilişkin tutanak ve raporlardan sanığın yağma suçunun sabit olduğu anlaşılmakla yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.09.2023 tarihli ve 2023/2924 Esas, 2023/2199 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 30.11.2023 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Dairemiz heyet çoğunluğu ile aramızdaki kısmi uyuşmazlık sanık müdafii tarafından 18.09.2023 tarihli dilekçe ile "... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi kararı usül ve yasaya aykırıdır. İş bu sebeple temyiz ediyoruz" şeklinde verdiği temyiz dilekçesinin bir sebep ihtiva etmediği ve bu nedenle temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 288 inci, 294 üncü ve 298 inci maddeleri uyarınca nitelikli yağma suçundan da usülden red kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.04.2023 tarihli ve 2023/17 Esas, 145 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c, 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile hak yoksunluğu, nitelikli kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 87/3, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezası ile hak yoksunluğu, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereğince ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği, bu hükme yönelik istinaf başvurusu neticesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 13.09.2023 tarihli ve 2023/2924 Esas, 2199 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. İLGİLİ MADDELER: 5271 sayılı CMK'nın "Temyiz nedeni" başlığını taşıyan 288. maddesinde temyiz nedenleri; "1- Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. 2- Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." şeklinde belirtilmiştir. Maddenin Hükûmet Tasarısı'ndaki gerekçesinde; "Madde, 1412 sayılı Kanun'dan ayrılarak 'kanuna aykırılık' yerine daha geniş anlamlı ve amaca uygun olan 'hukuka aykırılık' sözcüklerine yer vermiştir. Yargılamanın konusunu oluşturan cezai uyuşmazlık çözüldükten ve maddi gerçeğe ulaşıldıktan sonra ilgili hukuk kuralının eksik veya yanlış uygulanması veya hiç uygulanmaması hukuka aykırılığı oluşturur. Hukuk kuralı deyimi, temel hukuk ilkelerini, yazılı olan veya olmayan hukuk kurallarını, yargılama hukukuna ilişkin kurallarla maddi hukuka ilişkin kuralların tümünü kapsar. Temyiz başvurusunun, hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayandırılması gerekir. Delillerin yanlış değerlendirilmesi, kuralların yorumunu ve eylemin gerçek niteliğinin saptanmasını etkilediğinde elbetteki hukuka aykırılık oluşturur." açıklamalarına yer verilmiştir. Nitekim, 5271 sayılı CMK'nın 301. maddesinin Hükûmet Tasarısı'ndaki gerekçesinde; "Yargıtay, yalnız temyiz dilekçesi veya beyanında maddi hukuk kurallarına aykırılık nedeniyle ileri sürülen hususlarla, temyiz istemi yargılama hukukuna ilişkin kuralların uygulanmaması veya eksik veya yanlış uygulanmasından dolayı yapılmışsa bu olgular hakkında inceleme yapar." açıklamalarına yer verilerek temyiz sebebinin hangi hukuka aykırılık iddiasına dayandırıldığının gösterilmesi; muhakeme hukukuna aykırılık iddiasına ilişkin temyiz taleplerinde hiç uygulanmayan, eksik veya yanlış uygulanan usul kuralları ile buna dayanan maddi olguların ileri sürülmesi gerektiği vurgulanmıştır. 5271 sayılı CMK’nın “Temyiz başvurusunun içeriği” başlığını taşıyan 294. maddesinde; "1- Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. 2- Temyiz sebebi, ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlenmiştir. İstinaf mahkemelerinin Türk yargı sistemine dahil olmasıyla kanun yolu yargılamasında yeni bir anlayışı benimseyen kanun koyucu, istinaf başvurusunda Cumhuriyet savcısı dışındaki diğer kişiler bakımından sebep gösterme zorunluluğu öngörmezken, temyiz kanun yolunda, mülga 1412 sayılı CMUK’dan farklı şekilde, re’sen temyiz tercihinden vazgeçerek, temyiz davasını açan ve sınırlayan temyiz dilekçesinde temyiz edenin, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini, temyiz sebeplerini göstermek zorunda olduğunu ve temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren ek bir dilekçe vermesini öngörmüştür. Gerekçeli temyiz dilekçesi, (ek dilekçe, temyiz layihası) temyiz nedenlerinin gösterildiği dilekçedir. Temyiz dilekçesinde ya da daha sonradan verilen ek temyiz dilekçesinde temyiz denetiminin kapsamının belirlenmesi bakımından hangi hukuka aykırılıklara dayanıldığının anlaşılır bir şekilde gösterilmesi gerekir. 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin, örneğin; "Hükmü temyiz ediyorum.", "Resen dikkate alınacak nedenlerle temyiz ediyorum", "Hükmün bozulmasını istiyorum", "Hüküm usul ve kanuna aykırıdır." şeklindeki dilekçelerde olduğu gibi herhangi bir temyiz sebebi içermemesi durumunda tıpkı başvurunun süresi içinde yapılmaması, hükmün temyiz edilemez olması ya da temyiz edenin buna hakkının bulunmaması hâllerinde olduğu üzere usulüne uygun açılmış bir temyiz davasından bahsedilemeyeceğinden temyiz isteminin reddi gerekir. 5271 sayılı CMK’nın "Temyiz isteminin reddi " başlığını taşıyan 298. maddesinde ise; "1-Yargıtay, süresi içinde temyiz başvurusunda bulunulmadığını, hükmün temyiz edilemez olduğunu, temyiz edenin buna hakkı olmadığını ya da temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğini saptarsa, temyiz istemini reddeder." şeklinde düzenlenmiştir. Temyiz, kural olarak bölge adliye mahkemesi ceza daireleri tarafından verilen hükümlerle, bu dairelerin hükme esas teşkil eden ara kararlarına ve 6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İşbirliği Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca iade taleplerine ilişkin ağır ceza mahkemeleri tarafından verilen kararlara karşı başvurulan bir olağan kanun yoludur. "Davasız yargılama olmaz" ilkesi ve CMK’nın 296. maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz incelemesi yapılabilmesi için aleyhine temyiz yoluna başvurulabilecek bir hükme karşı, hak sahibi tarafından, süresi içerisinde, temyiz davası açılması yani temyiz isteminde bulunulmuş olması gerekir. CMK’nın 296. maddesinin birinci fıkrasında, temyiz isteminin kabule değer sayılıp sayılmadığı ön incelemesinin bölge adliye veya ilk derece mahkemesince yapılması öngörüldüğü hâlde, aynı Kanun’un 298. maddesi ile benzer incelemenin Yargıtayca da yapılması hüküm altına alınmıştır. Buna göre temyiz başvurusunda bulunulması hâlinde hükmü veren mahkemece, öncelikle temyiz başvurusunun kabul edilebilir olup olmadığı araştırılacak, bu bağlamda da temyiz talebinin süresinde yapılıp yapılmadığı, kararın temyiz edilebilir nitelikte olup olmadığı ve başvuruda bulunanın hükmü temyiz etmeye hakkı bulunup bulunmadığı incelenecektir. Temyiz başvurusu kanuni süre geçtikten sonra yapılmışsa ya da karar temyiz edilebilir nitelikte değilse veya başvuruda bulunanın temyiz etme hakkı bulunmuyor ise temyiz talebi mahkemesince CMK'nın 296. maddesi uyarınca reddedilecektir. Temyiz eden de ret kararının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde Yargıtaydan bu hususta bir karar vermesini isteyebilecek ve bu durumda da dosya Yargıtaya gönderilecektir. Mahkemece temyiz isteminin kabule değer sayılması hâlinde, herhangi bir karar verilmeden aynı Kanun'un 297. maddesi uyarınca tebligat işlemleri tamamlandıktan sonra dosya temyiz incelemesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilecektir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesiyle daireye gönderilen dosyanın esasına girilmeden önce, Yargıtay ilgili Dairesince, süresi içinde temyiz başvurusunda bulunulup bulunulmadığını, hükmün temyiz edilemez olup olmadığını, temyiz edenin buna hakkı olup olmadığını ya da temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içerip içermediğini belirleyecektir. Temyiz başvurusunun kanuni süre geçtikten sonra yapılması, kararın temyiz edilebilir nitelikte bulunmaması, temyiz edenin temyiz etme hakkı olmaması ya da temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermemesi hâllerinde ise ilgili Dairece temyiz talebi CMK’nın 298. maddesi uyarınca reddedilecek, temyiz talebinin reddi nedenlerinin bulunmaması durumunda da esas yönünden temyiz incelemesi yapılabilecektir. Açıklandığı üzere temyiz yasa yolunda, kriter getiren "temyiz nedeni" başlıklı CMK'nın 288/2 maddesi uyarınca maddi ceza normuna (maddi ceza kanunu kurallarına ya da müesseselerine) ya da usul hukuku normuna (ceza usül hukuku kurallarına ya da müesseselerine) ilişkin en az bir kuralın uygulanmaması veya yanlış uygulanması nedeniyle sebep gösterilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Madde, neden gösterme zorunluluğunda maddi ceza veya usul normuna aykırılık durumunda aralarında herhangi bir fark yada ayırım gözetmemiştir. Usül hukuku veya ceza hukuku normuna yada müesseselerine ilişkin olarak en az bir sebep gösterilmesi gerekli ve yeterlidir. Maddi ceza normlarına aykırılığa ilişkin CMK'nın 289. maddesindeki gibi mutlak bozma nedenlerinin düzenlenmemiş olması sebep gösterme gerekliliğini ortadan kaldırmamaktadır. Kaldı ki CMK'nın 289. maddesindeki kesin hukuka aykırılık hallerinde de temyiz dilekçesinde öncelikle usul normuna ya da müessesine aykırılık teşkil eden en az bir neden gösterilmesi gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararları da bu yöndedir.(Örn: CGK 2020/6 E-155 K sayılı 05/03/2020 tarihli kararı) Maddi ceza hukuku normlarından herhangi birine ya da müessesesine aykırılık halleri ile maddi meselelerde ise maddi ceza kurallarının uygulanmasına esas teşkil eden ve daha önce mahkemece tespit edilmiş olan maddi vakıaların doğru değerlendirilip değerlendirilmediğine, yeterli delil bulunmadığına, bilimsel görüş, akıl ve mantık kurallarına aykırılık halleriyle sınırlı olarak hüküm maddi ceza hukukuna aykırı olacaktır. Ama bu demek değildir ki sebep gösterilmesin. CMK'nın 288/2. madde ve fıkrasına göre bu hususta da en az bir neden gösterilmesi yeter ve gereklidir. Hele ki temyiz yasa yolunda maddi vakıaları inceleme yasağı-sınırı varken neden gösterilmesi elzemdir. Açıklandığı üzere sonuç olarak; sanık müdafii tarafından 18.09.2023 tarihli dilekçe ile "... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi kararı usül ve yasaya aykırıdır. İş bu sebeple temyiz ediyoruz" şeklindeki temyiz dilekçesi ne usül normuna ilişkin ne de ceza normuna ilişkin herhangi bir sebep ihtiva etmemektedir. Özellikle "yasaya aykırıdır " ibaresinin maddi ceza hukukuna ilişkin hangi kural veya kurallara yada maddi ceza hukukuna dair hangi müesseseye ve yine maddi meselenin hangi yönüne ilişkin bir nedene dayandığına dair bir sebep ihtiva etmemektedir. Bu nedenle temyiz isteminin CMK'nın 288, 294 ve 298 inci maddesi uyarınca nitelikli yağma suçundan da usülden red karar verilmesi gerekirken esastan temyiz incelemesi yapılarak hükmün onanmasına karar verilmesi düşüncesine katılmıyoruz.