T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/974 Esas KARAR NO: 2026/281 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2014/1295 Esas - 2021/118 Karar TARİHİ: 18/02/2021 DAVA :Tespit KARAR TARİHİ:12/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası inc…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/974 Esas KARAR NO: 2026/281 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2014/1295 Esas - 2021/118 Karar TARİHİ: 18/02/2021 DAVA :Tespit KARAR TARİHİ:12/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin metal sektöründe faaliyet gösteren ve .... A.Ş. ile de çeşitli metal, hurda, bakır alışverişi içinde olan bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin 11/01/2013 ve 14.01.2013 tarihli ve hurda bakır satımına ilişkin .... A.Ş. muhatap gösterilerek düzenlediği faturalardan kaynaklı alacağını tahsil için muhataba başvurduğunu, ancak muhatap şirketin borcunu defaten ve nakden ödemeyeceğini, seçenek olarak ise muhatap şirketin .... A.Ş. 'den olan alacağını kendilerine temlik ederek borcun bir kısmını ödemek istediklerini beyan ettiklerini, alacağını tahsil etmek isteyen ve kendisine başka bir seçenek sunulmayan müvekkili şirketin bu teklifini kabul ettiğini, en azından temlik edilecek miktarı tahsil ederek alacağını tahsil etme yoluna gitmek istediğini, 18/01/2013 tarihinde müvekkili şirket ile muhatap şirketin bir temlik sözleşmesi akdettiklerini, muhatap şirketin 07/01/2013 tarih ve...sıra, 18/01/2013 ve... sıra numaralı faturalardan kaynaklı ve .... A.Ş. den olan alacağını müvekkili şirkete temlik ettiğini, söz konusu temlik sözleşmesinin .... A.Ş. vekili Av.... tarafından 21/01/2013 tarihinde .... A.Ş. yetkili müdürlerinden satın alma müdürü ... 'e elden teslim edildiğini ve teslim tutanağı tanzim edilerek taraflarca imzalandığını, sonraki süreçte müvekkili şirket alacağını tahsil için bildirilen ödeme günlerini beklemeye başlamış ancak bu ödemelerin müvekkili şirkete yapılmadığını, .... A.Ş.'nin 21/01/2013 tarihinde teslim aldığı temlik sözleşmesinden sonra 24/01/2013 tarihinde de İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından gelen 89/1 Birinci Haciz İhbarnamesi 'ni aldığını ve paranın kime ödeneceği konusunda tereddüte kaldığını dayanak göstererek Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi 'nin 2013/5 numarası ile tevdi mahalli tayini kararı aldığını ve temlik miktarı bedelinin ... Şubesi'ne yatırdığını, 18/01/2013 tarihli temlik sözleşmesinin 21/01/2013 tarihinde .... A.Ş.'ye teslim edildiğini ve dolayısıyla temlikten haberdar edildiğini, bu aşamadan sonra alacak miktarının temlik eden .... A.Ş. 'ye değil temlik alan müvekkili şirkete ait olduğunu, dolayısıyla .... A.Ş. 'nin borcundan dolayı müvekkil şirketin bu alacağına haciz konulmasının da hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirketin .... A.Ş. 'den olan alacağının 11/01/2013 tarih ... sıra no'lu, 14/01/2013 tarih ... sıra nolu faturalarla sabit olduğunu, .... A.Ş.'nin de ...A.Ş.'den alacağı bulunduğuna göre ve temlik sözleşmesinin ve tesliminin tarihi Birinci Haciz İhbarnamesi'nin tebliğ tarihinden önce olduğuna göre temlik miktarının temlik alana ödenmesi gerektiğini belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren ve zaman zaman mal alışverişinde bulunan şirketler olduğunu, davaya konu edilen 18/01/2013 tarihli temlik sözleşmesinin de iki şirket arasında ticari faaliyetlerin sonucu olan ve taraflarına ait borcun ödenmesi amacıyla akdedildiğini, söz konusu temlik sözleşmesi ile şirketin .... A.Ş. nezdinde bulunan alacağının şirketin alacaklısı olan ve bu davanın da davacı tarafı olan .... Şti.'ye devredildiğini, 18/01/2013 tarihli temlik sözleşmesi muhatap şirketin (.... A.Ş.) satın alma müdürü ...'e 21/01/2013 tarihinde elden tebliğ ve teslim edilmek suretiyle muhatap .... A.Ş. 'nin temlikten haberdar edildiğini, şirket ile aynı sektörde bulunan ve büyük iş hacmiyle çalıştığı başka şirketlerden alacağını alamadığını ve borç ödeme noktasında sıkıntılar yaşadığını, davacı şirkete olan borcun büyük bir kısmını ise söz konusu alacağı temlik etmek suretiyle ödemiş bulunduklarını, bu aşamadan sonra şirketten alacaklı olan bankalardan ... Bank'ın borçlu sıfatıyla aleyhlerine yürütülen İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından .... A.Ş. (temlik edilen miktarı ödemekle yükümlü şirket) ye Birinci Haciz İhbarnamesi gönderdiğini ve muhatap şirketin de temlik alana ödeme yapmaktan imtina ettiğini, şirketin davacı şirket ile temlik sözleşmesi imzaladıklarını, muhatap şirketi bilgilendirmek suretiyle toplam borcunun büyük bir kısmından kurtulduğunu, şirketin muhatap .... A.Ş. 'yi davacı şirkete ödeme yapmaya zorlamasının hukuken bir yükümlülük olmadığını, keza davacı şirketin fatura alacağına ilişkin toplam bedelin büyük bir kısmının temlik vermek suretiyle ödendiğini, bakiye kısmı üzerinden ise davacı şirketin İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini bildirerek; davacı şirkete olan borcun büyük oranda ödenmiş olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Asıl davaya yönelik olarak; davacı yanın hukuki yararının bulunmadığını, bu nedenle açılan davanın reddi gerektiğini, müvekkili bankanın davada taraf gösterilemeyeceğini, taraf sıfatının bulunmaması sebebiyle müvekkili banka yönünden davanın reddine karar verilmesini, temlik sözleşmesinin taraflar arasında muvazaalı olarak akdedildiğini, temlik işlemlerinin tarihinin temlikin alacaklılardan mal kaçırmak üzere yapıldığının göstergesi olduğunu, bu nedenle davacının iyi niyetli banka aleyhine talepte bulunma hakkının bulunmadığını ve karşı dava ile muvazaalı alacağının temliki sözleşmesinde müvekkil banka alacağı kadar iptali ile , alacak miktarı toplamı olan 1.033.631,00-TL nin takip dosyası olan İst. 34 İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 18/02/2021 tarih ve 2014/1295 Esas - 2021/118 Karar sayılı kararında;"... tarafından açılan karşı dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindirYargıtay 17.Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında "...İİK'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amacın, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamak olduğu, Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerektiği, Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılması gerektiği, Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmesi gerektiği, Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmasının zorunluğu olduğu, İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemlerin, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmesi gerektiği İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin de takdir edilmesi gerektiği..."yer almıştır. ... A.Ş ile ... A.Ş arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi gereğince ... A.Ş 'nin borçlu olduğu 27/11/2008 tanzim tarihli 16/01/2013 vade tarihli 3.500.000,00 TL bedelli bir adet senedin davalı karşı davacı bankaya verildiği, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine davalı karşı davacı banka tarafından Beyoğlu ... Noterliğinin 18/01/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği, İstanbul 49 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/37 D.iş sayılı dosyasından 16/01/2013 vade tarihli 3.500.000,00 TL bedelli senet için 3.150.000,00 TL'lik ihtiyat haciz kararı alındığı, ihtiyati haciz kararının İstanbul 34 İcra Müdürlüğünün ....sayılı dosyası ile takibe konulduğu, davacı karşı davalı ... Şti ile davalı ... A.Ş arasında düzenlenen temlik sözleşmesinin 18/01/2013 tarihli olduğu, karşı davacı bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının temlik sözleşmesinden önce doğduğu,İİK. nun 277.maddesi uyarınca iptale tabi tasarruf olduğu, temlik alan ... Şti ile temlik eden ... A.Ş'nin aynı iş kolunda çalıştıkları, davacı ...ile davalı ... arasında akdedilen satış sözleşmesi kapsamında düzenlenen 07/01/2013 tarihli ...ve 18/01/2013 tarihli ... numaralı faturalardan kaynaklanan toplam 1.033.631,04 TL'lik alacağı bulunduğu, davacı ...'ın ... ödeme güçlüğü içerisine düşmesi nedeniyle alacağını ... tahsil edemediğini, bu nedenle dava dışı ... ..A.Ş'den olan alacağı temlik aldığını dava dilekçesinde beyan ettiği, tarafların aynı iş kolunda çalışmaları, aralarında geçmişe dayalı ticari ilişki bulunması ve dava dilekçesindeki beyanı dikkate alındığında,davalı temlik eden ... ... A.Ş'nin içinde bulunduğu mali durumu ve ödeme güçsüzlüğünü bilebilecek durumda olduğu, İİK.nun 280 maddesindeki şartların gerçekleştiği sonucuna varılmıştır.Davalı Borçlu ... şirketinin adresinde karşı davacı ...A.Ş tarafından haciz yapılmış ve yapılan hacze ilişkin de 23/01/2013 tarihli haciz tutanağı tutulmuştur. 23/01/2013 tarihli haciz tutanağının İİK’nun 105.madde kapsamında aciz belgesi niteliğinde olduğu borçlu taşınmazlarının borcu karşılamaya yeterli olmadığı, borcun 27/11/2008 tarihinde düzenlenmiş kambiyo senedinden ve bu tarihte başlayan genel kredi ilişkisinden doğduğu, iptali istenilen temlik tasarrufunun bu tarihten çok sonra 18/01/2013 tarihinde gerçekleştiği, davanın 5 yıllık süre içinde açıldığı anlaşıldığından karşılık davanın kabulüne, asıl davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile, ''1-Asıl davanın reddine, 2-Karşılık davanın kabulüne, ... Şti ile müflis ... A.Ş arasında düzenlenen 18/01/2013 tarihli 1.033.631,04 TL tutarındaki temliğin İstanbul 34 İcra Müdürlüğünün ....sayılı dosyasındaki alacak ve eklentileri ile sınırlı olmak üzere iptaline,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı-karşı davalı vekili ve davalı ... iflas idaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı-karşı davalı arasındaki ticari ilişkiye istinaden davacı-karşı davalı alacağının gerçek bir alacak olduğunu, bu hususun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, iki şirket arasında organik bağ bulunmadığını, davalının mali durumu hakkında bilgisinin bulunmadığını ve tasarrufun iptali şartlarının oluşmadığını ileri sürerek Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... iflas idaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket hakkında iflas kararı verilmesi ile birlikte davayı takip yetkisinin iflas idaresine geçtiğini, karşı davada davalı şirketin iflas idaresinin davalı/karşı davacı olduğunu, bu sıfatla davayı takip ettiğini, bu sebeple iflas masası lehine karar verilmesi gerekirken temlik alan ... lehine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl dava; davacı ile davalı Müflis .... A.Ş. arasında akdedilen 18/01/2013 tarihli alacağın temliki sözleşmesinin geçerli olduğunun tespitine, davalının alacaklısı olduğu dava dışı borçlu şirkete gönderilen birinci haciz ihbarnamesinin geçersizliğinin tespitine ve Mahkemece deposuna karar verilen temlik konusu alacağın davacıya ödenmesine karar verilmesi talebine, karşı dava; davacı ile davalı .... A.Ş. arasında akdedilen 18/01/2013 tarihli alacağın temliki sözleşmesinin muvazaalı olduğu iddiasıyla İİK'nın 277 maddesi uyarınca söz konusu tasarruf işleminin iptaline karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş, asıl ve karşı davada verilen karara karşı davacı-karşı davalı vekili tarafından, karşı davada verilen karara karşı davalı .... A.Ş. İflas idaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece asıl ve karşı davaya konu 18/01/2013 tarihli alacağın temliki sözleşmesinin muvazaalı olduğu kabul edilerek karşı davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacı-karşı davalının .... A.Ş.'den olan alacağının gerçek bir alacak olup olmadığına ilişkin yapılan araştırmanın yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece davacı-karşı davalı ile davalı müflis ....A.Ş.'nin ticari defter ve kayıtlarının aralarındaki ticari ilişkinin başlangıcından itibaren karşılaştırmalı olarak incelenmek suretiyle aralarındaki ticari ilişkinin hangi tarihte başladığı, alacağın temliki sözleşmesi tarihinde davacı-karşı davalının toplam alacak miktarı, taraflar arasındaki ticari ilişkin alacağın temliki sözleşmesinde sonra da devam edip etmediği, etmesi halinde hangi tarihe kadar devam ettiği, faturalara konu malların teslim edilip edilmediği, tarafların celbedilecek ba-bs formalarına göre söz konusu faturaların taraflarca beyan edilip edilmediği, faturalara konu malların bedellerinin satış tarihindeki rayicine uygun olup olmadığı, temlik miktarı ile temlik alacaklısının alacağının orantılı olup olmadığı, tespit edilecek hususlara göre davacı-karşı davalının borçlu şirketin borcunu ödemede aciz durumda olduğunu bilip bilmediği/bilebilecek durumda olup olmadığı, banka kayıtları incelenmek suretiyle bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarında mali müşavir bilirkişisi, bankacı bilirkişi ve sektör bilirkişisinden oluşacak heyetten rapor alınarak tasarrufun iptali şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirmesi gerekirken bu hususlarda inceleme yaptırılmadan karar verilmesi, asıl davada davacının asıl davayı açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığının tartışılmaması, asıl davanın temlike konu alacak miktarı kadar nispi harca tabi olmasına rağmen Mahkemece Harçlar Kanunu 16 ve 30 maddelerine göre davacı vekiline harcı tamamlaması için süre verilerek sonucuna göre işlem yapılmaması ve eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmamıştır. Sonuç itibariyle, davacı-karşı davalının asıl ve karşı davada verilen karara karşı istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6, 355 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesine iadesine, davacı-karşı davalının sair istinaf sebeplerinin, Müflis .... A.Ş.iflas idaresinin istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı/karşı davalının asıl ve karşı davada verilen karara karşı istinaf başvurusunun KABULÜ ile;İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/02/2021 tarih ve 2014/1295 Esas- 2021/118 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 ve 355 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Davacı-karşı davalının sair istinaf sebeplerinin, Müflis .... A.Ş.iflas idaresinin istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran taraflara iadesine, 5-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/02/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.