İSTİNAF KARAR TARİHİ : 09/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 09/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 18.08.2012 günü şoför .......’nın sevk ve idaresi…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 09/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : .... (...) ÜYE : .... (...) ÜYE : .... (...) KATİP : .... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 24/06/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ....... VEKİLİ : Av.... DAVALI : 1- ....... VEKİLİ : Av..... DAVALI : 2- ....... VEKİLİ : Av.... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 09/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 09/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 18.08.2012 günü şoför .......’nın sevk ve idaresindeki ....... plakalı ambulans ile hasta naklettiği esnada seyir halinde iken yaya .......'ya çarpması neticesinde gerçekleşen yaralamalı trafik kazasından yaklaşık bir yıl sonra vefat eden .......'nın murisleri ......., ....... ve .......'ün vekili tarafından manevi tazminat talebi ile ....... aleyhine Konya .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... E.(Yeni Esas No: ...) sayılı dosyası ile açılan davada davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiği, taraflarca yapılan istinaf başvurusu neticesinde Konya BAM 3. Hukuk Dairesi'nin 02/03/2023 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine -kesin olmak üzere- karar verildiği, karara istinaden davacı vekili tarafından alacağın tahsili için bakanlık aleyhine Konya....İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, 25.04.2023 tarihinde (BRÜT) 282.867,07-TL'den yasal kesintiler neticesinde kalan (net) 266.937,73-TL'nin 25.04.2023 tarihinde icra dosyasına yatırıldığını, devam eden süreçte, davalı ....... A.Ş.'den rızaen ödeme talep edilmiş ise de, herhangi bir ödeme yapılmadığı ve bunun üzerine, ... başvuru numarası ile zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak arabuluculuk görüşmeleri anlaşmama olarak sonladırıldığını, yargı kararı gereğince dava dışı ......., ....... ve .......'e ödenen (brüt) 282.867,07-TL ’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte bu defa davalılardan rücuen tahsili için işbu davanın açılması zaruretinin hâsıl olduğunu, delil olarak bildirilen dosyaların, masrafı gider avansından karşılanarak müzekkere ile istenilmesini, davanın kabulü ile yapılacak yargılama neticesinde diğer her türlü fazlaya ilişkin hakları, beyan ve itiraz ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile dava konusu 282.867,07-TL(ikiyüzseksenikibinsekizyüzaltmışyedilirayedikuruş)’nin ödeme tarihinden (25/04/2023) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, poliçe limiti dahilinde sigorta şirketinin ödemesi var ise mahsup edilerek müşterek ve müteselsilen her iki davalıdan tahsiline, geri kalan kısmın ise davalı .......'dan tahsilini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ....... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalının kusur oranının tespiti için Adli Tıp 3. İhtisas Dairesinden rapor alınmasına, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde kalan poliçe limiti dahilinde hüküm kurulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Dava, Tazminat (Rücuen Tazminat) davasından ibarettir. Davacı taraf, trafik kazasından kaynaklanan tazminat (Rücuen Tazminat) ödenmesi istemiştir. Ticaret Mahkemelerinin hangi davalara bakacağı TTK 4. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. (2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir.” düzenlemesi ile Ticaret Mahkemelerinin baktığı davalar ya iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olacak yada TTK da düzenlenen hususlar ile TTK 4. maddesinde sayılan istisnalar kapsamındaki davalar olacaktır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davanın, meydana gelen trafik kazasından kaynaklı tazminat (Rücuen Tazminat) davası olduğu ve kasko sıfatıyla rücu eden tarafın tacir veya tüketici vasfına haiz olmadığından davanın 6100 sayılı HMK uyarınca genel görevli ve yetkili Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilebileceği, bu nedenle mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın, HMK 114/1-c. Ve HMK 115/2. Madde hükümleri uyarınca Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin KONYA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun TESPİTİNE, Görevsizlik kararı kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK 20. Maddesi uyarınca talep halinde DOSYANIN YETKİLİ ve GÖREVLİ KONYA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; asliye ticaret mahkemesi, özel mahkeme statüsünde olduğundan, asliye hukuk mahkemesi ile asliye ticaret mahkemesi arasındaki ilişkinin işbölümü ilişkisi olmaktan çıktığını, bir görev ilişkisine dönüştüğünü, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve işin esasının incelenmesin geçilmesi yolunda hüküm kurulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Mahkemece verilen görevsizlik kararı, davacı yanca istinaf edilmiştir. Dava, trafik kazasında işleteni davacı belediye, sürücüsü belediye çalışanı ....... olan ....... plakalı ambulansın, yaya .......'ya çarpması sonucu ölümü nedeni ile 3. kişiye ödediği manevi tazminatın İMMS manevi tazminat klozundan aracın kasko sigortacısı olan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece verilen görevsizlik kararı, davacı tarafından istinaf edilmiştir. TTK’nın 3. maddesine göre; bu Kanun’da düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Kanun’un 4. maddesinde mutlak ticari davalar; “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır…” şeklinde sayılmış; 5. maddenin 1. fıkrasına göre; aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli kılınmıştır. Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanunu'nun havale hakkındaki 457-462 ve vedia hakkındaki 463-482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispi nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir. Zira, açıklandığı üzere; TTK’nın 4. maddesinde, bu Kanun’dan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanun’un 5. maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara" ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. 28.11.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmış; “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” şeklinde tanımlanmış; 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenmiş olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. TKHK'nın “Geçiş hükümleri” başlıklı geçici maddenin 1. fıkrası ise “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam eder” hükmünü içermektedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; ihtiyari mesuliyet sigortasına dayanılarak sigortalı tarafından sigortacısı aleyhine rücuen tazminat istemi ile açılan eldeki davada davacı bakanlığın davalının tüketici sayılamayacağı, bu durumda, yerel mahkemece uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesi görevine girdiği gerekçesiyle verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden başvurunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına, Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2025 yılı itibari ile (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 09/12/2025 .... Başkan ... e-imzalı .... Üye ... e-imzalı .... Üye ... e-imzalı .... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.