İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/01/2026 Asıl davanın kabulüne ,birleşen davanın reddine ilişkin kararın asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; ASIL DAVA: Davacı ... ...Ltd Şti vekili; müvekkili şirketin Rusya'da faaliyet gösteren ...acentesi olduğunu, davalı şirketin ise taşıma işleri komisyoncusu olduğunu, davalının müşterisine ait yükün müvekkili şirketin acentesi …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/96 KARAR NO : 2026/69 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/11/2022 NUMARASI: 2021/345 Esas - 2022/634 Karar ASIL DAVA: İtirazın İptali BİRLEŞEN İSTANBUL 17. ATM'nin 2022/97 E. 2022/89 K. SAYILI DAVASI BİRLEŞEN DAVA: Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/01/2026 Asıl davanın kabulüne ,birleşen davanın reddine ilişkin kararın asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; ASIL DAVA: Davacı ... ...Ltd Şti vekili; müvekkili şirketin Rusya'da faaliyet gösteren ...acentesi olduğunu, davalı şirketin ise taşıma işleri komisyoncusu olduğunu, davalının müşterisine ait yükün müvekkili şirketin acentesi olduğu... firması aracılığıyla taşımanın gerçekleştirildiğini, müvekkili şirket ile olan ticari ilişkisinde davalının taşıtan konumunda olduğunu, davalı şirketin müşterisine ait yük için yükleme limanı ..., boşaltma limanı .../İstanbul olacak şekilde anlaşmaya varıldığını, ... yükleme, lashing, navlun ve ... tahliye için 10.050-USD kararlaştırıldığını, ancak davalının yükü 11.03.2021 tarihinde limanda hazır etmemesi nedeniyle davalı tarafa yeni bir şirket ile aynı yüklemeyi yapabilecekleri konusunda 19.03.2021 günü tekrar e-posta gönderildiğini, bu bilgilendirme ve teklifin ardından 22.03.2021 tarihinde müvekkilinden teklif istendiğini, yeni bütçe ile yüklemenin toplam maliyetinin 30.000-USD olacağı hususunda tarafların anlaşıldığını,taşımanın gerçekleştirilmesine rağmen davalının fatura bedelinin 15.000-USD sin ödenmediğini, İstanbul Anadolu 24.İcra Dairesi'nin ... sayılı takibine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı... ...Ltd Şti vekili; navlun ücretinin taraflarca 10.050-USD olarak belirlendiğini, müvekkiline 15.000-USD ödeme yaptırılması sonucu davacı tarafından 4.950-USD tutarında fazla ödeme alındığını, müvekkilinin taşımasını üstlendiği ve ... teslim edilecek emtiaların ... ... Limanı kısmına ait taşımacılık işleminin müvekkiline karşı davacı tarafından üstlenildiğini, müvekkilinin yükün ölçülerini çeki listesi ile davacıya vererek navlun teklifi istediğini, davacının 02/03/2021 tarihinde e-posta ile kendisine gönderilen çeki lisesindeki yükler için navlun ücretini 3 parça yük için 10.050-USD olarak teklif ettiğini ve navlun bedelinin 10.050-USD olarak kesinleştiğini, taşınacak emtianın yükleme için yükleme limanına 14.03.2021 günü geldiğini, liman girişinin uygun olmaması nedeni ile limana 15.03.2021 günü giriş yaptığını ve yükün limana indirildiğini, davacının gecikme halinde büyük masraf ve cezalar doğacağını bildiğini ve bu sebeple navlun ücretini 30.000-USD olarak kabul ettirmeye çalıştığını, ayrıca geminin hat gemisi olduğunu, her hafta ... ... Limanları arasında düzenli sefer yaptığını, 15.03.2021 tarihinden sonra aynı limana iki veya üç sefer daha yapılmasına rağmen yükün gemiye alınmadığını, 31.03.2021 günü müvekkiline temerrüt ihtarı keşide edilmesi üzerine karşılaşacağı ceza ve masrafların büyüklüğü karşısında müvekkilinin iradesinin kırıldığını ve davacıya 15.000-USD ödeme yapmak zorunda kaldığını belirterek davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı... ...Ltd Şti vekili; navlun bedelinin 10.050-USD olarak belirlendiğini, yük limana geldiğinde, yükün teminli olduğunu ve gecikme halinde büyük masraf ve cezalar doğacağını bilen davalının bu kez navlun ücretinin 30.000-USD olacağını aksi taktirde yükü gemiye almayacağını beyan ettiğini, gecikme halinde karşılaşacağı ceza ve masrafların büyüklüğü karşısında müvekkilinin iradesinin kırıldığını ve karşı tarafa 15.000-USD ödeme yaptığını, davalı şirketin üstlendiği taşıma için 09/04/2021 gün 30.000-USD bedelli fatura düzenlediğini, faturanın mal hizmet kısmında "Navlun Ücreti+... ...-İstanbul" açıklaması ile 20.000-USD, ..." açıklaması ile 10.000-USD" şeklinde açıklama bulunduğunu, davacının davalı şirketin tanzim ettiği haksız ve dayanaktan yoksun bu faturaya süresi içinde itiraz ettiğini ve kayıtlarına almadığını, navlun ücretinin taraflarca 10.050-USD olarak belirlenmesine rağmen, müvekkilinin iradesi kırılarak 15.000-USD ödeme yaptırılması sonucu davalının 4.950-USD tutarında fazla ödeme aldığını belirterek haksız olarak ödenen 4.950-USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ...Ltd Şti vekili; davacı tarafın yükü kararlaştırılan tarihte kendi kusuru ile hazır edemediğini, ... yükleme olarak kararlaştırılan yüklemenin davacı tarafın kusuru ile artık ... yükleme olma vasfını yitirdiğini, geminin 3 gün bekledikten sonra hareket ettiğini, yüklemenin ... yükleme olarak kararlaştırıldığını, ancak davacının kusuru sebebi ile yük gemiye yetiştirilemediğinden yükleme şartlarının davacıdan kaynaklı olarak değiştiğini, davacı tarafın ... taahhüdüne rağmen yükü vaktinde gemiye yetiştiremediğini, yükün limanda taşıttan tahliye edilerek indirilmek zorunda kaldığını, yükün özel nitelikli olması nedeniyle geminin uygunluğuna göre verilen fiyatın değişiklik gösterdiğini, davacı tarafın kendi hatasından kaynaklanan masrafları da üstleneceğini kabul ederek ve aynı yükü daha uygun fiyat veren bir taşıyıcı bulamadığı için müvekkili şirket ile yüklemeyi seçtiğini, geri planda davacı tarafın pek çok farklı yerden fiyat aldığı halde uygun başka fiyat bulamadığı için yine yüklemeyi müvekkili şirket ile yapmak istediğini, müvekkilinin yükü hasarsız olarak ve zamanında alıcısına teslim etmesine rağmen kararlaştırılan ödemeyi alamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; esas dosya davalısı birleşen dosya davacısı... tarafından ... teslim edilecek emtiaların taşımasının asıl dosyada davacı tarafından üstlenildiği, tarafların 02/03/2021 tarihinde ... yükleme, Lashing, Navlun ve ... tahliye dahil olmak üzere toplam 3 parça emtia için 10.050-USD bedel üzerinden anlaştıkları, geminin ...'nda 11/03/2021 tarihinde hazır edildiği, emtiaların yükleme limanına 14/03/2021 tarihinde geldiği, ancak liman girişinin uygun olmaması nedeni ile emtiaların limana 15/03/2021 tarihinde giriş yaptığı ve yükün limana indirildiği, 10.050-USD bedelle anlaşmaya varılarak organize edilen ilk taşımanın gerçekleştirilemediği, kusurun davalıdan kaynaklandığı, dava konusu yüklerin söz konusu sefere yetiştirilmemesinin davalı şirketin risk alanında ortaya çıkan nedenlere dayandığı ve bu durumun getirdiği olumsuz sonuçlara davalının katlanması gerektiği, davacı tarafından davalıya iletilen 19/03/2021 tairhli e-posta ile yeni bir taşıma sözleşmesinin müzakere edildiği, nihayetinde davalının 30/03/2021 tarihli e-postaları ile 30.000-USD bedelli yeni taşımanın kabul edildiği, ödeme şekli hususunda taraflar arasında görüşmelerin devam ettiği, tarafların 15.000-USD'nin peşin ödenmesi, yüklemeden sonra 5.000-USD ödenmesi, ayrıca kalan 10.000-USD'nin ise taraflar arasında organize edilecek diğer taşımalara ilave ücret olarak yansıtılacağı hususunda anlaştıkları, bu durumda ilk navlun sözleşmesinin gerçekleşmemesi nedeniyle taraflar arasında 30.000-USD bedelle yeni bir anlaşmanın kurulduğu, bilirkişi raporunda 30.000-USD bedelle anlaşmaya varılan taşımanın şartlarının değiştiğinden bahsedilerek yükleme masrafların artmış olması, özellikle yükün sıra dışı olması da dikkate alınarak mümkün ve makul olduğunun ve her geminin yükleme ve plan şekline göre fiyatların değişmesinin de mümkün olduğunun belirtildiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın iptaline, takibin 15.000-USD asıl alacak bakımından devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca USD faizi uygulanmasına, şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı birleşen davada davacı vekili; davacının navlun artışına neden olan kalemleri dava dilekçesinde Liman içi hareketler ve ardiye için 7.000-USD, gemiye yükleme için 3.000-USD, güverte üstü ekstra bağlama için 1.500-USD, ambar üstü yüklemeye bağlı yer kaybı için 12.000-USD olarak açıkladığını, hükme esas alınan raporda davacının iddia ettiği bu giderleri terminale ödediğini ispat etmesi gerektiğinin belirtildiği, bu yönde inceleme yapılmasını talep ettikleri halde bu hususta hiç bir inceleme yapılmadığını, kaldı ki davacının terminal giderinin hak sahibine ödenmesinin re'sen araştırılması gereken aktif husumet içinde değerlendirilmesi gerektiğini,karara esas alınan rapor doğrultusunda TTK 1159'maddesine göre 10.050-USD bedelli sözleşmenin feshedilip 30.000-USD bedelli yeni sözleşme kurulduğunun kabulünün hatalı olduğunu, TTK'nın 1159. maddesinin komple taşımalar için uygulanabileceğini, taşımanın yapıldığı geminin konteyner gemisi olduğunu ve TTK 1163 vd maddelerinde düzenlenen kırkambar sözleşmesi kapsamında olduğunu,TTKnın1159'maddesine göre hüküm tesisinin doğru olmadığını, yükün terminli olması nedeni ile müvekkilinin iradesi kırılarak ücretin artırıldığını, müvekkilinin navlunun 30.000-USD'ye çıkmasına onay vermediğini, davacının artışın 23.500-USD'lik kısmını, liman masrafları ve yükün güvertede taşınmasına bağladığını, müvekkilinin faturaya itiraz ettiğini ve kayıtlara almadığını, taşımaya konu yükün özel bir yük olduğunu, tek parçada, 38 ton ve 6 adet 40 lık konteyner büyüklüğünde olduğunu, bu büyüklükte tek parça bir yükün, kara yolundan 500 km mesafedeki başka bir limana götürülmesinin, bir çok prosüdüre bağlı olduğunu, davacının gecikme halinde müvekkilinin büyük masraf ve cezalarla karşı karşıya kalacağını bilerek müvekkilini bu yola ittiğini, müvekkilinin kendi taşıtanına karşı temerrüte düşürülerek iradesinin kırıldığını, müvekkilinin taşıma yaptığı projenin hassas bir proje olduğunu, üstlenilen taşımadaki makul olmayan bir gecikmenin, devam eden süreçteki taşımaların yüklenilmesini de riske atacağını, davacı ile davalı arasındaki anlaşmada yükün gemi ambarında taşınacağına dair bir kayıt bulunmadığını, yükün ambarda taşınmadığı iddiasıyla navlun farkı talep edilemeyeceğini, kaldı ki yükün ambar üstüne yüklenmesinin yer kazanılmasını sağlayacağını, ambar üstü navlunun daha düşük olduğunu, 3.000-USD gemiye yükleme bedelinin zaten teklifinin içerisinde bulunduğunu, ambar üstü bağlama ile ambar bağlama arasında 1.500-USD navlun farkı olamayacağını, navlun ücreti 10.500-USD olan bir yükün, liman ardiyesinden Tırla gemi yanına taşınmasının bedelinin 7.000-USD olmasının mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Asıl dava; bakiye navlun alacağının tahsili talebi için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine; birleşen dava, müzayaka halinde fazladan ödenen fazla navlunun iadesi istemine ilişkindir. Somut olayda; akdi taşıtan sıfatıyla davalının müşterisine ait yükün ... Limanı'ndan .../İstanbul Limanı'na taşınması hususunda davacı taşıyanla ... yükleme, lashing, navlun ve ... tahliye dahil olmak üzere 10.500-USD üzerinden anlaştıkları, taşıma için organize edilen geminin ...'nda 11/03/2021 tarihinde hazır edildiği, ancak yükün limana 14/03/2021 tarihinde getirildiği, liman girişinin uygun olmaması nedeni ile limana 15/03/2021 tarihinde alındığı, yükün ilk sefere yetişemediği, 10.050-USD bedelle anlaşmaya varılarak organize edilen taşımanın gerçekleşmemesi üzerine taraflar arasındaki devam eden görüşmelerde yükün 30.000-USD bedelle taşınmasının kabul edildiği, ödeme şekli bakımından tarafların 15.000-USD'nin peşin ödenmesi, yüklemeden sonra 5.000-USD ödenmesi, ayrıca kalan 10.000-USD'nin ise taraflar arasında organize edilecek diğer taşımalara ilave ücret olarak yansıtılması hususunda tarafların anlaştığı ve taşımanın gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Davalı, davacının navlun artışına neden olan kalemler ile ilgili ödemeleri ispat edemediğini, müvekkilinin ücretin artmasına onayının olmadığını, ücretin müvekkilinin iradesi kırılarak artırıldığını ileri sürmektedir. Öncelikle; taraflar arasındaki e-posta yazışmalarının incelenmesinde yükleme gününün 11/03/2021 tarihinden daha sonraki bir gün olduğuna dair davalı tarafından bir iddia ileri sürülmemiştir. Bu durumda yükün ilk sefere yetişmemesi davacıya atfı mümkün olmayan nedenlere dayandığından gecikmenin getirdiği olumsuz sonuçların davalı taşıtanın üzerinde doğduğunun kabulü gerekir. İlk taşımanın gerçekleşmemesi üzerine davacı yetkilisi tarafından davalıya gönderilen 19/03/2021 tarihli e-postada navlunun yeni bir bütçe ile belirlenmesi gerektiği, sefer bakımından yeni bir planlama yapılması, davalıya isterse yükü başka bir gemi ile taşınmasını sağlayabileceği hususunda seçenek sunulduğu, devam eden yazışmalarda tarafların ödeme şartlarını değerlendirdiği, 30/03/2021 tarihli yazışmalarda tarafların 30.000-USD üzerinden anlaştıkları görülmektedir. 19/03/2021 tarihli e-posta ile taraflar arasında yeni bir taşıma sözleşmesinin müzakere edildiği dikkate alındığında taraflar arasında TBK'nın 133. maddesi kapsamında tarafların açık iradesiyle yeni bir borç belirlendiği sonucuna varılmaktadır. Davalı, büyük masraf ve cezalarla karşı karşıya kalacağını bilen davacının bu durumu kötüye kullandığını, iradesinin kırıldığını ileri sürmüş ise de davalının delil olarak ileri sürdüğü ihtarnamenin 31.03/2021 tarihli olduğu, oysa tarafların bu tarihten daha önce yeni bir anlaşmaya vardıkları anlaşılmakla tacir olan ve basiretli hareket ettiği varsayılan davalının aksi yöndeki stinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Yine navlunda artışa neden olduğu ileri sürülen kalemlerin ispatlanamadığı, bu masrafların gerçekten yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği ileri sürülmüş ise de tarafların 30.000-USD ücreti karşılıklı müzakere ile belirledikleri, dolayısıyla davalının fahiş olarak belirlendiğini iddia ettiği yükleme, bağlama ve nakliye kalemlerinin hepsinin bu fiyat içerisinde olduğu, tarafların belli bir miktar üzerinde anlaşmaları karşısında davacı taşıyanın bu tutarları ilgili yerlere ödeyip ödenmediğinin, davalıya faturaları ne şekilde düzenlediğinin sonuca etkisi bulunmamaktadır. Bilirkişi heyeti tarafından da yükün sıra dışı yük olması nedeniyle yükleme masraflarının artmasının mümkün ve makul olduğu belirtilmiştir. Bu durumda tarafların ilk taşımanın gerçekleşmemesi üzerine yükün taşınması için 30.000-USD üzerinden anlaştıkları, davalının 15.000-USD ödemeyi yaptığı, ancak kalanını ödemediği anlaşılmakla, davacının davalıdan 15.000-USD bakiye alacağının bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, davalı birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl dava için alınması gereken 8.750,51-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.280,70-TL harcın mahsubu ile kalan 6.469,81-TL harcın asıl davada davalı-birleşen davada davacı alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Birleşen dava için alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 651,3-TL harcın asıl davada davalı-birleşen davada davacı alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Asıl davada davalı-birleşen davada davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, asıl davada davacı tarafından yapılan 99-TL istinaf yargı giderinin asıl davada davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.15/01/2026