İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:11/12/2025 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ:16/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:18/02/2026 Taraflar arasındaki geçici hukuki koruma talebine mütedair ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, davalı ... Turizm Taşımacılık ... Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından ihtiyati haciz kararı yönünden ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından geçici …
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:11/12/2025 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ:16/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:18/02/2026 Taraflar arasındaki geçici hukuki koruma talebine mütedair ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, davalı ... Turizm Taşımacılık ... Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından ihtiyati haciz kararı yönünden ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından geçici ödeme kararına yönelik olarak istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; G E R E K Ç E Davacılar vekili, 28/03/2025 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş. nezdindde trafik sigortalı ve davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan, davalı ... Turizm Taşımacılık ... Ticaret Ltd. Şti.'ye ait ve davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı aracın yaya ... 'a çarpması sonucu adı geçenin ölümüne neden olduğu, kazada yaşamını yitiren ...'ın davacı ...'in babası, diğer davacı ...'in ise eşi olduğu, davalı sürücünün kusuru sonucu hadisenin meydana geldiği ve davacıların eş- babanın maddi ve manevi desteğinden mahrum kaldığını beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla her bir davacı için 50.000,00'er TL destekten yoksun kalma zararı olmak üzere toplam 100.000,00 TL maddi tazminatın ve yine her bir davacı için 2.500.000,00'er TL olmak üzer toplam 5.000.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek avans faiziyle ve sigorta şirketleri yönünden poliçe limitleri dahilinde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, muhtemel tazminat alacaklarının tahsilinin sonuçsuz kalmaması bakımından kazaya karışan ... plaka sayılı araç ve davalılar adına kayıtlı mal varlığı değerleri ile üçüncü şahıslar nezdindeki hak ve alacakları üzerine teminatsız ihtiyati haciz/ tedbir konulmasına ve yine TBK 76. madde uyarınca davacılar lehine 50.000,00'er TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL geçici ödemeye hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 06/11/2025 tarihinde verilen iki ayrı ara kararda, ihtiyati haciz ve geçici ödeme taleplerinin ayrı ayrı kabulü ile 5.100.000,00 TL dava değeri üzerinden davalılar ... Turizm Taşımacılık ... Ticaret Ltd. Şti. ve davalı ...'ın borca yeter miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, geçici ödeme yönünden ise davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması kaydıyla davacılar için 100.000,00 TL geçici ödemeye karar vermiştir. Davalı ... Turizm Taşımacılık ... Ticaret Ltd. Şti. vekili 14/11/2025 tarihli dilekçesiyle ihtiyati haciz kararına itiraz etmiş olmakla ilk derece mahkemesince bu kez 17/11/2025 günlü ara kararda, teminat mukabilinde ihtiyati haczi kaldırılması talebinin kabulüne ve 5.100.000,00 TL nakit para veya uygun bulunacak kayıtsız şartsız kesin ve süresiz banka teminat mektubunun mahkemeye teminat olarak yatırılması halinde 06/11/2015 tarihli ihtiyati haciz kararının davalı şirket yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir. Somut dosyaya 13/11/2025 tarihinde sunulan iki ayrı dilekçeyle hem davalı ... vekili ve hem de davalı ... Turizm Taşımacılık ... Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından geçici ödeme kararına ve ihtiyati haciz ara kararına, 26/11/2015 tarihli dilekçeyle davalı ... Sigorta A.Ş. vekilince ve 24/11/2025 tarihli dilekçeyle de davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından geçici ödeme kararına karşı itiraz edilmiştir. İlk derece mahkemesince verilen 11/12/2025 günlü ara kararda, davalılar vekillerinin tüm itirazların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı müddeti içerisinde sunulan istinaf dilekçeleriyle davalı ... Turizm Taşımacılık ... Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından ihtiyati haciz kararı yönünden ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından geçici ödeme kararına yönelik olarak istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Uyuşmazlık, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası sırasında verilen ihtiyati haciz ve geçici ödemeye ilişkin karara yapılan itirazın reddine karşı istinaf isteğine ilişkindir. 1-) 6100 Sayılı HMK'nun 341/1. fıkrasına göre ilk derece mahkemesinden verilen istinaf kanun yoluna başvurulabilecek olan kararlar; nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlar olarak gösterilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun geçici ödemeler başlıklı 76. maddesi; "Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir. Davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminata mahsup edilir; tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir." şeklindedir. Anılan düzenlemenin 1. fıkrasının gerekçesi "zarar görenin iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunması ve ekonomik durumunun da gerektirmesi koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, hakime istem üzerine tazminat yükümlüsünün zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verme yetkisi tanınmıştır. Ancak fıkrada yapılan düzenleme ile "geçici ödeme kararı ile kesin hüküm sonucunun eda amaçlı bir ihtiyati tedbir aracılığıyla elde edilmesi amaçlanmamaktadır." şeklindedir. 6100 Sayılı HMK'nın 10. kısım 1. bölüm başlığı, "ihtiyati tedbir", 2. bölüm başlığı ise "delil tespiti ve diğer geçici hukuki korumalar" şeklinde düzenlenmiştir. Delil tespitine ilişkin hükümlerden sonra "diğer geçici hukuki korumalar" başlıklı 406. maddesinin 2. fıkrasına göre; ihtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlarda yer alan özel düzenlemeler saklıdır. 406. maddesinin gerekçesinde "bu maddede diğer geçici hukuki korumalar tek tek belirtilmek yerine ihtiyati tedbir ve delil tespiti dışında da geçici hukuki korumalar olabileceğine işaret edilmiştir." 2. fıkranın gerekçesinde "diğer geçici hukuki korumaların bu kısımda düzenlenen geçici hukuki korumalar karşısındaki durumu açıklanmıştır... Bu bölümde düzenlenen ihtiyati tedbir ve delil tespiti dışında, diğer geçici hukuki korumalar kendi özel hükümlerine tabidir. Bu sebeple bu bölüm hükümlerinin doğrudan diğer geçici hukuki korumalara uygulanması mümkün değildir; ayrıca bu şekilde bir uygulama birçok sakıncayı içinde barındırmaktadır." denilmek suretiyle açıkça 6100 Sayılı HMK'nın ihtiyati tedbir hükümlerinin diğer geçici hukuki korumalara uygulanmasının mümkün olmayacağı vurgulanmıştır. Öte yandan geçici ödeme talebinde bulunulabilmesi için herhangi bir zaman kısıtlaması bulunmadığına göre yargılamanın her aşamasında talepte bulunulabileceği gibi reddedilmesi halinde yeniden istenebilir. Ortaya çıkan yeni delillerle zaten hükmedilen bir geçici ödemeye ek olarak yeniden bir geçici ödeme talebinde bulunulabilir. Tüm bu nedenlerle; 6098 Sayılı TBK'nın 76. maddesinde düzenlenen geçici ödeme kararı gerek koşulları ve gerek teminat bakımından ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Söz konusu düzenleme 6100 Sayılı HMK'nın 406. maddesi gereğince ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz dışında kendi özel kanununda düzenlenen geçici bir hukuki koruma tedbiri olup, gerek madde metninde, gerekse 6100 Sayılı HMK'nun 341. maddesinde uyuşmazlığa konu karara karşı kanun yoluna başvurulabileceği açıkça gösterilmediğinden davalı ... Sigorta AŞ vekilinin geçici ödemeye ilişkin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-) Öncelikle belirtmek gerekir ki; manevi tazminat isteminde zararın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince kısmi ve belirsiz alacak davası olarak açılmaya elverişli değildir. Bu sebeple davacının manevi zararlarına karşılık ihtiyati haciz taleplerinin tamamının tek kalemde istenebileceğinden göz önünde tutularak ihtiyati haciz talebinin kabulü, hacizde ölçülülük ilkesi gereğince kısmen kabul-kısmen reddi veya reddine karar verilmiş olması ileride hükmedilecek olan manevi tazminat istemi için 6100 Sayılı HMK'nun 36/1-b bendi gereğince davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamış olması niteliğinde görülemez. Diğer bir anlatımla ihtiyati hacizde verilen karar ne olursa olsun buna bağlı olmaksızın nihai kararda 22/06/1966 tarihli 7/7 sayılı İBK'da göz önünde tutularak manevi tazminatın hüküm altına alınması mümkündür. Bilindiği üzere, uyuşmazlık bir miktar para alacağına ilişkin ise 2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz; uyuşmazlığın dava konusu hakkında olması halinde 6100 Sayılı HMK'nun 389. vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbire ilişkin geçici hukuki koruma kararı verilmesi istenebileceği açıktır. İstem, haksız fiilden kaynaklanan maddi-manevi tazminata (para alacağı) yöneliktir. 2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati hacize karar verebilmek için alacağın muaccel olup olmadığı önem taşımaktadır. Somut olayda, iddia olunan zarar haksız eylemden kaynaklandığından TBK.'nun 117/2 maddesi gereğince tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Olay 28/03/2025 tarihinde gerçekleşmiş, dava ise 22/10/2025 tarihinde açılmıştır. Bu aşamada haksız fiilin davalı tarafça gerçekleştirildiğini kesin hüküm ile ispatlamak ve zarar miktarının tam olarak belirlenmesini beklemek hakkaniyete uygun değildir. Davacıların murisleri olan müteveffanın ölümünden kaynaklanan maddi ve manevi tazminata ilişkin alacaklarını, trafik kazası tespit tutanağı ve soruşturma dosyasında alınan kusura ilişkin trafik bilirkişisi raporu ile yaklaşık da olsa ispat ettiği gözetildiğinde ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi yerindedir. Öte yandan; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 28/11/2022 gün ve ... esas, ... karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair kararında "Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olduğunu" belirtmiş ve manevi tazminat istemli davalarda salt manevi tazminatın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektiği gerekçesiyle ihtiyati haciz istemlerinin reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğuna işaret etmiştir. Bu durumda ilk derece mahkemesince, davacıların murisinin kaza nedeniyle öldüğü de gözetilerek manevi tazminat yönünden de ihtiyati haciz takdir edilmesi yerindedir. Tüm bu sebeplerle, ilk derece mahkemesince davacıların maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı şirket (... Turizm Taşımacılık .. LTD ŞTİ) vekilinin bu hususa yönelen istinaf isteminin reddi gerekir. 3-) İİK'nın 261 maddesi hükmüne göre; "Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar. İhtiyati haciz kararları, 79 dan 99 uncuya kadar olan maddelerdeki haczin ne suretle yapılacağına dair hükümlere göre icra edilir. İhtiyati haczin infazı ile ilgili şikayetler infazı yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılır. " İlk derece mahkemesince İİK'nın 257 vd. maddeleri gereğince dava değeri olan 5.100.000,00 TL'ye yetecek miktarda davalı şirket (... Turizm Taşımacılık .. LTD ŞTİ) adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine dava sonuna kadar ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince dava konusu edilen miktarı karşılayacak kadar mal varlığına ihtiyati haciz konulmasına karar verildiğinden, dava değerinden fazla değerde (taşkın haciz) mal varlığının haczedildiğine ilişkin şikayetin icra mahkemesine yapılması gerekmektedir. Öte yandan 6100 Sayılı 341/1-b maddesi gereğince; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilecektir. Bunun dışında ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir ile ilgili verilen kararlara karşı başvurulabilecek bir yasa yolu bulunmamaktadır. Taşkın haciz, ihtiyati haczin teminat karşılığı değiştirilmesi veya kaldırılması talebinin reddi ya da kabulü halinde itiraz ve istinaf yasa yoluna başvurulamaz. Ancak bu tür kararlara karşı adi itiraz her zaman mümkündür. Davalı vekilinin taşkın hac iddiasıyla yaptığı başvuru adi itiraz niteliğinde olup, bu itirazın ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerekecektir. Hal böyle olunca, açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati hacze itirazın reddi kararı usul ve yasaya uygun görülmekle davalı davalı şirket (... Turizm Taşımacılık .. LTD ŞTİ) vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine; taşkın haciz iddiası yönünden istinaf yasa yolu başvuru hakkı bulunmadığından davalı davalı şirket (... Turizm Taşımacılık .. LTD ŞTİ) vekilinin bu hususlara yönelen istinaf dilekçesinin HMK'nın 341/1 ve 346. maddeleri uyarınca reddine; geçici ödeme kararına karşı kanun yoluna başvurulabileceği mevzuatta açıkça gösterilmediğinden davalı ... Sigorta AŞ vekilinin geçici ödemeye ilişkin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Turizm Taşımacılık ... Ticaret Ltd. Şti. vekilinin ihtiyati haciz kararına yönelik istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE, taşkın haciz iddiası yönelen istinaf talebini ise istinaf yasa yolu başvuru hakkı bulunmadığından istinaf dilekçesinin HMK'nın 341/1 ve 346. maddeleri uyarınca REDDİNE, 2-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin geçici ödeme kararına yönelik yaptığı istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE, 3-Davalı ... Turizm Taşımacılık ... Ticaret Ltd. Şti. ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 732,00 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan istinaf giderlerinin başvuran davalılar üzerinde bırakılmasına, 4-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ile harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 16/02/2026 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 346 ve 362/1-f madde ve fıkrası ile 2004 sayılı İİK'nun 265/5 maddesi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. ...