İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 17/04/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...... LTD ŞTİ tarafından Konya ili Karapınar il…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 17/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 26/11/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ...... VEKİLİ : Av... DAVALI : ...... VEKİLLERİ : Av... Av... DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 17/04/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...... LTD ŞTİ tarafından Konya ili Karapınar ilçesi Karapınar ...... Mahallesi ... sokak no:... adresinde bulunan müvekkil şirket ......'a ait altyapının ; tesis paylaşımı hakkının ihlal edildiğini söz konusu tutanak müvekkil şirket çalışanınca tespit edildiğini, bunun bilirkişi raporuyla da müdahilinin yapıldığınının düzenlendiğini, belirtilen adreste yer altı kablosunun ...'a ait olduğunu, müvekkil şirkete ait olan yeraltı kablo güzergahında davalı şirketin oluşturduğu yeni bir yer altı kablo çekilerek müdahalenin yapıldığını, böylelikle diğer işletmecilere sağlanan şartların açıkça ihlal edildiğini, müvekkiline ait haberleşme alt yapısına müdahalede bulunulduğunu, söz konusu tespit konusunca her ne kadar davalı tarafa Konya .... Noter aracılığıyla 25/07/2022 tarih ve ... yevmiye numarasıyla ihtarname gönderildiğini , mahkemece tespiti yapılan davalı tarafın haksız nedeni ile müvekkil şirket alacağı talep etmişse de davalı şirket tarafından bir ödeme yapılmadığını,bu nedenlerle davalarının kabulüne, müvekkil şirketin 45.615,00 TL muacceliyet tarihinden itibaren işleyen en yüksek faizi ile davalıdan tahsilini, Karapınar SHM ... d.iş sayılı dosyası ile yaptırılan delil tespiti için müvekkil şirket tarafından ödenen 2.489,65 TL nin ödeme tarihleri itibariyle işleyen en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, Konya .... Noterliği'nin 25/07/2022 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi için müvekkili şirket tarafından ödenen 1.036,65 TL nin ödeme tarihleri itibariyle en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve yargılama gideri , harç ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının müdahale iddiasının ceza bedeli, delil tespiti ve ihtarname masraflarının faiz talebi başta olmak üzere hiçbir iddiasını kabul etmediklerini, müvekkilinin şirketin sorumluluğunda bulunan ilgili yere alt yapı şebekesini kurma ve işletme sözleşmesiyle davacının sahibi olduğunu iddia ettiği alt yapı sistemini kurduğunu, sözlemenin işletmeye yönelik hükümleri nedeniyle de yalnızca işbu ...... konutlarında oturanlara hizmet vermek üzere iddia edilen uzunluk ve niteliklerde olmayan kablo sistemini yerleştirdiğini, toplu konu alanı girişine kadar olan ...... sorumluluğundaki altyapının kullanım izni için ......'a başvurunun müvekkili tarafından yapıldığını ve çalışmaların devam ettiğini, sulh hukuk mahkemesince yapılan tespitin ve davacı tarafın hesaplamalarının da hatalı olduğunu, müvekkilinin bu uzunlukta ve özellikle bir kablo kullanmadığını, bu nedenle taraflarının katılmasına imkan tanınacak şekilde yerinde keşif yapılarak detaylı bir inceleme talep ettiklerini, davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "Somut olayda; davacı yan haksız müdahale sonucu zarar olduğu iddiasını ispat edememiştir. TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu, Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre" davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin ...... A.Ş. olduğunu ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile imzaladığı sözleşme çerçevesinde elektronik haberleşme hizmeti sunduğunu, bu kapsamda altyapısının korunması hakkı bulunduğunu, davalı ...... LTD ŞTİ'nin müvekkile ait Konya'daki altyapıyı tesis paylaşımı, geçiş hakkı ve Elektronik Haberleşme Altyapı Bilgi Sistemi (......) mevzuatı gerekleri yerine getirilmeden izinsiz kullandığını 26.03.2022 tarihinde tespit ettiğini, diğer işletmecilere sağlanan şartlar ve Tesis Paylaşımı düzenlemeleri hakkında mevzuatın detaylıca açıklandığını, tesis paylaşımının yasal bir zorunluluk olduğunu ve kaynakların etkin kullanımı amacıyla yapıldığını, ilgili kanun ve yönetmeliklerin tesis paylaşımını makul bir bedel karşılığında diğer işletmecilerle paylaşma yükümlülüğü getirdiğini, Davalı tarafın bu usul ve esaslara uymadığını, yeni altyapı kurmanın yüksek maliyetli ve zaman alıcı olduğu için davalının mevcut altyapıyı izinsiz kullandığını, tesis paylaşımı süreçlerinin BTK tarafından ...... üzerinden yürütüldüğünü ve davalı tarafından bu lokasyon için herhangi bir tesis paylaşımı talebinde bulunulmadığını, BTK'nın 27.02.2018 tarihli yazısı ile izinsiz kullanımlara ilişkin cezai yaptırımların ...... Referans Tesis Paylaşımı ve Aydınlatılmamış Fiber Teklifi (RETPAFT) kapsamında düzenlendiğini, davalı şirketin ödemesi gereken cezai bedelin 45.615,00 TL olarak hesaplandığını, bu bedelin ödenmesi talebiyle yapılan noter ihtarına rağmen ödeme yapılmadığını, yerel mahkemenin ise davacının haksız müdahale sonucu zararını ispat edemediği gerekçesiyle davayı reddettiğini, ancak yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf incelemesi sonucu yerel mahkeme kararının kaldırılması ve davanın kabulü ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava, haksız fiil kapsamında maddi tazminat talebine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 49. Maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür"; Aynı kanunun 50. Maddesinde ise, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler" hükümlerine yer verilmiştir. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır. Buna göre, yukarıda değinilen haksız fiilin şartlarına ilişkin olarak kusurun ve zararın varlığının davacı tarafça ispatının gerektiği açıktır. Mahkemece alınan 05/02/2025 tarihli bilirkişiler ......, Av...... ve ...... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; "Davacı ......, şebeke yeraltı altyapısını yapmamıştır. Alt yapı yani koruge boruların geçtiği güzergah ve yeraltı koruge boru tesisi, Toplu Konut İdaresi (...... A.Ş.) tarafından tesis edilmiştir. Davacı, iletişimin sağlandığı kabloları bu tesisten geçirmiştir. 21.06.2022 tarihli Bilirkişi raporunda, ...... tarafından iki kablo geçtiği hatalı olarak yazılmıştır. ...... tarafından tek kablo geçtiği keşifte tespit edilmiştir. “......'un Zararı ise; Metre / Kilometre üzerinden yapılacak olan Kira Sözleşme Bedeli ( 2022 Yılı ) olduğu, Tekrar eski hale getirme bedelinin; ise 5.000,00TL ( Araç ve İşçilik Maliyeti ) olduğu” şeklindeki hesabın nasıl yapıldığı dosya kapsamında görülememiştir. Yeraltı kablo tesisinde borulardan bir adedinden geçirilen Kent Wifi'ye ait kablo, ......'nin Site Yönetimi ile yaptığı anlaşma sonucu tesis edilmiş ve 1374,57 metredir. Diğer iki borudan birini ......, diğerini ...... Site Yönetimi kullanmaktadır. Davacı ......'un İmtiyaz Sözleşmesi dosya kapsamında görülememiştir." şeklinde görüş ve kanaatini bildirdikleri, Mahkemece alınan 23/06/2025 tarihli bilirkişiler ......, Prof. Dr. ...... ve ...... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; "Davalı ...... Ltd. Şti. tarafından yapılan kablolama çalışmasının, davacı ...... A.Ş.'ye ait olan altyapıya herhangi bir fiziki temas, müdahale veya zarar teşkil etmediği; kablonun ......'ye ait ve site yönetiminin denetiminde bulunan borulardan birine yerleştirildiği ve kablo uzunluğunun 1374,57 metre olduğu teknik olarak net bir biçimde anlaşıldığı (Görsel kanıtlar, sadece tek bir borudan tek bir kablo geçirildiğini açıkça ortaya koyduğu), davacı ...... A.Ş. tarafından iddia edilen zarar kalemleri, teknik verilerle örtüşmediği gibi, zararın varlığına dair objektif bulgularla desteklenmediği, bu nedenle, davacı ...... A.Ş.'nin zarara uğradığına dair iddiasının teknik anlamda uygun olmadığı, mevzuat gereği işletmecilerin ...... üzerinden yapmaları gereken başvurular ...... mülkiyetindeki hatlar için zorunlu olmadığından, davalı ...... Ltd. Şti.'nin bu yönde işlem yapmamış olması mevzuata aykırılık teşkil etmediği, sonuç olarak, teknik bilirkişi heyeti olarak, davalı ...... Ltd. Şti. tarafından yapılan işlem ve uygulamaların davacı ...... A.Ş.'ye ait herhangi bir altyapıya zarar vermediği, mevzuata aykırı olmadığı ve tazminat doğuracak bir zararı ortaya çıkarmadığı" şeklinde görüş ve kanaatini bildirdikleri, anlaşılmıştır. Somut olayın incelenmesinde; dosyada alınan denetime elverişli, gerekçeli birbirleriyle örtüşen bilirkişi raporları da dikkate alındığında; davacının haksız fiil sonucu zarar gerçekleştiği hususunu ispatlayamadığı, dava konusu kablonun ......'ye ait ve site yönetiminin denetiminde bulunan kablo tesisindeki borulardan birine yerleştirildiği, hat davacıya ait olmadığından tesis paylaşımı yükümlülüğü de doğmayacağı anlaşılmakla davacının buna yönelik istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. Bu halde, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davacı vekilinin istinafın esastan reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair, 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2023 yılı itibari ile (238.730,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 17/04/2026 ... Başkan ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.