12. Hukuk Dairesi 2009/6792 E. , 2009/15047 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/01/2009 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı vekili tarafından borçlu hakkında çeke dayalı olarak genel haciz yoluyla icra takibine geçilmiş, örnek 7 nolu ödeme emri adı geçene 13.08
**12. Hukuk Dairesi 2009/6792 E. , 2009/15047 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/01/2009 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı vekili tarafından borçlu hakkında çeke dayalı olarak genel haciz yoluyla icra takibine geçilmiş, örnek 7 nolu ödeme emri adı geçene 13.08.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borçlu vekili yasal süresinde icra dairesine başvurarak takip dayanağı senedin taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle teminat olarak verildiğini ve alacaklının sözleşme uyarınca edimlerini yerini getirmediği nedeniyle borçlarının olmadığını ileri sürmüştür. İİK.nun 68/1 maddesi gereğince takibine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını mutazammın bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Dosyaya sunulan 16.04.2008 tarihli sözleşmenin taraflar arasında düzenlendiği ve alacaklının belge altındaki imzaya karşı çıkmadığı görülmektedir. Alacaklı vekili tarafından icra mahkemesine verilen 19.12.2008 tarihli cevaba cevap dilekçesinde, takip dayanağı senedin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında alındığının açıkça beyan ve kabul edildiği görülmektedir. Bu durumda dayanak belgenin yukarıda açıklanan nedenle mücerret borç ikrarını içermediği tespit edilmiş olup, tarafların sözleşme doğrultusunda edimlerini yerine getirip getirmediği yargılamayı gerektirdiğinden, genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine konu edilemez. O halde mahkemece itirazın kaldırılması isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 07.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.