T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/683 - 2026/958 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/683 KARAR NO : 2026/958 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/01/2024 NUMARASI : 2023/137 E. - 2024/42 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve S…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/683 - 2026/958 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/683 KARAR NO : 2026/958 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/01/2024 NUMARASI : 2023/137 E. - 2024/42 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/01/2024 tarih ve 2023/137 E. - 2024/42 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı Hüsnü Başkurt'un 2021/095578 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusuna yönelik müvekkilinin itirazlarının, davalı Kurum tarafından 35. sınıftaki hizmetler yönünden kısmen reddedildiğini, oysa davalı başvurusu ile müvekkiline ait "..." ibareli marka arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu ve davalı başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-18517 sayılı kararının iptalini ve tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının 35. sınıftaki ortak hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili davanın reddini savunmuştur. . İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, 6/5. maddesi anlamında davacının markasının tanınmış marka olduğunun kanıtlanamadığı ve 6/9.maddesi anlamında davalının marka tescil başvurusunun kötü niyetli olduğunun somut delillerle ortaya konulamadığı gerekçeleri ile davanın kısmen kabulü ile "35. Sınıf: Müşterilerin mallar elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" bakımından 2022-M-18517 sayılı YİDK kararının iptaline, ancak davalının dava aşamasında kullanım ispatı talebinde bulunduğu ve davaya mesnet yapmış olduğu markaların kullanımı ispat edilmediğinden hükümsüzlük isteğinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik olduğunu, "..." ibaresinin ortaklığının markaları benzer yaptığını, müvekkilinin markasının tescilli olduğu 29, 30 ve 32. sınıftaki malların itiraza konu markanın tescil edilmek istendiği 35. sınıf içerisinde perakendecilik hizmetleri kapsamında yer aldığını, bu hizmetlerin ürünlerin devamı niteliğinde olup marka başvurusunun 35. sınıftaki tüm hizmetler yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin markasının tanınmışlığı nedeniyle ortalama tüketiciler tarafından markaların ayırt edilemeyeceğini ve başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuruya konu marka ile davacının itiraz gerekçesi markaları arasında idari aşamada çıkarılan mal ve hizmetler arasında karıştırılma ihtimali bulunmakla birlikte, kalan mal ve hizmetler yönünden karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı gerçek kişi vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarında ortak unsur olan "..." ibaresinin günlük kullanımda geniş bir kullanımının mevcut olup ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, diğer unsurlar ile davaya konu markada ayırt ediciliğin sağlandığını, markaların hedef tüketici kitlesinin farklı olduğunu ve 35. sınıftaki hizmetler ile davacının itiraza dayanak markası kapsamında bulunan sınıflar arasında benzerlik bulunmadığını, kaldı ki davacının itiraza mesnet markası kapsamında bulunan sınıflarda markasını kullandığını ispat edemediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka (marka ile ilgili kurum kararlarının iptali - markanın hükümsüzlüğü) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "... ... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, davaya konu markadaki "kokteyl ve yiyecek" anlamına gelen "..." ibaresinin marka kapsamında bulunan gıda ürünleri bakımından tanımlayıcı ve tali unsur niteliğinde bulunduğu, "..." ibaresinin ise coğrafi bir yer adı olarak Ayvalık ilçesinde bulunan adayı ifade ettiği, bu iki ibarenin markada küçük punto ile yazılarak "..." ibaresinin öne çıkarıldığı, dolayısı ile davacı markalarının asli unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu markada asli unsur olarak kullanıldığı, taraf markalarında yer alan diğer unsurlar ile kullanılan renklerin markaları birbirinden ayırt etmek için yeterli olmadığı, davacının itiraza mesnet markaları tescil tarihi itibariyle kullanım ispatına tabi ise de, idari aşamada kullanım ispatı talebinde bulunulmayıp cevap dilekçesinde ileri sürülen kullanım ispatı defiinin ancak hükümsüzlük istemi bakımından söz konusu olabileceği anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'şar-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/05/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.