11. Hukuk Dairesi 2021/5269 E. , 2022/9413 K. MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11.07.2019 tarih ve 2019/43 E. - 2019/325 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 20.05.2021 tarih ve 2019/1473 E. - 2021/738 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incel…
**11. Hukuk Dairesi 2021/5269 E. , 2022/9413 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11.07.2019 tarih ve 2019/43 E. - 2019/325 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 20.05.2021 tarih ve 2019/1473 E. - 2021/738 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının 24.04.2018 tarihinde "MASTAR METALURJİ SAN TİC AŞ+ şekil" ibareli markanın 6. sınıf da tescil başvurusunda bulunduğunu, MDB tarafından SMK'nın 5/1,ç maddesi gereğince başvuru konusu markanın redde mesnet 2010/84963 tescil numaralı "MASTAR" ibareli marka ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu gerekçesiyle belirtilen mal ve hizmetler bakımından kısmen reddine ve kalan mal ve hizmetler bakımından marka bülteninde yayınlanmasına karar verildiğini, bu karara yapılan itirazın da YİDK tarafından reddedildiğini, davacının, 2017/79439 sayılı aynı ibareli marka başvurusunun kabul edilerek adına tescil edildiğini, ticaret unvanının da 2005 yılından beri kullanıldığını, ayrıca davacı markası ile redde mesnet markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını, aynı tür mal ve hizmet sınıflarını içermediğini belirterek 27.11.2018 tarihli ve 2018-M-10344 numaralı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, kurum kararının yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, MASTAR markasının 2005 yılında davacı firma tarafından ilk defa tescil edildiğini, ancak yenilenmemesi nedeniyle düştüğünü, mutlak tescil engellerinden geçen 2017/79439 sayılı markanın ise tescil tamamlama yapılmaması nedeniyle düştüğünü, markanın 2005 yılından beri kullanıldığı belirtilmekle birlikte aktif bir tescilin ve daha da önemlisi eskiye dönük kullanıma ilişkin bir kanıt olmaması nedeniyle davacının MASTAR ibaresi üzerinde kazanılmış bir hakkının bulunduğu kanaatine varılamadığı, ancak dava konusu marka ve redde mesnet markaların kapsamındaki emtialar örtüşmekle birlikte markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer görülmediği, SMK. m. 5/1-ç'nin şartlarının somut olayda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK'nın 2018-M-10344 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesine göre, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretlerin, marka olarak tescil edilemeyeceği, buna göre, anılan madde hükmü uyarınca, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından re'sen uygulanacak mutlak ret nedeni kapsamında bir marka başvurusunun reddedilebilmesi için, başvuru konusu işaretle önceki tarihte tescil edilen veya tescil başvurusu yapılan markaların hem emtia listelerinin aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsaması hem de marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gerektiği, somut olayda başvuru konusu ve redde mesnet marka işaretleri arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 26.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.